Beydoğan: Çalışma sürecinde oyunu keyifli bir puzzle gibi görüyorum

Ahmet Yapar’ın yönetmenliğini yaptığı Albert Camus imzalı “Caligula” oyununun “Caligula”sı Yunus Beydoğan, XXIII. Direklerarası Seyirci Ödülleri’nden “En İyi Erkek Oyuncu Ödülü”nün sahibi oldu. “Caligula”ya dönemi ve karakteri anlamak için gerekli okumaları yaparak başladığını anlatan Beydoğan, “Ben çalışma sürecinde oyunu keyifli bir puzzle gibi görüyorum. Her sahne benim için ayrı bir puzzle parçası” diye konuştu.

Nur Yıldız
Nur Yıldız Tüm Haberleri

Ahmet Yapar’ın yönetmenliğini yaptığı Albert Camus imzalı “Caligula” oyununun “Caligula”sı Yunus Beydoğan, XXIII. Direklerarası Seyirci Ödülleri’nden “En İyi Erkek Oyuncu Ödülü”nün sahibi oldu. “Caligula”ya dönemi ve karakteri anlamak için gerekli araştırmalar ve yan okumalar yaparak başladığını anlatan Beydoğan, “Ben çalışma sürecinde oyunu keyifli bir puzzle gibi görüyorum. Her sahne benim için ayrı bir puzzle parçası” diye konuştu.

Beydoğan: Çalışma sürecinde oyunu keyifli bir puzzle gibi görüyorum

Caligula’nın provalarından ödül aldığı sürecinden bahseden Beydoğan “Benim için zorlu bir süreçti diyebilirim. Çünkü ‘Caligula’nın prova sürecinde diğer oyunlarımın da provaları vardı ancak yönetmenimiz Ahmet Yapar’ın heyecanına ve hayalindeki projeye inanmıştım. İlerleyen süre zarfında gerekli şartlar ve diğer oyun arkadaşlarımın da işine verdiği önemden dolayı kolektif bir eser ortaya çıktı. Seyirci ile buluşmamız neticesinde güzel reaksiyonlar aldık, sürekli dolu salonlara oynamamız kısa sürede oyunun niteliğini ortaya koydu ve sonucu da ödüle vardı” diye konuştu.

Beydoğan: Çalışma sürecinde oyunu keyifli bir puzzle gibi görüyorum

“ÇALIŞMA SÜRECİNDE OYUNU KEYİFLİ BİR PUZZLE GİBİ GÖRÜYORUM”

Dönemi ve karakteri anlamak için ‘Caligula’ya yan okumalar ve gerekli araştırmaları yaparak başladığını anlatan Beydoğan, “Ben çalışma sürecinde oyunu keyifli bir puzzle gibi görüyorum. Her sahne benim için ayrı bir puzzle parçası. Hayal gücüm yettiğince parçaları birleştirip büyük resme ulaşıyorum” diye konuştu.

Beydoğan: Çalışma sürecinde oyunu keyifli bir puzzle gibi görüyorum

“SARSICI BİR ETKİ YARATMAK İSTEDİK”

Alışılagelmişin dışında bir sahneleme tekniği kullandıklarını söyleyen Beydoğan, “Caligula’nın Roma döneminde halk üzerinde uyguladığı acımasızlığı, savurganlığı ve ahlaksızlığı göstermek için tiyatronun belli kalıpları içinde çarpıcı ve sarsıcı bir etki yaratmak istedik. O yüzden böylesi farklı bir yorumda bulunduk” dedi ve aldığı eleştirilerden şöyle bahsetti “Elbette ki olumsuz eleştiriler aldık ancak çok olumlu eleştiriler de aldık. Oyunculuk açısından farklıydı, bana yeni deneyimler kattı.”

“OYUNUMUZUN BU DENLİ İLGİ GÖRMESİ ZATEN BİR ÖDÜLDÜ”

Aldığı ödül hakkında da konuşan Beydoğan, “Oyunumuzun seyirci tarafından bu denli ilgi görmesi zaten bir ödüldü. Ben ve bütün ekip arkadaşlarım çok gururlandık. Umarım bundan sonraki oyunlarda da bu başarımızı tekrarlarız” ifadelerini kullandı.

Beydoğan: Çalışma sürecinde oyunu keyifli bir puzzle gibi görüyorum

‘Caligula’nın yönetmeni Ahmet Yapar ise Beydoğan’ın Direklerarası Seyirci Ödülleri’nden aldığı ödül ile kendilerini onore ettiğini söyleyerek “Kendisinin hep ayrı bir fedakarlığı oldu. Bütün bir oyunu onunla konuşup, ölçüp tartarak provalarda yazdık. O birçok fikir getirdi, biz o fikirleri köpürttük. Yeri geldi beğenmedik, değiştirdik. Yunus’un burada projeye inanması çok büyük bir etken. Bu oyunda kendini keşfedip oyunculuk kumaşının ne kadar zengin olduğunu gösterme hevesi bizi çok daha farklı yerlere sürükledi. Pazar günü, çok sıcak bir Ankara gününde kapalı bir salonda matine-suare kapalı gişe oynamanın biraz da onun özverisi ve yeteneğinden kaynaklı olduğunu düşünüyorum. Elbette ortada bir takım işi var ama asıl hikaye bütün ekip arkadaşlarımın bu işe inanıp güvenmesinden kaynaklı” dedi.

