Garo Paylan’ın şu absürt iddiasını  mutlaka çürütmeliyiz

TBMM Üyesi, HDP Diyarbakır Milletvekili T. C. Ermeni Vatandaşı Garo Paylan demiş ki:

“24 Nisan 1915 tarihinde 250’ye yakın Ermeni aydının tutuklanması ile başlayan sürgün ve katliamlar, 27 Mayıs 1915 tarihinde çıkarılan Geçici Tehcir Kanunu’yla Ermeni halkının topyekün kadim topraklarından sürülmesi ve büyük çoğunluğunun yaşadıkları yerlerin civarında ve göç yollarında katledilmesiyle sonuçlandı.”

Önce “absürt” sözcüğü üzerinde duralım. Türk Dil Kurumu karşılığını, yalın bir şekilde, “saçma” olarak veriyor. Vikipedi ise anlamının derinliğine inmiş:

“Absürdizm, herhangi bir yaratıcı olmadığından insanlığın evrende bir anlam bulmasına yönelik uğraşlarının boşa bir çaba olduğunu ve eninde sonunda bu anlam uğraşının başarısız olacağını söyleyen felsefi düşünce akımıdır.”

ÖZETİ: Boşa çaba, eninde sonunda başarısız kalacak bir uğraş.

DİYASPORA ise başarısız-maşarısız değil. Bu absürt iddiayı (“Türkler 1915 Soykırım yaptı ve 1.5 milyon Ermeni katletti.”) otuzu Hristiyan 33 ülkenin parlamentosu ile Vatikan Yönetimine kabul ettirerek bu ülkelerden (ve Vatikan’dan )parlamento kararlrı çıkarttı.

Bu durumun iki temel nedeni var:

BİR – Hristiyan egemenliğinde bir dünyada yaşıyoruz. Hristiyan Ermenilerin, biz Müslüman Türkler tarafından soykırıma uğratılarak, en az 1.5 milyon Ermeni’nin öldürüldüğü iddialarının gerçekdışı olduğunu Hristiyan ülkelere anlatamıyoruz.

İKİ – Kendi kalemize gol(ler) atmakta son derece başarılıyız. Dünya kamuoyuna, haklı olduğumuz ihtilaflı konularda haklılığımızı anlatmakta ise son derece beceriksiziz.

Bay Garo Paylan 21 Nisan’da verdiği kanun teklifi ile bize bir fırsat sunmuştur. Teklifindeki absürt iddialarını çürütürsek DİYASPORA’nın iddialarını da çürütmüş olacağız.

Şimdi bakalım Bay Garo Paylan’ın yukarıdaki paragrafında neler var:

İstanbul’da Nisan 19150’de 160 000 Ermeni yaşıyordu (Kaynak: Papaz Lepsius). Gözaltına alınarak başka yerleşim merkezlerine gönderilen 235 kişi, bu Ermeni nüfusun binde bir buçuğu bile değil. İsyanlarla iletişim içinde olan bu kişileri İstanbul’da kurşuna dizmek yerine zahmetlere girerek başka şehirlerde ikamete mecbur etmiş hükümet. Savaşın en kritik otuz gününde (20 Nisan, Van İsyanı – 18 Mayıs, Van’ın Ermeniler tarafından işgalci Ruslara teslimi.) yaşanan bu olay, 27 Mayıs günü kabul edilen Sevk ve İskan Geçici Kanunun gerekçesi değildi. Kanun, Doğu Anadolu’da isyanları başlatan, düşman Rus ordusuna her türlü desteği sağlanan ve Osmanlı Ordusuna arkadan vurarak vatana ihanet eden Ermenileri Suriye’ye sevk ve orada iskan etme amacına yönelik olarak çıkmıştı.

Hitler, Auschwitz’de Yahudileri öldürmek için kocaman bir tesisi kurmuştu. Özel zehirli gaz üretilmişti. Eğitimli kadrolar ve ölüleri gömmek için 120 Ukraynalı savaş esiri kullanılmıştı. Dört yılda öldürülen Yahudi sayısı 1 milyon yüz bin idi.

Urfa’da ne Auschwitz vardı ne yeterli sayıda asker, ne yeterli sayıda tüfek ne de mermi. Buna rağmen yedi ayda 1 milyon beş yüz bin Ermeni’nin öldürülmüş olduğu iddiası absürt ve çürüktür. Yakında yayımlayacağım Kemalist – Demokrat TÜRKİYE Dergisi Garo Paylan sayısı ile bu absürt iddiaları (Paylanın ve DİYASPORA’nın iddialarını) ÇÜRÜTECEĞİM.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M. Arif Demirer - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Anayurt Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Anayurt Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Anayurt Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Anayurt Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.