“Esed'i yenmek, yenmemek gibi bir derdimiz yok”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ukrayna ziyareti dönüşünde uçakta gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ukrayna ziyareti dönüşünde uçakta gazetecilerin sorularını yanıtladı, değerlendirmelerde bulundu.

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy'nin davetine icabetle Lviv'e yaptığı çalışma ziyaretinin, savaşın başlamasının ardından Ukrayna'ya gerçekleştirdiği ilk seyahat olduğunu anımsatan Erdoğan, Zelenskiy'le yaptığı görüşmelerde ikili ilişkileri tüm veçheleriyle ele aldıklarını söyledi.

Yaklaşık altı aydır devam eden savaşın, görüşmelerin ana konusunu teşkil ettiğini dile getiren Erdoğan, "Dayanışmamızın, Ukrayna'nın toprak bütünlüğüne ve egemenliğine desteğimizin süreceğini kendisiyle bir kez daha paylaştım. Savaşın diplomasi ve müzakereler yoluyla çözümü için elimizden gelen katkıyı sağlamaya devam edeceğimizi de ifade ettim. Aynen Soçi ziyaretimde Sayın Putin'e söylediğim gibi, Sayın Zelenskiy'e de aralarındaki görüşmeye ev sahipliği yapabileceğimizi hatırlattım." diye konuştu.

"BİR TEHDİT UNSURU"

Avrupa'nın en büyük nükleer enerji santrali Zaporijya ile ilgili uyarılar yapıldığı anımsatılarak "Siz de 'Yeni bir Çernobil istemiyoruz.' diye vurgu yaptınız. Türkiye, tahıl koridorunda olduğu gibi nükleer enerji santraliyle ilgili de güvenliği sağlamak ve çevresindeki çatışmaları durdurmak adına devreye girer mi?" sorusuna karşılık Erdoğan, Zaporijya konusunun rastgele bir konu olmadığını söyledi.

Birinci derecede Uluslararası Atom Enerjisi Kurumunun bu işin yakın takibinde olması ve neler yapılması gerektiği hususunda belli bir yükü üstlenmesi gerektiğini vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti:

"Burada şu an itibarıyla içeride Ukrayna'nın bu alanda etkin ve yetkin elemanları bulunuyor. Zelenskiy bizden şunu özellikle istedi, Rusya'nın buradaki bütün mayın ve benzeri döşemeleri söküp alması ve bu hususun süratle ürkütücü olmaktan çıkması çünkü bir tehdit unsuru. 'Çernobil'i yaşamak istemiyoruz.' derken biraz da onu kastettim. Bu konuyu Sayın Putin'le de görüşüp, dünya barışı için önemli bir adım olarak bu konuda Rusya da üzerine düşeni yapmalıdır diye bunu kendisinden özellikle isteyeceğiz. Bu adımı atmaları gerekiyor. Zaporijya'da Ukrayna'nın hem kendi teknik elemanları hem kendi askerleri var. Bu teknik elemanlar ve askerlerle orayı koruma altına almış vaziyetteler."

"ANBEAN NE GEREKİYORSA BUNU YAPACAK GÜÇTEYİZ"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "En başından beri Suriye'nin toprak bütünlüğüne saygılı olduğunuz yönünde açıklamalar yaptınız. 'Suriye'de muhalefet ile rejimin uzlaşması lazım. Rejim askeri çözüm istiyor ama çözümün nihayeti siyasi çözümdür' diye biz bunu deklare ediyoruz. Bu sözün gereği olarak Astana ve Cenevre süreçleri örnek gösterilmesine rağmen, Sayın Dışişleri Bakanı bu konuda açıklamayı yinelediğinde, Türkiye'de 'Türkiye Esed'i yenemedi şimdi anlaşmak için zemin hazırlıyor' şeklinde özellikle muhalefetin bir algısı oluştu. Hem Suriye konusundaki son durumu öğrenmek istiyoruz hem de muhalefetin bakış açısını değerlendirmenizi istiyoruz?" sorusunu da yanıtladı.

