Eğitim Kolektifi’nden uyarı: Köy okullarını tamamen kaybedebiliriz

Köy okullarının yeniden açılması için yönetmelik değişikliğinin yeterli olmayacağını dile getiren Eğitim Kolektifi, atıl durumdaki köy okullarının yaşam merkezlerine dönüştürülmesi projesi ile köy okullarının tamamen kaybedilebileceği uyarısında bulundu.

Salih Kaplan
Salih Kaplan Tüm Haberleri

Eğitim Kolektifi Platformu Kurucusu Aylin Göçmen, yeni eğitim dönemi öncesinde öğrenci sayısına bakılmaksızın köylerde okul açılabilmesinin önünü açan yönetmelik değişikliğini değerlendirdi. Bütçe ayrılmadan, onarım planları olmadan ve öğretmen atamaları yapılmadan yönetmelik değişikliğinin köy okullarını açmaya yetmeyeceğini söyleyen Göçmen, aktif olarak kullanılmayan köy ilkokullarının yeniden açılarak yaşam merkezlerine dönüştürülmesi projesine dikkat çekerek “Köy okullarını tamamen kaybedebiliriz” uyarısında bulundu.

1990 yılında başlayan taşımalı ilköğretim uygulaması ile öğrencinin az olduğu köylerde okullar kapatıldı ve öğrenciler okul olan yakın köy ya da ilçelere taşınmaya başlandı. Her sabah 1 milyon 500 bin öğrencinin kendi yaşadığı yer dışındaki okullara taşınmasına neden olan uygulama artan nüfusa rağmen 17 bin köy okulunun da kapanmasına yol açtı. Eğitim kalitesinde düşme, özellikle kız çocuklarının eğitimden mahrum kalması, köyden kente göç ve köylerdeki tarım ve hayvancılık üretiminin düşmesi gibi pek çok sonucu da beraberinde getiren sistemin getirdiği sorunlar karşısında Millî Eğitim Bakanlığı (MEB), yönetmelikte yaptığı değişiklik ile kapanan köy okullarının yeniden açılabilmesinin önünü açtı. Millî Eğitim Bakanlığı Kurum Açma, Kapatma ve Ad Verme Yönetmeliğindeki değişiklik ile nüfusu az ve dağınık olan köy ve benzeri yerleşim yerlerinde öğrenci sayısına bakılmaksızın valilikçe uygun görülmesi durumunda Bakanlık onayı ile ilkokul açılabilecek.

Eğitim Kolektifi Platformu’nun kurucusu Aylin Göçmen, kapanan köy okullarının yeniden açılabilmesini sağlayacak olan yönetmelik değişikliğini değerlendirdi. Yönetmelikteki değişikliklerin köy okullarını yeniden hayata geçirmeye yetmeyeceğini savunan Göçmen, “Köy okullarını yönetmelik değil, kapsamlı bir kırsal eğitim politikası hayata geçirebilir” dedi.

Köy okullarının açılmasına dair somut adımlar atılmadığını dile getiren Göçmen, “Bu yönetmelikle sadece okulların tekrar açılabilmesi hususunda valiliklere yetki verildiğini görüyoruz. Ancak atıl durumdaki köy okulları için bütçe ayrılması, onarım çalışmaları için planlama yapılması, köy öğretmenlerinin atanması gibi pek çok konuda henüz bir çalışma yok. Yönetmelikteki değişiklik, maalesef köy okullarını açmaya yetmeyecek” ifadelerini kullandı.

Öte yandan yeni eğitim öğretim yılına hazırlanabilmek için köy ihtiyaçlarının belirlenmesi ve tespit edilerek öncelik planlaması yapılması gerektiğini de belirten Göçmen, aktif olarak kullanılmayan köy ilkokullarının yeniden açılarak yaşam merkezlerine dönüştürülmesi projesine dikkat çekerek, “Köylerin ihtiyaçları belirlenmeden hızla uygulanabilir bu proje ile köy okullarını tamamen kaybedebiliriz” diye konuştu.

33 yıldır uygulanan taşımalı eğitim sisteminin tahribatını düzeltebilmenin de uzun soluklu olacağını dile getiren Göçmen şunları söyledi: “Uzun yıllardır boş duran köy okulu binalarının eğitime geri kazandırılması için büyük bir bütçeye ihtiyaç duyduğumuzun farkındayız. Bu nedenle Bakanlığın bir pilot uygulama yapabileceğini düşünüyoruz. 2022-2023 eğitim döneminde valilikler aracılığıyla her ilde seçili köylerde eğitim başlayabilir. Böylece bu okullar teknik olanakları, kitaplıkları, eksiksiz öğretmen kadrosuyla örnek okullar haline getirilerek eğitime başlayabilir; önümüzdeki yıllarda açılacak köy okullarına da bu uygulamalar örnek olabilir.”

Göçmen, nitelikli bir kırsal eğitim politikası içermesi gereken özellikleri ile ise şöyle sıraladı: “Bir eğitim politikasının temel hedefi en uzaktaki ve en küçük köylerdeki öğrencinin de en iyi eğitimi almasını sağlamaktır. Bununla birlikte özellikle çok küçük köylerde okul olmaması durumunda bu öğrenciler, birkaç köyü birleştirilmesinden oluşan bir merkez köydeki taşıma merkezi okula gidebilir.  Ancak böyle taşıma merkezi okulların, fiziksel, teknolojik ve akademik koşullar açısından köy okullarından daha gelişmiş merkezler olarak tasarlanması önemlidir. Bu okullar fiziksel olanaklar, spor, sanat eğitimi, psikolojik destek gibi olanaklara da sahip olmalıdır. Bu merkezlerde aynı zamanda anaokulu da bulunmalı; psikolojik danışman, sosyolog gibi uzmanlar da istihdam edilmelidir. Ortaokul ve lise düzeyindeki öğrenciler ise kent merkezlerindeki okullara taşınmalıdır.”

04 Ağu 2022 - 16:48 - Eğitim

Muhabir  Salih Kaplan



göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Anayurt Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Anayurt Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Anayurt Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Anayurt Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.