2023'te milli muharip uçak hangardan çıkacak

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "2023'te milli muharip uçak hangardan çıkacak. Hürjet, Bayraktar Kızılelma, TB3 SİHA Anadolu uçak gemimize inip kalkacak. Atak 2 ilk uçuşunu gerçekleştirecek." dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde, gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.

Togg'un seri üretiminin yapılacağı Gemlik Kampüsü'ndeki açılış töreni öncesi, eşi Emine Erdoğan ile Togg'u kullandığı görüntüleri izleyen Erdoğan, "Her şeyden önce orası fabrika değil mi? Birileri diyordu ya 'Fabrika nerede?' diye. Burası fabrika, Togg burada üretilecek." ifadelerini kullandı.

Aracın fiyatının sorulduğunu belirterek, bu konuda aceleci olunmamasını isteyen Erdoğan, "Togg satışa sunulduğunda rekabetçi olacak. Bu ne demek? Piyasaya çıktığı anda kendi sınıfındaki araçlarla fiyat anlamında rekabet edebilecek. Zira buradaki babayiğitler sırada, masada oturan adamlar değil. Hepsi ülkenin sivrilmiş, saygın iş adamları. Oturacağız, onlarla değerlendirmesini yapacağız ve mart ayında yollara çıkmadan önce fiyat tespitini yapıp ona göre de adımımızı atacağız." değerlendirmesini yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "ÖTV'yle ilgili yetkinizi kullanacak mısınız?" sorusuna, şu yanıtı verdi:

"A'dan Z'ye her şeyi o zaman konuşacağız. Şu anda bunu söylemek çok çok yanlış olur. Şunu söyleyeyim, bir elektrikli araç var önümüzde. Bunu özellikle teşvik etmek ve halkımıza sevdirmek bizim için önemli bir maharet olacak. 2022 Temmuz ayında zaten ÖTV indirimi yapılmıştı. Şimdi yeni vergi düzenlemesiyle motor gücü 160 kilovatı geçmeyen ve ÖTV matrahı 700 bin TL'yi aşmayan elektrikli araçlar için yeni vergi oranı yüzde 10 olarak belirlendi. Bunların hepsini planlayarak yolumuza devam ediyoruz."

"Vatandaşımız, hangisini beğenirse onu alacak"

Togg'un 5 ayrı model üretiminin olacağını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

"Bu üretimlerin içerisinde vatandaşımızın önüne seçenekler sunuyoruz. Bu seçeneklerle birlikte hangisini beğenirse onu alacak. Sadece otomobil değil, renklerde de seçenekler var. Dikkat ederseniz arkadaşlar renklerde de derslerine iyi çalıştılar. Hepsine değişik bir yeri koydular. Kapadokya'sından Oltu'suna varıncaya kadar yalnız bir tane eksik bırakmışlardı. O da Karadeniz. Karadeniz'de, 'Rize mi olsun, Ayder mi olsun?' dedik çalışın, getirin. Çünkü yeşil eksik. Yeşilin olmadığı bir çeşit olamaz. Niye? Türkiye, yeşiller ülkesi."

"Sadece 20 şehir hastanesi aslında Türkiye'nin gurur abidesi"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, vatandaşların eskiden hastanelerde yaşadıkları sıkıntılara ilişkin videonun izletilmesi üzerine de şöyle konuştu:

