NATO için tek çıkış: Savaşın uzaması

Uzmanlar, NATO'nun Rusya'yı daha da zayıflatmak için Avrupa'da savaş politikası gütmeye başladıklarını ve kısa vadede Avrupa'da barış ihtimalinin Batı'nın gündeminden çıktığını söyledi.

Uğur Duyan
Uğur Duyan Tüm Haberleri

Uğur DUYAN

ANKARA (Anayurt) - İngiltere'nin yeni Genelkurmay Başkanı Patrick Sanders, '1941'den bu yana Avrupa'da bir kara savaşının gölgesinde ordunun komutasını üstlenen ilk Genelkurmay Başkanı olduğunu' savunarak, "Avrupa'da savaşa hazırlıklı olmalıyız" dedi.  NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Alman Bild gazetesine verdiği demeçte, "Ukrayna'yı desteklemekten vazgeçmemeliyiz. Savaşın yıllarca sürebileceği gerçeğine hazırlanmalıyız" yorumunda bulundu.

Sanders ve Stoltenberg'in açıklamalarını değerlendiren uzmanlar, Avrupa'da savaşın uzaması için zemin arandığını ve NATO'nun savunma örgütü kimliğinden sıyrılarak, savaşı önceleyen bir politika izlemek için çaba harcandığı görüşündeler.

"NATO SAVAŞIN UZAMASI İÇİN UKRAYNA'YI KURBAN ETTİ"

Türkiye'nin eski ABD Büyükelçisi, emekli diplomat ve siyasetçi Faruk Loğoğlu, Avrupa'da yaşanan savaşın Ukrayna ile sınırlı tutulmasının kısa vadede NATO'nun çıkarlarına uygunmuş gibi gözükse de savaştan en çok yine Batı ittifakının ve Avrupa halklarının zarar göreceğini söyledi. Loğoglu şunları kaydetti:

"NATO Genel Sekreteri ve İngiltere'nin yeni Genelkurmay Başkanı gibi iki üst düzey ismin, Avrupa'da yaşanacak ya da Avrupa'ya sıçrayacak bir savaştan bahsetmeleri kesinle çok üzücü. Bir kere NATO'nun yani savunma maksadıyla kurulmuş olan bir askeri örgütün birinci dereceden yetkilisinin çıkıp, savaşın uzamasından ve yeni savaş senaryolarını içeren beyanlardan kaçınması gerekirken, bunun aksi yönde barış temennisinden oldukça uzaklaşan açıklamalarda bulunması düşündürücü. İngiliz Genelkurmay Başkanı'nın ise Avrupa'da yeni savaş bekleyen bir tavır ve eda sergilemesi de kesinlikle kabul edilemez. Ancak görünen o ki Batı, Ukrayna'daki savaşta Ukrayna'yı kurban etmeyi seçti. Bu tek kelimeyle 'haince' bir davranış ve müttefiklik bağlamında değerlendirilmesi imkânsız bir tutum. Bu birincisi. İkincisi ise savaşın Avrupa'ya taşmasını istemeyen NATO, Ukrayna'yı feda ederek, Rusya'nın hem içeri de hem de dışarıda zayıflaması için uğraşıyor. Askeri olarak şu aşamada pek parlak gözükmese de Rusya'nın Ukrayna'dan katbekat güçlü bir ülke olmasının en çok zarar verdiği ülke yine Ukrayna olacaktır. Savaşın uzamasıyla amaçlanan sadece Rusya'yı yıpratmak değil, aynı zamanda siyasi, toplumsal ve ekonomik olarak zayıflatarak dünya kamuoyunun gözü önünde imajına zarar vermektir. Üçüncüsü de NATO ya da NATO üyesi ülkeler karşısında askeri olarak zayıflayan bir Rusya'ya zemin hazırlanmasıdır. Uzayan bir savaş Rusya'nın ister istemez güç kaybetmesine neden olacaktır."

