“Önce hobi, sonra koleksiyonerlik, ardından Erciyes Antik”

Antika, Ankara Kalesi’nin bütünleşmiş bir parçası Çeşitli antika dükkanlarının renkli ve köklü hikayeleri keşfedilmeye değer türden. Ankara köşemizde bu hafta Ankara Kalesi’nin yıllanmış antikacılarından birisi olan Arif Erciyas’ın Erciyes Antik’ine konuk olduk.

Nur Yıldız
Nur Yıldız Tüm Haberleri

Antika, Ankara Kalesi’nin ayrılmaz bir parçası. Dolayısıyla antika dükkanları, bilhassa Ankara Kalesi’nde yerli yabancı herkesin gözdesi haline geliyor. Çeşitli antika dükkanlarının binbir hikayesi ise anlatılmaya değer türden. Çünkü nostaljinin işlediği her ruh incelik, nostalji sinmiş her olay örgüsü çiçekli yollar barındırıyor… Ankara köşemizde bu hafta Ankara Kalesi’nin yıllanmış antikacılarından birisi olan Arif Erciyas’ın Erciyes Antik’ine konuk olduk.

“Önce hobi, sonra koleksiyonerlik, ardından Erciyes Antik”


Arif Erciyas, 49 yıldır antika işiyle uğraşıyor. Bu işi oldukça keyif alarak yaptığı adeta dükkanın havasına sinmiş. Kendi hikayesine değinen Erciyas, şöyle anlatıyor; “Ankara Kalesi civarında doğdum. İşimi de burada devam ettirdim. Tam manasıyla ‘Doğup büyüdüğüm yerdeyim’ diyebilirim. Antikayla uğraşmaya babam ve kardeşlerimle başladık, dile kolay 49 sene oldu. Bu işe bakırcılıkla merak saldım, ardından halı-kilim üzerine devam ettim.” Erciyas’ın Amerika’da da bu işi yapmış olduğunu şöyle öğreniyoruz, “6 sene kadar bir Amerika maceram oldu, oraya da bir dükkan açtım. Aynı zamanda da resim ve heykel üzerine bir Art Galeri’miz vardı. Hepsini birlikte yürütüyorduk. 1. Körfez Savaşı’nda çeşitli ambargolarla birlikte oradaki işlerimizde düşüş yaşadık. Bir müddet dayandık ve geri döndük. Bu işi hayatımın bütün süreçlerinde inanılmaz keyif alarak yaptım.”
Erciyas ayrıca, hikayesinde süreklilik barındıran hiçbir şeyin yeri olmadığını da eklemeyi ihmal etmiyor “Arkeolojik ve etnografik parçalar üzerine adliyede bilirkişilik yaptım. Orayı da bıraktım. Bir süreklilik gerektiriyordu, bunu sağlamakta sıkıntı yaşıyordum. Süreklilik barındıran hiçbir şeye devam edemiyorum. Antikaya merakım bu yüzden belki de. Her bir parçanın size söylediklerine kulak verirseniz öğrenecek çok şey var. Bir parçanın enerjisi diğer bir parçanınkinden çok farklı. Dolayısıyla bu sizi monotondan uzak kılıyor."

“Önce hobi, sonra koleksiyonerlik, ardından Erciyes Antik”

“ÖNCE HOBİ, SONRA KOLEKSİYONERLİK, ARDINDAN ERCİYES ANTİK”

Antika merakının ailesinden geçtiğini belirten Erciyas, Arkeoloji okuyan kardeşinin bu yöneliminde büyük pay sahibi olduğunu
söylüyor, “Arkeolojik parçalarla haşır neşir olmam biraz da kardeşimden kaynaklandı. Önce hobiye, sonra koleksiyonerliğe arkasından da Erciyes Antik’e dönüştü. Halı/kilim, gümüş/bakır, el yazmaları, takılar, saatler… Arkeolojik parçalar. Erciyes’e koca bir dünya sığdırdık.”

