Erdoğan: Seferberlik anlayışıyla çalışarak 650 bin konutun dönüşümünü 5 yılda tamamlayacağız

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Tam bir seferberlik anlayışıyla çalışarak 650 bin konutun dönüşümünü, inşallah 5 yıl gibi kısa süre içinde tamamlayacağız" dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Emperyalistlerin uzantıları, vesayetçilere ve darbecilere eyvallah etmediğimiz için önümüze tuzak üzerine tuzak kuruldu. 'One minute' diyerek masumlara uygulanan zulme karşı koyduğumuz tavır için ayrımcılığa maruz kaldık." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, partisinin Sultanbeyli Kent Meydanı'nda düzenlediği mitingde yaptığı konuşmada, bugün ebediyete irtihal eden kıymetli dava arkadaşları, AK Parti AR-GE ve Eğitim Başkan Yardımcısı Osman Karaaslan'a Allah'tan rahmet niyaz etti.

Genç yaşta kaybettikleri Karaaslan'ın partide farklı görevlerde bulunduğunu, davalarına samimiyetle hizmet ettiğini anlatan Erdoğan, Allah'tan Karaaslan'ı cennetiyle ve cemaliyle müşerref eylemesini dileyip, ailesine, sevenlerine ve camialarına başsağlığı dileğinde bulundu.

Katılımcıların, artık sonuna doğru yaklaşılan Ramazan-ı Şerifi'ni tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Allah'tan kendilerini ramazana ulaştırdığı gibi sağlıkla, huzurla ve esenlikle bayrama da eriştirmesini diledi.

Erdoğan, geçen yıl yapılan 14-28 Mayıs'taki seçimlerde, Sultanbeyli'nin Cumhur İttifakı'na milletvekilliğinde yüzde 64 ve Cumhurbaşkanlığında yüzde 67 oy oranıyla destek verdiğini aktararak, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ahde vefanız ve kadirşinaslığınız için sizlere teşekkür ediyorum. Sultanbeyli'yle bizim aramızdaki gönül bağı çok eskidir hem de çok derindir. İstanbul'un yaşadığı çarpık şehirleşme sürecinin en ağır sonuçlarının görüldüğü yerlerden biri de Sultanbeyli'ydi. Anadolu'nun dört bir yanından yeni bir hayat kurmak için buraya gelen insanlarımız hep sahipsiz bırakıldı. Bu ilçemiz, bir dönem ülkemizdeki hak ve özgürlük gasplarının adeta sembol yeri haline getirildi. İnsanlarının sırf inançlarından, kıyafetlerinden, geleneklerinden dolayı taciz edildiği Sultanbeyli, vakur duruşuyla bu badireleri geride bıraktı. Bugün Sultanbeyli, İstanbul'un yıldızı parlayan ilçelerinden biri olarak, kendini istiskal edenlere adeta nazire yapıyor."

"Mazlumlara her türlü yardımı yaptığımız için mimlendik"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ilçe belediyesinin hayata geçirdiği projeler, yaptığı eser ve hizmetlerle Sultanbeyli'yi her geçen gün daha da güzelleştirdiğine dikkati çekerek, şunları kaydetti:

"Bizim hikayemiz de Sultanbeyli'nin durumuyla farklı değil. Emperyalistlerin uzantıları, vesayetçilere ve darbecilere eyvallah etmediğimiz için önümüze tuzak üzerine tuzak kuruldu. 'One minute' diyerek masumlara uygulanan zulme karşı koyduğumuz tavır için ayrımcılığa maruz kaldık. 'Dünya beşten büyüktür' diyerek, küresel yönetim ve güvenlik sisteminin çarpıklıklarına itiraz ettiğimiz için ambargolara uğradık. PKK, FETÖ ve DEAŞ terör örgütlerini üzerimize saranlara teslim olmadığımız için pek çok acıyla sınandık. Gazze'de yapılan katliama en üst perdeden itiraz ettiğimiz, mazlumlara her türlü yardımı yaptığımız için mimlendik. Hamdolsun önce Allah'ın yardımı, sonra da Sultanbeyli'den, İstanbul'dan, milletimizden aldığımız güçle hepsinin üstesinden geldik, geliyoruz."

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul'da 30 yıl önce başlattıkları yerel yönetim hamlesinin 5 yıldır durduğunu ve ibrenin tersine döndüğünü belirterek, "Lazım olduklarında, hava bozuk olduğunda ya tatilde ya cumhurbaşkanı yardımcılığı peşinde ya büyükelçilerle Sarıyer'de balıkta...Bu şehrin sorunlarını bunlar çözebilir mi?" dedi.

