Başım gözüm üstüne-2

Çok şanslıyım. Aphrodisias’ı kazı heyeti Başkanı Rahmetli Prof. Kenan Erim’den dinlemiştim. Zerzevan Kalesi’ni de kazı heyeti Başkanı Doç. Dr. Aytaç Coşkun’dan. Muhteşem bir insan. Hocam öyle bir anlatıyor ki, İlluminati’nin1 varlığına inanasım geldi. Zerzevan Kalesi tarihi Asur Dönemi’ne MÖ 880’e kadar gitmekte. MS. 3. yüzyılda Roma Dönemi’nde asıl askeri yerleşim inşa edilmiş, 639 yılında İslam ordularının fethine kadar kesintisiz yaşam varmış. Romanın en doğudaki Mithras Tapınağı da buradadır. Arkeoloji kazılarından ABD’nin Kuruluş Sembolü ve ilk sloganını taşıyan bir rozet de burada bulundu. Bunu, 1 dolarların üzerinde görebilirsiniz. Muhteşem detayları kendiniz yerinde görmek, duymak isteyeceksiniz.

Dedim ya, Diyarbakır’a gitme nedenimiz, şehirde ilk defa düzenlenen Mezopotamya Turizm ve Gastronomi Fuarı. Hani o “Ciğer şehri” diye bildiğimiz Diyarbakır, tam bir Fine Dining şehri olmuş, yani birçok özel restoran, kelime karşılığı ile “iyi yemek” konseptinde, kusursuz bir ortamda gastronomik lezzetleri hatasız servis ile sunuyor. Örneğin Hancı, Fırıncı, Meyzen, Lil’a, Babel Terrace gibi restoranların kalitesini büyük şehirlerimizde bulmak zor.

Bu şehirde, restoranlarda söylediğiniz ana yemeğin yanında mutlaka 5-6 çeşit meze ikram olarak sunuluyor. Bunlar bile karın doyurmak için yeterli. Bir ekleme yapayım, Diyarbakır’da kötü çay içme şansınız yok. Kaçak-maçak ama çaylar güzel.Şehirde, tabela kirliliğinin önüne geçilmiş. Beyoğlu’nda olduğu gibi, tabelalar ya pirinç ya da ahşap oyma. Çok estetikler.

Diyarbakır aynı zamanda bir edebiyat şehri. Cahit Sıtkı Tarancı, Ahmet Arif, Ziya Gökalp müzeleri de görülmesi gereken yerler arasında.

Başka ne şaşırttı? Bu memlekette bu kadar güzel kebap, lahmacun, ciğer restoranları var ama şehirde bir tane obez yok! Bunun bir açıklaması olabilir mi? Bir dost; “Siz İstanbul’dan, İzmir, Ankara’dan geldiğiniz ve böyle bir lezzet şehri olmadığınız için ‘Bir daha aynı lezzeti bulamama korkusuyla’ yiyip yiyip şişmanlıyorsunuz. Biz alışığız. Nasıl olsa ‘Devamı var’ deyip makul miktarda yiyoruz” diyor.

ÇÖZÜME ÇEYREK VAR

Halka bir sıkıntıları olup olmadıklarını sorduğumuzda; çok mutlu olduklarını, maddi sıkıntıları olmadıkça şehri asla terk etmeyeceklerini söylüyorlar. Atanmış Belediye Başkanı ve Valinin hizmetlerinden memnunlar. Siyasetten pek anlamam ama şahsi fikrim; demokratik açıdan baktığımızda sanki seçilmişin yerine birilerini atamak demokratik bir yöntem olmasa da burada halkın atanmışları benimsediğini görüyoruz. Nedenini sorduğumuzda; “Belediyenin parasının nereye gittiğini görebiliyoruz, ayrıca devlet yardımlarının da arttığını hissedebiliyoruz” diyorlar. Kısaca, eğer bu halk komple takiye yapmıyorsa, turizm sektörü sayesinde gençliğin işsizlik sorunu da halledilirse, çözüme çeyrek var demektir.

Zihin kontrolü uygulayarak, Kendilerine uygun Yeni Dünya Düzenini sağlamak amacıyla monarşileri yıkmayı, dinî inançları yok etmeyi, ulus devletleri ve vatanseverliği sonlandırarak sosyal düzeni altüst etmeyi planladığı öne sürülen; ancak faaliyeti ve varlığı kanıtlanamamış bir yapılanmadır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Cem Polatoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Anayurt Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Anayurt Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Anayurt Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Anayurt Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.