“ANTİKA, YAŞANMIŞLIKLARIN OBJELER ÜZERİNDE KALAN ENERJİSİNİN AKTARIMI”

Erciyas, antikanın bir tür enerji işi olduğunu söylüyor ve şöyle anlatıyor, “Antika esasında yaşanmışlıkların bir bütünü. Her bir parçanın üzerinde bir yaşanmışlık, dolayısıyla bir enerji var. Eşyalar o enerjiyi bize çok güzel aktarıyor. Her gelen parçanın enerjisinin bir parçası bize geçiyor. Onun için seviyoruz belki de antikayı… Antika benim için eski yaşanmışlıkların objeler üzerinde kalan enerjisinin bugüne aktarımı.”

“KENDİME AYIRDIĞIM PARÇALAR OLUYOR”

Her antikacı gibi Erciyas’ın da satmaya kıyamadığı parçalar olduğunu öğreniyor ve bu parçaları kendisinden dinliyoruz, “Satmaya kıyamadığım, kendime ayırdığım parçalar oluyor. Daha çok eve götürüyorum, harika bir Osmanlı madalyon ve nişan koleksiyonum var; bazı kilimlerim benimle bütünleşti. Burada da satılık olmayan, hiç kıyamadığım kat'ı dediğimiz kağıt kesme sanatıyla yapılmış bir eser var. Yine Osmanlı’dan kalma. Tekke işi müthiş bir parça. İçinde Mevlâna Celalettin Rumi yazısı var.”

“Önce hobi, sonra koleksiyonerlik, ardından Erciyes Antik”

“ÖĞRENMENİN SINIRI YOKTUR, DOLAYISIYLA KOLEKSİYONERLİĞİN DE SINIRI YOK”

Gençlerin antikaya olan ilgisinden çok hoşlandığını belirten Erciyas, son yıllarda artan bu ilgiyi şöyle değerlendiriyor “Araştırmacı, merak eden bir gençliğimiz var. Bu kendilerini pratikte de muhakkak başka şeylere itiyor. Gelip gidiyorlar, çok da mutlu oluyorum. Koleksiyonerliği yeniden canlandırıyorlar. Küçük şeylerle başlıyor ve devam ediyorlar. Zaten bir şeyle başlarsınız ve çoğaltırsınız, öğrenmenin sınırı yoktur, dolayısıyla koleksiyonerliğin de bir sınırı yok. Bir yitiği yeniden ortaya çıkaracaklar. İnanıyorum. Bu heves hep var olacak”

“Önce hobi, sonra koleksiyonerlik, ardından Erciyes Antik”

“ESKİ BİR DOKUNUN İÇERİSİNDE BU İŞİ YAPMAK PAHA BİÇİLEMEZ”

Kalede çalışmaktan oldukça memnun olduğunu dile getiren Erciyas şöyle konuşuyor, “Ankara Kalesi’nde çalışmak müthiş bir avantaj. Eski bir dokunun içerisinde bu işi yapmak paha biçilemez. Ankara Kalesi ve antika… İkisi birbirini tamamlıyor.” Kalenin rutinlerinin Erciyes Antik’e yansıyışlarına da değinen Erciyas devam ediyor, “Müşterim de var müdavimim de var. Ankara Kalesi’nin rutinidir, hafta sonları günübirlik yerli turistler gelir. Ankara’dan götürecekleri bir hatıra ararlar. Bu arayışa kimi zaman cevap verebiliriz. Sonrasında her geldiklerinde uğrarlar ve müdavimim olurlar…”


Olur da yolunuz düşer, Kale’den yokuş aşağı inerken bir an için soluklanırsanız ve Erciyas Antiği görürseniz kapıda dolaşan sevgi dolu patili dostumuza selam vermeyi unutmayın. Zarife Hanım yeni kısırlaştırıldığından fazlaca sokulgan ve sevgiye ihtiyacı var.
Haftaya görüşmek üzere!

21 May 2023 - 16:03 - Kültür-Sanat

Mahreç  Nur Yıldız



göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Anayurt Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Anayurt Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Anayurt Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Anayurt Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Emre - Sayenizde gidip görmüş kadar oluyoruz. Yazarın emeğine sağlık devamını merakla bekliyorum.

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 22 Mayıs 17:43