Anayurt Gazetesi
SİYASET TÜRKİYE EKONOMİ DÜNYA SPOR MAGAZİN KÜLTÜR-SANAT FOTO GALERİ WEB TV YAZARLAR
Whatsapp İhbar Hattı

Salgının çaresi küresel eşitlik

Dördüncü dalga ihtimalinin güçlendiği ve yeni tedbirlerin alınmaya başlandığı bir süreçte ortaya çıkan nu varyantı, aşıya ve sağlık hizmetlerine küresel ölçekte erişimin eşit olmadığı gerçeğini bir kez daha hatırlattı.

Salgının çaresi küresel eşitlik
Facebook'ta Paylaş Twitte'da Paylaş Whatsapp'tan Gönder Haberi Yazdır Metni küçült Metni büyüt

Uğur DUYAN

ANKARA (Anayurt) – Avrupa'da dördüncü dalga ihtimalinin güçlendiği ve yeni tedbirlerin alınmaya başladığı bir süreçte ortaya çıkan nu varyantı, aşıya ve sağlık hizmetlerine küresel ölçekte erişimin eşit olmadığı gerçeğini bir kez daha hatırlattı. Aşı patentlerindeki tekelcilik ve yoksul ülkelerdeki sağlık altyapısının yetersizliği Kovid-19'un yeni ve daha hızlı yayılan varyantlarının ortaya çıkmasına neden olduğu gibi pandeminin ömrünü de uzatıyor. Özellikle Afrika ve Güney Asya gibi nüfus yoğunluğunun fazla olduğu coğrafyalarda tek başına aşıya erişim değil sağlık altyapısının da yaygın ve etkili bir aşılama sürecini gerçekleştirmeden uzak olması tehlikeyi artırıyor. Hâkim Kovid-19 varyantı olan deltanın Hindistan'da, kısa süre içerisinde deltanın yerini alması öngörülen nu varyantının da Güney Afrika'da ortaya çıkması aşıya erişim sorunun yeni varyantlar ürettiği fikrini destekliyor.

AZAP: PATENT SORUNUNUN AŞILMASI YETERLİ GELMEZ

Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları (KLİMİK) Derneği Başkanı Prof. Dr. Alpay Azap, küresel bir aşılama kampanyası yapılsa bile yoksul ülkelerin yaygın ve tekili bir aşılama sürecini yürütecek sağlık altyapısına sahip olmadığını söyledi. Aşılar üzerindeki fikri mülkiyet sorunun aşılması halinde salgınla mücadelede önemli bir mesafe alınmasının mümkün olduğunu kaydeden Azap, asıl sorunun küresel düzeyde eşit sağlık hizmeti sunmak olduğunu ifade ederek, şöyle devam etti:

"Salgın ortaya çıktığı andan itibaren insanlardaki yayılımını en aza indirmek gerekiyordu. Onun için de üç önlem alınabilir: Birincisi kapanma önlemleri, ikinci kişisel koruyucu önlemler, üçüncüsü de aşılama. Elimizde çok etkili aşılar ve her ne kadar yüzde yüz oranında etkili olmasa da aşılanan kişilerin korunmasını sağlıyor. Daha iyisi aşı olan kişilerin hiç hasta olmaması ve etrafına hastalığı bulaştırmaması. Bu kadar da iyi seviyede değil ama en azından bulaşıcılığı azaltıyor. Bu nedenle de yapılması gereken yaygın ve etkili bir aşılama. Küresel ölçekte yaygın aşılamanın önünde engeller var. Gelişmiş ülkelerde nüfusun önemlice bir bölümünün aşılanması o ülkelerin korunduğu anlamına gelmiyor. Delta varyantında yaşadığımız gibi son örnek olan omicron varyantı da yeterli aşılamanın olmadığı ve yaygın bir aşılama için gereken sağlık altyapısının güçlü olmadığı ülkelerden geldi. Delta Hindistan'dan çıkmıştı. Omicron da ilk kez Güney Afrika'da görüldü ve o da bütün dünyaya yayılacak gibi duruyor. Bu da yaygın aşılamanın önemini bir kez daha gösteriyor."

Azap, Afrika başta olmak üzere yoksul ülkelere aşı temin etmek üzere DSÖ'nün öncülüğünde kurulan aşı havuzu COVAX'ın pek çok ülkeye aşı ulaştırdığını ancak bazı yoksul ülkelerde enjektörün dahi bulunamadığını söyledi. Azap, "Bence aşılar üzerindeki patent hakları sorunundan da öte yaygın aşılama için gereken sağlık altyapısına sahip olunmaması gibi bir problem var. Yoksul ülkeler gerekli sağlık hizmetini ulaştıracak altyapıya sahip olsalar bile yaygın aşılama için gereken sosyal, ekonomik ve kültürel gelişmişlik düzeyine ulaşmadıkları için başka sorunlar da yaşanacaktır. Bu sorunları aşmanın da yolu, zengin ülkelerin yoksul ülkelere temin ettikleri aşı dozlarının kullanım süresi dolmadan sağlık personeli ve sağlık ekipmanı temin etmesi ve eşit şartlarda salgınla mücadele edilmesine olanak sunmasıdır. Yoksa virüs kendini yenilmeye ve yeni varyantlar kanalıyla zengin ülkelere ulaşmaya devam edecek, bu da salgının ömrünü uzatacaktır" açıklamasında bulundu.

