Kerkük Kıbrıs Karabağ üçgeni hayati öneme sahip

Emekli Korgeneral Erdoğan Karakuş, “Türkiye, Kerkük, Kıbrıs ve Karabağ’da taviz veremeyecek nokta. Bu üçgende Türkiye’nin taviz vermesi gelinen nokta itibarıyla sorunları beraberinde getirir” dedi.

Fatih  Erboz
Fatih Erboz Tüm Haberleri

Irak’ın Kerkük bölgesinde Türkmenlere yönelik baskıların artmasıyla birlikte Türk ve dünya kamuoyunun gözü Kerkük’e çevrildi. Kerkük olayların sadece kendi başına düşünülmemesi gerektiğini ifade eden emekli Korgeneral Erdoğan Karakuş, olayların birçok boyutunun olduğunu öncelikli olarak Suriye’deki gelişmelerle paralel düşünülmesi gerektiğini belirterek, “Suriye’de Deyrez-Zor bölgesinde Arap aşiretlerle PKK arasında son günlerde çatışmalar arttı. ABD orada ciddi anlamda PKK terör örgütüne mühimmat sağladığı için İran’ın desteklediği yerel güçlerin başarılı olma şansı yok. Türkiye’nin de bölgeden uzaklaşması isteniyor. Öncelikle bu nedenle Kerkük olaylarının başlatılması için Irak merkezi hükümetine ABD baskı yaptı. Ardından bir başka husus da Kuzey Irak’a Türkiye’nin Asos bölgesi ve Kandil’e operasyonları söz konusu olunca yeni PKK oluşumunu Türkiye’den kurtarıp güneye çekmek için ABD bu taktiği geliştirdi. Ancak Türkiye için Karabağ-Kerkük ve Kıbrıs üçgenindeki bölge hayati öneme sahip” dedi.

Kerkük olaylarının hemen öncesinde Türk Dışişleri Bakanının Irak başta olmak üzere birtakım ziyaretler gerçekleştirdiğini kaydeden Karakuş, şunları söyledi: “Bu temasların hemen ardından Kerkük’te olayların çıkması kamuoyunda Türkiye yeşil ışık yaktı algısına neden oldu. Ancak Cumhurbaşkanı ve Türk Dışişleri Bakanlığı devreye girince bir anlamda ABD’nin hamlesi geri çekildi. ABD yeni PKK’nın oluşumunda Kuzey Irak ve bölgesinde Türk Silahlı Kuvvetlerinin varlığını istemiyor. Türk Silahlı Kuvvetlerinin varlığının fazla olduğu yerlerde de yeni PKK oluşumunu güneye çekiyor. Amacı bu. Talabani bölgesinde düşen helikopterler de daha o zamandan bunun işaretini vermişti. 1994 yılında PKK terör oluşumunun güneye inmemesi için Türkiye terör örgütünün Zeli eğitim kampına operasyon düzenledi ve bu süreci durdurdu. Türkiye Irak’ın Asos bölgesi ve Kandil’e operasyonlarını arttırınca ABD rahatsız oldu.  Burada da dikkat edilmesi gereken noktalardan biri budur.”

ABD’nin geçtiğimiz günlerde Suriye’nin Deyrez-Zor kentine yönelik hava operasyonları gerçekleştirdiğini de hatırlatan Karakuş, “Bu operasyonların amacı PKK terör örgütü ile Arap aşiretleri arasında yaşanan çatışmalar. Bu çatışmalarda İran’ın ve Suriye merkezi hükümetinin desteklediği Arap aşiretlerinin PKK’ya üstünlük kurması çor. ABD PKK terör örgütüne bu bölgede ciddi bir mühimmat yardımı yaptı.  Bu öngörülüyor. ABD, bölgede Türkiye’nin varlığını istemiyor. Suriye’nin Deyrez-Zor bölgesinde Türkiye’nin etkin olmaması için de Kerkük’te olayları Irak merkezi hükümetine baskı yaparak bir anlamda başlatmış oldu. ABD, Suriye’den Barzani bölgesine yani PKK’nın kuzeydeki varlığından daha güneye yeni PKK oluşumunu çekerek bur kuşatma oluşturmak istiyor” diye konuştu.

Türkiye’nin mevcut süreç içeresinde üç noktanın oluşturduğu üçgenden taviz vermemesi gerektiğine dikkat çeken Karakuş, sözlerini şöyle tamamladı: “Türkiye; Kerkük, Kıbrıs ve Karabağ’da taviz veremeyecek nokta. Bu üçgende Türkiye’nin taviz vermesi gelinen nokta itibarıyla sorunları beraberinde getirir. Bu nedenle üç noktada da hassas politikalar izlenmesi gerekiyor. Geçtiğimiz günlerde Kıbrıs’ta yaşanan olaylar Kıbrıs’ın Türkiye açısından ne kadar önemli olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Kerkük’te de yaşananların önemi ortada. Yeni PKK’nın oluşumunu engellemek için Kerkük’te çok dikkatli olunması gerekiyor. Cumhurbaşkanı ve Türk Dışişleri yetkililerinin içinden geçtiğimiz süreçte attıkları adımlar Türkiye’nin bu konuda hassas hareket edeceğini ve milli çıkarlarını önceleyeceğini gösteriyor.”  

05 Eyl 2023 - 16:00 - Gündem

Muhabir  Fatih Erboz



göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Anayurt Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Anayurt Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Anayurt Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Anayurt Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.