'KITA AVRUPA'SI DA SAVAŞIN UZAMASI İÇİN TEŞVİK EDİLİYOR'

ODTÜ Uluslararası İlişkiler Bölümünden Prof. Dr. Mustafa Türkeş ise Avrupa'da savaşın Ukrayna sınırları dışına çıkma olasılığının orta yerde durduğunu ancak savaşın Rusya'nın sınır boylarına yayılmasının Avrupa için altından kalkılması çok zor sorunlara neden olacağını söyledi. Türkeş'in açıklamaları şöyle:

"ABD ve İngiltere'nin Ukrayna'daki varlığına baktığınız zaman, İngiliz istihbaratının ülkede epeyce aktif olduğunu söylemek mümkün. Amerika Birleşik Devletleri'nin de istihbarat faaliyetlerini önemli ölçüde İngiltere üzerinden yürüttüğünü ifade edebiliriz. Ama bunun ötesinde, Kıta Avrupa'sını da Ukrayna'daki savaşın uzamasını isteyen bir sürece yönlendirme hatta sürüklenme eğiliminde oldukları anlaşılıyor. Hem NATO Genel Sekterinin hem de İngiltere'de ve ABD'de üst düzey yetkililerin açıklamalarına baktığımızda savaşı uzatarak, tümüyle Rusya'yı oraya bağlamak istiyorlar. Bir yönüyle de NATO-ABD-İngiltere ittifakı olarak Uzak Asya'da yapmak istedikleri faaliyetler için zemin oluşturmak istiyor olabilirler. Rusya'yı burada yorup, Ukrayna'yı Rusya için bir ayak bağına dönüştürecek bir stratejinin içinde olduklarını söyleyebilirim. Zaten bir süredir savaşın uzaması için faaliyetleri artırmışlardı. Son açıklamalarda aslında bu durumun devamı niteliğinde."

"ABD VE İNGİLTERE SAVAŞIN YAYILMASINI ÖNGÖREN POLİTİKALAR İZLİYOR"

Avrupa'nın hem savaşın yayılmasından endişe duyduğunu hem de 'Rusya'ya yönelik savaşı isteyen ülke' iddiasını meşru kılmanın bir yolu olarak savaşın belli ölçülerde yayılması gerçeği ile hareket ettiğini söyleyen Türkeş, Rusya'ya komşu NATO üyesi ülkelerde savaş konusunda fikir birlikteliğinin olmadığını kaydederek, şunları söyledi:

"Polonya doğrudan savaşa girmek istemiyor, Macaristan zaten savaşa karşı olduğunu önceden açıkladı. Baltık ülkeleriyse bir tarafıyla ABD ve Avrupalı devletler bu sürece dahil olsunlar, bu yükü paylaşsınlar görüşünü savunurken, bir diğer tarafıyla da Rusya'dan korkuyor, işgal endişesi yaşıyorlar. İttifaka üye olmak isteyen İsveç ve Finlandiya'da ise tedirginlikler yeni başladı.  Bu süreç şöyle ya da böyle Rusya'nın sınır komşularıyla birlikte gerginliğe dönüşme riskini taşıyor. Ama Rusya'nın sınır komşularındaki bu tedirginlik illaki savaşa dönüşecek anlamına gelmeyebilir.

Öte yandan ABD ve İngiltere, Ukrayna'daki çatışmanın daha da yayılmasını, genişlemesini öngören bir politika izliyorlar. Rusya'nın batı sınırlarının ardında kalan yani Balkanlar ve Doğu Avrupa'da konuşlanmaya baktığımız zaman da ABD'nin Kosova'ya dönük çok ciddi yatırım için oldukları görülüyor. Zaten Yunanistan'a inanılmaz askeri yığınak yaptılar. Baltık ülkelerinin batı tarafındaki ülkelere baktığımız zaman yani Polonya ve diğer ülkelerde var olan çok ciddi bir askeri yığınak var. Bu yığınaklara üstüne çok daha fazla askeri malzeme sevkiyatının da başladığını görüyoruz. Bütün bunlar savaşın uzatılmak ve tedirginliklerin de güçlendirilmek istendiğinin açık göstergesi olarak okunabilir. Umalım ki savaş daha geniş çaplı bir alana yayılmaz. Çünkü böyle bir durumun altından kalkılması oldukça güçtür."

21 Haz 2022 - 00:00 - Dünya

Muhabir  Uğur Duyan



göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Anayurt Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Anayurt Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Anayurt Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Anayurt Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.