“CALİGULA BİR PROVA METNİ DİYEBİLİRİM”

Caligula’nın, Ankara’da en son Ankara Devlet Tiyatrosu’nda Kartal Tibet tarafından oynandığını söyleyen Yapar, oyunun fazlaca güncel uyarlaması olmasına rağmen çok duyulmadığını ifade ederek ‘Caligula’nın oluşum sürecini şöyle anlattı: “Caligula’yı rafta bekleyen, güncelliğini koruyan, sisteme bir şeyler söyleyen bir metin olduğu için tercih ettim. Bu projeyi geride bıraktığımız tiyatro sezonunda tasarladım. Projenin ana iskeletini oluşturduktan sonra prova yapıyorken çok fazla diyalog içerdiğini fark ettik ve oyunu sıfırdan yazdım. Her sahneyi prova alarak fikrimizi beyan ettik ve provada yazdık. Sahneleri sekans sekans hazırladık, üstüne konuştuk, arkadaşlarım da o fedakarlığı gösterdiler, inandılar. Dolayısıyla prova metni diyebilirim.”

Beydoğan: Çalışma sürecinde oyunu keyifli bir puzzle gibi görüyorum

Ankara seyircisinin o klasik anlatı dışında bir alternatife ihtiyacı olduğunu düşündüğünü ifade eden Yapar, oyunun seyircide uyandırdığı yankı hakkında “Ankara seyircisi bu oyunun dinamiğine müsait; aydın, ilerici, sanatsever, demokrat bir kitle. Oyundan çıktıktan sonra erotik sahneler değil oyunun çok güncel olduğu, bu çağa ve toplumumuza ne kadar hitap ettiği üzerine konuşuluyor olması esasında Ankara’nın ne kadar ilerici bir kitleye sahip olduğunu gösterdi bize. Genel olarak oyunun nitelikli olan kısımları tartışıldı” diye konuştu.

“EN BÜYÜK PROBLEMİMİZ YERLEŞİK BİR SAHNEMİZİN OLMAMASI”

Süreçte yaşadığım sıkıntıları hemen hemen bütün tiyatrocuların yaşadığı sıkıntılar olduğunu söyleyen Yapar, “Provalar da dahil olmak üzere salon sıkıntısı yaşıyoruz. Devlet Tiyatroları salonlarında da onların program yoğunlukları kaynaklı kullanmamız zorlaşıyor. En büyük problemimiz Ankara’nın salon sıkıntısının olması. Yerleşik bir sahnemizin olmaması problemi” dedi.

Beydoğan: Çalışma sürecinde oyunu keyifli bir puzzle gibi görüyorum

Ankara Devinim Tiyatro’nun 14 yıldır tiyatro hayatına devam ettiğini ifade eden Yapar “Pek çok öğrenci arkadaşımızı meslektaş olarak tekrardan tiyatromuza kazandırdık. Caligula’nın son temsilinde onlardan dördü sahnedeydi. Hem kendi mutfağımızı zenginleştiriyor hem de baş edilen sorunlardan ziyade ‘daha ne kadar farklı iş çıkarabiliriz’e odaklanıyoruz. Bugün yaşadığımız sorunlardan başlıcası yerleşik ve daha nitelikli, teknik bir salona ihtiyaç duymamız. Tiyatroyu her şekilde her yerde iki sandalye koyarak bile yapabilir, butik cafe tiyatrolarda da oynayabiliriz ancak bu tip prodüksiyon oyunlarının sahneye, seyircinin de bu tür oyunlara ihtiyacı var” dedi.

AHMET YAPAR “ONLARIN ÇAĞI”NI MÜJDELEDİ

Beş yeni oyunla devam edeceklerini söyleyen Yapar, yeni sezonda bizleri neler beklediğini anlattı: “Bunlardan iki tanesi yeni yazılmış metinler Yunus Emre Gümüş’ün yazdığı suç/şiddet temalı ‘Zorba’ ve benim yazdığım “Onların Çağı” isimli bir kara komedi. Yine Yunus Emre Gümüş’ün yazdığı “Muhteris Sukunet” ve Arkadaş Zekai Özger’in hayatından kurguladığım ‘Sevdadır’ devam edecek. Son olarak kursiyer arkadaşlarımızla hazırladığımız “Parodi Akşamları” ve “Veda Baladı” da yeni sezonda devam edeceğimiz projeler arasında.”

17 Tem 2023 - 18:16 - Kültür-Sanat

Mahreç  Nur Yıldız



göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Anayurt Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Anayurt Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Anayurt Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Anayurt Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.