Anayurt Gazetesi
SİYASET TÜRKİYE EKONOMİ DÜNYA SPOR MAGAZİN KÜLTÜR-SANAT FOTO GALERİ WEB TV YAZARLAR
Whatsapp İhbar Hattı

Saltık: Aşı karşıtlığına karşı yasal çözüm var

Halk Sağlığı ve Sağlık Hukuku Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Saltık, katı aşı karşıtlığının salgını ortadan kaldırmada toplumsal bir soruna dönüşebileceğini belirterek, iktidarın bu noktada yasal yollara başvurarak aşıyı zorunlu kılabileceğini söyledi.

Saltık: Aşı karşıtlığına karşı yasal çözüm var
Facebook'ta Paylaş Twitte'da Paylaş Whatsapp'tan Gönder Haberi Yazdır Metni küçült Metni büyüt

Uğur DUYAN

ANKARA (Anayurt) - Küresel salgının birinci yılı dolmadan yeni tip koronavirüse (Kovid-19) karşı insanlığın en büyük umudu olan aşılar az sayıda gelişmiş ülkede kullanıma sunulurken, kimi ülkelerde de Acil Kullanım Onayı (AKO) aldı. Önümüzdeki günlerde Türkiye'ye de getirilmesi beklenen Çinli üretici Sinovac'ın aşı ise kamuoyunda aşı karşıtı görüşlerin yeniden alevlenmesine neden oldu. Üstelik aşı karşıtlığı yalnızca Türkiye'de değil bütün dünyada salgının söndürülmesinde başlıca umudumuz olan yaygın aşılama süreçlerini de tehdit edecek boyutlara ulaştı.

Halk Sağlığı ve Sağlık Hukuku Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Saltık, aşı karşıtların iki ana kümeye ayrıldığını, ilk kümenin kategorik olarak karşıt kesimleri içerdiğini, ikinci kümenin ise aşıya karşı çekimserlik taşıyanlardan oluştuğunu söyledi. Dr. Saltık, ilk kümeyi oluşturan ve aşıya katı biçimde karşı duran çevrelerin ikna edilmesinin zor olduğunu, aşı çekincesi olan çevrelerin bilimsel dayanaklar ve saydam yönetim anlayışı ile ikna edilebileceğini ifade etti.

Kovid-19'un küresel bir salgına dönüşmekle kalmadığını, yaşamın her noktasını etkilediğini anımsatan Dr. Saltık, aşı karşıtı çevrelerin ısrarcılığı karşısında Anayasa ve yasalara göndermede bulunarak, iktidarın aşılamayı zorunlu kılabilecek hukuksal süreçleri başlatmasının, temel hak ve özgürlükleri korumak açısından kaçınılmaz olabileceğini söyledi.

Aşıya katı biçimde karşı çıkan çevrelerin sözde bilimsel dayanaklarla halka yanlış ve çarpıtılmış bilgiler verdiğini ve bu duruma karşı bir önlem alınmasının gerektiğini de ekleyen Dr. Saltık, şunları kaydetti:

"Küresel salgın başladığında sesi soluğu çıkmayan aşı karşıtları, ufukta net bir biçimde aşılar gözükünce birdenbire ortaya döküldüler, kampanyalarını başlattılar. Görüşlerinin dayandığı bilimsel olgular- kanıtlar yok. Kimi hekim, kimi uzman görünümlü hatta hekimlik unvanı sahibi kimi insanları konuşturuyorlar, video kayıtları alıyorlar. Sosyal medya olanağı ile bütün dünyaya görüşlerini dağıtıyorlar ama inanılmaz falsolarla dolu bunlar. Örneğin İngilizce bir videoda, burundan örnek almak için kullanılan sürüntü çubuklarının (nasal swab) kan-beyin bariyerini zedeleyeceğini dolayısıyla yaşamsal tehlike doğurabileceğini duydum. Hekim olarak takdim edilen bir konuşmacıdan duydum bu sözleri. 44 yıllık hekim ve 40 yıllık Halk Sağlığı Uzmanı olarak burundan sokulan sürüntü çubuklarının böylesi bir zarar verebileceğini duymadım, böyle bir anatomik ve tıbbi gerçeklik yok, böyle bir şey yok. Ortalama halk buna inanma eğiliminde oluyor. Uzmanlarımızın sürekli olarak aşıyla ilgili bilimsel gerçekleri halka açıklaması, aşılar hakkında sürekli eğitim vermesi gerekiyor."

Kovid-19'a karşı geliştirilen ve kullanıma giren ve girecek olan aşıların yeterince etkili olduğunu dolayısıyla halkın aşı yaptırmaktan kaçınmamasını öneren Dr. Saltık, insanlığın hastalığı tedavi edecek özgül ilaçlardan yoksun olduğunu anımsattı ve aşının, azgın salgının ortasında elimizdeki en etkili çözümlerden olduğuna işaret ederek, şöyle konuştu:

"Halkımızın ve aşı karşıtlarının unutmaması gereken; biz hekimlerin hastalığı sağaltırken (tedavi ederken), verdiğimiz sağaltımın destek amaçlı olduğudur. Hastalığı sağaltırken gelişen komplikasyonları, örneğin böbrek yetmezliğini tedavi ediyoruz. Vücut virüse yenene dek   destek tedavisi veriyoruz, virüsü yenebilirse tabii."

Hastalığa karşı kullanılan ilaçlara virüsün yer yer direnç geliştirdiğinin gözlendiğini de kaydeden Dr. Saltık, virüsün mutasyon geçirme olasılığın yüksek olduğunu, mutasyonun virüsü zayıflatmaktan çok güçlendirebileceğine değinerek, "İngiltere'de Kovid-19 virüsünün mutasyon geçiren (varyant) bir türüne rastlandı. Yani bu olasılık-risk hep var. Bu da en çok ilaç çalışmalarını ve aşı çalışmamalarını ve hastalığın yayılımını olumsuz etkileyecektir" dedi.