"Üzülmemek elde değil. Böyle yalan, böyle körlük olamaz. Sen SSK'da genel müdürlük yaptın. Ben Kasımpaşa'da doğup büyüdüm. Çocukluğumun hemen hemen geneli orada geçti. SSK Okmeydanı Hastanesine muayeneye gelirdik. Oralardaki kavgalar, gürültüler ve Bay Kemal daha sonra SSK'nın genel müdürü olduğu zaman o hastanelerin hali rezaletti. Bir arkadaşımızın eşi o hastanede doğum yaparken öldü. Vermediler, rehin aldılar. Olur mu? Oldu. Bunları biz o dönemde yaşadık. Bu Kılıçdaroğlu utanmadan, sıkılmadan hala, yap-işlet-devretle şehir hastanelerimize laf atıyor. Utan, utan. Gurur duy. Yok gurur duyamazsın. Sadece 20 şehir hastanesi aslında Türkiye'nin gurur abidesi. Kaldı ki tüm Türkiye'nin 81 vilayetinde şehir hastanelerinden sonra eğitim araştırma hastaneleri, bunun yanında devlet hastaneleri ve bütün ilçelere varıncaya kadar yapmış olduğumuz hastanelerle sağlıkta devrimi gerçekleştirdik."

Tahıl koridoru 

Tahıl koridorunun yeniden açılması hatırlatılarak yöneltilen "Putin ve Zelenskiy ile diyaloglarınıza ve nasıl çözdüğünüze dair bilgi verebilir misiniz?" sorusuna Erdoğan şu yanıtı verdi:

"Her ikisiyle de görüşmeyi arzu ettiğiniz anda aradığımızda 24 saati bulmadan görüşüyoruz. Gerek sayın Putin ile gerek Zelenskiy ile bu görüşmeleri yapıyoruz ve onlardan aldığımız bilgilerle bir diğeriyle bunları görüşme, müzakere etme fırsatını buluyorum. Sağ olsun şu ana kadar ne sayın Putin'den ne sayın Zelenskiy'den olumsuz bir yaklaşım almadım. Hepsi de olumlu yaklaştılar. Bizden talepleri oldu bu taleplere elimizden geldiğince olumlu yaklaşımlı cevap verdik. Onlar da bizim bu yaklaşımlarımız karşısında hiçbir zaman bize ters yaklaşmadılar.

Erdoğan, çarşamba akşam Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy ile salı günü de Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile bu konuları konuştuklarını, bunun devam edeceğini ve adımlarının yaygınlaştırılacağını söyledi.

"Afrika ülkelerine öncelik verilmesi sizin teşvikinizle mi oldu?" sorusu üzerine Erdoğan, "Tabii. Az gelişmiş ülkeler de var." dedi.

"Akkuyu'yu önümüzdeki yılın sonlarında veya 2024'ün başlarında açacağız"

"Diplomaside yeni bir model geliştirdiniz, kişisel ilişkilerin ön plana geçtiği. Diplomaside kişisel ilişkiler ne kadar etkili oluyor?" sorusuna karşılık Erdoğan, kişisel ilişkilerin diplomaside en önemli netice getirici adımlar olduğunu belirtti.

Erdoğan, bunun olmaması halinde netice getirici adımların atılamayacağını ve sonuç alınamayacağını ifade etti.

Salı günü Putin ile konuştuklarını ve bunun adına da "lider diplomasisi" dediklerini anlatan Erdoğan, lider diplomasisini başarmanın çok önemli olduğunu vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, salı günü Almanya Başbakanı Olaf Scholz ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdiğini ardından da Putin ile görüştüğünü, her ikisiyle yaptığı görüşmenin birbirinin tamamlayıcısı olduğunu dile getirdi.

Sinop'ta açılacak nükleer santrale ilişkin de bilgi veren Erdoğan, "Sayın Putin ile Sinop Nükleer Santralini konuştum. Biz tabii 2024'ün başı veya 2023'ün sonunda bir üniteyi açacağız. Onun dışında üç ünite daha var. O üç üniteyi de ardı ardına belli aralıklarla açacağız. Ama Sinop'ta yeni bir dörtlü üniteyi inşa edeceğiz. Bir Akkuyu, Sinop, bir üçüncüyü farklı bir merkezde arkadaşlar çalışıyorlar. Ayrıca onu da yapacağız. Çünkü bunların her birinden yüzde 10 enerji temini sağlayacağız. Hem Akkuyu 4 bin 800 megavat enerji sağlayacak Sinop da aynı şekilde oradan da 4 bin 800 megavat üretilecek." dedi.

