Vakıf duasını almak için!

Ecdadımızdan kalan vakıflar günümüze kadar aynı duygu ve düşüncelerle süre gelmiştir. Vakıfların günümüze kadar gelmiş olmalarının en önemli unsuru vakfın duası ve vakfın bedduasıdır.

Her kimse ki! diyerek başlayan vakfın duası şu şekilde devam eder:

"Vakıfların bekasına özen ve gelirlerinin artmasına itina gösterirse; bağışlayıcı olan yüce Allah'ın huzurunda ameli güzel ve makbul olup, mükâfatı sayılamayacak kadar çok olsun. Dünya üzüntülerinden korunsun ve her türlü tehlikeden muhafaza olunsun. Vakfın bu duasını almak da her kula nasip olmaz. İçinde doğruluk olan ve tabi ki Allah korkusu olan herkes Vakıflarda görev almak ister ve vaktini kazancını vakfederek vakıf çalışmalarına dört elle sarılır."

Bir de Vakfın bedduası vardır ki, o da şöyledir:

"Sultan, emir veya herhangi bir kimseye bu vakfı değiştirmek, bozmak, nakletmek, başka hâle getirmek, iptal etmek, işlemez hâle getirmek, ihmal etmek ve değiştirmek helal olmaz. Kim onun şartlarını değiştirir veya iptal ederse haramı üstlenerek günaha girmiş olur. Günahkârların alınlarından tutularak cezalandırıldıkları gün, Allah onların hesabını görsün. Cehennemde zebaniler onları denetlesin. Allah'ın hesabı hızlıdır. Kim bunları işittikten sonra, vakfı değiştirirse, onun günahı, değiştirenler üzerinedir. Kuşkusuz Allah, iyilik edenlerin ecrini zayi etmez."

Vakfın duasına nail olmak isteyenler elbette ki vakıf çalışmalarını Allah'ın rızasını almak için var gücü ile çalışır vaktini ve kazancını vakfeder. Bunu yaparken de çevresinden de itibar görür saygınlık görür. Mükafatını ise yaradan bu dünya da işlerinin rahat gitmesiyle ve ahiretteki yaşantısına da katkısı olacağının bilincindeyiz.

Vakıf işlerine zarar veren bu hizmeti düzgün yapmayanlarında hem dünyada işleri rast gitmez hem vakıf bedduasındaki gibi onları Allah'ın hesaba çekeceği hükümler de bellidir.

Ben de bu minvalden yola çıkarak daha önce üç dönem genel sekreterliğini yaptığım Kırşehirliler Vakfında gerçekleşen görev değişikliği ile vakıf başkanlığına gelen Tuncay Tekay hemşerimle yeniden vaktimizi vakfa vakfetmeye başladık. Allah sonumuzu hayırlı eylesin. Arkamızdan 'güzel işlere imza attılar' dedirte bilirsek ne mutlu bizlere.

Daha önce de genel sekreter olarak hizmet ettiğimiz vakfımızda vakıf başkanı Erol Tosun ile beraber yönetim kurulu olarak yıllar önce Keçiören Belediye Başkanı Turgut Altınok'un vakfımıza tahsis ettiği arsaya bina yaptırılmıştır. Yapılan binada vakfımızın dört dairesi olmuştur. Vakfımıza ait olan dairelerde yıllardır ihtiyaç sahibi hemşerilerimize kiraya verilerek hem onlara uygun bir kira bedeli ile kalmaları sağlanmış ayrıca da vakfa gelir kaydedilmiştir.

Kırşehirliler Vakfı 2021–2022 öğretim yılında 72 başarılı ve ihtiyaç sahibi üniversite öğrencilerine burs vermektedir. Tuncay Tekay ve ekibi 2022-2023 öğretim yılında da bu sayıyı ikiye katlamak için çalışmalara şimdiden başlamışlar ve vakfa yeni üyeler kazandırarak vakfın daha da güçlenmesi için Kırşehirlilerin yoğun yaşadığı Ankara, İstanbul, İzmir, Antalya ve Mersin’de memleket sevdalısı vakfa maddi manevi katkılarını vakfedecek İş İnsanlarını tespit etmek için gerekli çalışmalar yapmaya başlamışlardır.

Kırşehirliler Vakfı hakkında da kısaca bilgi vermek isterim. Vakfımız 1996 yılında dönemin KIR-DER Başkanı Yahya Kılıç ve 20. Dönem Kırşehir Milletvekilleri Prof. Dr. Mehmet Ali Altın, Ömer Demir, Cafer Güneş, Ali Dinçer, Kazım Çağlayan önderliğinde benim de Kurucu olduğum 82 hemşerimizin bir araya gelmesi ile kurulmuştur. O tarihte kurucu sayısı en fazla olan vakıf olarak kayıtlara geçip Resmi Gazetede ilen edilerek kurulmuştur. Daha sonra defaten ve Tuncay Tekay'ın başkanlığı ile beraber vakıf üye sayımız 108'e ulaşmıştır. Bu arada Kırşehir Valisi, Kırşehir Milletvekilleri, Kırşehir ve ilçe belediye başkanları görevleri süresince tabi delege olarak seçimlerde oy kullanma yetkileri bulunmaktadır.

Değerli Anayurt okurları bu haftaki yazımda da ülke siyasetinden uzak Kırşehir sevdalısı duygularımızı ön plana çıkarmak için farklı bir konuyu sizlerle paylaşmak istedim. Vakfın bedduasından uzak vakfın duasını almaya çalışmak içinde belki sizleri de bu çalışmaların içine çekebilirsem 'ne mutlu bana' diyerek bu haftaki yazıma da son noktayı koyuyorum. Şen kalın esen kalın.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mehmet Altıparmak - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Anayurt Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Anayurt Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Anayurt Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Anayurt Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.