Küresel Gıda Krizi

Dünyayı küresel bir gıda krizi bekliyor. Kimilerine göre, rezervlerde dünya tüketimine 10 hafta yetecek kadar buğday kaldığı iddia ediliyor. Bu noktaya Rusya lideri Vladimir Putin'in Ukrayna'ya saldırması sonucu geldik. Çin’den sonra dünyanın ikinci büyük buğday üreticisi ülke konumunda olan Hindistan bile ihracatta kısıtlamalara gideceğini duyurdu. Öyle ki; Rusya ve Ukrayna’ya yüzde 75’i aşan bir oranda bağımlı olan Türkiye'de bile buğday endişesi en yoğun haliyle yaşanıyor.

Aslında Ukrayna’nın elinde bulunan 40 milyon tonluk buğday stoku Rus ablukası nedeniyle ihraç edilemiyor. 25 milyon ton buğday, gemilere yüklenmiş savaşın biteceği günü bekliyor. Bunun yanı sıra uzmanlar 2023’te çok daha büyük bir tehlikenin kapıda olduğunu belirtiyorlar. Savaş nedeniyle Ukrayna’nın üretiminde önemli ölçüde bir düşme yaşanacağına dikkat çeken uzmanlar, ithalatçı ülkelerin gereğinden fazla stok yapmaya yöneldiklerine dikkat çekiyorlar.

Tarım analiz firması Gro Intelligence’a göre, rezervlerde dünya tüketimine 10 hafta yetecek kadar buğday kaldı. Bu seviyenin tahmin edilenden daha kötü olduğu düşünülüyor. Devletler küresel buğday stoklarının yıllık tüketimin yüzde 33’üne denk geldiğini savunurken Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde gıda güvenliği üzerine yapılan toplantıda konuşan Gro Intelligence CEO’su bu oranın aslında yüzde 20’ye yakın olduğunu söyledi. Uzun zamandır gıda krizinin kapıda olduğu yönünde uyarılar yapan Gro Intelligence CEO’su Menker, büyüyen açlık tehdidi karşısında acilen önlem alınması gerektiğine dikkat çekti.

Artan ekin fiyatları milyonları riske atarken yaşanan kuraklıklar ve yükselen gübre fiyatları da önümüzdeki dönemde tahıl tedarikini tehdit etmeye başladı.

Eski bir enerji emtia taciri olan ve gıda krizini pandemi tedarik zincirlerini boğmadan öngören Menker, “Bu döngüsel değil. Bu sismik bir kriz. Bu bir nesilde bir kez yaşanabilecek ve jeopolitik dönemi dramatik şekilde etkileyebilecek bir olay” değerlendirmesinde bulundu.

Ekin piyasaları ve iklim krizini doğru şekilde tahmin etmek için yapay zeka tabanlı bir program kullanan Gro Intelligence, bunu 49 yoksul Afrika ülkesinin de kullanılabilmesi için hizmete sokacaklarını belirtti.

Tarım ürünlerinin, en az silah kadar stratejik değere sahip bir varlık olduğunu yaşanan Rusya-Ukrayna savaşı ile bir kez daha gördük. Sadece buğday değil hemen hemen her bitkisel tarım ürünü stratejik bir öneme sahip. Eğer siz hayvanlarınızı besleyecek yemi üretemiyorsanız, o zaman yemi yapacak hammadde de stratejik bir öneme sahip olacak demektir.

Şimdi ülkeler yeni tarım politikalarını oluştururken, öncelik potansiyellerine bakarak planlama yapıyorlar. İnsan unsuru yanında canlı hayvan potansiyeli de bu hesaplama içinde yer alıyor. İhracat bağlantılarını sadece birkaç ülke ile sınırlı tutmuyorlar. Çok daha geniş bir yelpaze içinde ithalat stratejisi çiziyorlar kendilerine. Ama tüm bunları yaparken öncelikle kendi kendine yeten bir ülke konumuna ulaşmak ilk sırada yer alıyor.

Türkiye ne yazık ki, 1980’li yılların ikinci yarısından itibaren, gün gün tarımdan uzaklaştırıldı. Bunda o dönem ülkeyi yönetenlerin ağırlıklı olarak metal sanayine yönelmeleri etkili oldu. Tarımı ithalat yoluyla terbiye etmeyi sıkça dillendiren dönemin iktidar partisinin bugünkü anlayıştan çok bir farkı yoktu. Piyasaya “ithalat yoluyla ders” vereceklerini belirten ANAP İktidarı mantığıyla, bugün geldiğimiz “paramız var ki ithal ediyoruz” mantığı hemen hemen aynı noktada birleşiyor.

Güzel bir Atasözümüz var. Bir musibet, bin nasihattan iyidir derler. Gerçekten de Rusya-Ukrayna savaşı başta olmak üzere, küresel iklim krizi, kuraklıkla yan yana gelince işte böylesine vahim bir tablo ortaya çıktı. Bundan böyle, şapkayı önümüze koyup derin derin düşünmek ve zaman geçirmeden eylem planlarını hayata geçirmeliyiz!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Oktay Taş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Anayurt Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Anayurt Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Anayurt Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Anayurt Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.