Erdoğan, partisinin Sultanbeyli Kent Meydanı'nda düzenlediği mitingde yaptığı konuşmada, Türkiye Yüzyılı ile yeni bir döneme hazırlandıklarını, Türkiye Yüzyılı'nın aynı zamanda belediyecilik hizmetlerinde yapacakları tarihi atılımlarla şehirlerin de yüz yılı olacağını söyledi.

"İstanbul kendine ortak kabul etmez"

Mitinge katılanlara "Buna hazır mıyız?", "Pazar gününe kadar buna hazır mıyız?", "Pazar günü sandıkları patlatacak mıyız?" diye soran Erdoğan'a vatandaşlar, "Evet" yanıtını verdi. Bunun üzerine Erdoğan, "Ben Sultanbeyli'den gümbür gümbür bir sesin geleceğine inanıyorum." ifadelerini kullandı.

Erdoğan, şöyle devam etti:

"İstanbul'da 30 yıl önce başlattığımız yerel yönetim hamlesi, maalesef son 5 yıldır durmuş, hatta ibre tersine dönmüştür. Şehri yönetmesi gerekenler İstanbul'dan başka her işle uğraştıkları için bırakınız yeni projeyi, devraldıkları yatırımları bile sürdürememişlerdir. İşte şu anda İstanbul'u yöneten büyükşehir belediye başkanının acaba Sultanbeyli'ye en ufak bir yatırımı oldu mu? Büyükşehir belediyesinden ne diyor, 'Tam ileri.' Ne tam ileri ya, sen tam gaz geri gidiyorsun. Sultanbeyli'yi bir defa hiçbir zaman kalkıp da sahiplenmedin ki. Ulaşımıyla, çevresiyle, depreme hazırlığıyla, sosyal belediyeciliğiyle İstanbul içler acısı bir hale gelmiştir. Lazım olduklarında, hava bozuk olduğunda ya tatilde ya cumhurbaşkanı yardımcılığı peşinde ya büyükelçilerle Sarıyer'de balıkta... Bu şehrin sorunlarını bunlar çözebilir mi? İstanbul'un yönetimi yarı zamanlı mesaiyle olacak bir iş değildir. İstanbul kendine ortak kabul etmez. Ya İstanbul'a hizmet ediyorsunuz ya da bu şehri ihmal ediyorsunuz ya İstanbul'a aşkla, tutkuyla bağlısınız ya da gönlünüzde başka hesaplar var. Bu şehir hiç kimsenin şahsi ihtiraslarının aracı, atlama taşı, basamağı, oyuncağı, finans kaynağı haline getirilemez."

"İstanbul'un birinci önceliği depreme hazırlıktır"

Eyüp Sultan hazretlerinin uğruna surların dibinde can verdiği İstanbul'a böyle bir zulüm yapılmasına rıza gösteremeyeceklerini, Fatih Sultan Mehmet'in emaneti İstanbul'un bu hale düşürülmesine vicdanlarının el vermeyeceğini dile getiren Erdoğan, kentte yaşayan 16 milyon insanın vebali üzerlerindeyken yaşananlara seyirci kalamayacaklarını vurguladı.

Erdoğan, vatandaşlara, "Bunun için ne diyoruz, 'Yeniden İstanbul.' diyoruz. Ne diyoruz bunun için, 'Sadece İstanbul.' diyoruz." şeklinde seslendi.

İstanbul'un beklentisi ve ihtiyacının çok olduğunu ama bazı hayati öncelikleri olduğunu da anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

"İstanbul'un birinci önceliği depreme hazırlıktır. Son dönemde bu konuda herhangi bir çaba, gayret, proje, icraat gördünüz mü? Hayır. Çünkü depreme hazırlık için kullanılması gereken kaynaklar bavul bavul, ne oldu? Dolar. Ne oldu? Avro ve bunlar bir yere götürülüyor. Peki nereye götürülüyor? Depreme hazırlık için sarf edilmesi gereken vakit, delege avlarında, DEM'le pazarlıkta. Bu DEM'i biliyorsunuz değil mi? Bizim Rize'nin çay demi değil, kazanma değil, kaybettirme hırsıyla hareket edenleri yemlemekte harcanıyor. Sanki İstanbul böyle bir tehditle karşı karşıya değilmiş gibi hareket etmekle bu tehlike ortadan kalkmıyor."

