Kadınlar tüketim kültürünün tuzağına düşmemeli

‘8 Mart Emekçi Kadınlar Günü’ için Tüketici Hakları Derneği Genel Merkez Yönetim Kurulu Adına kadın Genel Başkan Yardımcıları Fatma Baykaldı, Görgül Güner, Semiha Ayhan ve Hediye Dogan Yıldırım açıklamalarda bulundu. Açıklamada kadınların iş piyasasına katılımları ve tüketici kimlikleri ön plana çıkarılırken tüm kadınları tüketici derneklerine katılmaya davet ettiler.

Halil Yatar
Halil Yatar Tüm Haberleri

‘8 Mart Emekçi Kadınlar Günü’ için Tüketici Hakları Derneği Genel Merkez Yönetim Kurulu Adına kadın genel başkan yardımcıları Fatma Baykaldı, Görgül Güner, Semiha Ayhan ve Hediye Dogan Yıldırım açıklamalarda bulundu. Açıklamada kadınların iş piyasasına katılımları ve tüketici kimlikleri ön plana çıkarılırken tüm kadınları tüketici derneklerine katılmaya davet ettiler.

8 Mart Emekçi Kadınları günü, eşitlik, adalet ve toplumsal rollerindeki değişimleri adına farkındalık oluşturmaları için tarihi bir gün olduğuna değinilen açıklamada “8 Mart Emekçi Kadınların sosyal, ekonomik, siyasi ve kültürel hakları için sembol haline gelmiştir. Bugün dünya emekçi kadınlar günü vesilesi ile kadının üretimdeki yerine ve bilinçli kadın tüketiciler ve tüketici hakları bağlamında bazı tespitleri sunmak istiyoruz. Kadınların sosyo-kültürel ve ekonomik hayatın içinde olması, toplumların gelişmesinde en önemli faktörlerden biri olarak kabul edilmektedir. Bu açıdan bakıldığında ve dünya nüfusunun yaklaşık yarısını kadınların oluşturulduğu düşünüldüğünde, kadınlar ekonomik kalkınmada ve üretimdeki bu rolleri yadsınamaz, vazgeçilemez ve dikkate alınmak zorundadır.  Bugün kadın ve kalkınma konusu; kadının daha üretken olması, emeğini daha etkin kullanmasının yanı sıra, erkeklerle eşit bir biçimde kalkınma sürecine katılabilmesi biçiminde değerlendirilmelidir. Bu bağlamda, kadınların pozitif ayrımcılığa ihtiyacı olmamalı, eşit şartlarda hem üretime hem iş hayatına hem de sosyal hayata katılmalıdır. Kadın ürettiğinde başarı gelecektir ve ekonomi kadın- erkek katılımıyla çift kanatlı olacaktır. Kadınların kalkınma ve üretimdeki güçlerini en etkin şekilde kullanması, güçlü kadın hakları boyutunu son derece önemsiyoruz. Kadının güçlenmesi, İşgücüne katılımı, üretim sürecindeki rolü, modern kurumlara ulaşabilme yolları, kendi emeği ve gündelik yaşam üzerindeki denetim gücünü artırması ile mümkündür” ifadelerine yer verildi.

Kadınların üretime iş piyasasına olan katılım hakkı ne kadar gerekli ise, tüketim boyutunda da kadın tüketici olarak rolleri ve görevleri son derece önemli olduğunu belirterek, “Kadınlar aile içerisinde, çocukların bakımı, evin temizliği ve dolayısıyla tüm bu uğraşlardan doğan ihtiyaçların giderilmesinin sorumlusudur. Bu mecburiyet kadınları özel alana sıkıştırmakta ve tüketimin de “tüketen” olarak nesnesi haline dönüşmesine yol açmaktadır. Modern toplumun kültürel özelliklerinin yanında tüketim kültürü de bireylere yeni davranışları getirmektedir. Kadınlara yönelik pazarlama stratejilerine bir başka yönüyle bakıldığında genellikle ev işleri ve aile içi rollerle ön plana çıkartılmaktadır. Yapılan reklamlarla tüketim alışkanlıkları, cinsiyet rolleri, sosyal normlar ve pazarlama stratejileri gibi etkenler, kadınların tüketim davranışlarını etkiler ve bu da onların yaşam tarzlarını ve deneyimlerini şekillendirmektedir. Ayrıca, kadınların tüketim alışkanlıklarını etkilemek için belirli giyim tarzları moda ile ilişkilendirilerek Kadınları zarif, şık ve güzel giyinmeleri önerilir. Moda dergileri, defileler, markalar ve sosyal medya platformları ile birlikte kadınların sürekli olarak yeni kıyafetler satın almasına yani sürekli tüketmesine yönlendirmektedir. Bu değişimle hedeflenen kadının güçlülüğü değil, markalarının, kadın tüketiciler arasında güçlü bir etki yaratarak, gerçek bir toplumsal değişim yerine sadece marka imajını iyileştirmek ve bu markaların tüketilmesine yönlendirmeyi amaçlamışlardır.  Kadınlara Tüketim kültürün tuzağın düşmemelerini ve tüketimin amaç değil araç olduğunu hatırlatmak isteriz” denildi.

Kadınların üretimdeki güçlerinin ekonomik kalkınmadaki önemli rolüne ve eşitlik ilkeleri çerçevesinde kadın hakları savunmasına yürekten inandıklarını belirterek, “Kadınların üretimden gelen gücü yanında, tüketimden gelen gücünün farkındalığının oluşması için çalımlarımızı kadınlarla birlikte güçlendireceğiz. Kadınların tüketim kültürünün tuzağına düşmeden bilinçli şeklide yürütülmesi ile doğamızı, çevremizi koruyarak etkin ve kaynak israfını önleyici kadın-erkek güç birliği için çalışamaya devam edeceğiz. Kadınlara tüketici hakları hakkında bilgi sunmaya ve karşılaşılan sorunlarda çözüm üretmeye her zaman hazırız” açıklamasında bulundular.

07 Mar 2024 - 15:15 - Gündem

Mahreç  Halil Yatar



göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Anayurt Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Anayurt Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Anayurt Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Anayurt Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.