‘Gerçek sanat yarımdır ve tuhaftır’

Ressam Bülent Aytaç, “İmge Günlüğü ve Bülent Aytaç’ın Sanatı” söyleşisinde sanatseverlerle bir araya gelerek sanatı ile ilgili merak edilen soruları yanıtladı.

Nur Yıldız
Nur Yıldız Tüm Haberleri

“İmge Günlüğü ve Bülent Aytaç’ın Sanatı” söyleşisi, aynı zamanda sergi küratörü de olan Alp Doğu Eser’in moderatörlüğünde Emin Antik Sanat Galerisi’nde gerçekleşti. Söyleşide kendi sanatından bahseden Aytaç, “Gerçek sanat yarımdır ve tuhaftır. Bana göre normale yaklaştığı sürece sanat eserinden bir şeyler eksiltiyoruz. Eserin yabancı olması gerekir, bir anda algılayamamanız gerekir. Bütün başyapıtlar başlangıçta insanlara tuhaf gelmiştir. Bu nedenle portrelerde de aradığım şeyi buldum. Kişiliği anlatmak istiyorum. 2009'dan bu yana portreye ağırlık verdim” diye konuştu.

Kendi resimlerini herhangi bir kategoriye koyamadığını ifade eden Aytaç, “Kendimi şöyle ifade ederim; yapmacıklıktan uzak, basit, samimi ve dolaysız… Günlük hayattaki gibi, doğal yaşantıdan esinlenilmiş eserler vermek istiyorum. Bu şekilde serginin varlık alanını ve dilimi genişletiyorum. Böylece didaktik olmaktan kurtuluyorum” dedi.

“ESERLERİM TİYATRODAN İZLER TAŞIR”

Bir dönem Hacettepe Üniversitesi Drama Topluluğu’nda sahne tasarımı yaptığını anlatan Aytaç, “Şöyle bir şey okudum; Rönesans ressamları sahnelerinin bir kısmını tiyatrodan almışlar. O dönemdeki dini hikayeleri insanlara öğretebilmek için belli bayram ve anma günlerinde sahnelemişler. Misal Hz. İsa’nın doğuşunu oyun haline getirmişler. Sonra da ressamlar o sahneleri resmetmiş. Bu bana çok ilginç geldi. Tiyatro sahnesi gibidir benim resimlerim de. Süreklilik arz eden bir platform vardır” dedi.

“SANATIMIN TEMELİ İNSAN”

Modern yaşamın içerisinde insanın çok fazla uyarana sahip olduğunu ve kendiyle baş başa kalamadığını ifade eden Aytaç, “Aslında insanın sorgulaması gereken en önemli şey kendisi. Biz dalından kopmuş, toprağa doğru süzülen kuru yapraklarız. Yaşam kısıtlı ve bizler süzülüyoruz, bunu anlamlı kılan şeyse sanat. Ve ben de insana odaklanıyorum” dedi.

Ayrıca figürleri, nesneleri ve doğayı imgelerle resimlemeyi sevdiğini söyleyen sanatçı, “İmge, görünen her şeyin bizde bıraktığı iz ve duygular. Bir gözlüğü son derece hüzünlü veya neşeli görebilirim. İmge resminin pek çok avantajı olduğunu düşündüğüm için bu serginin adı da imge günlüğü. Benim sanatım da bir imge sanatıdır” dedi.

“PORTRE DEĞİL KAFA RESMİ”

Portre resmine yeni bir bakış açısı sunan sanatçı; “Bizde bir terminoloji hatası var. Her yüz resmi portre değildir. Mesela simitçinin portresi dediğimizde orada fiziki olarak bir portre yapmıyorum; simitçiye anlatıyorum. Benim yaptığım resimlere portre diyorlar ama portre değil, kafa resmi. Çünkü herhangi birini anlatmıyorsanız o bir kafa resmidir. Portre değildir. Portrede bir özne olması lazım” ifadelerini kullandı.

“TUVAL VE BOYA İLE OLAN İLİŞKİM OLABİLDİĞİNCE AKIŞINA”

Söyleşide bundan sonraki süreçte neler planladığı sorulan Aytaç, “Üretirken bir şey planlamıyorum. Tuval ve boya ile olan ilişkim olabildiğince samimi ve akışına. O an ne hissediyorsam onu yaparım. Hiçbir tuvalin karşısına şimdi de şunu yapayım diye çıkmıyorum. Bundan sonra da böyle olacak fakat tekniklerimi ve medyalarımı değiştirmek istiyorum. Mesela daha önce yaptığım videoartlar var. Bundan sonra videoart yapmak istiyorum, heykel yapmak istiyorum. Kısa dönemdeki planım bu” diye cevap verdi.

“İNSANIN KAFASININ KARIŞIK OLMASI KADAR DEĞERLİ BİR ŞEY YOKTUR”

Etkinlikte, sık sık kafasının karışık olduğuna dair değerlendirmeler aldığını söyleyen Aytaç, “Bence sanat da insan gibi bir tekâmül üzerine oluşuyor. İnsanın bugünü dününe benzememeli. Hayat geçip gidiyor. Biz bu geçip giden süreçte aynı kalabilir miyiz? Mümkün değil. Eğer bir insan yıllarca aynı şeyleri üretiyorsa bence bunu zoraki yapıyordur ve bu da samimi değildir. İnsanın kafasının karışık olması kadar değerli bir şey yoktur. Eğer bu karmakarışık kozmik dünyada tutarlı isen yanlış yoldasın. Tutarsız olmak, denemek araştırmak, farklı arayışlar içine girmek, sanatta değerli olan şey budur” diye konuştu.

06 Ara 2022 - 16:15 - Kültür-Sanat

Muhabir  Nur Yıldız



göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Anayurt Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Anayurt Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Anayurt Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Anayurt Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.