Anayurt Gazetesi
SİYASET TÜRKİYE EKONOMİ DÜNYA SPOR MAGAZİN KÜLTÜR-SANAT FOTO GALERİ WEB TV YAZARLAR
Whatsapp İhbar Hattı

Deprem stratejisinde risk önceliği olmalı

Türkiye'de 24 il merkezin aktif fayların üzerinde yükseliyor. Ancak bazı iller diğerlerine göre depremi daha erken bir zaman dilimi içinde yaşayacak. Uzmanlar da bu nedenle deprem stratejisinde risk önceliğinin şart olduğu görüşündeler.

Deprem stratejisinde risk önceliği olmalı
Facebook'ta Paylaş Twitte'da Paylaş Whatsapp'tan Gönder Haberi Yazdır Metni küçült Metni büyüt

Uğur DUYAN

ANKARA (Anayurt) - Geçen hafta Türkiye iki depremle sarsıldı ve bir kez daha kaçınılmaz gerçeğini hatırladı. 17 Kasım'da Düzce'de meydana gelen ve İstanbul dahil çevre illerden de hissedilen 5 büyüklüğündeki depremden iki gün sonra 19 Kasım'da Erzurum'da 5.1 büyüklüğünde bir daha yaşandı. Özellikle Erzurum Depremi, Doğu Anadolu gibi yerkabuğunda çok sayıda aktif fayın ve fay kırığının olduğu bir bölgede kırsal alandaki yapı stokunun depreme karşı dayanıklı olmadığını bir kez daha gösterdi. 5.1 büyüklüğündeki depremde 45 yapı ağır hasar aldı. Anayurt'a konuşan uzmanlarsa Türkiye'de deprem stratejisinin risk önceliğine göre oluşturulmasını önererek, kırsal ve kentsel dönüşümün birbirinden ayrı olarak değil bütünleşik bir çerçevede ele alınmasının doğru olacağı kanısında birleştiler.

TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası verilerine göre, Türkiye genelinde şehir içinden diri fay hattı geçen kent sayısı 24'e yükseldi. Buna göre, Balıkesir, Kocaeli, Bursa, Bolu, Sakarya, Manisa, İzmir, Aydın, Muğla, Denizli, Burdur, Kütahya, Eskişehir, Konya, Aksaray, Tokat, Kayseri, Osmaniye, Hatay, Kahramanmaraş, Erzurum, Erzincan, Hakkari ve Bingöl'ün risk altında.

Gazi Üniversitesi Mühendislik Fakültesinden deprembilimci Prof. Dr. Süleyman Pampal, Türkiye'nin bir deprem ülkesi olduğu gerçeğinin her defasında gözden kaçırıldığını ve yapı stokunun bölgesel şartlar kadar depremsellik riskine göre düzenlenmesinin gerektiğini söyleyerek, "Kentsel ve kırsal yapı dönüşümü olarak ayrı planlar yapılmaksızın tek bir dönüşüm süreci uygulanmalıdır" görüşünde bulundu. Pampal şöyle konuştu:

"Türkiye'nin her yerindeki kırsal yapılar depreme dayanıklılık bakımından aynı sorunları paylaşırlar. Yani yapı malzemesi olarak benzer özellikler sergiler ve çoğunluğu bir mühendislik bilgisi gerektirmeden yapılan binalardır ve bu binalarda 4'ten büyük olan sarsıntılarda yıkılıyorlar. Bunu her depremde görüyoruz. En son Malatya Pötürge'yi etkileyen depremde köy tamamen yıkılmıştı ve bereket köy yazlık olarak kullanıldığı için can kaybı yaşanmadı. Eğer köy dolu olsaydı yüzde 80 civarında can kaybı ve yaralanma yaşanırdı. Güneydoğu ve Doğu Anadolu'da o kadar çok deprem var ki 7 ve civarında meydana gelen, bu bahsettiğimiz köyü yıkan deprem 7'den çok küçük bir deprem olduğu halde yıkıcılığı çok büyük olan bir depremdi."

Kuzey Anadolu Fay Zonu'nun doğu ucundaki Yedisu Fayı ve Güneydoğu Anadolu Fayı'nın Karlıova Erzincan arasındaki bölümün henüz kırılmayan sismik boşluklar olarak bölgeyi tehdit ettiğini kaydeden Pampal, bu iki bölgede de 7 ve üzeri büyüklükte bir depremin beklendiğini belirterek, "Bu fayların kırılması durumunda Erzincan, Erzurum, Bingöl, Tunceli ve Karlıova'nın çevresi, ayrıca bu saydığımız illerin ilçeleri ve köyleri deyim yerindeyse topun ağzında" dedi.