"Depreme dayanıksız yapıların hepsini dönüştüreceğiz"

Miting alanına gelirken emniyete ne kadar katılım olduğunu sorduğunu ve cuma günü olmasına rağmen 40 bin kişi bulunduğunu öğrendiğini anlatan Erdoğan, "Maşallah, böyle bir cuma gününde 40 bin kardeşimle Sultanbeyli'de buluşmak bizim için hakikaten vefadır." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bilim insanlarının her gün "İstanbul'u depreme hazırlayın." diye ikaz ettiğini, bu sebeple kendilerinin İstanbul'da afet bölgelerindeki gayretli çalışmalarıyla milletin takdirini toplayan Murat Kurum'u büyükşehir adayı olarak belirlediklerini aktardı.

İstanbul'a 5 yıl büyükşehir belediye başkanı olarak hizmet ettiğini hatırlatan Erdoğan, "Sonra beni nereye gönderdiniz? Başbakanlığa gönderdiniz, sonra Cumhurbaşkanlığı ve dediniz ki, 'İstanbul emin ellere teslim.' Ve bunu yaptık mı? Şimdi de emin eller, Allah'ın izniyle Murat Kurum kardeşimle ve tüm ilçe belediyeleriyle gerçekleşecek. Önümüzdeki 5 yılda İstanbul'daki depreme dayanıksız yapıların hepsini inşallah dönüştüreceğiz. Tam bir seferberlik anlayışıyla 650 bin konutun dönüşümünü inşallah 5 yıl gibi kısa süre içinde tamamlayacaktır." değerlendirmesinde bulundu.

İstanbul trafiği

İstanbul'un ikinci gündeminin artık hayatı çekilmez bir hale getiren trafik olduğuna değinen Erdoğan, şunları söyledi:

"Ya şuraya doğru dürüst otobüs geliyor mu? Devamlı otobüsler ya yanıyor, buradaki ulaşım ne yazık ki yapılmıyor. Şimdi bütün bunlara karşı inşallah otobüslerimiz, metrobüsler olarak, otobüsler olarak, Sultanbeyli yeni bir döneme geçecek. Mevcut yönetim bizden devraldığı metro hatlarını bile yapamadığı, trafiği rahatlatacak başka projeler de geliştiremediği için şehir adeta kilitlendi. Ya bu öyle bir belediye başkanı ki şurada, Sancaktepe'de metro ile ilgili açılış yaptık. Orayı geldi, toprakla doldurdu. Ya sen nasıl bir belediye başkanısın? Nasıl bunu doldurursunuz? Bunu biliyorsunuz değil mi? Daha ne diyor bir de 'Akıllı belediyecilik, tam ileri.' Nasıl bir tam ileri? Sabah işe gitmek, akşam işten eve dönmek, bir yerden bir yere seyahat etmek, kayak yapmak, İstanbul sizin bu zevkinizi çekmeye layık mı? Ve İstanbul tam bir çile şehri haline geldi. Çekmeköy-Sancaktepe-Sultanbeyli metro hattının durak sayılarını yarıya düşürerek, sırf açmış olmak için ne yaptılar açtılar. Sultanbeyli'ye kadar ilerlemedikleri gibi uyduruk sebeplerle hastane önünden geçecek durakları iptal ettiler. Yani bizim dönemimizde başlayan diğer birçok proje gibi metro hattını da ellerine, yüzlerine ne yazık ki bulaştırdılar, beceriksizliklerinden. Hafriyat alanına çevirdikleri metro duraklarını saymıyorum."

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Şehir halkına hizmet için tahsis edilen kaynakları yağmalayıp başka amaçlar için deste deste savurmak bu şehri üzer. İstanbul'u üzmemek gerekir. Her semtini sevmeye bir ömür vakfedilen İstanbul'u işporta pazarına düşürmek bu şehre ihanettir." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, partisinin Sultanbeyli Kent Meydanı'nda düzenlediği mitingde yaptığı konuşmada, İBB Başkan adayı Murat Kurum ve Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile işbirliğinde İstanbul'un raylı sistem uzunluğunu 1000 kilometreye çıkaracaklarını söyledi.

Ayrıca Boğaz'ın altına yapacakları yeni tünelle, iki yaka arasındaki raylı sistem geçişlerini bir araya toparlayacaklarını kaydeden Erdoğan, İstanbul'un bir başka gündeminin de, engellisiyle, çocuğuyla, kadınıyla, yaşlısıyla, yoksuluyla bu şehrin dezavantajlı kesimlerinin sahipsiz kalması olduğunu dile getirdi.

