Depremzede çocuklar için disiplinler arası politikaya ihtiyaç var

TTB Deprem Kriz Masası, deprem ve çocuk sağlığıyla ilgili basın toplantısı gerçekleştirdi. Açıklamada çocukların ruh sağlığına yönelik çalışmalar için disiplinler arası bir politika yürütülmesi gerektiği dile getirildi.

Türk Tabipleri Birliğinin (TTB) Deprem Kriz Masası, deprem ve çocuk sağlığıyla ilgili basın toplantısı gerçekleştirdi. Örselenebilir gruplardan olan çocuklar için beslenme, barınma ve güvenli alanların çok daha kritik önemde olduğu ifade edilen açıklamalarda çocukların ruh sağlığına yönelik çalışmalar için disiplinler arası bir politika yürütülmesi gerektiği dile getirildi. Ayrıca deprem bölgelerindeki çocukların gireceği sınavlarda özel kontenjan ayırılması, çocuklar için güvenli alanlar oluşturulması ve afet bölgelerinde anne sütünün desteklenmesi, aşılama çalışmalarının köy köy dolaşılarak yapılması ve bütün çalışmaların gönüllülük esaslı olması gerektiği gibi önerilere yer verildi.

Basın toplantısında konuşan Çocuk ve Ruh Sağlığı Hastalıkları Uzmanı ve TTB Okul Çalışma Grubu üyesi Prof. Dr. Yankı Yazgan, afetten en çok etkilenen gruplardan olan çocuklarda yüzde 60 oranında aylara yayılan travma sonrası stres bozukluğu belirtilerinin ortaya çıkabildiğini bu nedenle çalışmaların yıllara yayılacak bir bakış açısıyla yürütülmesi gerektiğini söyledi.

Çocukların hem fiziksel hem duygusal güvenlik hissini besleyecek ortamlar oluşturulması gerektiğini çocuklar için bu işlevi ailenin ve okulların gördüğünü aktaran Yazgan, “Çocuk psikiyatrisini, çocuğun alınıp semptomlarının giderilmesi olarak görmemek gerekiyor. Barınma imkanının sağlanması, beslenme olanaklarının düzenlenmesi, çocuklar için oyun alanlarının açılması, anne ve babaların ruh sağlığının iyileştirilmesi ve alanda hizmet veren ve çocukların hayatında rolü olan büyün kamu görevlilerinin yaşam şartlarının iyileştirilmesini de bu perspektife görmemiz gerekiyor” dedi.

Sınavlarda depremzede çocuklar için ek kontenjan tanınması gibi kararların önemine değinen Yazgan, “Çocukların geleceklerini düşünen yetişkinlerin olduğu bir dünyada ancak ruh sağlıkları ile ilgili bireysel müdahalelerin bir manası var. Aksi taktirde okyanusun içinde bir zerre kalabilecek işler yapmış oluyoruz” ifadelerini kullandı.

Yazgan, “Önerilerimizin başında okulların ve toplumsal ortamların depremden sonra devam eden yıkıcı etkilerin telafi edilmesi için canlanma ortamı olarak tasarlanması, her bir yerleşimin kendi içinde kendini iyileştirici mekanizmaları harekete geçirmesini düşünmek, sadece çocuk psikiyatrisi hizmeti ile sınırlı olmayan bir perspektifle ilerlemek geliyor” dedi.

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı ve TTB Aşı Çalışma Grubu üyesi Prof. Dr. Betül Ulukol ise, çocuklar için neler yapılabileceği ile ilgili konuştu. Olağanüstü koşulların başında akut dönemde başlayan ve kronik döneme sarkan ve süreçte farklı sorunların ortaya çıktığını söyleyen Ulukol, “Çocukların fiziksel sağlığı ile ilgili şeyler olağanüstü koşullar olmadan da yapılması gereken şeyler. Olağanüstü koşulların özelliği ise bu gereksinimlerin altının daha çok çizilmesi ve olağanüstü koşullar nedeniyle bunların sağlanmasındaki güçlük” diye konuştu. Olağanüstü koşullarda bebekler için en önemli besinin yine anne sütü olduğunu dile getiren Ulukol, anne sütünün stresten çok etkilendiğini ve bu nedenle kalmamış olsa dahi çeşitli yöntemlerle sütün geri çağırılmasının ve çocuğun beslenmesinin sağlanabileceğini anlattı.

Ulukol, aşılama konusunda ise çocuklarının sağlığını korumak anlamında aşının önemine değinerek, afet ortamlarının bulaşıcı hastalıkların çok hızla yayılabildiği ve kontrol altına alınmakta çok zorlanıldığını bu nedenle salgın yapma ihtimali olan hastalıklara karşı aşılama ile gerekli tedbirlerin alınması gerektiğini söyledi. Fiziksel olanakların çocukların sağlığı için en iyi noktaya getirilmesi gerektiğini de söyleyen Ulukol, çocukların uygun koşullarda yaşamalarının çocuk sağlığı için öncelikli olduğunu ifade etti.

Son olarak çocukların güvenliği ile ilgili konuşan sahipsiz kalana çocuklar dışında çadır kentlerde ailesi ile yaşayan çocuklar için de güvenliği yeterince sağlanmış olmayabileceği kaygısını taşıdığını aktaran Ulukol, “Çocukların bir arada olması, etkinlikler yapıyor olması psikososyal destek açısından çok büyük ihtiyaç ancak bunun ailelerden ve yaşadıkları mekândan uzak olmayan yerlerde olması lazım” diye konuştu. Ulukol, depremzede çocuklar için erken evlilik ve cinsel istismar dışında fiziksel şiddet, duygusal istismar ve ihmalinin de büyük risk olduğunu belirterek tüm bunların ele alınması gerektiğini söyledi.

03 Nis 2023 - 17:08 - Gündem



göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Anayurt Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Anayurt Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Anayurt Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Anayurt Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.