G-20 ÜLKELERİ YOKSUL ÜLKELERDE SALGIN SONA ERENE KADAR GÜVENDE DEĞİL

Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Şebnem Korur Fincancı ise fikri mülkiyet haklarının devredilmesi halinde salgına karşı mücadele en etkili yöntem olan aşının küresel ölçekte kullanımın önündeki en büyük engelin de aşılmış olacağını bildirdi. Fincancı, şunları kaydetti:

"Afrika'da toplam aşılanma oranı yüzde 5 biz burada üçüncü dozları ya da tekrar dozları konuşurken. G-20 ülkelerindeki toplam aşılanma ve aşı temini rakamlarına baktığımızda, Afrika ülkelerinden 15 kat fazla, yoksul ülkelerin tümünden 5 kat fazla olduğunu görüyoruz. G-20 ülkelerindeki aşı miktarı ve aşı temini dünyanın geri kalanın 3 katından fazla. Afrika ülkeleri ve Güney Asya gibi bölgeler çok büyük bir risk altında. Ne yazık ki durum bu. 

Şimdi bu kadar çok aşıyı elinde bulunduran G-20 ülkeleri ya da aşının fikri haklarını elinde tutan ülkeler kendilerini güven altında hissediyorlar. Oysa aşıya ulaşamayan, elinde yeteri kadar aşı da bulunduramayan yoksul ülkelerde salgın sürüyor ve daha da kötüsü yeni varyantlar ortaya çıkıyor. Tıpkı omicron varyantında olduğu gibi. Burada bir diğer sorun ise virüsün aşıdan kaçan özelliklerinin bu varyantlarla yaygınlaşıyor olması ihtimali. Ki bu da aşıların etkinliğini doğrudan azaltan sonuçlar doğuruyor. Dolayısıyla aşılanması tamamlanmış olanları da koruyabilmiş olmuyoruz. O nedenle aşıların eşit dağılımını sağlamak ve tüm dünyada aşılama süreçlerini tamamlamak insanlığı koruyabilecek tek yoldur. Bu noktada hatırlatmak gerekiyor aşıyı elinde bulunduran ülkelere ve bu noktada fikri mülkiyet haklarını önce çıkartıp aşı patenti üzerinden savunma yapanlara, aşının mülkiyeti dünya halklarına ait. Çünkü, bizim kamusal kaynaklarımız kullanıldığı için bu kadar kısa sürede sonuç alındı. Hepimize ait olan aşıların da hepimize eşit biçimde dağıtılması gerekir."

Türkiye'de de var olan aşı karşıtı ve aşı tereddüttü yaşayan toplumsal kesimlerin aşılama süreçlerini olumsuz etkilediğini söyleyen Fincancı, "Hastaneye yatışlarda aşısızların ve aşılarını tamamlamış kişilerin çoğunlukta olduğunu görüyoruz. Dolayısıyla biz de kendi içimizde bu sorunları aşmak için gereken çalışmaları yapmaya mecburuz" dedi. 

ÖNCEKİ HABER   SONRAKİ HABER
AK Parti'li Yazıcı: Var olan sorunlarımızın farkındayız
 
Şentop: Türkiye Avrupa'nın göçmen deposu değildir
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
'Türkiye her an seçim ortamına girebilir'Siyaset
'Türkiye her an seçim ortamına girebilir'
Rusya, ABD'nin yazılı yanıtını aldıDünya
Rusya, ABD'nin yazılı yanıtını aldı
Galatasaray, Yedlin ile yollarını ayırdıSpor
Galatasaray, Yedlin ile yollarını ayırdı
188 can kaybı, 77 bin 434 yeni vakaTürkiye
188 can kaybı, 77 bin 434 yeni vaka
Emre Karayel baba olduMagazin
Emre Karayel baba oldu
Melis Sezen: Saygısız eleştiriyi yok sayarımMagazin
Melis Sezen: Saygısız eleştiriyi yok sayarım
Kar nedeniyle yola bırakılan araçlar kaldırılıyorTürkiye
Kar nedeniyle yola bırakılan araçlar kaldırılıyor
Pelin Akil koronavirüse yakalandıMagazin
Pelin Akil koronavirüse yakalandı
Ezgi Mola'dan rol arkadaşı hakkında suç duyurusuMagazin
Ezgi Mola'dan rol arkadaşı hakkında suç duyurusu
BM, Afganistan'a yardım çağrısını 8 milyar dolara çıkardıDünya
BM, Afganistan'a yardım çağrısını 8 milyar dolara çıkardı
Anayurt Gazetesi
KünyeKünye İletişimİletişim ReklamReklam FacebookFacebook TwitterTwitter RSSRSS Günün HaberleriGünün Haberleri