Anayurt Gazetesi
SİYASET TÜRKİYE EKONOMİ DÜNYA SPOR MAGAZİN KÜLTÜR-SANAT FOTO GALERİ WEB TV YAZARLAR
Whatsapp İhbar Hattı

Kapıdaki tehdit: Deprem ve yangın

İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin eski itfaiye müdürlerinden, afet yönetimi uzmanı Prof. Dr. Abdurrahman Kılıç, İstanbul ve çevresini etkileyecek olan 7,5 büyüklüğündeki bir depremin sonucunda en kötü ihtimalle 2 bin dolayında yangının çıkacağını kaydetti.

Kapıdaki tehdit: Deprem ve yangın
Facebook'ta Paylaş Twitte'da Paylaş Whatsapp'tan Gönder Haberi Yazdır Metni küçült Metni büyüt

Uğur DUYAN

ANKARA (Anayurt) - Türkiye Yangından Korunma ve Eğitim Vakfı (TÜYAK) Kurucusu ve Onursal Başkanı Prof. Dr. Abdurrahman Kılıç, olası İstanbul depreminin yaratacağı yıkım kadar bu yıkım sonucunda meydana gelebilecek olan yangınların da kenti tehdit eden başlıca sorunlardan biri olduğuna dikkat çekti.         

İstanbul Teknik Üniversitesi'nde ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde uzun yıllar yangın ve doğal afet yönetimi konusunda çalışan Prof. Dr. Kılıç, olası depremin büyüklüğüne bağlı olarak çıkacak olan yangın sayısının da aratacağını belirtirken, " Depremin büyüklüğü kadar depremin hangi mevsimde ve günün hangi saatinde olacağı da deprem sonrası yangınlar için önemlidir. Bu kapsamda akşam saatlerinde meydana gelmesi durumunda 2 bin dolayında deprem sonrası yangına sebebiyet verebileceğini söylemeliyim" diye konuştu. Kılıç, "Japonya'da İçişleri Bakanlığı'nın bünyesinde iki genel müdürlük vardır. Birinci Emniyet Genel Müdürlüğü ikincisi de İtfaiye Genel Müdürlüğü. Bizde yerel yönetimlere bağlı birim itfaiye. Bu bile aradaki farkı göstermeye yeter" değerlendirmesinde bulundu. Prof. Dr. Abdurrahman Kılıç ile olası İstanbul depremi sonrasında çıkacak olan yangınları, İstanbul'un afet riskini ve İstanbul'un büyük     afetler karşı hazırlığını konuştuk.

1906 ADET YANGIN ÇIKABİLİR

Siz uzun süredir deprem sonrası yangınlara dikkat çekiyorsunuz. Özellikle de olası İstanbul depremi sonrasında çıkacak yangınlara dair çeşitli projeksiyonlarınız mevcut. Bu projeksiyonlar bize ne söylüyor?

Binaların sağlam olduğu gelişmiş ülkelerde son yıllarda meydana gelen depremlerde, zararın büyük olmasının nedenlerinin başında deprem sonrası yangınlar geliyor. İstanbul özelinde düşündüğümüzde meydana gelecek olan bir deprem sonrasında çıkacak olan yangınlar sayısı ve büyüklüğü bazı koşullara bağlıdır.

Depremin büyüklüğü kadar depremin hangi mevsimde ve günün hangi saatinde olacağı da deprem sonrası yangınlar için önemlidir. Bu kapsamda akşam saatlerinde meydana gelmesi durumunda 2 bin dolayında deprem sonrası yangına sebebiyet verebileceğini söylemeliyim. İstanbul'da meydana gelecek 7,5 büyüklüğündeki bir depremde, kış aylarında, meydana geldiği saate bağlı olarak, gece meydana gelmesi durumunda 35 adet, gündüz saatlerinde 766 adet ve yemek saatlerinde gerçekleşmesi durumunda ise 1906 adet yangının meydana gelme ihtimali bulunmaktadır.

Yapılan çalışmalara göre, deprem sonrasında meydana gelen yangınlar daha çok sanayi tesislerinde, ahşap  binalarda, rafinerilerde ve ticari binalarda meydana gelmektedir. Deprem sonrası yangın sayısı ısıtma mevsiminin olduğu kış aylarında ve ocakların açık olduğu gündüz saatlerinde daha fazla olmaktadır.

Deprem sırasında; yangına dayanıklı duvarlar, çatı örtüleri, sprinkler sistemleri, yangın alarmları gibi yangını engelleyici, söndürücü ve haber verici sistemler zarar görmektedir. Yolların bozulmuş olması olay yerine ulaşımı ve su borularının kırılmış olması yangının söndürülmesini zorlaştırır. Aynı anda çok yerde yangın oluştuğundan itfaiye ekipleri yeterli olamaz. Genel yangınların söndürme oranının 5 büyüklüğünde yüzde 60, 6 büyüklüğünde yüzde 30 olacağı, 7 ve üstü büyüklüğünde meydana gelecek bir deprem sonrası yangını söndürmenin mümkün olmayacağı tahmin edilmektedir. Kimyasal yangınlarda ise, 5 ve 6 büyüklüğünde bu oranın yüzde 50 olacağı beklenmektedir. İtfaiye ekiplerinin yardımı olmaksızın söndürülmesi çok güç olan yakıt deposu yangınlarında, vatandaşların yangını söndürme oranının çok düşük olacağı kabul edilmelidir.

