Su meselesi milli bir mesele olarak görülmeli

İYİ Parti Konya Milletvekili Fahrettin Yokuş, su meselesinin milli bir mesele olarak görülmesi gerektiğini belirterek, “Literatürde su stresi diye tanımlanan durumla karşı karşıyayız. Milli bütçemizden su kaynakları için ayrılacak payı ciddi oranda artırmalıyız” dedi.

Halil Yatar
Halil Yatar Tüm Haberleri

İYİ Parti Konya Milletvekili Fahrettin Yokuş, su meselesinin milli bir mesele olarak görülmesi gerektiğini belirterek, “Öncelikle iklim değişikliğinin Türkiye’nin hangi bölgelerini nasıl etkileyeceğini, toprak, su nemi ve yağmur miktarına göre şimdiden doğru bir analizle arazi planlaması yapmamız gerekiyor” dedi.

İYİ Parti Konya Milletvekili Fahrettin Yokuş, Türkiye’nin su zengini bir ülke olmadığını hatta yapılan uluslararası araştırmalarda ‘Su Krizi’ yaşayacak ülkeler sınıflandırması sonucu ortaya çıkan tabloda; İran, Türkmenistan, İsrail ve Arap Ülkelerinin de aralarında bulunduğu 17 ülke son derece riskli bölgeler olarak tespit edildiğini vurguladı. Yokuş, alınması gereken önlemleri sıralayarak, kuraklığın ve su sorunun milli mesele olarak ele alınması gerektiğini ifade etti.

‘MİLLİ KURAKLIK MERKEZİ KURULMALIDIR’

Belirli bir zaman diliminde suya talebin su arzını aşması anlamına gelen ‘Su stresi’ ile Türkiye’nin karşı karşıya olduğuna dikkat çeken Yokuş, “2040 Yılına geldiğimizde nüfusumuzun 100 Milyon kişi olacağı ön görülürken kişi başına düşen su miktarı 1120 metreküp olacaktır. Yani anlaşılacağı o ki literatürde su stresi diye tanımlanan durumla karşı karşıyayız. Bu nedenledir ki, vakit kaybetmeden ülkemizin su kaynaklarının doğru kullanımı israfın önlenmesini, tatlı su kaynaklarını depolama projelerini hayata geçirmelidir. Milli bütçemizden su kaynakları için ayrılacak payı ciddi oranda artırmalıyız” diye konuştu.

‘ÜLKEMİZDE YAĞMUR HASADI PROJESİ HAYATA GEÇİRİLMELİDİR’

Bütün dünyada olduğu gibi Türkiye’de de yağışların azaldığını vurgulayan Yokuş, “Küresel ısınmanın giderek artıyor olması yeni tedbirler alınmasını da zorunlu hale geldi. Bütün dünyada olduğu gibi ülkemizde de yağışlar her geçen yıl azalıyor. Bu nedenle artık bir damla suyumuzu denize dökmemeliyiz. Ülke olarak yağmur hasadına gitmeliyiz. Eskiden Anadolu’da yaygın olan sarnıçları geri getirmeliyiz. Öncelikle iklim değişikliğinin Türkiye’nin hangi bölgelerini nasıl etkileyeceğini, toprak, su nemi ve yağmur miktarına göre şimdiden doğru bir analizle arazi planlaması yapmamız gerekiyor. Bu arazi planlamalarına göre şehirlerimizi ve binalarımızı kurmalıyız” diye konuştu.

‘SU MESELESİNİ ÜLKEMİZDE BİR MİLLİ GÜVENLİK MESELESİ OLARAK GÖRÜLMELİDİR’

Suda aşırı tüketimi önleyecek tedbirleri alınması gerektiğini belirten Yokuş, “Hem tarımda hem de sanayi ve evlerimizde kullandığımız suyu tasarruflu kullanmalıyız. Yeraltı sularımız her geçen yıl azalmakta ve kirlenmektedir. Göl, Baraj ve derelere kirli suların akıtılmasının önüne geçilmelidir. Kanalizasyonların tamamı filtrelenmeli, kimyasal atıkların sularımızı kirletmesinin önüne geçilmelidir. Özellikle yer altı sularındaki eksilmenin önüne geçilmeli, yer altı sularımızı besleyecek su kaynakları oluşturmalıyız. Özellikle Dicle-Fırat su havzamızdan uluslararası anlaşmalara göre fazladan 30 milyar metreküp su bırakıyoruz. Bu havzadan İç Anadolu bölgemize su nakli gerçekleştirmeliyiz. Yani başta Konya Ovası olmak üzere KOP projesi kapsamında olan diğer 7 ile Dicle-Fırat havzasından her yıl 10 milyar metreküp su naklini acilen gerçekleştirmeliyiz. Bu yolla Konya ve diğer illerin çölleşmeye yüz tutmuş bir kısım toprakları tarıma kazandırılmalı ve hızla artan obrukların önüne geçilmelidir. Sulamada damlama, yer altı damlama ve yağmurlamaya geçilmeli ayrıca sulama sitemlerinde borular yer altından geçirilerek su kayıplarının önüne geçilmelidir. Su meselesini ülkemiz de bir milli güvenlik meselesi olarak görmeli” dedi

23 Kas 2022 - 15:22 - Gündem

Muhabir  Halil Yatar



göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Anayurt Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Anayurt Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Anayurt Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Anayurt Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.