Anayurt Gazetesi
SİYASET TÜRKİYE EKONOMİ DÜNYA SPOR MAGAZİN KÜLTÜR-SANAT FOTO GALERİ WEB TV YAZARLAR
Whatsapp İhbar Hattı

İdlib çıkmazı Soçi'de çözülür mü?

Türkiye ve Rusya liderleri, Suriye'nin kuzeyinde İdlib'den yeni bir göç dalgasının yaşanmasına neden olacak olası bir askeri operasyon seçeneğinin masada durduğu günlerde Soçi'de görüşecek.

İdlib çıkmazı Soçi de çözülür mü?
Facebook'ta Paylaş Twitte'da Paylaş Whatsapp'tan Gönder Haberi Yazdır Metni küçült Metni büyüt

Uğur DUYAN

ANKARA (Anayurt) -Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin yarın Soçi'de bir araya geliyor. İki ülke arasındaki sorunların giderilmesi bakımından kritik bir tarihte düzenlenen zirvenin ağırlıklı gündeminin Suriye'nin kuzeyindeki İdlib kenti olacağı görülüyor. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu toplantıları kapsamında bulunduğu ABD'nin New York kentinde gazetecilere yaptığı açıklamada, Erdoğan ve Putin arasındaki görüşmede İdlib konusunun ele alınacağını duyurmuştu. Lavrov, Türkiye'nin Suriye'nin kuzeyindeki muhalif gruplara destek verdiğini de anımsatarak, "Türk muhataplarımız normal muhalifleri teröristlerden ayırma sorumluluğunu üstlendi. Bunun uzun süre önce yapılması gerekiyordu ama olmadı, biraz yavaş ilerliyor" eleştirisinde bulundu.

İDLİB'E 'KÜÇÜK AFGANİSTAN' BENZETMESİ

Suriye'nin kuzeyindeki İdlib kenti bir süredir dünya gündeminin önemli başlıklarından biri. Radikal İslami unsurların yoğunlaştığı kente Batı basını 'Küçük Afganistan' benzetmesinde bulunurken, Şam rejimi ve en büyük destekçisi olan Rusya dikkatlerini son dönemde İdlib'e yoğunlaştırdı. Suriye Ordusu'nun Rusya ile birlikte İdlib'e bir operasyon düzenleyeceği ve bu harekât neticesinde, bölgede yaşayan 4 milyon Suriyelinin de Türkiye sınırına doğru göç edeceği endişesi Ankara'nın dış politikadaki önemli konularından. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda dünya liderlerine hitap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan da yeni göçmenler konusundaki tavrını "Artık yeni göç dalgalarını karşılamaya ne imkanımız, ne de tahammülümüz vardır" sözleriyle açıklamıştı. Bu açıklama, kulislerde Ankara'nın İdlib'e yönelik bir operasyona sıcak bakmadığı şeklinde yorumlandı.

ERDOĞAN'IN PUTİN VE BİDEN AÇIKLAMALARI

Öte yandan Cumhurbaşkanı, New York'taki Türkevi'nde gazetecilerin sorularını yanıtlarken ABD Başkanı Joe Biden'a ilişkin "Ben oğul Bush ile iyi çalıştım, sayın Obama ile iyi çalıştım, sayın Trump ile iyi çalıştım ama sayın Biden ile iyi başladık diyemem" açıklamasında bulunmuştu. Gazetecilere Putin ile yapacağı görüşmeyi de değerlendiren Erdoğan, bu görüşmenin içeriğinin İdlib ile sınırlı kalmayacağını belirterek, "Türkiye-Rusya ikili ilişkilerini ve Suriye'deki durumu masaya yatıracağız. Suriye'de nereye geldiğimizi, bundan sonraki süreçte de nereye geleceğimizi kendileriyle konuşacağız. Kimseyi üçüncü bir şahıs olarak yanımıza almadan bu görüşmeyi yaparken orada tabii Türkiye-Rusya ilişkilerinde önemli bir karara da varacağız" ifadelerini kullanmıştı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, 8 Ocak 2020'de TürkAkım doğal gaz boru hattının açılışı öncesinde  baş başa görüşmüştü.

