"Odessa Limanı'ndan gemilerin çıkışı devam edecek"

AA Editör Masası'na konuk olan Milli Savunma Bakanı Akar, tahıl sevkiyatı anlaşması kapsamında Odessa Limanı'ndan ilk geminin ayrılmasına ilişkin, "Bundan sonraki gemiler de benzer şekilde herhangi bir aksaklık çıkmadan devam edecek." dedi.

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, tahıl sevkiyatı anlaşması kapsamında Odessa Limanı'ndan ayrılan ilk geminin yarın saat 15.00 civarında İstanbul Boğazı açıklarında olacağını, demirlemesinin ardından Müşterek Koordinasyon Merkezinde Rusya-Ukrayna-Türkiye-BM temsilcilerinin oluşturacağı heyet tarafından kontrol edileceğini bildirdi.

Tahıl yüklü geminin Ukrayna'dan yola çıktığı ifade edilerek bunun devamının gelip gelmeyeceği, bu süreçte neler yaşandığı soruları üzerine Akar, tahılın önemli bir konu haline dönüştüğünü söyledi. Çalışmalar çerçevesinde dün Sierra Leone bayraklı 27 bin ton mısır yüklü geminin Lübnan'a gitmek üzere Ukrayna'dan saat 09.15'te ayrıldığını aktaran Akar, İstanbul'da kurulan müşterek koordinasyon merkezinde sürecin takip edildiğini belirtti. Akar, "Bu gemide aynı usulleri, esasları bir kez daha mutabık kaldığımız hususları uyguladık ve bundan sonraki gemiler de benzer şekilde, temennimiz, dileğimiz herhangi bir aksaklığa uğramadan devam edecek." diye konuştu.

"Yarın saat 15.00 civarında Türk boğazları açıklarında bulunacak"

Geminin muhtemelen yarın saat 15.00 civarında Türk boğazları açıklarında bulunacağını bildiren Akar, "Açıkta demirlemesini müteakip Müşterek Koordinasyon Merkezinde Rusya-Ukrayna-Türkiye-BM temsilcilerinin oluşturacağı müşterek heyet gidip oradaki yükü bir şekilde kontrol edecekler. Dolayısıyla bir an evvel herhangi bir sorun çıkmadığı takdirde, inşallah çıkmaz, devam edecek." diye konuştu.

Akar, çok ciddi bir miktarda, 25 milyon tondan fazla bekleyen, savaş nedeniyle çıkamayan tahılın söz konusu olduğuna işaret ederek şunları söyledi:

"Onların çıkması için çeşitli yollar ortaya konuldu ama en doğrusu Sayın Cumhurbaşkanı'mızın Sayın Putin ve Sayın Zelenskiy ile yaptığı görüşmeler sonucunda çizdikleri çerçevede bizim muhatabımız Ukraynalı ve Rus bakan arkadaşlarımızla yaptığımız, arkadaşlarımızın da onların heyetleriyle yaptığı görüşmeler sonucunda ortaya çıkan çözüm en optimal çözüm. Çünkü miktar çok fazla ve deniz yolu en güvenli yol. Bu miktarı da taşıyabilecek kapasiteye sahip olan deniz yolu. Dolayısıyla bizim bu konulardaki çözüm noktasına geldiğimizde güvenli koridor meselesi ortaya çıktı. Bu tabii uzunca bir süreci kapsadı. Hazirandan itibaren çeşitli görüşmelerimiz oldu. Hatırlarsanız bizim Sayın Şoygu ve Olenksiy ile yaptığımız konuşmalarda, daha sonra Sayın Kubrakov ile yaptığımız konuşmalarda bizim burada bir kırmızı hat kurmamız gerektiğine karar verdik. Çünkü bakanlar çeşitli sebeplerden dolayı her an bir araya gelemiyorlar, her zaman telefonla görüşmeleri mümkün olmuyor. Dolayısıyla birer general görevlendirdik ve bunlar gece gündüz konuştular, görüştüler. İnişli çıkışlı birtakım görüşmelerin sonucunda çok şükür nihayete erdi, 22'sindeki bu metnin imzalanmasından sonra bu noktaya gelindi."

"Kimsenin toprağında gözümüz yok"

Akar, nisan ayında başlatılan Pençe-Kilit operasyonunda son durumun ne olduğu, bu operasyonların terör örgütüne verdiği zararlar ve Pençe-Kilit'in Kandil'i de içine alacak şekilde genişletilmesinin gündemlerinde olup olmadığına ilişkin soruya, hiçbir terörist ve zaman-mekan ayrımı yapmaksızın terörle mücadele yürüttüklerini söyledi.

