Hukuk ve Türkiye

Kaftancıoğlu’nun ceza almasıyla birlikte aklıma gelen şeylerden biri de cezaevlerindeki mahkumların büyük kısmını eğitimli, donanımlı insanların oluşturduğu oldu.

Bunu düşünürken cezaevi olmayan tek ülke San Marino geldi aklıma.

Hapishanesi olmayan ülkenin varlığını düşününce, Türkiye’nin hapishane nüfusu sıralamasında ilk sıralarda olması oldukça can sıkıcı.

Avrupa Konseyi’nin 2020 ceza istatistiklerine göre birinci sırada Türkiye var.

İkinci Rusya ve üçüncü Gürcistan olarak raporlanmış.

Rapora göre cezaevlerindeki yoğunlukta da birinciliği kimseye kaptırmıyoruz.

En fazla mahkûm hırsızlık ve uyuşturucudan ceza almış.

Yani pudra şekeri önemli!

En çok gazeteci mahkûm da yine Türkiye'de.

Bizim gazeteciler de suça çok meyilliymiş, nedeni araştırılmalı gibi geliyor bana çünkü bu işte bir bit yeniği olabilir.

Neyse!

Asıl konumuz bunlar değil.

Asıl konumuz hukuk ve hukuksuzluk!

Bu ülkede hukuk var mıdır, yok mudur?

Bu ülke hukuk devleti midir, değil midir?

Bir zamanlar ülkenin hukuk devleti olduğunu deli gibi savunanlar şimdi hukuksuzluktan yakınıyorlar.

Siyasetin hukukla iç içe olduğu hiçbir yerden adalet çıkmaz!

Hukuk, siyasilerin birbirlerini alt etmek, etkisiz hale getirmek için kullandıkları süper bir güç haline getirilmiş durumdadır.

Hukuk siyasilerin avucuna yerleşmiş durumda.

Artık hukukçu olmak demek de mutlaka siyasi bir yapıya bağlı olma, siyasi bir yapıya hizmet etme anlamına gelmektedir.

Ardı ardına açılan hukuk okullarından ise nadiren de olsa gerçek hukukçular çıkabiliyor, onları yok sayamayız, fakat ne yazık ki onlar için durum “körler ülkesinde tek gözlü adam”dan farklı değildir.

İktidarın yasalarla oyun hamuru gibi oynamasından bahsetmeyeceğim bile.

Şöyle bir geçmişe döndüğümüzde ne yazık ki Atatürk dönemi de dahil olmak üzere hiçbir dönemde hukuk devleti olamadık.

Çünkü Osmanlı bürokratları ile yapılandırılmak zorunda kalınan yeni rejim kadrolarında Atatürk dışında vizyonu olan kimse yoktu.

Günümüze geldiğimizde ise hala hukuk devleti olamadığımızı çok net şekilde görebiliyoruz.

Kaftancıoğlu’na gelecek olursak, bu ülkede nice donanımlı vatan sevdalılarının, kirli siyasetin hukuksuzluğuna kurban olduğunu düşünecek olursak, Kaftancıoğlu önemli bir kayıp olmayacaktır.

İsterim ki hukuk her vatandaşa eşit işlesin, fakat unutmayalım ki “yediğiniz hurmalar, gün gelir tırmalar.”

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Alev Bozkurt - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Anayurt Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Anayurt Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Anayurt Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Anayurt Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.