İSTANBUL'UN İKİ BELALISI: YANGIN VE DEPREM

İstanbul'un tarihinde iki büyük afetin öne çıkıyor deprem ve yangın. Bu iki afet kent tarihinde bu kadar yer tutmasına karşın halen yeteri kadar hazırlığımız da yok. Üstelik bu yıl afet yılı ilan edildi. Bu bağlamda, durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Ziya Paşa, İstanbul'un iki belalısı var, biri zelzele yani deprem, diğeri yangın diyor. Namık Kemal ise İstanbul'un yangınları olmasa bu kentin sokaklarını altından yapardık diyor epey abartarak. İstanbul'da büyük yangınların başlangıcı, deprem sırasında değilse bile, deprem nedeniyle ahşap yapıya geçilmesiyle başladı. İstanbul'da 1509 yılında meydana gelen     ve küçük kıyamet olarak adlandırılan depremden sonra, depreme daha dayanıklı olduğu için ahşap binaların sayısı hızla arttı.

Özellikle de 1894 depremi bu noktada dikkat çekicidir. Bu depremden sonra çok sayıda yangının çıktığı ve İstanbul'un büyük bir yıkıma uğradığınız da biliyoruz. Bunun sebebi de İstanbul'da tercih edilen ahşap malzemedir.

Tabi dediğiniz gibi bu yıl Türkiye Afet yılı ilan edildi. Bu önemli bir adım. Bu çerçevede kent içindeki risklerinde azaltılması da gerekir. Lokal olarak İstanbul üzerinden baktığımızda kentin 2 bin sokağına itfaiye araçlarının girmediğini yine pek çok mahallenin içinde çok sayıda depoda kimyevi ve sanayide kullanılması gereken maddelerin saklandığını düşünürsek, üstelik sanayi siteleri ve küçük üretim merkezlerinin de mahalleler yer tutuyor olması, bizi endişelendiren bir diğer durumdur. İstanbul'un sokakları dar, dik ve çoğu merdivenlidir. Birçok sokağa araç giremez. Yeterli suyu bulmak da çok zordur. Sanayi ile konutlar iç içedir. Eski yerleşim yerlerinde çok sayıda yanıcı madde depoları, iş yerleri bulunmakta ve yeterli yangın güvenlik önlemleri alınmamaktadır.  

Tahminimiz, eğer İstanbul'da büyük bir deprem meydana gelirse, gecekondu mahallelerinde yıkılan bina ve ölen insan sayısı fazla olacak, sanayi ve ticaret merkezi olan bölgelerde ve ahşap binaların olduğu alanlarda yangınlar meydana gelecektir. Doğal gaz hatlarında meydana gelecek yangınlar da düşünüldüğünde, deprem sonrası olası yangınların, İstanbul için taşıdığı risk oldukça büyük boyutlardadır.  

İSTANBUL AFETLERE HAZIR DEĞİL

İstanbul, deprem dahil doğal ya da doğal olmayan afetlere hazırlıklı mıdır?

Bu soruya yanıtım maalesef hazır değil olacak.  Umarım bu sene ilan edilen Afet Yılı halkımızın da bu konuda bilinçlenmesini sağlar. Ancak İstanbul özelinde baktığımızda kentin çarpık yapılaşması ve bahsettiğim gibi binaların alt katlarında bulunan kimyevi madde depoları küçüklü büyüklü üretim tesisleri de var. Bunun dışında evlerdeki doğal gaz bağlantılarının kentin çok büyük bir kısmına ulaştığı gereceğini de düşündüğümüzde aslında yerel ve ulusal ölçekte İstanbul'u depreme hazır hale getirmek yetmeyecektir.

İstanbul'u deprem sonrası  yangınlara ve kent içindeki sanayi tesislerinde çıkabilecek yangınlara da hazır hale getirmeliyiz.

Bu konuda önümüzde bir TÜPRAŞ yangını örneği de var. Ben o yangın çıktığında oradaydım. Bu afet üzerinden hareketle konuşursak. Buradaki yangınlar iki farklı sebepten dolayı çıkmıştır: birincisi, ham petrol ünitesindeki 90 metre yüksekliğinde ve 10 metre çapındaki betonarme bacanın ünitelerin ortasına düşmesiyle açığa çıkan yakıttır. İkincisi ise, ham petrol ünitesinden farklı olarak, nafta tanklarında meydana gelen kıvılcımlardır. Bu yangınlar ancak üç gün içinde kontrol altına alınabilmiştir. Ayrıca yıkılan binalarda bir miktar ateşleme ve bina içi yangın olmuştur. Fakat alanda betonarme ve tipik yığma binaların fazla olmasından ötürü, yangınlar bina orijininden öteye yayılmamıştır. Deprem sonrası yangın Türkiye'de, İstanbul'un ahşap iskeletli bina sayısı fazla olan bölgeleri hariç, önemli bir hasar unsuru olarak görülmemiştir.

ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

Bu noktada çözüm nedir. Sizin bu konudaki önerilerinizi de almak isterim?

Dünyada son yıllarda meydana gelen depremler incelendiğinde, çıkan doğal gaz yangınları inceleyerek çözüm üretilmelidir. Başta Almanya ve Amerika gibi yıllardır doğal gaz kullanılan ülkelerde yaşanmış tecrübeler göz önüne alınarak, yetkili  kuruluşların şartnamelerinde birtakım değişiklikler yapmasına, uygulayıcı ve kullanıcıların da bu konuya azami özen göstermesine mutlaka gerek vardır.

Almanya'daki sigorta kuruluşlarının, tesisatında emniyet armatürü bulunmayan binaları sigorta kapsamı dışında bırakması, 1982 Urakawa Depremi’nde otomatik alev söndürmeli cihazların kullanılması sebebiyle gaz sobalarının sebep olduğu yangınların sayılarının azalması, bu konudaki en güzel örneklerdendir. Endüstriyel tesislerin, özellikle, kent dışında altyapıları tamamlanmış ve kendileri için özel olarak hazırlanmış bölgelerde kurulmasına çalışılmalıdır. Kent içerisinde kurulmuş tesislerin büyüklükleriyle orantılı olarak, özel itfaiye teşkilatları kurmaları teşvik edilmeli ve bu konuda  yaptırımlar uygulanmalıdır.

Kentlerin yangın güvenliğini sağlamak için, binaların yangın güvenliğini sağlayacak önlemler öncellikle alınmalı, şehrin yol, su, trafik gibi etkenleri de göz önünde bulundurulmalıdır. Su şebekelerinin kuruluş ve tevzinde itfaiyenin su ihtiyacı göz önüne alınmalıdır. İtfaiye ve yardım araçlarının geçişinin garanti altına alınabilmesi için, hangi tip yapıların ne derece hasar  görebilecekleri belirlenmeli, ulaşım ağlarının, haberleşme merkezlerinin, itfaiye binalarının, hastanelerin depreme dayanıklı hale getirilebilmesi için gerekli çalışmalar yapılmalıdır.

JAPONYA ÖRNEĞİ

Son olarak İstanbul'u dünyadaki kentler ile mukayese ederseniz hangi kent ile yangın riski açısından benzeşmektedir?

Ben Tokyo örneğini iyi biliyorum İstanbul'u kıyaslayabileceğimi bir şehir olarak ancak Londra'ya da benziyor. Farkı çok sayıda ahşap yapı  içeriyor olması ve sokaklarının darlığı. İstanbul kenti kalabalığı açsından da Tokyo'ya benziyor. Bütün metropoller birbirine benzer. Kent benzerlikleri açsından değil yangın ve afet yönetimi ele alma biçimi önemlidir. Japonya'da İçişleri Bakanlığı'nın bünyesinde iki genel müdürlük vardır. Birincisi Emniyet Genel Müdürlüğü ikincisi de İtfaiye Genel Müdürlüğü. Bizde yerel yönetimlere bağlı birim  itfaiye. Bu bile aradaki farkı     göstermeye yeter.

ÖNCEKİ HABER   SONRAKİ HABER
Türkiye'de vaka sayısında düşüş sürüyor
 
Pandemi nedeniyle kapatılan iş yerleri için vergi kararı
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
Madde kullanımı yoksul semtlerde derinleşiyorTürkiye
Madde kullanımı yoksul semtlerde derinleşiyor
Karamollaoğlu: Tavrınız yanlışlıkları önlemiyorTürkiye
Karamollaoğlu: Tavrınız yanlışlıkları önlemiyor
Çerkezoğlu: İşten çıkarmalara son verilmeliTürkiye
Çerkezoğlu: İşten çıkarmalara son verilmeli
Gençlerbirliği'nde galibiyet hasreti 10 maça çıktıSpor
Gençlerbirliği'nde galibiyet hasreti 10 maça çıktı
İşyerleri denetlenmiyor, işçiler ölüyorTürkiye
İşyerleri denetlenmiyor, işçiler ölüyor
Erzurum'da beraberlikTürkiye
Erzurum'da beraberlik
Karaca: Planda yeni bir şey söylenmemiştirSiyaset
Karaca: Planda yeni bir şey söylenmemiştir
Özkan: HDP'yi millet nezdinde kapatacağızSiyaset
Özkan: HDP'yi millet nezdinde kapatacağız
Babacan: Reforma gerek yok, Anayasa varSiyaset
Babacan: Reforma gerek yok, Anayasa var
Milli kayakçı Aslı Nemutlu'nun ölümüne para cezasıTürkiye
Milli kayakçı Aslı Nemutlu'nun ölümüne para cezası
Anayurt Gazetesi
KünyeKünye İletişimİletişim ReklamReklam FacebookFacebook TwitterTwitter RSSRSS Günün HaberleriGünün Haberleri