3600-EYT derken geçici  korumalı vatandaş adayları

3600 ek gösterge… EYT…

Demografik yapımızı bozacak hale gelen Afgan, Pakistan, Suriyeli, Afrikalı akını…

Marketteki ürünlere inanılmaz zamlar gelmeye devam ediyor…

Elektrik, doğal gaz pusuda bekliyor…

Akaryakıt bir geri olduğu zaman üç ileri oluyor ve durmuyor…

Sağlık bozuldu, insanlar hastane kapılarında bekliyor, geçici korumalı yabancılardan sonra gelirse muayene olabiliyor. Eczanelerde ödemek zorunda kalınan faturalar can yakmaya başladı. Bu manzaralardan sonra biraz feryat etmeye kalksak ağza alınmayacak çamurlu ifadelerle lekelemeye çalışılıyorlar.

Kimse feryat edemez, kimse eleştiremez.

Şükretmek ve biat ipini kalınlaştırmak lazım.

İdeal vatandaş böyle olmalı.

Çalışan 3600’ü beklerken asıl sorunlara şaşı bakılarak göz ardı ediliyor. Mesela bir memur emekli olduğunda ne kadar emeklilik tazminatı ve maaşı alıyor? Bunu sorgulayan ya da masa başına getiren var mı?

Kamuda çalışan bir işçi emekli olduğunda aldığı tazminat ve bağlanan emeklilik maaşına bir bakın. Gözümüz yok, elbette alacaklar bu onların hakkı. Benim demek istediğim memur neden hak etmediği bu muamele ile karşı karşıya kalıyor.

Efendim işçiden emeklilik için kesinti çok fazla oluyormuş o nedenle bu farklılıklar doğuyormuş. Memura yüksek maaş verin ve akabinde aynı oranda kesinti yapın o zaman.

EYT ayrı bir yara. İnsanlar 30 yıl çalışmışlar ve emekliliklerini bekliyorlar. İşe başladıkları tarihteki kanunlara göre çoktan emekli olmaları gerekirken, yeni çıkarılan kanunlar geriye dönük işletilerek büyük bir mağduriyet meydana getirilmiştir.

Hizmet yılı dolan binlerce insan yaşı ilerlediği için iş bulamayarak emekliliklerini beklemekteler.

Bu ‘geçici koruma’ statüsü ile gelenlere muhacir diyorlar ya, inanın kan beynime sıçrıyor. Ne muhaciri be, vatanını terk eden, ülkemde üremekten başka iş yapmayan, plajları dolduran bu insanlar nasıl oluyor da muhacir gibi gösteriliyor?

Bu da yetmiyor bu insanlara vatandaşlık verilerek geleceğimizi ilgilendiren konularda söz söyleme ve rey kullanma hakkı veriliyor. Neden?

Bunlara laf söylemeye kalkıştığınızda bazı kesimler Muhacir- Ensar benzetmesi ile karşınızı çıkıyor. Sınırlarımızdan akın akın geliyorlar. Ve biz engelleyemiyoruz. Sanki bir yerlerden düğmeye basıldı.

Yakalanan üç beş kişi sınırdan çıkarılıyor, onlarda başka yerden tekrar giriş yapıyor olabilir mi? Merak ediyorum, bu insanlar bu cesareti kimlerden alıyor? İçlerinden terörist, ajan, katil, sapık tespiti yapılabiliyor mu?

Başımıza bir çorap örülüyor olmasın.

Birçok yerleşim yerinde geçici koruma statüsünde olanlar çoğunluğa erişmiş durumda. Devleti yönetenler bundan rahatsızlık duymuyorlar mı?

Geçici koruma ile gelen bu insanlar sanki tamamen ülkemize yerleşmeye gelmiş-getirilmiş gibi.

Efendim onların da dedeleri Çanakkale de bizlerle beraber savaşmışlar. Şehit düşmüşler, gazi olmuşlar. Bu tutmadı da ben de soruyorum: Onların torunları da kendi vatanlarını savunmadan terk ederek bizim sahillerimizde cirit atıyorlar. Buna ne demeli?

Gazetelerde, TV ekranlarında bu insanlarla ilgili bir habere rast gelen var mı? Bunlar çok uyumlu ve sorun çıkarmayan bir kitle o zaman demek gerekir. Öyle mi?

Devleti yönetenler 3600 ü bekleyen ve emekli olduğunda maaşı düşen memura, yaşa takılanlara bir baksa nasıl olur?

Selam ve dua ile.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Tuncay Altun - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Anayurt Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Anayurt Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Anayurt Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Anayurt Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.