TYB Başkanı Arıcan’dan dünya liderlerine çağrı: İsrail’in saldırılarını durdurun

TYB Genel Başkanı Prof. Dr. Musa Kazım, “İngilizce, Arapça, Çince, Rusça, İspanyolca ve İbranice dillerine çevrilen çalıştay sonuç bildirisini; Birleşmiş Milletler ve uluslararası insan hakları kuruluşları başta olmak üzere dünya liderlerine bir mektup ekinde göndereceğiz” dedi. 3’te

Türkiye Yazarlar Birliği tarafından düzenlenen Gazze Çalıştayı’nın sonuç bildirisi TYB Genel Başkanı Prof. Dr. Musa Kazım tarafından açıklandı. TYB Genel merkezinde, Genel Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Muhammed Enes Kala ve Dr. Öğr. Üyesi Nuri Salık ile birlikte düzenlediği basın toplantısında konuşan Arıcan, “İşgalci İsrail’in Filistinlilere yönelik ilk saldırıları başlattığında kullanılan silahlar ve sivil halka yönelik katliamları da dikkate alarak, konunun aciliyetini binaen İsrail’i kınama bildirisi hazırlamıştık. Edebiyat dünyasından yazar, şair, akademisyen ve düşünürlerin imzaladığı bu bildiri de; ‘İsrail’in Soykırım Siyaseti Dünyayı Karanlık Bir Sona Sürüklüyor! Gazze’de tarihin en zalim katliamı gerçekleşiyor. Filistin halkı aç, susuz ve elektriksiz bırakılıp üzerlerine fosfor bombaları yağdırılırken emperyalist devletler İsrail’in yanında saf tutup katilleri alkışlıyor. Siyonist teröristler, ‘Artık Filistin’de okullar olmayacak, çünkü çocuk kalmayacak orada’ diye çığlıklar atarken, İsrail uçakları çocuk hastanelerini bombalıyor İfadelerini kullanmıştı” dedi.

İnsanlık ölüyor, dünya izliyor

Gazze'deki durumun korkunç olduğunu ve soykırımın dünya için ahlaki bir çöküş olduğunu belirten Arıcan,  “7 Ekimden bu yana geçen zamanda; İsrail, kadın, çocuk, yaşlı demeden katliam yapmaya devam ediyor. Tarih elbette işgalci, katliamcı İsrail’i insanlığın yüz karası notuyla yazacak ama, yaşanan bu soykırıma göz yuman, destek veren, görmemezlikten gelenleri de yazacak. Ülkemizin yazarları olarak; dünyanın neresinde olursa olsun; ırk, renk, cinsiyet, dil, din, milliyet ayrımı yapılmaksızın herkesin yaşama hakkı ve kişi özgürlüğünün olması gerektiğine inanıyoruz.

Dünya liderlerine mektup yazacağız

Bu anlayışla; Zor günlerinde Filistinli kardeşlerimizin yanında olduğumuzu göstermek, yaşanan olayları müzakere ederek değerlendirilmek amacıyla;  akademisyenler, yazarlar, tarihçiler, gazeteciler ve Ortadoğu üzerine çalışmalar yapan bilim adamlarının katıldığı ‘Gazze Çalıştayı’ düzenledik ve bu çalıştayın sonucunu şimdi sizlerle paylaşacağım. Ayrıca,  İngilizce, Arapça, Çince, Rusça, İspanyolca ve İbranice dillerine çevrilen çalıştay sonuç bildirisini; Birleşmiş Milletler ve uluslararası insan hakları kuruluşları başta olmak üzere dünya liderlerine bir mektup ekinde göndereceğiz. Mektupta; sadece Filistin'de değil bütün Ortadoğu ve dünya için bir tehlike ve tehdit oluşturan İsrail’in saldırılarını biran evvel durdurması için girişimlerde bulunmalarını isteyeceğiz” diye konuştu.

Basın toplantısında “Gazze Çalıştayı” sonuç bildirgesini Doç. Dr. Muhammed Enes Kala açıkladı. Kala, “İsrail’in Gazze’de açıkça bir soykırım suçu işlediği, insan haklarını çiğnediği, uluslararası hukuku ve dünya barışını temin etmek için inşa edilen uluslararası kurumları tanımadığı bir durumla karşı karşıyayız. İsrail, Gazze‘ye karşı toplu cezalandırma yapmakta ve bilinçli şekilde sivilleri hedef almaktadır. Hastaneler bombalanmakta, okullar ve üniversiteler yıkılmakta, gazeteciler, doktorlar, yardım gönüllüleri, avukatlar, öğretmenler, yazarlar ve sanatçılar özel hedef seçilerek öldürülmektedir.

Gazze’de olanlar insan hakları adına büyük bir utançtır.

Bununla birlikte hiçbir beşeri güç İsrail’in saldırılarını engelleyememektedir. ABD ve müttefikleri geçtiğimiz yedi ayda 35.000 sivil ölmesine rağmen İsrail’i açık şekilde desteklemekte ve suçlarına ortak olmaktadır. Hukuk ve uluslararası denetleyici kurumlar bu vahşet karşısında yetersiz kalmaktadır. Gazze’de olanlar insan hakları, demokrasi ve dünya barışı adına büyük bir utançtır. 7 Ekim 2023 sonrasında meydana gelen olayların açık tanıklarıyız. 30 Mart 2024 tarihinde Türkiye Yazarlar Birliği çatısı altında akademisyenler, gazeteciler, sanatçılar, edebiyatçılar, hukukçular ve öğrencilerin katılımıyla bir çalıştay gerçekleştirdik. Türkiye ve dünya kamuoyuna insanlık ve geleceğimiz için bu saldırılar karşısında sessiz ve kayıtsız kalmamaları çağrısında bulunuyoruz” diye konuştu.