Türkiye'nin terörle mücadelesinin çok iyi anlaşılması gerektiğine işaret eden Akar, bu konunun bazı çarpıtmalara maruz kaldığını söyledi. Yapılan operasyonlarda terörle mücadele konusunda tek amaçlarının ülke ve vatandaşların güvenliğinin sağlanması olduğunun altını çizen Akar, şöyle konuştu:

"Bunun herkes tarafından bilinmesi ve bunu da meşru müdafaa esasları prensipleri kapsamında gerçekleştiriyoruz. Bizim komşularımızın başta Irak ve Suriye olmak üzere sınırlarına, egemenlik haklarına saygımız sonsuz. Kimsenin toprağında gözümüz yok. Bütün ülkelerin, komşularımızın toprak bütünlüğüne son derece saygılıyız. Bizim tek hedefimiz var, tabii bu terörle mücadele. Terörle mücadelenin aynı zamanda komşularımızın da lehine olduğunu herkesin görmesi lazım. Eğer başka niyetleri yoksa bakan kişilerin, Irak'ta, Suriye'de terörle mücadele etmemizin aynı zamanda Irak'ın da Suriye'nin de yararına olduğunun herkesin bilmesi, görmesi lazım. Buradaki hedeflerimiz konusunda ise terörist nerede, bizim hedefimiz orası. Yani temel prensip bu. Biz teröristlerin peşindeyiz."

Teröristleri etkisiz hale getirmek için mücadeleyi sürdürürken, masum sivillere, çevreye, tarihi, dini, kültürel yapılara karşı son derece hassas olduklarını vurgulayan Akar, şunları kaydetti:

"Bizim özellikle bu 24 Temmuz 2015'ten beri yaptığımız operasyonlara bakıldığında ister çukur operasyonları isterse Suriye'nin kuzeyine, Irak kuzeyine yapılan operasyonda bu ilkenin son derece hassas bir şekilde uygulandığını da bilenler, görenler, herkes bunun şahididir. Burada diğer önemli konulardan biri de herhangi şekilde bu teröristlerin dışında hedefimiz asla söz konusu değil. Türkler, Kürtler, Araplar, Aleviler, bunlar hepsi kardeş. Bizim bunlara karşı hiçbir şekilde din, dil, ırk ayrımı yaparak, etnik ayrım yapmak suretiyle herhangi bir hedef almamız asla söz konusu değil. Bizim tek hedefimiz teröristler. Bunu herkes tarafından iyi anlaşılması lazım."

"Toplam 35 bin 495 terörist etkisiz getirildi"

Akar, çözüm süreci bittikten sonra 24 Temmuz 2015'ten itibaren toplam 35 bin 495 teröristin yurt içinde ve sınır ötesinde etkisiz hale getirildiğini bildirerek "1 Ocak 2022'den itibaren baktığımızda da 2 bin 226 terörist etkisiz hale getirilmiş bulunmakta. Şimdi burada bugüne kadar herhangi bir şekilde şu veya bu sebepten dolayı Mehmetçiğin girmediği, çıkmadığı yerler söz konusu ediliyordu. Şu anda Mehmetçiğin girmediği, giremeyeceği bir yer yok. Bizim buradaki temel prensibimiz en son terörist etkisiz hale getirilmek suretiyle asil milletimizi 40 yıldan beri başımıza musallat olan bu terör belasından kurtarmak. Yaptığımız çalışma bundan ibarettir." diye konuştu.

"Terör örgütünde ciddi bir çöküş var"

Zap bölgesinde çok sayıda mağara, iniş-çıkış bulunduğunu, arazinin sarp olduğunu dile getiren Akar, 3-5 katlı mağaralar bulunduğunu ve önlerinin tuzaklandığını ifade etti. Burada diğer bölgelerin 5-6 katı el yapımı patlayıcı olduğunu belirten Akar, şöyle konuştu:

"Bunlara karşı büyük bir kahramanlıkla mücadelemiz devam ediyor. Şu anda bu bölgede 301 terörist etkisiz hale getirilmiş bulunmakta ve gerçekten orada sayılar çok fazla 400 civarında mağara, in, sığınak, barınak var. Bunların hepsi tek tek temizlenmek durumunda. El yapımı patlayıcı olasılığı, orada birtakım tuzakların olma ihtimaline karşı tedbirli olmak kaydıyla... Binlerce el yapımı patlayıcı, dağ, taş, el yapımı patlayıcı, 1500 civarında da el yapımı patlayıcı ele geçirildi, etkisiz hale getirildi. Maalesef bazıları kontrolsüz patlamak suretiyle oradaki kahraman silah arkadaşlarımızın şahadetine sebep oldu. Buradaki bu terör yuvalarına tek tek girmek mecburiyetimiz var. Bunları tek tek temizlemek mecburiyetimiz, bunu yapıyoruz. Şimdi şu anda ister açık kaynaklar olsun ister istihbari bilgiler olsun, ister yüz yüze yapılan birtakım görüşmeler olsun, bizim istihbarat kurumlarımızdan gelen bilgiler olsun, terör örgütünde ciddi bir çöküş var, bunu görmek lazım. Fakat burada dediğim gibi bu çöküş bizi hiçbir şekilde rehavete sevk etmeyecek, biz aynı tertip ve düzenle mücadelemizi sürdürüyoruz. Elebaşlarının açıklamaları dahil büyük bir çaresizlik içindeler. Çaresizliğin en önemli göstergesi de bunlar. Açıkça teröristlere talimat veriyorlar, sivil hedeflere yöneltiyorlar. 'Otelleri yakın.' diyorlar, 'Sivil hedefleri vurun.' diyorlar. 'Saldırın,', 'Ormanları yakın.' diyorlar, hiçbir ahlaka sığmayacak, teröristliğin artık en böyle alçak işlerini yapar hale, düşünür hale geldiler. Bunu da çöküşün en önemli göstergesi olarak görüyoruz. Teröristlerin şu anda elebaşları başta olmak üzere hiçbiri iki gece aynı yerde yatmıyor ve hiçbiri güvende değil, bunun farkındalar. Mehmetçiğin nefesi bu teröristlerin ensesinde. Ve biz bu mücadelemizi en son terörist etkisiz getirinceye kadar kim destek verirse versin, arkalarında gelecek ne olursa olsun bu terörü bitirmekte kararlıyız."

Akar, dost ve müttefik ülkelerin de bu konuya yaklaşımlarını gözden geçirmelerini, tarafsız ve objektif olmalarını beklediklerine işaret ederek "Teröristler arasında ayrım yapmamalarını bekliyoruz. Çünkü bizim yaptığımız bu mücadele aynı zamanda NATO'nun da Avrupa'nın da Avrupa Birliği'nin de teröre karşı durduğu en son engel. Bunu da görmeleri lazım." dedi.

Akar, "Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Tahran ziyaretinden bir gün sonra Duhok'ta sivillere yönelik saldırı oldu. Irak makamları ve terör örgütüne müzahir organlar saldırıyla ilgili Türkiye'yi suçladı. Duhok'ta tam olarak ne oldu? Saldırıyı kim gerçekleştirdi? Elinizdeki bulgular ne söylüyor?" şeklindeki soruyu yanıtlerken terörle mücadele ederken siviller, çevre, tarihi, dini, kültürel yapıların kendileri için dokunulmaz olduğunu yineledi.

"Amerikalı müttefiklerimiz yarın bir gün hatırladıklarında üzülecekler"

ABD ordusundan YPG/PKK'lı elebaşı için taziye mesajıyla ilgili Akar, "Bir akıl tutulması, izahı yok bunun. Amerikalı müttefiklerimiz yarın bir gün hatırladıklarında üzülecekler." diye konuştu.

Milli Savunma Bakanı Akar, "ABD, PYD/YPG'den vazgeçer mi?" sorusuna, "Vazgeçecek. Terörle, teröristle yaşanmaz. Eninde sonunda bunu anlayacaklar." yanıtını verdi. 

Akar, ABD'den F-16 tedariki konusunda ise "Olumlu bir şekilde sonuçlanmasını temenni ediyoruz. Olmazsa, dünya çok genişledi artık, seçenekler çok arttı. Buna karşı birçok çözüm üretilebilir." dedi.

Akar, "(Yunanistan) Türkiye'ye karşı kendilerince bir hesap içindeler. Silahlanma bütçesinde 5 katına çıkan bir artış var. Diyoruz ki bu TSK ve Türkiye için az, savunma için çok." ifadelerini kullandı.

Milli Savunma Bakanı Akar, Yüksek Askeri Şura'nın 4 Ağustos Perşembe günü Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında toplanacağını bildirdi.

Akar, "Bugüne kadar 24 bin 435 FETÖ mensubu ihraç edilmiştir. Bunlardan 2 bin 754'ünün de rütbesi geri alınmıştır." dedi.

01 Ağu 2022 - 13:35 - Gündem



göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Anayurt Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Anayurt Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Anayurt Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Anayurt Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.