"Bizim Esed'i yenmek, yenmemek gibi bir derdimiz yok ki. Eğer Türkiye'de muhalefet olayı böyle bir noktaya taşıyorsa bu muhalefetin hem kalitesini hem de gramını ortaya koyar." diyen Erdoğan, Suriye'de atılan bütün adımlarla, özellikle Suriye'nin kuzeyinde Fırat'ın doğusu ve batısından Akdeniz'e kadar olan bölgede Ruslarla yürütülen çalışmalarda terörle bir mücadele olduğunu hatırlattı.

Terörle olan mücadeleyi de burada birlikte sürdürdüklerine dikkati çeken Erdoğan, şöyle konuştu:

"Bunların belli bölümünü Ruslarla beraber yaparken belli bölümünü de kendi askerimizle, güvenlik güçlerimizle yürütüyoruz. Hep söylüyorum, demokraside en önemli hasletlerden bir tanesi güçlü muhalefettir. Tabii bizim güçlü bir muhalefetimiz yok. Sıkıntı burada. Yani Suriye'de ne oluyor ne bitiyor haberleri yok. Biz ise ta Obama döneminden alalım, orada verdiğimiz mücadeleyi şu anda da aynı kararlılıkla devam ettiriyoruz. Bizim 'bir gece ansızın gelebiliriz.' ifademiz boşuna değil. Vakti saati geldiğinde bu yapılır. Ama şunu da söyleyeyim, bir defa Türkiye'ye kimse 'Böyle bir şeye hazır mısın?' sorusunu sormasın. Biz bütün bu işlere hazırlıklıyız. Hazırlıklı olduğumuz gibi de anbean ne gerekiyorsa bunu yapacak güçteyiz."

"DİPLOMASİYİ TAMAMEN DEVRE DIŞI BIRAKAMAZSINIZ"

Erdoğan, "Bu tartışmalar devam ederken Sayın Devlet Bahçeli'nin bir açıklaması dikkati çekti. Suriye'nin kuzeyinde yürütülen terörle mücadeleye gönderme yaparak 'Siyasi diyalog görüşmelerinin ya da Suriye ile temasın siyasi diyalog mertebesine çıkarılması ciddiyetle ele alınmalı.' ifadesini kullandı. Bu sözleri nasıl değerlendirirsiniz?" sorusunu ise şöyle yanıtladı:

"Şunu bir defa bilmemiz, kabullenmemiz gerekir. Devletler arasında hiçbir zaman siyasi diyalog veya diplomasi kesip atılamaz. Her zaman her an bu tür diyaloglar olur, olmalıdır. Hatta bir söz var, 'İplikle de olsa bağı koparmayın, o bağ devam etsin. Gün olur lazım olur.' Şimdi biz mesela bölgede Mısır'la alt düzeyde, bakanlarımız seviyesinde temaslarımızı devam ettiriyoruz. Bu ilişkiler durup dururken olmuyor. Diplomasiyi tamamen devre dışı bırakamazsınız. Diplomasiye ne denli ihtiyacımız olduğunu bütün dünya gördü. Biz her zaman çözümün parçası olduk. Suriye sorununu çözmekle ilgili elimizi taşın altına biz koyduk. Hedefimiz, bölgesel barış oldu, ülkemizi bu krizin ağır tehditlerinden risklerinden korumak oldu."

"ARKADAŞLARIMIZ SÜREKLİ GÖRÜŞME HALİNDELER"

Suriye'nin kuzeyindeki terör hedeflerine yönelik yapılması planlanan yeni harekata ilişkin, "Şimdi Türkiye sahada varlık gösterirken aslında diplomatik ayağı, işin diplomasi boyutunu hiç bırakmıyor. Biz biliyoruz ki Amerikalı muhataplara olduğu gibi Rus muhataplara da PKK terör örgütünün faaliyetleri ve Türkiye'nin sınır güvenliğini nasıl tehdit ettiğiyle ilgili zaman zaman bilgilendirmeler yapıyorsunuz. Bu bilgilendirme sonucunda Rusya'nın PKK/YPG'ye karşı bakışında bir değişiklik oldu mu? Bir de özellikle PKK'ya yakın kaynaklar ve medya organları beklenen 5'inci harekatla ilgili olarak, bunu bir Rus ihaneti, Rusların ihaneti gibi değerlendiriyorlar. Bununla ilgili bir yorumunuz olur mu?" sorusu üzerine de Erdoğan, şunları kaydetti:

