Maden işçileri için adalet geç kaldı

Bursa’da 19 işçinin ölümüyle sonuçlanan grizu patlamasına ilişkin davada sanıklara olası kasttan 16 yıl 8 ay ceza verildi ancak ölenlerin yakınları yargılamanın sürdüğü 13 yılda katılma talebini geri çektikleri için sanıklardan 3’ünün cezası 6 yıl 8 ay 2’sinin cezası ise 5 yıl üzerinden infaz edilecek.

Demet Aran
Demet Aran Tüm Haberleri

Bursa Mustafakemalpaşa’da 2009 yılında meydana gelen maden kazasında ölen 19 işçi için adalet geç geldi. Sanıklara olası kastla öldürme suçundan ceza verilse de aradan geçen 13 yılda ölenlerin yakınları katılma taleplerini geri çektikleri için bu ceza sanıklardan 3’ü için 6 yıl 8 ay üzerinden 2’si için de 5 yıl üzerinden infaz edilecek.

10 Aralık 2009’da Bursa Mustafakemalpaşa’da meydana gelen grizu patlaması 19 maden işçisinin ölümüne yol açmıştı. Bu kazaya ilişkin aralarında kazanın meydana geldiği madenin işletmecisi Bükköy Madencilik Turizm ve Ticaret AŞ’nin Yönetim Kurulu Başkanı Nurullah Ercan, yönetim kurulu üyeleri Kasım Karataş ve Orhan Latif Ercan, şantiye şefi Bayram Erdoğan, kömür ocağının taşeronu Fahrettin Şolpan, işletme müdürü ve teknik nezaretçi Hayrettin Çelik, işçilere kesene işini yaptıran Ahmet Yalvaç, taksirle birden fazla kişinin ölümüne sebebiyet verme suçlamasıyla yargılandı. Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada sanıklardan Ahmet Yalvaç hakkında beraat kararı verilirken diğer sanıklar hakkında taksirle ölüme sebebiyet verme suçundan mahkûmiyet kararı verildi. Cezalarda altıda bir oranında da indirim uygulandı.

Heyet başkanı karara muhalefet şerhi düşerek sanıklar Orhan Latif Ercan, Nurullah Ercan ve Kasım Karataş hakkında verilen mahkûmiyet cezasının para cezasına çevrilmesi gerektiğini savundu.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, verilen cezaları sanıkların “olursa olsun” kastıyla hareket ettikleri düşüncesinden hareketle bozdu. Yargıtay kararında sanıkların 2006 yılından beri işletmede metan gazı olduğunu bilmelerine rağmen bunu göz ardı ederek defterlerde bile bu hususa yer vermeleri, önceki denetimlerde istenmiş olmasına rağmen ocak gaz ölçümünü otomatik olarak yapacak erken uyarı sistemini kurmadıkları, hatta basit ve ucuz alan vakvak tabir edilen uyarı aletini dahi temin etmedikleri, işletmede havalandırma bakımından kör ve acil durumda kaçış imkanı bulunmayan ayak çalıştırdıkları, ocak üretim mahalline yeterli temiz hava akımını sağlayacak sistemi kurmadıkları, ocak içindeki kirli ve temiz havanın karışmasını ve ısının yükselmesini göz ardı ederek yeterli ve uygun düzeyde havalandırma sağlanamaması nedeniyle grizu birikmesine sebep oldukları, ocakta grizu olduğunu bilmelerine rağmen bunu gizledikleri, bu nedenle idarenin denetimini de önledikleri, ocak içinde her vardiyada he atım öncesi ve sonrası gaz ölçümü yaptırıp kayıt altına aldırmadıkları, ocak içinde kullanılan tesisat ve ekipmanları antigrizulu tesis ettirmedikleri, grizu patlaması olabileceğini öngörmelerine rağmen patlamayı gerçek anlamda engelleyecek nitelikte bir çalışma yapmadıkları ifade edildi.

HEYET BAŞKANINDAN PARA CEZASI ISRARI

Yargıtay’ın bozma kararının ardından dosyayı yeniden inceleyen Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesi, ilk kararında direnerek sanıklardan Yalvaç’ın beraatine, diğer sanıkların ise taksirle ölüme sebebiyet verme suçundan cezalandırılmasına karar verdi. Heyet başkanı ilk kararda olduğu gibi muhalefet şerhi düşerek sanıklar Orhan Latif Ercan, Nurullah Ercan ve Kasım Karataş hakkında verilen mahkûmiyet kararının para cezasına çevrilmesi gerektiğini savundu. Heyet başkanı muhalefet şerhinde şu ifadelere yer verdi:

“Sanıklar Orhan Latif Ercan, Nurullah Ercan ve Kasım Karataş hakkında tayin olunan hürriyeti bağlayıcı cezanın adli para cezasına çevrilmesi durumunda, hem hümanizm ilkesinin hayata geçirileceği, hem de belli bir miktarda paranın devlet hazinesine girmesinin sağlanacağı, aksi durumda ise bu sanıkların cezaevinde geçirecekleri sürede hem devlet hazinesinden para harcanması gerektiği, hem de bu sanıkların yönetim kurulunda bulunduğu şirketin ekonomiye marjinal katkısının azalacağı hususları da nazara alındığında bu hususlar da yine hürriyeti bağlayıcı cezanın adli para cezasına çevrilmesi gerektiği kanaatini güçlendirmektedir.”

Yargıtay 12. Ceza Dairesi bu kararı da ilk temyiz sürecinde olduğu gibi bozdu. Yargıtay’ın 24 Ocak 2019 tarihli kararında sanıklara olası kasttan ceza verilmesi gerektiği belirtildi.

Yargıtay’ın ikinci bozma kararının ardından Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesi dosyayı yeniden inceledi. 9’uncu celsede sanıklara Yargıtay kararında öngörüldüğü gibi olası kasttan ceza verildi. 19 kez ayrı ayrı 20 yıl hapis cezası verilen sanıklara 6’da 1 oranında indirim uygulanarak cezaları 16 yıl 8 aya düşürüldü. Ancak aradan geçen sürede sanıklardan Kasım Karataş öldü, ölen işçilerin aileleri de katılma taleplerinden vazgeçti. Bu nedenle sanıklara olası kasttan ceza verilse de bu hüküm uygulanmayacak. Aleyhe hüküm kurma yasağı nedeniyle sanıklar Bayram Erdoğan, Fahrettin Şolpan ve Hayrettin Çelik hakkında verilen cezalar 6 yıl 8 ay, Nurullah Ercan ve Orhan Latif Ercan hakkında verilen cezalar ise 5 yıl üzerinden infaz edilecek.

06 Eki 2022 - 16:45 - Yargı

Muhabir  Demet Aran



göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Anayurt Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Anayurt Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Anayurt Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Anayurt Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.