"Arkadaşlarımız devletten gelen paraların hepsini açıkladılar"

"CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, geçtiğimiz günlerde nükleer santralin kötü bir şey olduğunu söyledi. Bu projenin devam etmeyeceğine dair bir sinyal olarak görebilir miyiz? Muhalefet iktidarı aldığında ya da böyle bir plan yapıyorsa termik santralin akıbeti ne olur?" sorusunu Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle yanıtladı:

"Devletlerde devamlılık esastır. Bu adam cahil. Sen kalkacaksın, yani bu millet sana zaten bu ülkede yönetimi vermez o ayrı mesele de. Çünkü böyle cahil cühelayla bir yere gidilmez. Sen SSK'yı yönetemeyen bir cahilsin. Koskoca Türkiye Cumhuriyeti'ni nasıl yöneteceksin?"

CHP'nin elinde bazı büyükşehir belediyelerinin bulunduğunu hatırlatan Erdoğan, "Ne yapıyorlar? İstanbul, Ankara... Meclisler onlarda değil ama hemen ağlamaya başlıyorlar, 'Para gelmiyor'. Arkadaşlarımız devletten gelen paraların hepsini kuruşu kuruşuna açıkladılar. Yalancı bunlar. Ben belediye başkanıyken ileri biyolojik tesisi Tuzla'da kurduk şimdi çıkmışlar oranın açılışını yapıyorlar. Utan, burayı yapan biziz." şeklinde konuştu.

"40 milyon metreküplük gazı sisteme vereceğiz"

Arka arkaya 3'üncü, 4'üncü sondaj gemilerinin alındığını, bunların modern teknolojiye sahip olduğunu anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu:

"Hem Karadeniz'de hem Akdeniz'de bunları yapacağımız gibi, icabında bizim farklı ülkelerde doğal gaz kaynaklarının yoğun olduğu yerlere de bu gemilerimizle gidip, oralarda sondaj çalışmasını yapıp, oralardan da doğal gazı çıkartarak, gerek o ülkede veya üçüncü ülkelere bunları satma şansımız var. Bu konuyla ilgili teklifler geliyor şimdi değişik ülkelerden. Birinci sırada mesela Libya, 'bu konuda bu tür çalışmaların içiresine girebiliriz' diyor. Böyle bir durum söz konusu. Ama şimdi hep birlikte 'Tuna 1' kuyusu dediğimiz buradaki çalışmalar önem arz ediyor. Dolayısıyla Karadeniz'de Sakarya adını verdiğimiz o doğal gaz şeyi önem arz ediyor. Bütün bunlarla beraber Tuna 1 kuyusu, öbür taraftan TANAP, öbür taraftan yine Mavi Akım bunların hepsi geliyor ve bunlar bütünleşiyor belli bir noktada. Bütünleştikten sonra da Sakarya Gaz Sahası'nda 540 milyar metreküplük bir keşfimiz var. Gazı 2023'e yetiştirmek için şu anda ekiplerimiz yoğun bir çalışma içerisinde."

"Müjdeli haberler bekliyoruz"

"BOTAŞ, gazı ulusal sisteme bağlamak için kara boru hattını da bu ay içerisinde tamamlayacak." diyen Erdoğan, Fatih Sondaj Gemisinin, Sakarya sahasına yakın alanda, "Çaycuma 1" arama kuyusunda sondajına geçen hafta başladığını, oradan da müjdeli haberler beklediklerini aktardı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Türkiye Yüzyılı Programında Karadeniz gazına ilişkin 'ciddi rezerv müjdemiz olacak' dediniz. Bu anlamda bir rakam verebiliyor muyuz?" sorusuna da şu yanıtı verdi:

"Şu ana kadar Sakarya sahasında 540 milyar, diğer yaptığımız tespitlerde henüz bunu aşan yok. Son olarak 110 milyar metreküplük var, bu rezervler tespit edildikçe belki daha fazlasını da yakalayacağız. Ama sondaj gemilerimiz çalışıyor. Son aldığımız sondaj gemisi, 12 bin metreye kadar sondaj yapabiliyor, kabiliyete sahip. Çok güçlü bir gemi ve yaşı itibarıyla da yaşlı değil. Bu da bizim için büyük bir avantaj. Onun için arkadaşlarımızın bu gayretleri, bu incelemeleri yapmaları bizi ciddi manada rahatlattı. Ama hesaplamalar kesinleşince sonuçlarını da yakın zamanda açıklayacağız."