CUMHURBAŞKANI'NIN YETKİSİ VAR

Katı (kategorik) aşı karşıtlığının salgını ortadan kaldırmada toplumsal bir soruna dönüşebileceğini kaydeden Dr. Saltık, iktidarın bu noktada anayasal ve yasal yollara başvurabileceğini ve aşıyı zorunlu kılabileceğini ifade etti. Sağlık hukuku uzmanı da olan Dr. Saltık, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Anayasa'nın 56'ncı maddesinde 'herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir' yazıyor. Türkiye'de nüfusun çok büyük bir kesiminin aşılanması gerek, yüzde 10'luk bir kesim bile aşılanmayı reddederse salgın uzar. O nedenle de aşı yaptırmamak keyfe keder bir karar değildir. Anayasa'nın 12'nci maddesi de temel hak ve özgürlüklerin kullanımıyla ilgilidir. Kesin aşı karşıtları, 'bu beden benim' diyerek aşıya karşı çıkabiliyorlar. Anayasanın 12'nci maddenin 2. fırkası 'Temel hak ve hürriyetler, kişinin topluma, ailesine ve diğer kişilere karşı ödev ve sorumluluklarını da içerir' diyor. Elbette kişinin anayasal ve hukuksal dokunulmazlıkları vardır, bunlara kimse müdahale edemez ancak toplum içinde birlikte yaşamanın da kimi kuralları vardır. Bilimsel bir gerekçe- kanıt olmadan aşıyı reddetmek, yaptırmamak bu bağlamda, temel hak ve özgürlüğünü kullanmak değil; başkalarının temel hak ve özgürlüklerini, sağlıklı yaşam hakkını   çiğnemektir.

Bu bağlamda, 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Yasamızın 72'nci maddesinde, salgın hastalıklar durumunda aşının zorunlu kılınabileceği yazıyor. Apaçık bir salgın yaşıyoruz. 11 Mart 2020’de Dünya Sağlık Örgütü Kovid-19'u küresel salgın ilan etti. Türkiye de aynı gün ilk hastasını duyurdu. Dolayısıyla iktidar, yani AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan isterse anılan 72'nci maddeye dayanarak aşının zorunlu olduğunu ilan edebilir."

"Türkiye'de 90 milyon insan yaşıyor. Şimdilik 0-18 yaş arası 20 milyon çocuk aşılanamayacak. Kalan 70 milyondan hastalığı geçiren yaklaşık 2 milyon, gebe- emzikliler, tıbben aşı yapılamayacaklar.5 milyon dolayında düşülürse; 65 milyon insanımızın firesiz aşılanması gerekir. Yüzde 90 koruyucu bir aşı kullanılsa, 65 milyon aşılananın 58,5 milyonu bağışık olur. 2 milyon da hastalığı geçirip bağışık olanlarla yaklaşık yüzde 66-67 demektir ki, Türkiye'deki 3 kişiden ancak 2’si bağışıklanmış olur. Bu düzeydeki bir toplum bağışıklığı ile çok azgın salgın ancak sınırlanabilir. O yüzden, güvenlik-etkinlik bakımından kanıtlanmış herhangi bir aşıya, ayrımsız evet denmelidir. Uzayan salgın mutasyon riskini büyütür, mutasyon salgını sonlandırmayı zorlaştırır. Masum insanlar hastalanır, ölür. Ekonomi büyük bedeller öder. Aşıların kısırlık yaptığı günümüze dek görülmemiştir. İçimize yonga (çip) yerleştirileceği tümüyle saçmalıktır. Cep telefonları, bilgisayar ve internet, kredi kartı vb. araçlar izlenmeye yeter de artar da. Dolayısıyla aşılara karşıt olmanın hiçbir haklı-bilimsel gerekçesi yoktur."

ÖNCEKİ HABER   SONRAKİ HABER
YEK Koleksiyonu şans ve bereketi yeniden yorumladı
 
Kılıçdaroğlu: Bu bütçeye 'evet' dememiz felsefemize aykırıdır
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
Gerenli: Artık tahammülümüz kalmadıTürkiye
Gerenli: Artık tahammülümüz kalmadı
Büyükşehir’den çiftçilere tohum desteğiTürkiye
Büyükşehir’den çiftçilere tohum desteği
Lösemiyi birlikte yendilerTürkiye
Lösemiyi birlikte yendiler
‘Bu ülkeye şiir lazım’ sloganı ile raflardaKültür-Sanat
‘Bu ülkeye şiir lazım’ sloganı ile raflarda
Türkiye Muud’da en çok Buray’ı dinlediKültür-Sanat
Türkiye Muud’da en çok Buray’ı dinledi
Soyer’den dayanışma çağrısıTürkiye
Soyer’den dayanışma çağrısı
Gürün’den ‘Halka Hesap Verme’ toplantısıTürkiye
Gürün’den ‘Halka Hesap Verme’ toplantısı
‘Şehrimize yeni bir doğal yaşam alanı kazandırıyoruz’Türkiye
‘Şehrimize yeni bir doğal yaşam alanı kazandırıyoruz’
Japon balıkçılardan Fukuşima tepkisiDünya
Japon balıkçılardan Fukuşima tepkisi
Taliban, 'Afganistan' konulu konferansa katılmayacakDünya
Taliban, "Afganistan" konulu konferansa katılmayacak
Anayurt Gazetesi
KünyeKünye İletişimİletişim ReklamReklam FacebookFacebook TwitterTwitter RSSRSS Günün HaberleriGünün Haberleri