Gelir adaletsizliği ekonomiyi zora sokuyor

Ekonomist Uğur Civelek, “Merkez Bankası ve ekonomi yönetimi tamamen Ortadoks politikalara dönüldüğü ve hedefler bu doğrultuda belirlendiğine dikkat çekiyor ve güven istiyor” dedi.

Halil Yatar
Halil Yatar Tüm Haberleri

Geçtiğimiz hafta Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, Bankanın İdare Merkezi'nde bu yılın ilk Enflasyon Raporu'nun tanıtımı amacıyla bilgilendirme toplantısında soruları Başkan yardımcıları Hatice Karahan ve Osman Cevdet Akçay yanıtladı. Enflasyonda yıl sonu için konulan yüzde 36 hedefine ilişkin soru üzerine de Akçay’ın, “Bizim şu an içinde çalıştığımız sistemde, ağırlıklı ortalama fonlama maliyeti mevduat faizi linki kopmuş, politika faizi enflasyon linki kopmuş, faiz kur linki kopmuş durumda” cevabı tartışmalara neden olmuştu.

Ekonomide yaşanan gelişmeleri ve Akçay’ın cevabını yorumlayan Ekonomist Uğur Civelek, “Akçay’ın açıklamalarının temelinde Ortodoks politikalara dönüşten bahsediliyor. Evet, 2023 genel seçimlerden önce ekonomide uygulanan politikalar Ortodoks politikalar değildi. Tamamen siyasal kaygılarla uygulanmış adı olmayan bir ekonomi politikaları hakimdi. Şimdi tekrar Ortodoks politikalara bir anda dönemeyecekleri için de bir geçiş süreci yaşanıyor. Bunlarda haklı fakat asıl soru maliye politikalar ekonomide uygulanan politikalara yardımcı olmazsa başarı şansları var mı? Bu esas soru. Maliye politikaları da uygulanan ekonomi politikalarına yardımcı olmazsa başarı şansları sıfır. Şu anda maliye politikaları ne yazık ki Merkez Bankasının politikalarına yardımcı olabilecek gibi görünmüyor. Maliye politikalarına her şey seçim sonrasına bırakılmış durumda. Mayıs ayına kadar enflasyon yıllık bazda artmaya devam edecek. Küresel koşullar, maliye politikalar izin verirse sonuç alacaklar. Fakat seçim sonuna kadar ek sıkılaştırma da görünmüyor” ifadelerine yer verdi.

Merkez Bankasının enflasyon hedeflerini tutturabilmesi için yapılması gerekenleri sıralayan Civelek, “Maliye politikaların seçimi bir kenara bırakıp derhal sıkılaşması lazım. Fakat Mart’ta seçimler bitecek fakat siyasetin gündeminde yeni anayasa tartışmaları olacak. Referandum bizleri bekliyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yeniden seçilebilmesi için bu şart.  Bu nedenle maliyede sıkılaşma çok zor. Ayrıca küresel koşullar da çok önemli. Şu anda iyimser bir hava var fakat yılın ikinci yarısında iyi gitmeyeceği ortada. Yani dışardan döviz bulmak zorlaşacak. Kurda sert hareketlilik olacaktır. Bu sefer enflasyon hedefi kaç olacak? Bu yüzde 36 enflasyon hedefi çok iyimser bir tabloya göre yapılmış. İç ve dış gelişmeleri çok iyimser bir şekilde belirlemişler” dedi.

Ortodoks politikaların tutturulabilmesi için güçlü bir orta gelir grubuna ihtiyaç olduğunu belirten Civelek, “Nüfusun yüzde 80’i fiilen yoksulluk sınırının altında olduğu bir ortamda ne para politikası ne de maliye politikası dikiş tutmaz. Yoksullaşma oranının yüksekliği hiçbir hedefi tutturmaz. Ortodoks politikaların başarı şansı güçlü bir orta gelir grubunun olmasına bağlıdır. Onların beklentilerini yönlendirerek hedefe ulaşırsın. Fakat orta gelir grubun beklentilere göre hedef değiştirecek kesim çok küçükse sonuç alamazsın. Politikalar dikiş tutmaz. Ortodoks politikaları benimseyenler ne yazık ki olmaza eyvallah demeyi tercih ediyor. İMF’nin de yoksulluk konusunda Türkiye’yi uyardığını da unutmamak gerekiyor” söyleminde bulundu.

İTO Başkanı Avdagiç’in kur hakkındaki “Bana göre ‘kur şu kadar’ olmalı söylemi tehlikeli. Dövizin 30 lira olduğu yerde, 40-45 lira olsun demek çok ciddi bir zıplama anlamına geliyor. Hızlı artış da hızlı iniş de sizi çarpar. Bu nedenle biz gerçekçi, istikrarlı, enflasyonla korelasyon içinde bir kur olmasını istiyoruz. Biz hiçbir zaman rakam telaffuz etmiyoruz, bunun doğru olduğunu da düşünmüyorum” sözlerini de değinen Civelek, “Haklı. Çünkü belirsizlik riskten kaçınma eğilimini besler. Büyüyemezsin, işsizlik üretirsin. Bambaşka yan etkiler de beraberinde gelir. Kurun öngörülebilir olması için de çaba gerekiyor. Son 5 yıldır ekonomide atılan adımlar öngörülebilirliği bitirmiş durumda. Biraz öngörülebilirlik olması için Batıya kucak açıyorsun, onlarda senden dış politikada taviz istiyor. ‘O tavizleri vermeye değer mi’ muhasebesini ise gözlerden uzak tutuyorsun. Esas konu F-16 için anormal bir fiyat olan 23 milyar dolar eder mi? Ortodoks politikaları savunanlara kalırsa evet değer diyeceklerdir. Fakat o fahiş fiyatı ödersen de iki yakan bir araya gelmez” ifadelerini kullandı.

11 Şub 2024 - 16:21 - Ekonomi

Mahreç  Halil Yatar



göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Anayurt Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Anayurt Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Anayurt Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Anayurt Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.