Ekonomide toplumsal destek önemli

Ufuk Söylemez, “Türkiye’de ekonomik sorunların aşılabilmesi için yapılması gerekenler belli. Bir istikrar programının IMF ile ya da IMF’siz hayata geçmesinin en önemli kriteri yerel seçimlerde alınabilecek toplumsal destek kriteridir” dedi.

Fatih  Erboz
Fatih Erboz Tüm Haberleri

Türkiye’nin ekonomik sorunlarını aşmasının en önemli unsurlarından biri olarak içinden geçtiğimiz süreçte toplumsal destek ile alınmış kararlar olduğu görüşü ağır basıyor. Ekonomiden sorumlu Devlet eski Bakanı Ufuk Söylemez, iktidarın IMF ile IMF’den ayrı bir istikrar programını uygulamasının seçimden çıkacak toplumsal destek ile doğru orantılı olacağını belirterek, “Türkiye’de ekonomik sorunların aşılabilmesi yapılması gerekenler belli. Bir istikrar programının IMF ile ya da IMF’siz hayata geçmesinin en önemli kriteri yerel seçimlerde alınabilecek toplumsal destek kriteridir. Yerel seçimleri kaybetmiş bir iktidarın ekonomide kemer sıkma politikası uygulaması kolay olmayacaktır. Öte yandan son günlerdeki bölgesel ve küresel gelişmelere de iktidarın ayrıca dikkat etmesi gerekir. Özellikle Karadeniz’de tehlikeli sularda yüzmemek büyük önem taşıyor” dedi.

Türkiye’nin kısa bir süre sonra yerel seçim sürecinden geçeceğini belirten Söylemez, şunları söyledi: “ Seçim öncesi ekonomik durum ortada. Avrupa’nın en yüksek, dünyada ise beşinci yüksek enflasyon Türkiye’de. İşsizlik, ciddi yolsuzluk iddiaları ve yine ağır yoksulluk ortamı seçimlerin kaderini belirleyecek. Seçimlerde alınacak sonuçları bu kriterler yakından etkileyecektir. AK Parti iktidarı içinden geçtiğimiz süreçte toplumsal sorunlara çözüm bulmakta yeterince etkili olamıyor. Dolayasıyla büyükşehirlerde kaybedilecek seçimler sonrasında AK Parti iktidarının ekonomide ciddi bir istikrar programı uygulaması kolay değil. Bunun temel nedeni toplumsal meşruiyetin ortadan kalkmış olmasıdır. İktidar eğer yerel seçimleri kaybederse bir anlamda güvenoyu olamamış olacak. Toplumsal anlamda güvenoyu gücünü kaybetmiş iktidarın IMF ile ya da IMF’siz ekonomik tabirle söylersek kemer sıkma politikasını hayata geçirmesi çok zordur. Seçim sonuçları bu anlamda büyük önem taşıyor. Halktan güven almamış bir iktidarın ekonomiyi rayına oturtmak için gerekli olabilecek önlemleri hayata geçirmesi, kemer sıkma politikası uygulaması kolay olmaz. Öncelikle Türkiye’nin en yakın dönemde temel konularından biri bu olacaktır.”

AK Parti iktidarının her şeye rağmen tam anlamıyla ekonomik istikrarı sağlayabilecek uygulamaları hayata geçirmekte ikilem yaşadığının seçim öncesinden anlaşıldığına dikkat çeken Söylemez, “Ekonominin durumunu görüldüğü halde kura serbest diyorlar ama kontrol etme politikasını terk etmiyorlar. Bunu zaten ekonomide yaşanan gelişmeler gösteriyor. Öte yandan enflasyon oranın altında ki mevduat faizleri ile hala dövize kayışın önüne geçemiyorlar. Oysa yapılması gereken enflasyon oranı bazında faizlerin arttırılması olduğu halde bu konuda ayak sürümeye devam ediyor iktidar. Bu konular ekonomiye istikrar gelmesini engelliyor. Bu ikilemleri ortadan kaldırmak gerekiyor. Bu nedenle iktidarın içinden geçtiğimiz süreçte ekonomi yönetim anlamında işinin kolay olmadığı ortada” diye konuştu.