"Şu anda Suriye'de attığımız her adımda bir defa biz güvenlik güçlerimiz, istihbaratımız, Milli Savunma Bakanlığımız olarak Rusya'yla irtibat halindeyiz. Arkadaşlarımız sürekli onlarla görüşme halindeler. Ben de Sayın Putin'le görüşmeler yapmak suretiyle 'Bu süreci sağlama bağlayalım.' diyoruz. İşte örneğin son Soçi seyahatimde Suriye bizim için önemli bir görüşme konusuydu, gündem maddesiydi. Şu anda yine buradaki terör olaylarıyla alakalı gerek ben Putin'le gerek Dışişleri Bakanı'm ve Savunma Bakanı'm muhataplarıyla görüşmeleri devam ettiriyoruz. Bundan sonraki süreçte de zaten devam ettireceğiz. Mesela gönül arzu ederdi ki İran'la da oradaki bu çalışmaları daha etkin yürütelim ama bu olmadı. Biz de şu anda Rusya'yla olan bu dayanışmamızı, birlikteliğimizi aynı kararlılıkla devam ettiriyoruz. Bundan sonraki süreçte de yine aynı şekilde devam ettireceğiz."

İSRAİL İLE NORMALLEŞME SÜRECİ

"Yakın zamanda İsrail’le de normalleşme süreci başlamıştı ve büyükelçilerin atanmasına da karar verildi. Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri en nihayetinde İsrail… Mısır'dan da örnek verdiniz. İsrail'le olan ilişkiler Doğu Akdeniz'de Mısır'la da olursa, bu ilişkilerimiz için genel anlamda enerji eksenli bir ilişki, irtibat diyebilir miyiz acaba?" sorusuna Erdoğan şu yanıtı verdi:

"Daha çok siyaset eksenli dersek isabetli olur. Yani siyasetin gereği bu. Onun için de siyasette dargınlık olmaz. Her an barış içinde olacaksın. Her an görüşebilme imkanı yakalayacaksın. Mesela Mısır'la şu anda üst düzeyde, istenilen yerde değil ama biz şimdi Mısır'la da arkadaşlarla alt düzeyde yani bakanlar seviyesinde bu işi sürdürelim ve ardından da temenni ederiz ki üst düzeyde de bu adımı en güzel şekilde atalım. Çünkü Mısır halkı bizim kardeşlerimiz. Bizim Mısır halkıyla dargın olmamız mümkün değil. Onun için de bir an önce orayla da bu barışı bizim temin etmemiz gerekiyor. Suriye ile daha ileri seviyede adımları temin etmemiz gerekiyor. Bu adımları atmak suretiyle, tüm bölgede yani İslam dünyasının bizim komşularımızla olan bu bölgesinde inşallah birçok oyunu biz bozarız."

KILIÇDAROĞLU'NUN SEÇMEN BİLGİLERİ AÇIKLAMASI

"CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu geçen günlerde 'Bizdeki seçmen bilgileri Yüksek Seçim Kurulunda bile yok.' diye tuhaf bir söz sarf etti. Bununla birlikte birtakım spekülasyonlar var, işte 'Hükûmetin yapmayı planladığı bazı icraatlar önceden Kılıçdaroğlu'na servis ediliyor ya da sızdırılıyor.' şeklinde. Bu ilginç duruma dair neler söylemek istersiniz?" sorusu üzerine Erdoğan şu değerlendirmeyi yaptı:

"Kılıçdaroğlu'nun bu açıklamalarına inanıyor musunuz? Adamın hayatı yalan. Bir şey bildiğinden değil. Tabii bana göre, YSK Başkanı ve ekibi bunu yargıya taşımalı. Yargıya taşımak suretiyle artık bu adama bedel ödetmeli. Yeri geliyor savcılara saldırıyor, yeri geliyor hakimlere saldırıyor ama nedense onlar çekiniyorlar, korkuyorlar. Anayasayla teminat altındasınız. Anayasa'da bununla ilgili 'Kesinlikle yargıya yönelik bu tür beyanlarda bulunulamaz' diyor. İnşallah 2023'te milletim sandıkta buna bir kez daha dersini verecek."

19 Ağu 2022 - 15:37 Ankara- Siyaset



göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Anayurt Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Anayurt Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Anayurt Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Anayurt Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.