Kırsaldan kente dönük göç dalgasının sürdüğü bir ülkede iki ayrı dönüşüm planının uygulanmasının hayvancılık ve tarım gibi stratejik sektörlerde sorunların artmasına neden olacağına dikkat çeken Pampal, "Depremsellik risklerine göre farklı yerleşimlerdeki yapılar ya depreme dayanıklı hale gelecek şekilde güçlendirilmeli ya da depreme dayanıklı yapılar inşa edilmeli. Bu yapılırken de kentsel dönüşüm yasasının dışında kalan kırsal bölge için ayrıca bir dönüşüm yasasına gerek yok. Kentsel dönüşüm tamamlandıktan sonra ayrıca kırsal bir dönüşümün yapılması bir anlam ifade etmez. İki dönüşümün de bir bütün olarak düşünülmesi gerekiyor ve aynı anda tamamlanması da şart" yorumunda bulundu.

İstanbul Teknik Üniversitesi Avrasya Yer Bilimleri Enstitüsünden yerbilimci ve deprembilimci Prof. Dr. Okan Tüysüz ise Türkiye'de 550'den fazla diri fay hattının olduğunu ve bu fayların 24 şehir merkeziyle birlikte 500'den fazla köy ve ilçenin altından geçtiğini anımsatarak, "Bu türden riskleri barındıran bölgelerde 6.5'ten büyük, yani yıkıcı etkisi olan depremlerde fayın sarsıntısına ilave olarak yüzeyde kırıklar ve deformasyonlar meydana geliyor. Yani fay yüzeye çıkıyor ve evleri yırtıyor. Bununla da baş etmek inşaat teknikleriyle mümkün değil" diye konuştu. Tüysüz, şöyle devam etti:

"Buradaki yıkıcılığı tanımlamak gerekirse, binanın temelleri arasında 3 metre veya 5 metre bir kayma meydana geliyor. Bununla başa çıkacak bir inşaat tekniği de yerleşim bölgeleri için yok. Var olanı da çok pahalı yerleşim alanları için kullanılmayacak kadar meşakkatli. Bu bahsettiğimiz durum her türden yerleşim alanı için geçerli."

Kırsal alanda kurallara uyulmaksızın inşa edilen yığma yapıların çoğunlukta olduğunu kaydeden Tüysüz, "Bu yapılar depreme göre tasarlanmadığı için en ufak sarsıntıda hasar görüyor. En son meydana gelen 5.1'lik Erzurum Depremi, olağan koşullarda hasar meydana getirmezken, bizim yaşadığımıza bakın 45 ev ağır hasarlı. Bu da şunu gösteriyor ki ne kırsalda ne kentte biz depreme hazır değiliz. Açıkça bunu söylemek lazım" diye konuştu.

Tüysüz, Türkiye'de 550 diri fay hattının bulunmasına karşın depremsellik riski yüksek olan sismik boşlukların diğer alanlara oranla öncelik verilmesi gereken noktalar olduğu görüşünde bulunarak, şunları kaydetti:

"Bugün, Yedisu Fayı bahsettiğimiz sismik boşluklardan biridir ve şimdi bir deprem meydana gelse bizi şaşırtmayacak bir yerdir. Bu bölgelere deprem beklentisi daha yüksektir ve önlemlerin de ona göre alınması gerekir. Yani depreme dayanıksız yapıların güçlendirilmesi, güçlendirilemeyecek kadar kötü durumda olan yapıların yerine dayanıklı binaların inşa edilmesi ve deprem beklenen bölgelerde afet bilinçlendirilmesi yapılması gibi hayati önem taşıyan konulara çözüm getirilmelidir. Ayrıca bugün artık eskisi kadar sorun teşkil etmeyen ulaşım ve iletişim hatlarının, afet sonrasında da kesintiye sekteye uğramadan devam ediyor olması gerekir." 

ÖNCEKİ HABER   SONRAKİ HABER
28 Şubat davasında 4 sanık yeniden yargılanacak
 
Fatih Karagümrük 3 golle galibiyete uzandı
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
Çelik: Provokasyonlara karşı duruş sergilemeliyizSiyaset
Çelik: Provokasyonlara karşı duruş sergilemeliyiz
İzmir'de fırtına nedeniyle deniz taştıTürkiye
İzmir'de fırtına nedeniyle deniz taştı
Erdoğan'dan faiz ve asgari ücret mesajıTürkiye
Erdoğan'dan faiz ve asgari ücret mesajı
Meteorolojiden denizlerde fırtına uyarısıTürkiye
Meteorolojiden denizlerde fırtına uyarısı
Kuzey Ege'de fırtına etkili oluyorTürkiye
Kuzey Ege'de fırtına etkili oluyor
Çanakkale Boğazı'nda fırtına etkili oluyorTürkiye
Çanakkale Boğazı'nda fırtına etkili oluyor
Köpek sandı, kurt çıktıTürkiye
Köpek sandı, kurt çıktı
Büyükberber için 15 yıla kadar hapis cezası istendiTürkiye
Büyükberber için 15 yıla kadar hapis cezası istendi
'Yemeksepeti' hakkında inceleme başlatıldıEkonomi
'Yemeksepeti' hakkında inceleme başlatıldı
Afganistan'da kenevir ekimi sürüyorDünya
Afganistan'da kenevir ekimi sürüyor
Anayurt Gazetesi
KünyeKünye İletişimİletişim ReklamReklam FacebookFacebook TwitterTwitter RSSRSS Günün HaberleriGünün Haberleri