Türkiye’nin bölgede yaşanan gelişmeleri ciddiyetle takip etmesi gerektiğini kaydeden Söylemez, şunları ifade etti:

“Türkiye içinden geçtiğimiz süreçte bölgesel gelişmeler konusunda milli çıkarları bağlamında çok dikkatli olmalı. Rusya ile ilişkiler önem kazanıyor elbette. Öte yandan dış politikadaki uygulamalara baktığımızda Türk dış politikası üzerinde bir ABD baskısından söz etmekte mümkün. ABD’nin Rusya’ya uyguladığı yaptırımlar kapsamında Türkiye ile Rusya arasındaki dış ticaret ve turist gelirleri açısından ödemelerde gecikmeler yaşandığını mevcut verilerden görebiliyoruz. Bu noktada özellikle Karadeniz konusunda dikkatli olunması çok önemli. Türkiye Karadeniz’de tehlikeli sulara açılmamalı. Bu konuda dikkatli olmalı. İktidar bir zaman çok dillendirdiği Kanal İstanbul projesini son günlerde dillendirmiyor. Kanal İstanbul projesinden tamamıyla vazgeçtiğini söylemek de hemen mümkün görünmüyor. Yerel seçimleri iktidarın kazanması halinde bu proje tekrar gündeme gelebilir mi sorusunun cevabı net olarak hayır değil. Dış politikayı yakından ilgilendiren konularda çok dikkatli ve hassas politikalar izlemek Türkiye’nin milli çıkarları açısından büyük öne taşıyor.”

Türkiye’nin dış politikasında ABD etkisinin ve bir anlamda baskısının diğer alanlarda da gözden kaçmadığını ifade eden Söylemez, “Mısır Devlet Başkanı Sisi ile görüşme süreci, Libya’da Hafter konusunda manevra, Gazze meselesinde iktidar net bir tavır koyduğunu söylemesine ve bunu uygulamalarına yansıtmak istemesine rağmen ABD ve İsrail’in bölgedeki varlığı karşısında ürkek bir tavır içine girdiğine yönelik çizdiği portre maalesef gözlerden kaçmıyor. Doğu Akdeniz’de doğal gaz arama faaliyetlerinin belirsizliği yine ABD politikalarının Türkiye üzerindeki baskısını akla getirmiyor değil. Bir başka önemli ve Türkiye’nin güvenliği konusunu yakından ilgilendiren dış politika meselesi ise Suriye’nin kuzeyindeki kontrolsüz bölge. Bu bölgede Türkiye’nin güvenliğine ve milli çıkarlarına uygun olmayan bir siyasi yapının olası hayata geçmesi senaryoları karşısında hala Suriye ile ilişkiye geçilmemiş olması da düşündürücü. Bu sorunu Suriye ile çözme girişimlerinde geç kalınması ya da bu girişimlerde bulunulmaması yine ABD etkisinin bir sonucunu düşündürüyor. S-400 uzun menzilli hava savunma sistemleri konusundaki belirsizlik, Rusya Devlet Başkanı Putin’in Türkiye ziyaretini seçim sonrasına ertelemesi de yine dış politikada dikkatlerden kaçmayan hususlar olarak karşımıza çıkıyor. Sonuçta iktidarın dış politikada da belirsizleri ortadan kaldırarak Türkiye’nin hassasiyetlerini daha net ifade etmesi önem kazanıyor. Bu elbette Türkiye’nin istikrarlı bir noktada durması ve ekonomik geleceğini etkileyebilecek bir konu dersek abartılı bir yorum yapmış olmayız kanaatindeyim” ifadelerini kullandı.

 

06 Mar 2024 - 12:25 - Ekonomi

Mahreç  Fatih Erboz



göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Anayurt Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Anayurt Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Anayurt Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Anayurt Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.