Erdoğan, "Biz Murat Kurum kardeşimle merkezi idarede yaptığımız gibi, büyükşehirde de kimsesizlerin kimsesi olacak bir yönetim anlayışını hakim kılacağız." dedi.

İstanbul'un diğer bir önemli ihtiyacının tarihi, kültürel ve insani zenginliğine uygun vizyonla çalışılması olduğunu dile getiren Erdoğan, "Haliç'i biz temizledik. Ayasofya'yı ibadete açtık. İstanbul Havalimanı'nı faaliyete geçirerek, Çamlıca Kulesi'ni ve Camii'ni yaparak, her iki tarafta pek çok abide eseri şehre kazandırarak bunun ilk adımlarını attık." diye konuştu.

Alandakilere "Durmak yok. Yaparsa..." diye seslenen Erdoğan, vatandaşların "AK Parti yapar" diye karşılık vermesi üzerine "Yaptık mı? Gene yapacağız." ifadelerini kullandı.

"Önümüzdeki dönemde İstanbul yeniden kendine değer katan böyle bir idareye kavuşacaktır"

Erdoğan, "Biz böyle şu andaki belediye başkanıyla değil, Cumhurbaşkanınız olarak tüm bakan arkadaşlarımla, hep beraber bu adımları attık, atıyoruz ve atacağız. İnşallah önümüzdeki dönemde İstanbul yeniden kendine değer katan böyle bir idareye kavuşacaktır." diye konuştu.

İstanbul'dan uzak tutulması gerekenler olduğunu vurgulayan Erdoğan, yönetimi üzerinde yapılacak her türlü kirli pazarlığın bu şehri kirlettiğini söyledi.

İstanbul'u kirli pazarlıklardan uzak tutmak gerektiğini kaydeden Erdoğan, şunları söyledi:

"Şehir halkına hizmet için tahsis edilen kaynakları yağmalayıp başka amaçlar için deste deste savurmak bu şehri üzer. İstanbul'u üzmemek gerekir. Her semtini sevmeye bir ömür vakfedilen İstanbul'u işporta pazarına düşürmek bu şehre ihanettir. İstanbul'a bu kötülüğü yapmamak gerekir. Bu örnekleri daha olabildiğince çoğaltabiliriz. Siz hepsini ve daha fazlasını zaten biliyorsunuz. Biz İstanbul'un geriye saran eser ve hizmet filmini 2019'da kaldığı yerden tekrar başlatma yanında, şehri bu cendereden çıkarmaya da talibiz. Artık bu şehirde belediyecilik sosyal medyada değil, bizzat hayatın içinde yapılacak. Artık bu şehrin insanları ihtiyaç duyduklarında, belediye başkanlarının nerede olduğunu merak etmeyecekler. İşinin başında olduğunu bilecekler."

"CHP'ye seçim kazandırmaya çalışanların söylemlerine itibar etmeyeceğiz"

"Siztem İstanbul" yaklaşımıyla şehrin tüm meselelerinin birbirlerini tamamlayıcı bir anlayışla çözüleceğini kaydeden Erdoğan, tüm bunları ve daha fazlasını 1 Nisan itibarıyla hemen hayata geçirmeye başlayacaklarını belirtti.

Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bunun için sizlerden 31 Mart'ta sandıkları sıkı tutmanızı, en küçük bir kayıp kaçağa meydan vermemenizi istiyorum. Buradan öyle bir ses vermenizi bekliyorum ki karşı kıyıdan bile duyulsun. Hazır mıyız? Sultanbeyli, yoldaşım, gönüldaşım, dava arkadaşım Sultanbeyli, 31 Mart'ta Türkiye Yüzyılı şehirleri için hazır mıyız? 31 Mart'ta Türkiye Yüzyılı şehirleri için kararlı mıyız? 31 Mart'ta gerçek belediyeciliği tercih ediyor muyuz? Bunun için seçim gününe kadar kapı kapı dolaşmaya var mıyız? Hanımlar, var mıyız? Gençler, var mıyız? Sultanbeyli ile birlikte İstanbul haritasının tamamını Cumhur İttifakı'nın renkleriyle boyamaya var mıyız? Rabb'im hepinizden razı olsun."