"Neyini savunuyorsun?"

AK Parti'nin terörle mücadelesinde özellikle Güneydoğu'da verdikleri mücadelenin hep uyuşturucu kaçakçılarıyla olduğunun altını çizen Erdoğan, PKK terör örgütünün uyuşturucudan nemalandığını, bunları etkisiz hale getirdiklerini söyledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, şunları kaydetti:

"Çıkmış eş başkan, şu anda tutuklanmış olan Tabipler Odasının Başkanı olan o kadını savunuyor. Neyini savunuyorsun? Bu kadın sadece Silahlı Kuvvetlerimize saygısızlık yaparak, yakıştırma yaparak... Sen bu yakıştırmayı nasıl benim Silahlı Kuvvetlerime yaparsın? Neymiş? 'Burada uyuşturucu, bilmem ne, falan yapılmış' gibi yakıştırmalarla, ondan sonra da 'üzerine gidilmemesi gerekirdi' gibi laflar... İşte Bay Kemal de savunuyor, öbür tarafta HDP savunuyor. Zaten başka savunanları da yok, bunlar savunuyor. Niye? Çünkü bunlar birbirinin adeta ete kemiğe bürünmüşü. Ama bu şekilde kendilerini kurtaramazlar. Gerek Silahlı Kuvvetler olarak gerek bizler bunları yakın markajda takip ediyoruz. Yargıda da bunları kovalamaya devam edeceğiz."

Erdoğan, şöyle devam etti:

"Bay Kemal bunları savunuyor. Çünkü o da aynı karaktere sahip. Bunlar cibilliyet itibarıyla sıkıntılı. Adalet Bakanlığı şu anda bunlarla ilgili takibatı yapıyor. Ben bu konuda daha ileri bir adımdan yanayım, o da süratle bir defa bunların dokunulmazlıklarının kaldırılması gerekir. Çünkü bunlar parlamentoyu da kirlettiler. Bunlar siyaseti kirlettiler. 'Atatürk'ün partisi' diyerek, ben inanıyorum ki Atatürk'ün ruhunu da bunlar sızlattılar. Herhalde Atatürk şu anda sağ olmuş olsaydı, bunları hemen kapının önüne koyardı ama Bay Kemal'de ne bu cesaret var ne bu karakter var ne de böyle bir hukuk anlayışı var. Onun için biz şu anda her şeyi yargıya bırakıyoruz ve yargıda da Yalova'daki heyetin, mahkeme heyetinin ayrıca biz dava açmasından yanayız. 

"Gidelim millete, bakalım milletimiz ne diyecek?"

Programda, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun başörtüsüne yönelik "Bir metrekarelik bez parçası" ifadesini kullandığı görüntülerin izlenmesinin ardından Erdoğan, şunları kaydetti:

"Bay Kemal, 'Bir metrekarelik bez parçası' öyle mi? Şimdi başörtüsü mücadelesi veriyorsun. 'Ben çözdüm' diyor utanmadan. Şimdi bu ara başörtülü bayanları alıp onlara rozet takıyor. Bak şimdiden söylüyorum, bu seçimlerde başörtülü birkaç aday da çıkarırsa hiç şaşmayın. Mecburen bunu yapacak. 'Bir metrekarelik bez parçası', bizim bütün mücadelemiz o 'Cahil kalmak istemiyoruz' diyen güzel yavrumuzun hakkı olan kaliteli eğitim, öğretime kavuşmasıydı. Bunu başardık. Fakat Bay Kemal'in böyle bir derdi yok. İşte onun için biz de ne yaptık? Kaçıyor musun? Kaçma, hadi gel, anayasa değişikliği yapalım, anayasa değişikliği ile bu işi sağlama bağlayalım. Gelemezler, yine kaçacaklar. Arkadaşlara, 'Gidin hepsini ziyaret edin, bakalım ne diyorlar, alın bilgileri, bana da neticeyi bildirin, ondan sonra nihai kararımızı verelim' dedik. Başörtüsü meselesinde o gün engellemek istedikleri, üniversiteden atmaya çalıştıkları kızlarımız şimdi o üniversitelere hoca olarak dönüyorlar. Bugünleri de gördük. Onu engelleyemediler. Bazılar doçent, profesör oldu. Azmin elinden hiçbir şey kurtulmaz. Sayın Ecevit'in Meclisten Merve Kavakçı'yı dışarıya atmak için yaptığı o konuşmayı hafızamdan silip atmam mümkün değil. 'Atın şunu dışarı', bunları gördük biz. CHP'nin farklı bir versiyonu değil miydi? 'Haddini bildirin şu kadına...' Bunu diyen değil miydi?"

"Türk savunma sanayinin geldiği noktayı göstermesi bakımından çok önemli"

Türkiye'nin balistik füzesi Tayfun'un başta Yunanistan olmak üzere dünyada ses getirdiği belirtilerek, "Miçotakis yönetimi de Türkiye'yi Amerika'ya şikayet etti. Bir taraftan Amerika da Yunanistan'a silah desteğini devam ettiriyor. Bu anlamda yayınımız aracılığıyla Miçotakis yönetimine bir cevabınız olur mu? Savunma sanayinde dünyayı şaşırtacak başka neler bekliyor?" soruları üzerine Erdoğan, son uzun menzilli füze testinin Türk savunma sanayinin geldiği noktayı göstermesi bakımından çok önemli olduğunu söyledi.

Savunma Sanayii Başkanlığı koordinasyonunda Roketsan bünyesinde bir dizi füze projeleri yürütüldüğünü aktaran Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Son yaptığımız Tayfun testidir o Yunanlıları çıldırtan. Devam eden süreçte inşallah bu adımlardan bir tanesi ve şimdi onun mesafesini artıracaklar. Yani 561 kilometre filan şu anda menzili bunu daha da uzatmak... Tabii bu 561 kilometre Yunanlıları tamamen Atina bunun menzili içinde diye ürkütmeye başladı, kırmızı alarm verdiler. Cenk ve Gezgin füzeleri gibi daha nicelerinin müjdelerini zamanı geldiğinde vereceğiz.

Neredeyse her alanda tarihi işler yapıyoruz. Biz savunma sanayini bazı ülkelerin dışarıdan bazılarının da içeriden engellemelerine rağmen bu noktaya getirdik. Aynı istikamette istiklalimiz ve istikbalimiz için gece gündüz demeden muhtelif füze, roket, mühimmat ve silahlar da dahil azimle çalışmaya devam ediyoruz. 2023 yılında milli muharip uçak, inşallah o da hangardan çıkacak. Hürjet, muharip insansız uçak Bayraktar Kızılelma, o da şu anda hızla devam ediyor."

Bayraktar TB3'ün Anadolu uçak gemisine inip kalkacağını, ağır sınıf Atak 2 helikopterinin ilk uçuşunu gerçekleştireceğini aktaran Erdoğan, "Denizlerdeki gücümüzü perçinleyecek olan (İ) sınıfı fırkateynlerimizin ilki İstanbul gemimizi de bu arada hizmete alacağız. Denizde ikmal muharebe destek gemimiz Derya ve yeni tip denizaltılarımızın ilki Piri Reis, o da hizmete girecek." dedi.