 

Erdoğan'ın görüşme öncesinde Putin'e karşı olumlu mesajlar gönderdiği ama İdlib gölgesinde gerçekleşecek olan bu kritik zirveyi Rus ve Türk uzmanlarla konuştuk.

'ERDOĞAN, BATI'YLA İLİŞKİLERİ EN AZ TAVİZLE TAMİR ETMEK İSTİYOR'

Hitit Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü'nden Dr. Öğr. Üyesi Mustafa Onur Tetik, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın dış politikada kurumlar yerine kişiler arası ilişkiyi tercih ettiğini anımsatarak, şu değerlendirmede bulundu:

"Bilindiği gibi henüz daha seçilmeden önce Biden, Erdoğan hükümetinden rahatsız olduğunu ve Türkiye'de hükümet değişikliği için muhalefet ile çalışabileceğini belirtmişti. Nitekim Biden seçildikten sonra da uzunca bir süre Erdoğan'ı aramadı. Daha sonra Biden ile Erdoğan arasında ABD'nin Afganistan'dan çıkışı konusunun ana gündem maddesi olduğu bir görüşme gerçekleştirildi. Ancak bunun ötesinde Erdoğan'ın dış politikada aktif olarak kullandığı kişisel diplomasi faaliyetlerine Trump döneminde olduğu gibi cevap verecek bir ilişki biçimi oluşmadı. Bunun ortaya çıkmamasının temel nedeni Erdoğan'ın değil, Biden'ın tavır ve tercihi çünkü Erdoğan içerideki sıkışmışlığın da etkisiyle Batı ile ilişkileri mümkün olan en az tavizle tamir etmek istiyor"

Hitit Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü'nden Dr. Öğr. Üyesi Mustafa Onur Tetik

 

'BIDEN'LA FOTOĞRAF VERMİŞ BİR ERDOĞAN, SOÇİ'YE DAHA GÜÇLÜ GİDEBİLECEKTİ'

Türkiye ve Rusya'nın uzunca bir süredir lider düzeyinde sıkı bir diyalog içerisinde olduklarını kaydeden Tetik, sözlerine şöyle devam etti:

"Erdoğan'ın altını çizdiği Putin-Biden mukayesesi esasında çıplak gözle de görülebilecek bir gerçeğin dile getirilmesiydi. Bu aşikâr hususun dillendirilmesinin nedeni ne olabilir? Biden ile zaten diplomatik bir iletişim kurulamaması ve son New York çıkarmasında görüşme talebine olumlu cevap alınamaması gibi Erdoğan'ın ABD ile ilişkilerde restorasyona gitme arzusunun karşılık bulamamasına bir tepki olabilir. Orta düzeyde bir güç olan Türkiye'nin, iki çelişkili büyük güç arasında kurmak istediği denge pozisyonunun yeni bir tezahürü denilebilir. Burada verilen mesajın Putin'den ziyade ABD'ye olduğunu düşünüyorum. Çünkü Putin ile görüşme öncesi böyle bir demeç verilmesi, Soçi'deki masada Türkiye'nin elini zayıflatabilecek bir unsur. Türkiye'nin Rusya nezdinde itibarı sadece öz kapasitesi ile ilgili değil, aynı zamanda Batılı ülkeler ile sağlam ilişkileri olması ile de ilgili. Ayağını Batı'ya sağlam basamayan bir Türkiye'nin Rusya karşısında dengesini koruyabilmesini sadece öz kapasitesinin sağlayabileceği imkanlarla sınırlandırıyor. Tahterevallinin kendi tarafına Batı'nın desteğini almadan oturan Türkiye'nin Rusya'nın ağırlığı karşısında ayakları havada kalabilir. Erdoğan'ın açıklaması ise bu yalnızlık durumunu kamuoyu önünde teyit ediyor. Bundan ötürü böyle bir açıklamanın hedefinin Putin ile görüşme olmaktan ziyade ABD'ye karşı yaşanan hayal kırıklığı olduğu kanaatindeyim. Biden ile kol kola bir fotoğraf vermiş Erdoğan, Soçi'ye daha güçlü gidebilecekti."