Bunun için kalan 1,5 günün çok ama çok iyi değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti:

"Henüz kararını verememiş eşimiz, dostumuz, arkadaşımız varsa hepsine tek tek ulaşacağız. Bu seçimlerin önemini anlatacak, İstanbul'un bir 5 sene daha kaybetmeye tahammülünün olmadığını söyleyeceğiz. Kırgınlık varsa giderecek, yanlış anlaşılma varsa düzelteceğiz. Bir dönem bizim yanımızda oldukları halde şimdi sadece AK Parti'ye ve Cumhur İttifakı'na kaybettirerek, CHP'ye seçim kazandırmaya çalışanların söylemlerine itibar etmeyeceğiz. Hiçbir iddiası, elle tutulur hiçbir projesi olmayanlarla oyumuzu ziyan etmeyeceğiz. Basiret ve aklıselimle hareket ederek 31 Mart seçimlerinde inşallah şehrimiz ve ilçemiz için en hayırlı kararı vereceğiz. Ben Sultanbeylili kardeşlerime inanıyorum, güveniyorum. 31 Mart seçimlerinin şehrimize ve ülkemize şimdiden hayırlı olmasını diliyorum."

Geçen 2 ayda 52 il ziyareti yaparak vatandaşlarla kucaklaştıklarını ve hasbihal ettiklerini dile getiren Erdoğan, aslında bu seçim dönemi az bile ziyaret yaptıklarını dile getirdi.

Çoğu zaman bu sayının 60'ı, 65'i bulduğunu ifade eden Erdoğan, "Bazıları bizim mahalli seçimler için niçin bu kadar koşturduğumuzu, çalıştığımızı, didindiğimizi merak ediyor. Biz ister genel seçim, ister mahalli seçim, ister halk oylaması olsun tüm seçimlere milletimizle ruberu, yüz yüze bir araya gelme fırsatı olarak bakıyoruz." diye konuştu.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Türkiye'de Başbakanlığımız ve Cumhurbaşkanlığımız döneminde bizim kadar çok il gezisi yapan, program gerçekleştiren siyasetçi bulamazsınız. Çünkü bizim gıdamız, beslenme ve motivasyon kaynağımız milletimizin sevgisi, coşkusu, kalpten kopup gelen duasıdır." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, partisinin Sultanbeyli Kent Meydanı'nda düzenlediği mitingdeki konuşmasında, dün Bursa mitinginde 85 bin, Kocaeli'de ise 90 bin kişinin olduğunu söyledi.

Bu millete aşık olduğunu belirten Erdoğan, "Seçim dönemlerinin dışında da toplu açılış ve benzeri programlarla aynı şekilde milletimizle hasret gideriyoruz. Türkiye'de Başbakanlığımız ve Cumhurbaşkanlığımız döneminde bizim kadar çok il gezisi yapan, program gerçekleştiren siyasetçi bulamazsınız. Çünkü bizim gıdamız, beslenme ve motivasyon kaynağımız milletimizin sevgisi, coşkusu, kalpten kopup gelen duasıdır." ifadelerini kullandı.

"Biz milletimize gitmekle yorulmuyoruz tam tersine adeta şarj oluyoruz"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, halksız halkçılık, insansız hümanistlik, yeşilsiz çevrecilik peşinde koşanların, milletle aralarındaki bu deruni muhabbeti anlayamadığını kaydederek, "Biz milletimize gitmekle yorulmuyoruz tam tersine adeta şarj oluyoruz. Şehre ayak bastığımız andan itibaren ayrıldığımız vakte kadar yolda, parkta, evinin balkonunda, iş yerinin önünde, miting meydanında gördüğümüz her vatandaşımızla aramızda bir gönül köprüsü kurulur. Tek dünya kelamını etmesek de biz o gönül köprüsü vasıtasıyla insanımızın derdini anlarız, sevincine de ortak oluruz, heyecanını paylaşırız." diye konuştu.

Tüm mitinglerinde açık yüreklilikle ifade ettiği bir hususu tekrarlamak istediğini belirten Erdoğan, tüm dünya gibi kendilerinin de sorunu olan enflasyonun yol açtığı sıkıntıların farkında olduklarını dile getirdi.

