Sümer’den İstanbul Sözleşmesi çıkışı

Şiddetsiz Toplum Derneği Genel Başkanı Rıza Sümer, “Sözleşme, kadın ve erkek ayırımcılığı yapmamakta, insanın eşitliğini savunmaktadır. Mağdurların olmaması, olursa korunmasını ve yardım edilmesini hedeflemektedir” dedi.

Halil Yatar
Halil Yatar Tüm Haberleri

Şiddetsiz Toplum Derneği, “İstanbul Sözleşmesi” olarak bilinen ve 2011 yılında kabul edilen “Kadına Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye Dair Avrupa Konseyi Sözleşmesi” ve 8 Mart 2012 tarihinde, İstanbul Sözleşmesine dayalı olarak TBMM tarafından kabul edilen 6284 sayılı “Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun” konularına ilişkin basın açıklaması yaptı.

Şiddetsiz Toplum Derneği Genel Başkanı Rıza Sümer, “Gerçekten, İstanbul Sözleşmesi ve bu kaynaktan beslenen yasalar, uygulandıkları takdirde, insan soyunun gelişinden beri erkek şiddeti, bazen kadın-erkek birlikteliği şiddeti, bazen kadın şiddeti gören kadınların, acılı tarihlerini, ulusal ve dünya genelinde, kadın-erkek birlikteliğinde ve dayanışmasında geride bırakabilecekleri değerde belgelerdir. Daha farklı olarak belirtebiliriz ki, Sözleşme, kadın-erkek demeden insana, hatta hayvana ve çevreye yönelik şiddeti sonlandırmaya katkısı olacak kadar tarihin umut dolu belgelerinden birisidir. Türkiye’de konuşulan, görüşülen, en büyük kentimizin adını alan ve ilk olarak Türkiye tarafından imzalanan İstanbul Sözleşmesinin, yine ilk olarak sadece Cumhurbaşkanı kararı ve imzası ile Türkiye bakımından feshedilmesi çok büyük bir talihsizlik ve olumsuzluktur. Bu kararı olumlu bulanlar ve destekleyenler arasında kadınların, özellikle siyasetçi ve milletvekili kadınların da yer almasını da bu konudaki zayıf yanımız olarak algılıyoruz” ifadelerini kullandı

İstanbul Sözleşmesinden çıkmanın 6284 sayılı kanunun etkisini azaltmayacağına dikkat çeken Sümer, “TBMM’nin onayından geçen İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılması, İstanbul Sözleşmesi’ne dayalı olarak çıkarılan, gerekçesinde ve bazı maddelerinde İstanbul Sözleşmesi’ne göre hazırlandığı belirtilen 6284 sayılı Yasanın gücünü zayıflatır mı? Bazı siyasetçiler, Sözleşmeden çıkıldığına göre, 6284 saylı Yasanın da geçerliliğini yitirdiğini düşünebilirler mi? Şimdiye dek bunu dillendiren olmadı, ancak bu birilerinin düşünmediği anlamına gelemez” diye konuştu.

Sözleşme, sadece kadını değil, çocuğu ve erkeği de şiddetten koruyor, aileyi tüm olarak hedeflediğini söyleyen Sümer, “Sevgi ve karşılıklı isteğe bağlı olmayan, aile bireylerinin baskısı ile gerçekleşen evlilikleri engellemeyi hedefliyor. Bu sözleşmenin uygulanmasında, tüm ülkelerdeki kadınlara, annelere ve babalara önemli sorumluluklar düşüyor. Çünkü, erkeklerin de yer aldığı süreçte, kadınlar, anneler çözümün ana gücüdür. Ülkesi, bu Sözleşmeyi imzalasın veya imzalamasın, tüm insanlar ve aileler sürece katılmalıdır. Sözleşme, kadın ve erkek ayırımcılığı yapmamakta, insanın eşitliğini savunmaktadır. Mağdurların olmaması, olursa korunmasını ve yardım edilmesini hedeflemektedir. İstanbul sözleşmesi, farklı cinsel eğilimleri övmemektedir. Özendirme de yoktur. Farklı cinsel eğilimli insanlara, bu niteliklerinden dolayı ayırımcılık yapılmamasını, şiddet uygulanmamasını güvence altına almak istemektedir. Nafakanın miktarı, şekli ve süresi ise, tarafların içinde olduğu ekonomik koşullara göre yargının kararına bağlıdır, bağlı olmalıdır” dedi.

İstanbul Sözleşmesi, eğitim politikalarının, öğrencilere şiddetsizliğin öğretilmesi ve uzman kişilerin yetiştirilmesi gerektiğini söylediğini belirten Sümer, “Sözleşme, kadınların, erkeklerden daha aşağı düzeyde bulunduğu düşüncesine dayalı ön yargıların, törelerin, geleneklerin ve diğer uygulamaların yok edilmesi için, sosyal ve kültürel kalıpların değiştirilmesine yardımcı olacak önlemlerin alınmasını taraf devletlere öneriyor” ifadelerini kullandı.

 

10 Nis 2023 - 15:56 - Gündem

Mahreç  Halil Yatar



göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Anayurt Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Anayurt Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Anayurt Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Anayurt Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.