Sibel Aktaş ile seramik ve kavramsal sanat

BRHD 53. Yıl Büyük Sergisi etkinlik takvimi ÇSM’yi bu kez Başkent Üniversitesi Seramik ve Sanat Uygulama Merkezi Müdürü Sibel Aktaş'ın seramik ve kavramsal sanat üzerine yaptığı söyleşi ile doldurdu. Seramiğin kavramsal sanatta sık kullanılmadığını dile getiren Aktaş, “Kavramsal sanat, esasında bir fikir sanatı. Estetik beğeninin dışında bir kaygı oluşturmayı güdüyor” ifadelerini kullandı.

Nur Yıldız
Nur Yıldız Tüm Haberleri
Sibel Aktaş ile seramik ve kavramsal sanat
Sibel Aktaş ile seramik ve kavramsal sanat
+12
Haber albümü için resme tıklayın

Birleşmiş Ressamlar ve Heykeltıraşlar Derneği'nin (BRHD) 53. Yıl Büyük Sergisi çeşitli etkinliklerle devam ederken, etkinlik takviminde bu kez Başkent Üniversitesi Seramik ve Sanat Uygulama Merkezî Müdürü Sibel Aktaş'ın seramik ve kavramsal sanat üzerine söyleşisi vardı.

Sibel Aktaş ile seramik ve kavramsal sanat

Sibel Aktaş, somut ifadeden ziyade zihnin kıvrımlarında dolaşan eserlerindeki felsefi yaklaşımlarla nicedir Başkent sergilerinin büyük gözdesi. Düşünceyi sanat eserleriyle izleyiciye aktaran Aktaş'ın kimi eserleriyle zihinsel yolculuklara çıkıyor, kimileriyle ise yeni bir alegori öğreniyoruz. Dikkati dile getirilmeyenin tenhalığındakine çekmeyi seven Aktaş, Ankaralı sanatseverleri hızlıca dolaşıp tükettikleri sergilerde soluklandırıyor ve sorgulatıyor. Dolayısıyla toprağı ve kavramsal sanatı ondan dinlemek heyecan verici.

Sibel Aktaş ile seramik ve kavramsal sanat
Sibel Aktaş ile seramik ve kavramsal sanat

‘SANATÇI OLUP OLMADIĞIMI ZAMAN BELİRLEYECEK’

Söyleşiye seramiğin tarihinden başlayan Aktaş, "öz" dediği toprağı anlatıyor; "Her şeyden önce toprak vardı diyoruz. Topraktan geldik, toprağa gideceğiz. Doğa olayları ve toprağa dair hareketler insanın hareketleri özdeşleşmiştir. İnsanoğlunun organik yapısı ve tepkileri doğanın hareketlerinde ve dört elementte gözlemlenebilir. Böylece insan bedeni elementlerle bütünleşir. Bu bütünleşme, doğanın insana, insanın doğaya hakimiyetini oluşturur. Dolayısıyla bu hareketlerin insanın özü kil ile şekillendirilebilmesi anlamlı. Ben sanata zanaat ile başladım. Her bir tekniği tek tek öğrendik. Kavramsal sanatı elbette ki sonrasında benimsedim. Hep şunu savunuyorum, bizim sanatçı olup olmadığımı zaman belirleyecek.”

Sibel Aktaş ile seramik ve kavramsal sanat
Sibel Aktaş ile seramik ve kavramsal sanat

‘KAVRAMSAL SANAT, BİR FİKİR SANATI’

Aktaş, kendisini kavramsal sanatın içerisinde daha rahat ve özgür hissettiğini dile getirirken, sergilerde alanlara yayılan, alanlara sığmayan eserlerini, bu özgürlükle ortaya çıkan işlerin özgünlüğünü anımsıyoruz. Aktaş, kavramsal sanatı anlatmaya 20.yüzyılda sanatı alt üst eden o ikonik sanat eserinden, "Pisuvar"dan başlıyor. Marcel Duchamp gelenekselliği yok sayarak ve kural tanımaksızın, günlük kullandığımız sıradan nesneyi sanat nesnesine dönüştürüyor ve dünya sanatın kavramsal tarafıyla tanışıyor. Aktaş, şöyle anlatıyor; “Kavramsal sanatla birlikte bir tepki sanatının başladığını söyleyebiliriz. Bir problem varsa sanatçı bunu dile getirebiliyor. Bugün sanatın bunca dallanmasına, sanattaki bu özgürlüğün sağlanmasına zemin hazırlayan Duchamp’tır. Duchamp’ın derdi, eseri estetik kaygıyla bakmamanız, zihninizi yormanız ve eser hakkında fikir üretmenizdi. Günümüzde bizim yakalamaya çalıştığımız da bu. Neden malzemeleri bu şekilde kullandığıma dair sorular alıyorum, çünkü alan bana yetmiyor ve sanatıma, alanıma sınır çekmek istemiyorum. Kavramsal sanat, esasında bir fikir sanatı. Estetik beğeninin dışında bir kaygı oluşturmayı güdüyor.”

