Sosyal medya nereye?

Son günlerde televizyon izlemekten uzaklaşmak için elimden geleni yapıyorum. Özellikle tartışma programlarında durumun vahameti beni sosyal medyaya yönlendirdi. Genel olarak takip ettiğim bu mecraları derinlemesine inceleme fırsatı buldum. Gerek sokak röportajlarındaki vatandaşlarımızın gerekse tanınan simaların yorumları/mesajları/ayarları çok daha samimi geldi bana. Hiç değilse sürekli ağız değiştirmiyorlar eğri ya da doğru inandıkları her neyse onu söylüyorlar diyerek bu cümlemi tamamlamak isterdim. Ancak bazı sosyal medya mecraları ve paylaşımları beni korkuttu. Hiç değilse televizyonlar denetim altında diyecek kıvamına geldim.

Bizler bağımsız hür iradesiyle mesleğini icra etmeye çalışan gazetecileriz. İktidar ya da muhalefet tarafı/amigosu/borazanı olmamız beklenmemelidir. İşte bu yüzden yanlışları görmezden gelmemiz veyahut doğru işlerin hakkını teslim etmememiz ilkelerimizle çelişir.

Gelelim sosyal medyaya; İlk kez kamera gören vatandaşın rahatlığı önceleri beni şaşırtsa da içlerinden geldiği gibi konuşmalarına ve gündeme olan hakimiyetlerine de saygı duymamak mümkün değil.

Şekere zam varsa bunu anlatıyor, ticari aracına mazot alamayacak hale gelmişse veryansın ediyor, çocuğunun okul masraflarından dert yanıyor. Kimi iktidarı suçluyor kimi muhalefeti. Üstelik hepsinin (kendince) altını dolduracak cümleleri de var.

Bir de bildik simalar var. Genelde muhalefet gibi görünmekteler. Şüphesiz onların içinde de derdi vatan millet olan ve bu amaçla (her konuda) fikir beyan edenleri görmezden gelemeyiz.

Tek yönlü paylaşımdan çok kişili paylaşıma öncülük eden bu mecra kimliksiz kişilikler yaratmaya devam ettikçe çılgınlıklarda da sınır tanımayacağa benziyor.

Sosyal, kültürel, sanatsal paylaşımlar bir yana, politik, dini ve etnik paylaşımlar ile bu konularda yapılan sokak röportajları çok ürkütücü boyutlara ulaşmış.

Bir basın emekçisi olarak üzülerek söylüyorum ki, derhal bir denetim sistemine geçilmelidir. Cahilce ya da kasıtlı olarak yapılan paylaşımların yol açacağı tahribat hepimizi etkileyecektir.

Hayatım boyunca hiç sansürcü olmadım. Ancak bu paylaşımların altındaki yorumlar ile izleyici/takipçi sayılarını görünce endişem katlandı. Herkesin haberci, herkesin yorumcu ve herkesin bir diğerini ötekileştirmeye bu kadar meyilli olduğu bu mecranın gidişatından duyduğum rahatsızlığı da dile getirmenin de sağduyulu bir vatandaşın görevi olduğunu düşünüyorum.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Murat Polat - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Anayurt Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Anayurt Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Anayurt Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Anayurt Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.