Kala, dünya kamuoyuna ve Birleşmiş Milletlerin yapması gerekenlere ilişkin şu önerilerde bulundu:

“Gazze’de olanlar İsrail’in kendini savunmak için giriştiği bir mücadele değildir; aksine yayılmacı bir zihniyetle Gazzelileri sürmek ve orayı işgal etmektir. Bunu yapmak için dünya kamuoyu propaganda ve yalan haberlerle yanıltılmaktadır. Bunu gerçekleştirmek için Filistinliler insan-dışılaştırılırken siyonizmi perdelemek için tüm Yahudi inancı da istismar edilmektedir.        BM Güvenlik Konseyi’nin 25 Mart 2024 tarihli ateşkes tasarısının uygulanması, Gazze soykırımının durdurulması ve Filistin’de tam barışın sağlanması için uluslararası kamuoyunu İsrail’i ve destekleyicilerini ekonomik ve siyasi boykota davet ediyoruz. BM Güvenlik Konseyi’nden uluslararası barışı tehdit eden İsrail’in suçlarına ortak olmamasını, derhal ateşkes sağlamasını ve uluslararası barış gücünü harekete geçirmesini talep ediyoruz. BMGK’nın sorumluluk almaması halinde, Türkiye Yazarlar Birliği olarak, insan haklarına duyarlı ülkelerden müteşekkil bir üst koalisyonun oluşturulması ve bu koalisyonun bir barış gücü tesis ederek harekete geçirilmesi gerektiğini ilan ediyoruz.”

Siyasi alanda yapılması konusunda önerileri de sıralayan Kala, “Filistin meselesine hassasiyet gösteren tüm ülkelerin Gazze’ye ortak askeri yardım gemileri göndermesi konusunda inisiyatif almasını istiyoruz. Hamas’ın terör örgütü olarak gösterilmeye çalışılarak siyaset-dışılaştırılmaya maruz bırakılması ve buna karşı tüm politik değerleri ihlal eden İsrail’in meşru bir politik güç olarak görülmesi, bölgedeki barışı imkansız hale getirmektedir. Hamas, İsrail vahşeti karşısında demokratik siyasete açık olduğunu tüm siyasi tarihi boyunca açıkça göstermiştir. Hamas’ın Gazze ve Filistin halkının meşru temsilcisi olduğu kabul edilmelidir. Filistin Devleti’nin tüm dünya devletleri tarafından tanınması için uluslararası destek grupları oluşturulmalıdır. Çift vatandaşlık taşıyan ve Filistinlilere karşı suç işleyen Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının vatandaşlıktan çıkarılmasını talep ediyoruz” dedi.

Akademi ve eğitim alanında yapılacakları sıralayan Kala, “Türkiye’deki ve yurt dışındaki akademik literatüre hâkim olan Siyonist dilin terk edilmesi için ortak bilinç güçlendirilmelidir. Üniversitelerde Filistin meselesine dair farkındalığı artırmak için seçmeli dersler konulmasını, Filistin konusunda yapılan lisansüstü çalışmaların özellikle teşvik edilmesini, YÖK’ün, İsrail’e karşı akademik boykot başlatmasını ve İsrail üniversiteleriyle yapılan iş birliklerinin askıya alınmasını talep ediyoruz” diye konuştu.

Kala medya alanında yapılacaklara ilişkin ise başta konuyu gündemden düşürmemek olarak şu taleplerde bulundu:

“7 Ekim’den sonra 136 gazeteci İsrail tarafından bilinçli olarak öldürülmüştür. Bu durum, basın dokunulmazlığı ilkesinin ihlal edildiği anlamına gelmektedir. Öldürmek suretiyle susturulmak istenen basına karşı işlenen suç, dünya kamuoyunu sağlıklı şekilde bilgilendirme görevine sahip olan tüm basın ordusu tarafından dünyanın her tarafında güçlü şekilde protesto edilmelidir.  Medya terminolojisi Siyonist etkiden ve asimetrik anlamlardan mutlak surette arındırılmalı, Siyonizmin ırkçılığın ve ayrımcılığın bir türevi olduğu öne çıkarılarak vurgulanmalıdır. Gazze’de şehit olanlara ölüm istatistiği yaparak değil herbirinin hayatları, geleceğe dair hayalleri, hikayeleri, aileleri ve dostları ile anıları, mutlu olmayı hak ve hayal ederken İsrail ordusu tarafından nasıl öldürüldükleri habere ve belgesele dönüştürülmelidir. Müslümanların anti-semitik olmadıkları; bunun bir batı kamoyu meselesi olduğu; Müslüman dünyadaki tepkinin İsrail’in vahşetine karşı insani ve medeni bir duruş olduğu anlatılmalıdır. Kullanılan dilin olup biteni hatalı ifade etmemesi önemlidir. İsrail saldırılarını bir Müslüman-Yahudi çatışması şeklinde göstermek Siyonist bir propagandadır. Bu nedenle hangi inanç, mezhep veya ideoloji olursa olsun İsrail’in soykırım hamlesi karşısında Gazze dostluğu göz ardı edilmemelidir. Türkiye’de başlatılan ve uluslararası kamuoyunda hızla yayılan sahte haberlere karşı dikkatli olunmalı, bölgede güçlü bir Türkiye imajının söz konusu haberlerle zayıflatıldığı konusu dikkatlerden kaçırılmamalıdır.”

12 May 2024 - 14:48 - Gündem



göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Anayurt Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Anayurt Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Anayurt Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Anayurt Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.