İsrail ile ilişkiler

İsrail ile ilişkilerin Cumhurbaşkanı Isaac Herzog ile nispeten normalleşmeye başladığı ve son seçimde Binyamin Netanyahu'nun kazandığı hatırlatılarak, yeni dönemi nasıl öngördüğü sorulan Erdoğan, şunları söyledi:

"Şu an itibarıyla tabii Herzog sabırlı yaklaşım içerisinde. Daha tabii seçim sonuçları net değil ama seçim sonuçları ne olursa olsun İsrail'le ilişkilerimizi karşılıklı hassasiyetlerimize saygı ve ortak çıkarlarımız temelinde sürdürülebilir bir zeminde yürütmeyi arzu ediyoruz. Normalleşme sürecinde İsrailli yetkililerle görüşmelerimiz oldu. İsrail Cumhurbaşkanı Sayın Herzog'u mart ayında biliyorsunuz Külliye'de ağırladık. Sonrasında telefonla sık sık görüşmelerimiz oldu. 17 Ağustos'ta diplomatik ilişkilerin en üst seviyeye çıkarılmasını kararlaştırarak büyükelçi atama kararını karşılıklı olarak açıkladık. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu için gittiğim New York'ta İsrail Başbakanı Lapid'i kabul ettim, bizim Türkevi'nde. Son olarak da geçen hafta İsrail Savunma Bakanı Benny Gantz ülkemizi ziyaret etti ve kendisini kabul ettim. Karşılıklı temaslarla süreci devam ettirerek ilişkileri tüm alanlarda ilerletme ümidimizi koruyoruz. Değerlere saygı gösterildiği sürece kazan kazan diplomasisiyle inanıyorum ki sadece Türkiye ve İsrail değil, tüm bölge kazançlı çıkacaktır."

"Dev bir proje"

Sosyal konut projesine 8 milyon kişinin başvurduğu ifade edilerek, "Önümüzdeki dönem orta gelir grubu için yeni proje var mı?" sorusu üzerine Erdoğan, şöyle konuştu:

"Şu anda açıklanmış olan dev bir proje. Burada malum 500 bin konut meselesi var. Allah nasip eder, seçim biter, seçimden sonra zaten bir taraftan bu inşaatlarımız devam edecek. Bir de 1 milyon arsa, bunların altyapısını biz devlet olarak yapıyoruz. Bu kuradan bu arsaları alanlar, onlar da evlerini yapacaklar. O da onlara çok farklı bir fırsat doğurmuş olacak. Ama inşallah bunu da kurayla yapacağız ki herhangi bir sıkıntı yaşamayalım ve seçimden sonra da yeni bir hızla Türkiye Yüzyılı'na ayrı bir güç katacağız."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, seçim kampanyasında Türkiye genelinde neler yaptıklarını, eğitimde, sağlıkta, ulaştırmada nerelere gelindiğini millete anlatacaklarını ifade etti.

"EYT meselesi var. Sözleşmeli personelin, taşeronların kadroya alınması meselesi var. Asgari ücrete zam meselesi var. Yeni yılda bu anlamda vatandaşımızı ne gibi müjdeler bekliyor?" sorusu üzerine de Erdoğan, "Şu anda sağ olsun Vedat Bey ekibiyle beraber Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığımız çalışmalarını yoğun bir şekilde devam ettiriyor. Bu çalışmalarla birlikte inşallah önümüzdeki ay ve yeni yıl, bunların arka arkaya açıklandığı aylar olacak ve buralardaki ücret politikalarımız da ne durumdaysa bunları da yine açıklayacağız. Tabii en önemlisi bunlardan asgari ücretin yeniden tespiti çalışması olacak. Bu çalışmayla birlikte de gerek sözleşmeliler gerek EYT bütün bunlar, arka arkaya yani biz 2023'e bunları da açıklayarak girmiş olacağız." dedi.

03 Kas 2022 - 13:54 - Siyaset



göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Anayurt Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Anayurt Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Anayurt Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Anayurt Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.