Anayurt Gazetesi
SİYASET TÜRKİYE EKONOMİ DÜNYA SPOR MAGAZİN KÜLTÜR-SANAT FOTO GALERİ WEB TV YAZARLAR
Whatsapp İhbar Hattı

Çocuklar pandemiye kurban edildi

Pandemi gerekçesiyle okulları kapatmak çocuklarda ağır ihmal, istismar, artan açlık, işçi olarak çalıştırılma, erken yaşta evlendirme ve eğitimden tamamen kopma gibi telafisi imkansız sorunlar yaratıyor.

Çocuklar pandemiye kurban edildi
Facebook'ta Paylaş Twitte'da Paylaş Whatsapp'tan Gönder Haberi Yazdır Metni küçült Metni büyüt

Demet ARAN

ANKARA- Türk Tabipleri Birliği (TTB), Halk Sağlığı Uzmanları Derneği, Türk Toraks Derneği, Türkiye Milli Pediatri Derneği ve Türkiye Psikiyatri Derneği ortak bir açıklama yaparak iktidarın bir an önce önlemleri alarak okulları açmasını istedi. Online basın toplantısında konuşan TTB Genel Sekreteri Vedat Bulut ilk olarak Prof. Dr. Mehmet Ceyhan’ın hedef gösterilmesine tepki göstererek bilimin ışığını karartmanın hiçbir gücün elinde olmayacağını söyledi.

Bulut’un ardından TTB Okul Sağlığı Çalışma Grubunun çalışmalarıyla oluşturulan tespit ve önerilerin yer aldığı basın metnini Tomris Cesuroğlu paylaştı.

TÜRKİYE OKULLARI EN UZUN SÜRE KAPATAN ÜLKE

Pandemi nedeniyle iktidarın okul ve üniversitelerin kapısına kilit vurduğunu, dünyada alışveriş merkezleri, restoranlar, fabrikalar ve iş yerlerini açık tutarken okulları kapatan başka bir devlet bulunmadığını, Türkiye’nin OECD ülkeleri arasında ilkokulları açık ara ile en uzun süre kapatan ülke olduğunu, nisan ayında Türkiye dünyada en fazla Kovid-19 vakasının görüldüğü ülke olmuşken yayılımı önlemek için etkili önlemler almak yerine, hükümetin çocuk ve gençleri pandemiye kurban ettiğini anlatan Cesuroğlu, okulların kapalı olması nedeniyle çocukların yaşadığı bilişsel, duygusal ve fiziksel kayıpların telafisinin olmadığına dikkat çekti.

Türkiye’de okulların kapalı tutulmasının fayda ve zararları ile ilgili somut veri bulunmasa da dünyada toplanan veri ve bilgilerin Türkiye bağlamında değerlendirilebileceğini söyleyen Cesuroğlu, bu bağlamda çocukların Kovid-19 nedeniyle tehlikede olmadığını ve toplumsa yayılma için tehlikeli olmadığını belirtti.

Kovid-19 hastalığının ağır seyretme riski ve bulaşıcılığının varyant varlığında bile yaş azaldıkça keskin biçimde azaldığını vurgulayan Cesuroğlu, okul öncesi ve ilkokul yaş grubunun Kovid-19’dan en az etkilenen ve bulaştıran grup olduğunu, 12 yaş üstü gençlerin hastalıktan daha az etkilendiğini ancak bulaştırıcılıklarının yetişkinlerle yaklaşık olarak aynı olduğunu ifade etti.

Okulların salgının ana yayılma merkezi olmadığına ve okullarda görülen olguların toplumdaki yayılmanın bir yansımasından ibaret olduğuna dikkat çeken Cesuroğlu, çocukların zihinsel, sosyal ve bedensel gelişimlerinde geri dönüşü olmayan kayıplar yaşandığını, okulları kapatmanın ciddi toplumsal zararları olduğunu, kayıpların nüfusa eşit dağılmadığını, dezavantajlı çocukların, yoksul ailelerin ve kadınların okul kapatmalarından çok daha derinden ve kalıcı olarak etkilendiğini söyledi.

Okulların kapalı olmasının yarattığı eşitsizliğe vurgu yapan Cesuroğlu, erken yaşlarda uzaktan eğitimin örgün eğitimin yerine geçemeyeceğini, uzaktan eğitime erişimi olmayan çok sayıda çocuk olduğunu, farklı kaynaklara göre öğrencilerin yüzde 12 ila yüzde 32’sinin Eğitim Bilişim Ağı’na (EBA) erişemediğini, en az 2 milyon çocuğun bir yıldır eğitimden koptuğunu, ana dili Türkçe olmayan ve orta-düşük sosyoekonomik düzeyden ailelerin çocuklarının ve özel eğitime ihtiyacı olan öğrencilerin kayıplarının en fazla olduğunu ifade etti.

İSTİSMAR TESPİT EDİLEMİYOR

Evde kalmanın çocuklar için risklerini ağır ihmal, istismar, artan açlık, işçi olarak çalıştırılma, erken yaşta evlendirilme, örgün eğitimden tamamen kopma, Türkçe öğrenmek için en önemli dönemin kaçırılması olarak sıralayan Cesuroğlu, çocuk istismarının arttığına ve istismarı tespit olanağının azaldığına dikkat çekti.

Okulların bu kadar uzun süre kapalı olmasının kısa ve orta vadede öğrenme güçlükleri, gelişme gerilikleri, otizm, dikkat eksikliği ve hiperaktivite gibi sorunlar yaşayan çocukların sayısında ciddi artışa neden olacağını ifade eden Cesuroğlu, kız çocuklarının okullaşmasında atılan adımların kaybedilme ihtimaline vurgu yaptı.