SALDIRILAR, GÖRÜŞME ÖNCESİNDEKİ UYARI MESAJLARI

Görüşmede konuşulacağı kesinleşen İdlib konusunu da değerlendiren Tetik, "Rusya bir süredir Suriye'de askeri hareketliliği arttırdı. Lavrov buna gerekçe olarak da Türkiye'nin ılımlı muhalefet ile radikal unsurları ayrıştırmakta yavaş davranmasını sundu. Ancak yakın zamanda Afrin bölgesinde, Türkiye'ye müzahir Feylak el Şam ve Hamza Tümeni gibi grupların vurulması, bu gibi ifadelerin samimiyetini sorgulatmaktadır. Özellikle Afrin'in ve Türkiye ile çalışan grupların hedef alınması görüşme öncesi verilen uyarı mesajları olarak okunabilir" dedi.

Putin'in, Türkiye'nin Suriye'den çekilmesi gerektiği düşüncesini saklamadığını kaydeden Tetik, "Suriye dışında, Azerbaycan'da Zengezur koridoru meselesi gibi bazı sorunların devam etmesi, Kırım meselesinde Türkiye'nin pozisyonunda bir yumuşama emaresinin pek gözlemlenmemesi gibi durumlar da Türkiye ile Rusya arasındaki dengelerin parçaları. Suriye'deki mevcut vaziyetin bir tür 'dondurulmuş çatışma' hüviyeti almaya başlayarak süreklileşme emareleri göstermesinin Rusya'yı rahatsız ettiğini düşünüyorum. Erdoğan-Putin görüşmesinin nihai çözüme bir ivme kazandırma olasılığı var ancak sahadaki aktör ve amaç çeşitliliği göz önüne alındığında, kısa vadede tüm taraflar için bağlayıcı nihai bir yol haritasının ortaya çıkmasının zor olduğu kanaatindeyim" görüşünde bulundu.

Avrupa-Asya Kültür Merkezi Başkanı, Gazeteci ve Türkolog Radik Amirov

 

'BATI TÜRKİYE VE RUSYA'NIN YAKALADIĞI DİYALOG DÜZEYİNE ULAŞAMADI'

Rus Gazeteci ve Türkolog Radik Amirov da Putin ve Erdoğan arasındaki diyalogun hem siyasi çevrelerde hem de toplumda her zaman büyük ilgi gördüğünü kaydederek, "Bu nedenle liderlerimizin her toplantısı hem Rusya'da hem de Türkiye'de olduğu kadar tüm dünyada da ilgi görmekte ve büyük yankı uyandırmaktadır. Bu gayet doğal, çünkü Rusya ve Türkiye büyük imkanlara sahip, ilişkilerini geliştirebilecek potansiyeli bulunan iki ülke" dedi.

"Kuşkusuz liderlerimiz arasındaki bu diyalog düzeyi Batı'da, bilhassa ABD'de ciddi rahatsızlığa yol açmaktadır" diyen Amirov, bu durumun Batı ittifakının hala Rusya ve Türkiye'ninkine benzer üst düzey bir diyalog kurmanın anahtarını bulamamasından kaynaklandığını ifade ederken, "Halbuki Batı, esasında eskisi gibi bir gücü olmamasına rağmen devletlerimiz üzerinde baskı kurabileceğini sanıyor. Bunun temel nedeni Batı'nın ruhsal bozukluğu. Bu ruhsal bozukluğun ABD ve diğer batılı ülkelerin bizim devletlerimizle normal ilişkiler kurup geliştirmesine yapıcı adımlardan alı koyduğuna artık inanıyoruz" görüşünde bulundu. Amirov şöyle devam etti:

"Erdoğan, Putin ile görüşmesinin her zaman olduğu gibi açık bir formatta olacağını kaydetti. Böylece, Türkiye Cumhurbaşkanı müzakerelerin olumlu bir şekilde geçeceğini de belirtmiş oldu. İdlib ve diğer konulardaki duruma gelince, liderlerimizin Rusya ile Türkiye arasındaki bazı sorunları ortaklaşa çözme konusundaki usta yaklaşımlarıyla Batı'yı bir kez daha şaşırtacaklarına eminim. Zira Putin ve Erdoğan, gerçek liderlere yakışır şekilde, açık ve dürüst konuşma tarzıyla herhangi bir ihtilaflı konuyu çözme becerisine sahipler."

'PUTİN, İDLİB KONUSUNDA ERDOĞAN'IN ISRARCI TAVRINA SICAK BAKMAYACAKTIR'

Rus gazeteci ve Türkolog Vladimir Khovratovitch ise Erdoğan'ın Rusya ziyaretini "Büyük ihtimalle Batı'ya karşı göz boyama amacı taşıyan, samimiyetten uzak bir adım" ifadeleriyle değerlendirdi. Görüşmelerde Erdoğan'ın belki İdlib'e ilişkin müzakerelerde koz olarak Kırım konusunu açmak isteyebileceğini belirten Khovratovitch "Kırım, artık Rusya'nındır. Bu konuda Rusya pazarlık yapmayacak kadar güçlü pozisyondadır, dolayısıyla Rusya açısından Kırım'a dair konuşulacak bir husus bulunmamaktadır" iddiasında bulundu. "Rusya'nın Suriye'de mevcut Şam yönetiminin resmi daveti üzerine bulunduğuna" dikkat çeken Rus gazeteci, "Erdoğan'ın İdlib konusunda ısrarcı tavırlarına Putin'in sıcak bakmayacağını" düşündüğünü, "Şayet Erdoğan'ın İdlib konusunda pozisyon değişikliğine gitmezse Rusya ve Türkiye arasındaki ilişkilerin bundan olumsuz etkileneceğini" savundu.

ÖNCEKİ HABER   SONRAKİ HABER
Taliban'dan sakal tıraşına yasak
 
Almanya'da SPD, Yeşiller ve Hür Demokratlarla koalisyon istiyor
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
Erdoğan'dan 'kurdaki artışın sebeplerini araştırın' talimatıSiyaset
Erdoğan'dan 'kurdaki artışın sebeplerini araştırın' talimatı
Kuşadası'nda yangın! Çok sayıda iş yerinde hasar oluştuTürkiye
Kuşadası'nda yangın! Çok sayıda iş yerinde hasar oluştu
Antalya'da kuvvetli rüzgar ve sağanak etkili oluyorTürkiye
Antalya'da kuvvetli rüzgar ve sağanak etkili oluyor
Sahil Güvenlik Komutanlığı 14 bin 708 kişiyi kurtardıTürkiye
Sahil Güvenlik Komutanlığı 14 bin 708 kişiyi kurtardı
Kars'ta sis uçak seferlerini aksattıTürkiye
Kars'ta sis uçak seferlerini aksattı
Aydın'da etkili olan sağanak hayatı olumsuz etkilediTürkiye
Aydın'da etkili olan sağanak hayatı olumsuz etkiledi
Van Gölü'nün simgesinin yerine yenisi konulacakTürkiye
Van Gölü'nün simgesinin yerine yenisi konulacak
Cumhurbaşkanı Erdoğan Türkmenistan'daTürkiye
Cumhurbaşkanı Erdoğan Türkmenistan'da
Bursa'da katliam gibi kaza: 4 ölüTürkiye
Bursa'da katliam gibi kaza: 4 ölü
'ANKA' Kazakistan'da uçacakDünya
'ANKA' Kazakistan'da uçacak
Anayurt Gazetesi
KünyeKünye İletişimİletişim ReklamReklam FacebookFacebook TwitterTwitter RSSRSS Günün HaberleriGünün Haberleri