Kafkaslarda kritik günler

Genelkurmay eski İstihbarat Başkanı emekli Korgeneral İsmail Hakkı Pekin, “Azerbaycan’ın başlattığı operasyonun ardından bölgeye istikrar gelebilmesi için sadece ateşkes imzalanması yetmiyor aynı zamanda barış antlaşmasının da imzalanması gerekiyor” dedi.

Fatih  Erboz
Fatih Erboz Tüm Haberleri

Azerbaycan’ın Karabağ bölgesindeki terör unsurlarına karşı başlattığı operasyonun ardından dünya ülkelerinin gözü tekrar Kafkasya bölgesine çevrildi. Azerbaycan’ın mevcut konjonktürde istediğini elde etmeye daha yakın bir konumda olduğunu kaydeden Genelkurmay eski İstihbarat Başkanı emekli Korgeneral İsmail Hakkı Pekin, “Kafkasya bölgesi kritik öneme sahip bir ülke. Aynı zamanda birçok etki eden unsur var içinden geçtiğimiz süreçte. Azerbaycan’ın başlattığı operasyonun ardından bölgeye istikrar gelebilmesi için sadece ateşkes imzalanması yetmiyor aynı zamanda barış antlaşmasının da imzalanması gerekiyor. Bu konjonktür içinde Azerbaycan yönetimi yani Aliyev uluslararası anlamda istediklerini almaya yakın görünüyor. Kafkaslara uzun vadede istikrar için barış antlaşması gerekir ama bu süreçte dengeler baktığımızda kolay görünmüyor” dedi.

Kafkasya bölgesindeki süreci etkileyen farklı küresel ve bölgesel dengelerin olduğunu kaydeden Pekin, şunları söyledi:

“Bölgede son dönemde ülkelerin ilişkileri farklı denklemleri de beraberinde getiriyor. Ermenistan’ın ABD ve batıya yakınlaşması Rusya’yı memnun etmiyor. Bunun sonucunda bölgede Azerbaycan farklı bir konuma geliyor. Ermenistan, ABD’nin bölgeye etkisinden çok şey bekliyor ama bölgede dengeleri değiştirebilecek ve Kafkasya’ya istikrar getirebilecek tek başına bir unsur olarak ABD’yi görmek yanlış olur. ABD ile ortak yapılacağı duyurulan tatbikat bile istedikleri gibi olmadı diyebiliriz. Öte yandan bölgedeki ülkeler birbirlerinin ilişkilerinden farklı şekillerde etkileniyor. İsrail ve Azerbaycan arasındaki ilişki İran’ı çok rahatsız ediyor. İran’da bölgede buna göre pozisyon alıyor. Öte yandan Ermenistan’ın ABD ve batı ile ilişkisi Rusya’yı olumsuz yönde etkiliyor. Doğal olarak bölgede böyle bir ilişki istemiyor Rusya. Sonuçta bölge ülkelerinin ilişkilerine baktığınızda karmaşık bir süreç ve denklemin ortaya çıktığını görüyoruz. Bunun sonucunda bölgeye istikrar gelmesi elbette ki zaman alacaktır.”

Güney Kafkasya’nın bölge ülkeleri açısından büyük bir öneme sahip olduğunu ifade eden Pekin, “Güney Kafkasya’nın üç kapısı var. Bu kapılar Türkiye, İran ve Rusya. Bu üç ülke Güney Kafkasya’da önemli. Eğer bu bölgede bir istikrarsızlık olursa yani çatışmalar büyürse bu Orta Asya’ya kadar uzanacak. Dolayasıyla ABD, İsrail ve İngiltere gibi batılı ülkeler eğer Kafkasya bölgesinde etkin olmak istiyorlarsa ya bu ülkelerle işbirliği yapmak zorundalar, ya da bu ülkeleri bölgede daha zayıf konuma getirmek zorundalar. Bu anlamda bölgedeki ilişkilerin karmaşıklaştığını bir kez daha görmüş oluyoruz. Eğer Güney Kafkasya’da istikrarsızlık olur bu da Kafkasya bölgesinin tamamında etkili olursa bu bölgedeki istikrarsızlık kendini Orta Asya’da da gösterecektir. Yani aslında son günlerde meydana gelen olaylara baktığımızda bölgenin istikrarı daha başka bölgeleri de etkilediğinden büyük önem taşıyor” diye konuştu.

Bölgede tam anlamıyla barışın olabilmesi için buna bölge ülkelerinin hepsinin istekli olması gerektiğini ve konjonktürün de bunun için elverişli olması gerektiğinin altını çizen Pekin, “Bölgede istikrarın sağlanabilmesi yani ateşkes ve barışın süreklilik kazanabilmesi için konjonktür de büyük önem kazanıyor. Azerbaycan bundan sonra Zengezur koridoruna yönelik bir operasyon yapabilir mi? Bu olası. Ancak konjonktürün iyi takip edilmesi ve sonuçlarının iyi gözlenmesi gerekiyor. Eğer bu hassas dengeler ve hassas hesaplar yapılmazsa istediğinizi alamayabilirsiniz. Öte yandan barış konusunda ülkelerin istekli olması çok önemli. Daha önce 1998 yılında birinci Karabağ savaşının ardından Ermenistan birtakım kazanımlar elde etti ama Azerbaycan sonra hakkı olanı tek tek geri aldı. Şunu söylemek istiyorum zorla barış yapamıyorsunuz. Bütün ülkelerin buna istekli olması gerekiyor. Bunun olabilmesi için de aynı zamanda bölge ve küresel konjonktürün olumlu sonuçlarının görülmesi gerekiyor. Ermenistan bir taraftan Azerbaycan ile Karabağ bölgesinde sorun yaşarken diğer taraftan Türkiye’ye sınır kapısı açısından bağlı. Böyle olunca sınır kapısının açılması konusunda Türkiye ile anlaşabilmek istese bile Bakü mevcut durumda buna dur diyebiliyor. Bu nedenle bütün ülkelerin küresel ve bölgesel dengeleri hesaplayıp ona göre hareket etmesi büyük önem taşımakta. Büyük tabloya baktığımızda ateşkes imzalanabilir ama sürdürülebilir bir barış antlaşması üzerinde çalışılması, çaba harcanması gerekiyor” ifadelerini kullandı.

 

21 Eyl 2023 - 15:59 - Dünya

Muhabir  Fatih Erboz



göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Anayurt Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Anayurt Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Anayurt Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Anayurt Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.