"Komşumuz hangi ilçe?" sorusunu yönelten Erdoğan, "Sancaktepe." cevabı üzerine, "Sultanbeyli, Sancaktepe'yle el ele çalışmaya var mıyız?" diye sordu. Mitingdekilerin "Evet." demesi üzerine Erdoğan, "Çünkü, Sancaktepe'yi kaybedemeyiz. Orayı da alacağız. Tamam. Aynen yola beraber devam edeceğiz." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kamu bankalarının emeklilere yönelik promosyon ödemeleriyle ilgili, "Özellikle, dünden itibaren kamu bankalarımız başvuran emeklilerimizin yeni banka promosyonunu biliyorsunuz, ödüyor. Sizler de 2 Nisan'dan itibaren bunu alma imkanına sahipsiniz ve bu emeklilerimiz için önemli bir kaynak olacak." diye konuştu.

"Çöp, çukur, çamur... Bu ne demek, CHP"

Mitingde, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşması sırasında, "Türkiye Yüzyılı şehirleri için gerçek belediyecilik" başlıklı video gösterildi.

Ümraniye'de, 28 Nisan 1993'te meydana gelen çöp patlamasına dair görüntülerin gösterildiği esnada Erdoğan, "Pisliği görüyorsunuz değil mi? Bunun adı ne biliyor musunuz? Çöp, çukur, çamur... Bu ne demek, CHP." şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, belediye başkanı seçildiği zamana dair görüntülerin gösterildiği sırada miting alanındakilere, "Sancaktepe'yi unutmuyorsunuz. Tamam." diye de seslendi.

İstanbul'da hayata geçirilen projelerin gösterildiği esnada Erdoğan, "Marmaray'ı kim yaptı? Avrasya Tüneli'ni kim yaptı? Peki bu beyler ne yaptı?" ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kentteki toplu taşıma ve trafikle ilgili görüntülerin gösterildiği sırada ise "Tam yol ileri.' diyor ya tam gaz geri." dedi.

Videonun ardından konuşan Erdoğan, "Allah'ın izniyle biz bunlara çok daha fazlasını ekleyeceğiz. Cumhurbaşkanınız olarak ben grup yönetimiyle birlikte hızla İstanbul'umuza çok daha büyük hizmetleri inşallah gerçekleştireceğiz. Hiç endişeniz olmasın. Biz belediye başkanlığımızda bu sınavı verdik. Başbakanlığımızda bu sınavı verdik. Cumhurbaşkanlığımızda 2014'ten bu yana yine bu sınavı verdik, veriyoruz. Bizim şu anda tecrübemiz bu iş için zaten yeterli. Hiçbir zaman biz aşk ile çalıştığımız ülkemizde geri dönüş olmayacak." değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sultanbeyli'nin 31 Mart'ta yine rekor oy oranlarıyla eser ve hizmet yolculuğunun en başında yer alacağına inandığını ifade etti.

"Bu iş, beceri, kabiliyet işidir"

Büyükşehirde Murat Kurum'u, Sultanbeyli'de Ali Tombaş'ı vatandaşlara emanet ettiğini söyleyen Erdoğan, şöyle devam etti:

"Şimdi kardeşlerimi sizlere emanet ederken diyorum ki Allah razı olsun. Büyükşehirde de Sultanbeyli'de de emanetimi kabullendiniz mi? Fakat pazar gününe kadar durmak yok, durmak yok, durmak yok. İnşallah pazar akşamı Ankara'dan Sultanbeyli'nin durumunu takip edeceğim. Bu sonradan hani ortaya çıkanlar falan var, biliyorsunuz. Bunlara asla yüz vermiyoruz değil mi? Çünkü bu iş beceri işidir, bu iş kabiliyet işidir. Biz Murat Kurum'u bir kenardan bulup da getirmedik. Önce bakanlıkları var mı? Bakanlıklarının dışında bu süreç içerisinde adımları var mı? Dolayısıyla diğerlerinin kabiliyeti ne? Onlar kayağa gitsin, başka işleri yok."

Konuşmasının ardından AK Parti'nin Sultanbeyli Belediye Başkan adayı Ali Tombaş'ı sahneye çağırıp katılımcılara takdim eden Erdoğan, "Ali Tombaş, inşallah Sultanbeyli'nin kaptanı olacak." dedi.

Miting alanında Cumhur İttifakı'nın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Murat Kurum, Sultanbeyli Belediye Başkanı Hüseyin Keskin, AK Parti Sultanbeyli İlçe Başkanvekili Ayhan Uşdi, Sultanbeyli Belediye Başkan adayı Ali Tombaş da birer konuşma yaptı.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun ve AK Parti İstanbul İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe de mitingde yer aldı.

29 Mar 2024 - 16:45 İstanbul- Siyaset



göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Anayurt Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Anayurt Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Anayurt Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Anayurt Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.