Sibel Aktaş ile seramik ve kavramsal sanat

‘İNSANLARDA YENİ BİR PROBLEM VE DÜŞÜNCE YARATMAYA ÇALIŞIYORUZ’

Seramiği kavramsal sanatta çok tercih edilen bir malzeme olmadığını dile getirerek şunları söylüyor, “Seramiğe baktığımızda, Türkiye’nin ‘çömlekçiliği’ seramiği kavramsal sanatta kullanan sanatçılar elbette ki çok az. Ancak seramik, kavramsal sanat bakımından bize inanılmaz bir deneysel alan sağlıyor. Fırınlanmasından hammaddesine kadar her gün yeni bir heyecanını yaşıyoruz. Her yeni malzemede karşımıza çıkan o yeni problemi çözüyor; sanatsal olarak sergiliyor ve insanlarda yeni bir problem ve düşünce yaratmaya çalışıyoruz. Seramiğin kavramsal sanatta az kullanılmasının sebeplerinden birisi de sürecin adeta sabır sınaması. Yapım, fırınlanma ve kurutma aşamaları, yerleştirme; bunların yanında çok kırılgan bir malzeme oluşu hesaba katılınca sabır gerektiren bir iş. Sınandığımızı söyleyebiliriz. Ancak doğada yok olmayan tek malzeme seramiktir. Arkeolojik kazılara baktığınız zaman en çok elimize geçen eser seramiktir.”

Sibel Aktaş ile seramik ve kavramsal sanat

KAVRAMSAL SANATTA PLATON’UN MAĞARA ALEGORİSİ

Söyleşide Aktaş, Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde (ODTÜ) açılan Başlangıç Sergisi’nde Platon’un Mağara alegorisini işlediği eserinden de bahsediyor. Alegoride, bir mağaraya zincirlenmiş üç insandan bahsedilliyor. Bu insanlar doğuştan beri yalnızca mağara duvarını ve birbirlerini görebiliyor. Gerçeklik, onlar için yalnızca gölgeler ve yankılanan sesler... Derken bu insanlardan biri zincirini çözüp ve kendini mağaranın dışına atıyor. Yoğun ışık yüzünden geçici körlük yaşadıktan sonra gözü alışıyor ve mağarada gördükleri şeylerin yalnızca birer gölgeden ve duydukları seslerin yalnızca yankılardan ibaret olduğunu anlıyor. Büyük bir hevesle mağaraya dönüp bu durumu anlattığı zaman ise arkadaşları tarafından deli olmakla suçlanıyor. Onları kurtarmak istediğinde zincirli iki insan onun gibi delirmek istemediklerini söyleyerek mağarada kalmayı sürdüyorlar. Doğanın hem bir sanat eseri hem de bir sanat mekanı olarak kullanıldığı sergide Aktaş, bu alegoriyi kürelerle nasıl işlediğini şöyle anlatıyor, “Büyük kürelerin renkli kısımları ışığı görüp gerçeği benimseyenler temsil ediyor. Küçük olan küreler için ise ışık yok. Dünya yalnızca gölgeler ve yankılanan sesler. Oysaki algıdan bağımsız olarak zamanda ve mekanda yer kaplayan her şey gerçek. Herhangi bir şeyin gerçekliği insan zihnine bağlı olmaksızın var olur.”

Sibel Aktaş ile seramik ve kavramsal sanat

Söyleşi sonrası Aktaş izleyicilere kil, yumurta, plastik bardak ve kalem gibi çeşitli malzemeler dağıtarak grup halinde bir kavramsal sanat uygulaması yapmalarını istedi; “Ne yapmak istiyorsanız, ne probleminiz; anlatmak, altını çizmek istediğiniz ne varsa onu oluşturmanızı istiyoruz. Çıkan işleri BRHD sergi alanına yerleştirmek gibi bir planımız var. Böylece birbirimize ve sergiye gelen insanlara bir mesaj vermiş olacağız.”  Uygulamaya katılan BRHD Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Dodi Dündar’ın ‘Bul Hayatı Al Sanatı’ çalışması, dikkatleri üzerine topladı.

Sibel Aktaş ile seramik ve kavramsal sanat
Sibel Aktaş ile seramik ve kavramsal sanat
Sibel Aktaş ile seramik ve kavramsal sanat
Sibel Aktaş ile seramik ve kavramsal sanat

08 Ara 2023 - 12:14 - Kültür-Sanat

Mahreç  Nur Yıldız



göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Anayurt Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Anayurt Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Anayurt Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Anayurt Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.