'Suriye'nin kuzeydoğusunda özyönetim kabul edilemez'

Astana zirvesinden Suriye'de "terör oluşumlarına karşı ortak mücadele" açıklaması yapıldı. Türkiye, Rusya, İran'ın imzacı olduğu bildiride "Gayrimeşru yönetimleri destekleyen ülkeler" kınandı.

Astana görüşmelerinin garantör ülkeleri Türkiye, Rusya ve İran, Suriye'de sınır ötesi saldırılar ve sızmalar dahil olmak üzere, komşu ülkelerin milli güvenliğini de tehdit eden ayrılıkçı gündemlere karşı iş birliğini devam ettirme kararı aldı.

Kazakistan'ın başkenti Nur Sultan'da yapılan Suriye konulu 18. Astana görüşmelerinin sonuç bildirisi açıklandı.

Görüşmelerin garantör ülkeleri Türkiye, Rusya ve İran'ın imzaladığı sonuç bildirisinde taraflar, Suriye'nin siyasi birliği ve toprak bütünlüğüne yönelik güçlü taahhütlerine ve Astana sürecinin Suriye meselesinin barışçıl çözümünde öncü rolüne vurgu yaptı.

Bildiride "(Taraflar) Terörizmin tüm şekil ve tezahürleriyle mücadele etme ve Suriye'nin egemenliği ve toprak bütünlüğünün yanı sıra sınır ötesi saldırılar ve sızmalar dahil olmak üzere, komşu ülkelerin milli güvenliğini de tehdit eden ayrılıkçı gündemlere karşı birlikte çalışmaya devam etme yönündeki kararlılıklarını ifade etmişlerdir. Masum can kayıplarıyla sonuçlanan sivil tesisleri hedef alan saldırılar da dahil olmak üzere, Suriye'nin çeşitli yerlerinde terör örgütlerinin ve bunların farklı adlar altındaki bağlantılı gruplarının artan varlık ve faaliyetlerini kınamışlardır. Suriye’nin kuzeyi ile ilgili bütün düzenlemelerin tümüyle uygulanması gerektiğinin altını çizmişlerdir." ifadeleri kullanıldı.

Suriye'de faaliyet gösteren terör örgütlerinin farklı isimler ve uzantılar adı altında artan varlığı ve saldırılarının kınandığı bildiride, Suriye'nin kuzeyine ilişkin tüm düzenlemelerin fiilen uygulanmasının önemine dikkati çekildi.

Bildiride, "(Taraflar) Suriye'nin kuzeydoğusundaki durumu ele almışlar ve bu bölgede kalıcı güvenlik ile istikrarın ancak ülkenin egemenliği ve toprak bütünlüğünün korunması temelinde sağlanabileceği hususunda mutabık kalmışlardır. Gayrimeşru öz yönetim teşebbüsleri dahil olmak üzere, terörle mücadele kisvesi altında sahada yeni gerçeklikler yaratılmasına dair her türlü girişimi reddetmişlerdir. Suriye'nin birliğini zayıflatmayı amaçlayan ve komşu ülkelerin ulusal güvenliğini tehdit eden Fırat'ın doğusundaki ayrılıkçı gündemlere karşı durma kararlılıklarını yinelemişlerdir." ifadelerine yer verildi.

Fırat Nehri'nin doğusundaki ayrılıkçı gruplara işaret edilen bildiride "(Taraflar) Ayrılıkçı grupların Fırat'ın doğusunda barışçıl gösterilerin bastırılması, zorla silah altına alma ve eğitim alanındaki ayrımcı uygulamaları da dahil olmak üzere sivillere yönelik artan saldırıları ve her türlü zulmüne karşı derin endişe duyduklarını ifade etmişlerdir." değerlendirmesinde bulunuldu.

Öte yandan bildiride, "(Taraflar) Suriye’ye ait olması gereken petrol gelirlerinin yasa dışı olarak ele geçirilmesine ve aktarılmasına karşı olduklarını yinelemişlerdir; kuzeydoğu Suriye'deki gayrı meşru öz yönetim teşebbüsleri dahil olmak üzere terör oluşumlarını destekleyen ülkelerin eylemlerini kınamışlardır." ifadeleri kullanıldı.

Bildiride, "Bu çerçevede, PKK/YPG terör örgütü ile mücadelede kararlılığımız ile sınırlarımızı korumak, halkımıza, güvenlik güçlerimize ve Suriyeli masum sivillere yönelik saldırıları engellemek için her türlü tedbiri almaktan imtina etmeyeceğimiz güçlü şekilde vurgulanmıştır." ifadesine yer verildi.

Türkiye, Rusya ve İran'ın, Suriye'de Nusra Cephesi ile El Kaide veya DEAŞ’la bağlantılı tüm grupların tamamen ortadan kaldırılması amacıyla iş birliğini sürdürmeye devam edecekleri kaydedilen bildiride, tarafların İdlib Gerginliği Azaltma Bölgesi'ndeki durumu ayrıntılı olarak gözden geçirdikleri ve bölgede sürdürülebilir normalleşmenin sağlanması ve insani durumun iyileştirilmesi için daha fazla çaba gösterme hususunda mutabık kaldıkları kaydedildi.

Bildiride, bunun yanı sıra Suriyeli mültecilerin geri dönüşünün kolaylaştırılması gerektiğinin altı çizilerek "Taraflar bu bağlamda, uluslararası topluma, Suriyeli sığınmacı ve yerinden edilenlere yönelik gerekli desteği sağlama çağrısında bulunmuşlar ve Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği ile diğer uluslararası uzman kuruluşlar dahil olmak üzere, ilgili tüm taraflarla teması sürdürmeye hazır olduklarını teyit etmişlerdir." ifadesine yer verildi.

Cenevre'de toplanan Suriye Anayasa Komitesi Yazım Komisyonu'nun 8. turunun hatırlatıldığı bildiride, "Taraflar, müteakip turun 25-29 Temmuz tarihlerinde tertiplenmesinin duyurulmasından memnuniyet duyduklarını belirtmişlerdir." ifadesi kullanıldı.

Bildiride, bir sonraki Suriye konulu Astana görüşmelerinin ise 2022'nin ikinci yarısında yine Kazakistan’ın başkenti Nur Sultan'da yapılmasının kararlaştırıldığı belirtildi.

16 Haz 2022 - 17:12 Ankara- Dünya



göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Anayurt Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Anayurt Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Anayurt Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Anayurt Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.