‘Tarih parmaklarımın ucunda, avucumun içinde’ 

Bongo Art’ın “Eğitim ve Denetim Alanı” projesi Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde açıldı. Görme engellilerin müzeyi deneyimleyebilmesi amacıyla ortaya çıkan proje sayesinde müzedeki 22 ikonik eserin 3 boyutlu, 2 boyutlu versiyonları ve eserlerin dokusu deneyimlenebilecek.

Demet Aran
Demet Aran Tüm Haberleri

Türkiye’de görme engelli bireylerin müzeleri gezebilmesine olanak tanımak için yola çıkan Bongo Art’ın ilk projesi olan “Eğitim ve Deneyim Alanı” Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde açıldı. Projenin paydaşlarının yanı sıra Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürü Gökhan Yazgı ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakan Yardımcısı Rıdvan Duran da katıldı. Proje sayesinde az görenler ve total körler Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde “Tarih parmaklarımın ucunda, avucumun içinde” diyebilecek. 

Anadolu Medeniyetleri Müzesi Taş Eserler Salonu’nda başlayan açılış etkinliğinde Bongo Art’ın kurucusu Çiğdem Aslantaş, çoğunluğu Avrupa ülkelerinde bulunan 300’den fazla müzeyi ziyaret ettiğini, bu ziyaretlerin ardından Türkiye’ye döndüğünde “Müzelerin eksiklerini nasıl ortadan kaldırabiliriz” sorusundan yola çıkarak müzelerin erişilebilirliğini sağlamayı ilk hedef olarak belirlediğini anlattı. 

1 MİLYON GÖRME ENGELLİ MÜZELERDEN FAYDALANAMIYOR 

Şimdiye kadar bu projenin çok sayıda ödül ve takdire layık görüldüğünün altını çizen Aslantaş, 202 ülkede 55 bin, Türkiye’de ise 637 müze bulunduğunu, dünyada 290 milyon, Türkiye’de ise 1 milyonun üzerinde görme engelli bireyin müzelerden faydalanamadığına dikkat çekti. 

Aslantaş, Eğitim ve Deneyim Alanı’nda retinayı en fazla uyaran renk olan sarının tercih edildiğini, bu renk sayesinde az gören bireylerin eserleri algılayabildiğini, bu bilimsel gerçek doğrultusunda da “yellow museums” adlı bir global hareket başlatmak istediklerini ifade etti. 

300 metrekarelik bir alana kurulan Eğitim ve Deneyim Alanı’nda 1 görme engelli alanı, 6 eğitim atölyesi, 3 sergileme alanı ve 1 sanat kütüphanesi bulunduğunu söyleyen Aslantaş, 7 ayda 10 binden fazla çocuğun bu alanda ağırlandığını belirtti.  

Açılış programına projenin paydaşlarından olan Gören Kalpler Derneği Kurucu Müdürü Erol Sayyıdan da katıldı. Sayyıdan; kamu, yerel yönetimler ve sivil toplumu bu projede bir araya getiren Bongo Art’a teşekkürlerini iletti. 

Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürü Gökhan Yazgı ise, “engelsiz yaşam” anlayışını müzeler için “olmazsa olmaz” şeklinde tarifleyerek şunları söyledi: 

“Biz 85 milyon nüfusun erişilebilir bir alanda müzelerimizi ziyaret etmesini gerçekleştirmeye çalışıyoruz. Tabii ki müzelerimiz genelde tescilli yapılardan oluştuğu için engelli ziyaretçi alımlarında sıkıntılar yaşasak da çeşitli çözümlerle biz bunu gidermeye çalışıyoruz. Müzelerimiz sadece eserlerimizin sergilendiği yerler olarak algılanmasın. Biz aynı zamanda bu müzelerimizde çok çeşitli sosyal ve kültürel etkinlikler yapıyoruz. Bu bizim için çok önemli. Müzelerde bir yaşanmışlık, bir anı olsun istiyoruz. Bu projeyi geliştireceğiz. Bunun Türkiye’nin dört bir yanındaki müzelerimize yayılmasını artık bir görev addediyoruz.” 

ÖNEMLİ OLAN KANUNLARIN UYGULANMASI 

Programda son olarak Aile ve Sosyal Hizmetler Bakan Yardımcısı Rıdvan Duran söz aldı. Duran, “Kültür sanat gelişmiş toplumlarda ekmek ve su gibi bir ihtiyaçtır. Engellilerin de herkes gibi kültür ve sanata erişebilmesi gerekir. Bu anlamda Bongo Art çok güzel bir çalışma yaptı. Sadece müzeleri değil sanat galerilerinde de görme engelli kardeşlerimizin kültür ve sanata ulaşabilmeleri çok kıymetli. Bu fikir beni çok heyecanlandırdı. Biz bakanlık olarak Türkiye’deki dezavantajlı gruplarla ilgileniyoruz. Kanunlar çıkıyoruz. Fakat çıkan kanunların kurumlar tarafından uygulanması veya halkımız nezdinde karşılık bulması kanun çıkarmaktan çok daha önemli. Ne kadar kanun çıkarırsanız çıkarın eğer toplum bunu kabul etmemişse, toplum buna hazır değilse veya kurumlarımız buna hazır değilse çıkarılan kanunlar biraz kadük kalıyor. Fakat bizim bu konuda bir zenginliğimiz var. Sivil toplum kuruluşlarımız çok duyarlı. Bu çalışmada biz bunun bir örneğini görmüş olduk. Sivil toplum kuruluşlarımız kuşkusuz kamu kurumlarından çok daha uzmanlaşmış oluyorlar.  

Bu anlamda kamu kurumlarına bir ışık, yol rehberi olmalarını bekliyoruz.  

Biz bu konuda her zaman sivil toplum kuruluşlarımızın emrindeyiz” dedi. 

07 Ara 2022 - 16:08 - Kültür-Sanat

Muhabir  Demet Aran



göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Anayurt Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Anayurt Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Anayurt Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Anayurt Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.