Bahçeli: Terör saldırısının hedefinde ekonomi var

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, Türkiye'ye yönelik terör saldırılarının hedefinde ekonominin olduğunu söyledi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "İstiklal Caddesi saldırısını, yaklaşan seçimler sebebiyle iktidarın yaptırdığını söyleyenler, bunu yazıp çizenler, sadece namussuz değil, aynı zamanda aramızda dolaşan casuslardır." dedi.

Bahçeli, MHP TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, Türkiye'ye yönelik terör saldırılarının hedefinde ekonominin olduğunu söyledi.

Bu amaçla iç barış ve huzur ortamının hedef alındığını, ABD menşeli bir gazetenin, "her yıl on binlerce turistin ziyaret ettiği İstiklal Caddesi'nin bombalandığını", haber niteliğinde servis etmesinin, psikolojik harekat, skandal paylaşım, algı oyunu ve kirli bir kampanya olduğunu aktaran Bahçeli, saldırıda Beyoğlu'nun en işlek caddesinin seçilmesinin tesadüfi olmadığını belirtti.

Terörizmin amacının korku üretmek, hayatın olağan akışını kesintiye uğratmak olduğunu ifade eden Bahçeli, "Bu kanlı saldırının maksadı Türkiye'nin imajını, itibarını ve 2023 vizyonunu baltalamaktır. İstiklal Caddesi saldırısını, yaklaşan seçimler sebebiyle iktidarın yaptırdığını söyleyenler, bunu yazıp çizenler, sadece namussuz değil, aynı zamanda aramızda dolaşan casuslardır. Bu sapık iddia ve iftirayı diline dolayanların Türkiye diye bir ülkesi, Türk milleti ismiyle bir milleti olamaz, olamayacaktır. Bunlar hakkında teröristlere hangi muamele yapılıyorsa aynısı yapılmalı, doğduklarına bin pişman edilmelidir." diye konuştu.

"Hele kara sularını 6 mile bir çıkarsınlar da görelim"

Devlet Bahçeli, dünyanın karmakarışık bir ortama savrulduğuna, Avrupa ülkelerinde grev dalgasının yaygınlaştığına, kutuplaşmanın ise yoğunlaştığına dikkati çekti.

Enerji krizinin, yüksek enflasyonun ve hayat pahalılığının Fransa, Almanya, İspanya, Birleşik Krallık ve Belçika'da toplumsal protestolara sahne olduğunu anımsatan Bahçeli, şöyle devam etti:

"2023 yılı için hem AB'de hem de avro bölgesinde ekonomik büyüme tahminleri yüzde 0,3'e çekilmiştir. Resesyon beklentisi günden güne AB ülkelerinde ivme kazanmaktadır. Avrupa'da yalnızca İrlanda, Malta, Romanya ve Bulgaristan'ın yüzde 1'in üzerinde büyüyeceği öngörülmektedir. ABD'de siyasi ve toplumsal cepheleşme 8 Kasım ara seçimleri münasebetiyle iyice belirginleşmiştir. Sırbistan ile Kosova arasındaki gerilim çıta yükseltirken, Doğu Afrika'da Kongo Demokratik Cumhuriyeti karışıklık içindedir ve Kenya bu ülkeye asker göndermiştir.

Yunanistan'ın Türkiye'ye yönelik tacizkar, tahripkar ve tehditvari siyasetinde herhangi bir azalma yoktur. Yunanistan Dışişleri Bakanı'nın ülkesinin kara sularını genişletmeye devam etme niyetini telaffuz etmesi küstahlıktır, ateşle oynamaktır. Bu bakanın haddini ve sınırını aşarak Türkiye'yi zorbalık ve aldatıcı davranmakla itham etmesi de akıl dışılık ve gerçekleri saptırmaktır. Yunanistan'ın kara sularını 6 milin üzerine çıkarma amacı savaş çağrısı, korkaklığın meydan okumasıdır. Hele kara sularını 6 mile bir çıkarsınlar da görelim, el mi yaman Türkiye mi yaman hep birlikte şahit olalım."

"Turan illeri diriliş ruhuyla şahlanmıştır"

Bahçeli, Türkiye'nin haklarını çiğnetmeyeceklerini, uluslararası hukuka aykırı hiçbir fiili işgale müsaade etmeyeceklerini ifade etti.

Yaşanan gerilim ortamında Özbekistan'ın Semerkant kentinde düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı 9'uncu Zirve Toplantısı'nın herkesi umutlandıran gelişmelere vesile olduğunu aktaran Bahçeli, "Cezayir'de yapılan 31'inci Arap Birliği Zirvesi fiyaskoyla sonuçlanırken, Türk Devletleri Teşkilatı Toplantısı, Süheyl yıldızı gibi parlamış, Turan illeri diriliş ruhuyla şahlanmıştır. Ayrıca Kıbrıs Türklüğü, Türk dünyasının bir parçası görüldüğünden dolayı KKTC'ye Türk Devletleri Teşkilatı Gözlemci Statüsü verilmesi tarihi bir adım olmuştur. Artık KKTC'nin dünya çapında tanınmasının önündeki engeller birer birer kaldırılmaktadır. Kıbrıs Türk'tür, yeri Türk Birliği'nin içindedir." değerlendirmesinde bulundu.

AB Komisyonu Sözcüsüyle AB Dış İlişkiler Servisi tarafından KKTC'nin bu yeni statüsünün reddedildiğinin telaşla açıklanmasının "Rum ağzı", "Yunan dili" açıklamalar olduğunu belirten Bahçeli, bu açıklamaların hükümsüz, hukuksuz ve ahmakça bir sızlanma olduğunu söyledi.

Kıbrıs Türkleri'nin, Türk dünyasının ayrılmaz parçası olduğuna işaret eden Bahçeli, şunları kaydetti:

"KKTC'nin Türk Devletleri ile her alanda ilişki kurup geliştirmesi en doğal hakkıdır. Kıbrıs Rum kesimi, Ada'nın hakimi ve sahibi değildir. Olması da tarihi ve kültürel açıdan mümkün değildir. Rumlar boşuna kürek çekip hayali fırtınalar koparsa da Türklüğün kervanı yürüyecek, Allah'ın inayetiyle kutlu menzile önümüzdeki yıllarda vasıl olacaktır. Kıbrıs Adası'nda adil, kalıcı ve sürdürülebilir bir çözüm ancak Kıbrıs Türk halkının 1963'ten beri gasbedilen müktesep egemen eşitliğinin ve eşit uluslararası statüsünün tescil edilmesiyle başlayacak bir sürecin ardından sağlanabilecektir.

Barış ve istikrarın sağlanmasını, geniş uluslararası işbirliği ve insanlığın sürdürülebilir kalkınmasının desteklenmesini amaçlayan ortak güvenlik ve refah için Semerkant Dayanışma Girişimi müstesna bir karar ve açılımdır. Özbekistan Cumhurbaşkanı'nın teklifiyle 2023'ün 'Türk medeniyetinin yükseliş yılı' ilan edilmesi bizim nezdimizde ve zirve nazarında büyük bir memnuniyetle karşılanmış ve desteklenmiştir. Türk halklarının ortak tarihi, dili, kültürü, gelenekleri ve değerleri temelinde, Türk Devletleri Teşkilatı'nın çok taraflı işbirliğini daha da derinleştirme ve genişletme kararlılığı takdire şayandır. Cumhuriyetimizin yeni yüzyılı hem Türkiye yüzyılı hem de Türk yüzyılı olacaktır."

15 Kas 2022 - 13:46 - Siyaset



göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Anayurt Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Anayurt Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Anayurt Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Anayurt Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.