Cesuroğlu, okulların tüm kademelerde mümkün olan en fazla günde sağlıklı bir şekilde açık tutulması için öğretmenlerin aşılanmasının en kısa sürede tamamlanması ve okullarda temaslı izlemi ve test uygulamalarının daha sıkı bir şekilde yapılması gerektiğine işaret etti.

Cesuroğlu, salgının eğitim alanında doğru yönetimi için yapılması gerekenleri şöyle sıraladı:

“Okullarda bulaş azdır ve çocuklar halen Kovid-19 için düşük risktedir. O halde okullar en son kapanan ve ilk açılan yerler olmalıdır. Okullar içinde kapanma liseler, ortaokullar ve ilkokullar sırasını takip etmelidir.

Kapanma sürecinde, temel prensip ilkokulların daima açık tutulmaya çalışılmasıdır. Tüm sektörler kapandığında, sağlık gibi elzem sektörler dışında tüm yetişkinler evlerde kaldığında hala vaka sayıları düşmezse, ancak o zaman ilkokulların kapanması gündeme gelmeli ve bu kapanmalar birkaç hafta ile sınırlandırılmalıdır.

Açılma sürecinde, okullar, özellikle ilkokullar, diğer sektörlerden önce, ilk açılan yerler olmalıdır. Okullar diğer sektörlerle aynı anda açıldığında bir süre sonra artan vaka sayılarından okullar mesul   tutulmaktadır. Halbuki, dünyada yapılan tüm araştırmalar ilkokulların açık olmasının salgının yayılmasına etkisi olmadığını göstermektedir.”

“ÇOCUKLARIMIZ İÇİN OKULLARI AÇALIM”

“Okul öncesi eğitim kurumları, ilkokullar, köy ve belde okulları ile özel eğitim ve rehabilitasyon sunan kurumlar Ramazan Bayramı sonrasında ivedilikle eğitime başlamalıdır” diyen Cesuroğlu, son olarak şunları söyledi:

“Türkiye şimdiye kadar pandemi yönetiminde kolaya kaçarak okulları kapalı tutmuştur. Çocuklarımız ve gençlerimizin sağlığı ve geleceği ekonominin devamına kurban edilmiştir.       Salgının başından beri bazı sektörlerin pandemide bulaşmanın en az görüldüğü, en güvenli yerler oldukları için değil, toplumsal hayatın devamı için elzem görüldükleri için açık tutulduklarını görüyoruz. 29 Nisan’da başlayan üç haftalık kapamada dahi 43 sektör ve durum istisna kabul edilerek açık tutuldu. Okulların, özellikle okul öncesi kurumlar ve ilkokulların diğer  yerlere göre çok daha güvenli olmasına rağmen önemli görülmedikleri için açılmalarına öncelik verilmediği kanaatindeyiz. Artık ülke olarak okullarımızı açık kalması gereken, toplum için elzem yerler sınıfına almamız gereklidir. Artık, pandemi kontrolü  için çocuklardan daha fazla  fedakârlık istenmemelidir. Ya çocukların, ailelerin ve öğretmenlerin güvenliği ya da çocukların okula gitmesi gibi sahte bir ikileme düşmemeliyiz. Devletin görevini yapmasını, gerekli tüm önlemleri alarak öncelikle okul öncesi eğitim kurumlarını, ilkokulları, köy ve belde okullarını ve özel eğitim merkezlerini, ikinci olarak ortaokulları, üçüncü olarak liseleri  güvenli olarak açmasını ve açık tutmasını talep ediyoruz. Biz bunu başarabileceğimize gönülden inanıyoruz. Gereken neyse yapalım. Çocuklarımız için, okulları açalım.”

ÖNCEKİ HABER   SONRAKİ HABER
97 yıllık rekabetten önce çıkanlar
 
Formula 1'de sıradaki durak İspanya
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
Plastik atıklar vanilya aromasına dönüştürüldüDünya
Plastik atıklar vanilya aromasına dönüştürüldü
Alzheimer ilacı ilk defa bir insanın üzerinde denendiDünya
Alzheimer ilacı ilk defa bir insanın üzerinde denendi
Safranbolu'dalavanta tarlaları göz kamaştırıyorTürkiye
Safranbolu'dalavanta tarlaları göz kamaştırıyor
El Salvador'daki Bitcoin kasabasıDünya
El Salvador'daki Bitcoin kasabası
Filmlere konu olan lezzet ‘deli bal’Türkiye
Filmlere konu olan lezzet ‘deli bal’
Düştüğü ağaca ev yaptıTürkiye
Düştüğü ağaca ev yaptı
Futbolda yaz transfer dönemi başladıSpor
Futbolda yaz transfer dönemi başladı
Kıraç'tan Milli Takım çıkışıMagazin
Kıraç'tan Milli Takım çıkışı
Adıyamanlı kovboyun 'Vahşi Batı' merakı gelir kapısı olduKültür-Sanat
Adıyamanlı kovboyun 'Vahşi Batı' merakı gelir kapısı oldu
Marmara'da bu kez 'ölümcül gaz' korkusuTürkiye
Marmara'da bu kez 'ölümcül gaz' korkusu
Anayurt Gazetesi
KünyeKünye İletişimİletişim ReklamReklam FacebookFacebook TwitterTwitter RSSRSS Günün HaberleriGünün Haberleri