Hak-İş Genel Başkan Yardımcısı Öz’den asgari ücret açıklaması

Hak-İş Genel Başkan Yardımcısı ve Hizmet İş Sendikası Başkan Vekili Hüseyin Öz, asgari ücretin en az 10 bin lira düzeyine çıkarılması ve enflasyonun hızlı şekilde kontrol altına alınması gerektiğini söyledi.

Salih Kaplan
Salih Kaplan Tüm Haberleri

Hak İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Hak-İş) Genel Başkan Yardımcısı ve Hizmet İş Sendikası Başkan Vekili Hüseyin Öz, asgari ücret tartışmaları, emeklilikte yaşa takılanların (EYT) gündemi ve sözleşmeli işçilerin talepleriyle ilgili basın toplantısı düzenledi. Ankara’da basın mensupları ile buluşan Öz, asgari ücretin en az 10 bin lira düzeyine çıkarılması ve asgari ücretin artırılmasıyla birlikte enflasyonun hızlı şekilde kontrol altına alınması gerektiğini söyledi. Toplu sözleşme ile çalışanların maaşlarına da asgari ücretle birlikte düzenleme yapılması gerektiğini sözlerine ekleyen Öz, Asgari Ücret Tespit Komisyonda işçi kesiminin demokratik şekilde temsil edilemediğini dile getirerek komisyonun yapısıyla ilgili önerilerini de paylaştı.

Açıklamasını Hak-İş Konfederasyonu adına yapmadığını, açıklamalarının bireysel görüşleri olduğunu ifade eden Öz’ün gündeminde ilk olarak asgari ücret görüşmeleri vardı. Öz, asgari ücretle çalışan 7 milyon işçinin yanı sıra bütün çalışanların hayat standartlarının geriye doğru gittiğini ve satın alma güçlerini önemli oranda kaybettiklerini söyledi.

“ÖRGÜTSÜZ KESİM DE TEMSİL EDİLMELİ”

İşçi, işveren ve hükümet temsilcilerinden oluşan Asgari Ücret Tespit Komisyonda işçi tarafını temsil eden kesim içinde Ekonomik ve Sosyal Konsey üyesi konfederasyonların temsilcilerinin de olması gerektiğini dile getiren Öz, ayrıca komisyonun daha demokratik bir karar alabilmesi için örgütlü kesimi temsil eden yüzde 15’in dışında örgütsüz kesimin temsilcilerinin de olması gerektiğini söyledi.

Asgari ücrette yapılacak artışın, asgari ücrete bağlı olarak yaşanan fiyat artışları nedeniyle tüm çalışanları ilgilendirdiğini söyleyen Öz, asgari ücrette enflasyona bağlı olarak yapılan artışlar nedeniyle üst ücret grupları ile alt ücret grupları arasındaki farkın kapandığına işaret ederek toplu sözleşmenin olduğu işyerlerinin yeni asgari ücretten önemli ölçüde etkileneceğini söyledi.

Türkiye’de gelir adaletsizliği olduğunu, gelir dağılımında sorunlar olduğunu ve sosyal sorunların tamamının bu gelir dağılımıyla ilgili olarak ortaya çıktığını dile getiren Öz, “En alt grup gelirlerinde yer alan vatandaşların hayat standartlarındaki kayıpları telafi edecek şekilde tedbir alınmasına ihtiyaç var. Sosyal restorasyona ihtiyaç var” ifadelerini kullandı.

“EN AZ 10 BİN LİRA OLMALI”

Açlık sınırının 7 bin liranın üzerinde, yoksulluk sınırının ise 18 bin liranın üzerinde olduğunu anımsatan Öz, “Asgari ücretliyi 4 kişilik bir aile kabul ettiğimiz zaman asgari ücretlinin eşinin ve çocuklarının asgari ihtiyaçlarını karşılayabileceği bir ücretin tespit edilmesi gerekir. Aksi taktirde asgari ücret reel olarak çalışanlarının geçimini sağlamaktan çok uzak bir ücret olacaktır. Şahsi kanaatim asgari ücret 10 bin lira civarında olmalı” diye konuştu.

Asgari ücretin tespitinden sonra ikinci bir adımın da atılmasına ihtiyaç olduğunu belirten Öz, yüksek enflasyon nedeniyle asgari ücretin kısa süre sonra anlamını yitireceğini, bu nedenle enflasyonun düşürülmesine ve hayat pahalılığının durdurulmasına ihtiyaç olduğunu söyledi.

“ÖRGÜTLÜ KESİM DE ASGARİ ÜCRETE MAHKÛM EDİLMİŞ OLUR”

Toplu sözleşme ile çalışılan iş yerlerinde çalışanların zamlarını enflasyona endeksli olarak ya da yüzdelik dilimler halinde aldıklarını anımsatan Öz, asgari ücret yeniden belirlendiğinde toplu sözleşmenin olduğu iş yerlerinde de asgari ücret artışına bağlı olarak eş zamanlı artış yapılmalıdır. Aksi taktirde asgari ücret artışı ile beraber toplu sözleşme sistemi anlamını yitirmiş olacak. Burada yasal olarak tedbir almaya ihtiyaç var. Yasal tedbir alınmadığında örgütlü kesim de asgari ücrete mahkûm edilmiş olur”

Çalışanların vergi yükü azaltılarak gelir vergisi oranının yüzde 10’lara çekilmesi gerektiğini ifade eden Öz, çalışanların vergi matrahına esas kazancın ve vergi dilimlerine esas miktarların yükseltilmesi gerektiğini söyledi.

“EMEKLİYE AYRILMA İSTEĞE BIRAKILMALI”

Hak-İş Konfederasyonu Genel Başkan Yardımcısı Öz, EYT ile ilgili olarak 8 Eylül 1999 tarihinden önce sigortalı olan çalışanların bu tarihten önce hangi koşullar geçerli ise o koşullara göre emekliliğe hak kazanması gerektiğini dile getirdi. 696 sayılı KHK ile kamu, yerel yönetimler ve üniversitelerin bünyesine geçilmiş olan 850 bin çalışanla ilgili zorunlu emeklilik uygulaması olduğunu anımsatan Öz, EYT düzenlemesinin çıkması halinde emekliye ayrılmanın çalışanın isteğine bırakılması gerektiğini söyledi.

Belediye şirketlerinde ve KİT’lerde çalışanlar ile kadro düzenlemesi kapsamı dışında kalmış olan çalışanların kadro taleplerinin olduğunu söyleyen Öz, belediye çalışanlarının aynı işi yapmasına rağmen farklı illerdeki belediyelerde farklı ücretler aldıklarını, belediye şirketlerinde çalışanların bu sorunun çözümü için belediyelerin sürekli işçi kadrolarına alınmaları yönünde talepleri olduğunu aktardı.

30 Kas 2022 - 15:39 - Gündem

Muhabir  Salih Kaplan



göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Anayurt Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Anayurt Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Anayurt Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Anayurt Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.