Kılıçdaroğlu: Yeni çözüm anlayışına ihtiyacımız var

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Yeni bir stratejiye, yeni çözüm anlayışına ihtiyacımız var. Devleti bilgi ile yönetmeliyiz. Demokrasi içinde yönetmeliyiz. İnsanlar düşüncelerini rahatlıkla ifade edebilmeliler. Siyaset kurumu rahatlıkla eleştirilebilmeli" dedi

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Yeni bir stratejiye, yeni çözüm anlayışına ihtiyacımız var. Devleti bilgi ile yönetmeliyiz. Demokrasi içinde yönetmeliyiz. İnsanlar düşüncelerini rahatlıkla ifade edebilmeliler. Siyaset kurumu rahatlıkla eleştirilebilmeli. Gerekirse en sert eleştiriye siyasetçi tahammül edebilmeli. Yanlışının farkına varmalı, yanlışında ısrar etmemeli. Bunu yapmak bizim elimizde, beraber bunu yapmak zorundayız." dedi.

Kılıçdaroğlu, Samsun Büyükşehir Belediyesi Sanat Merkezi'nde muhtarlar ve kanaat önderleriyle bir araya geldiği toplantıda yaptığı konuşmada; Samsun'un, kurtuluş mücadelesinin önemli kentlerinden biri olduğunu hatırlattı.

Türkiye'nin yeni bir sürecin içinde yer aldığını belirten Kılıçdaroğlu, ortak sorunları çözmenin önemini vurguladı.

Kılıçdaroğlu, ülkenin var olan sorunlarının ortak akıl ve aklın egemen kılınarak çözüleceğini belirterek "Benimle konuşmadan benim derdimi kim çözebilir? Ben sorunumu anlatacağım ki çözme makamında olan sorunu çözsün. Benden habersiz benim sorunu mu bilemez ki... Bunun yapılması lazım. Esnafın derdi var, doğru. Sanayicinin derdi var, doğru. Çiftçinin derdi var, doğru. Peki derdi ne? Ülkeyi yöneten kişinin önce o derdi bir dinlemesi lazım. Nedir bu dert? Oturup konuşması lazım." ifadelerini kullandı.

Kinin, öfkenin ve intikam duygusunun öne çekilmemesi gerektiğini, aksi takdirde devlette ve vatandaşlar arasında kavganın gündeme geleceğini anlatan Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Sanayici bugün ne diyor? 'Önümü göremiyorum' diyor. Gaziantep'e gittim, sanayicilerle konuştum. Burada da konuşacağım. 'Yatırım yapacağım, önümü göremiyorum, dolar ne olacak bilmiyorum' diyor. Önünü göremezse, üç adım sonrasını göremezse nasıl yatırım yapacak? Pandemi dönemi yaşadık, evet. Hala yaşıyoruz, evet. Esnaf ne diyor? '40 yıldır vergi ödedim, bana 40 gün devlet bakmadı' diyor. Haklı mı? Haklı. Çiftçi, perişan vaziyette baktığınız zaman. Elektrik zamlı, ilaç zamlı, gübre zamlı, aldığım fide zamlı, tohum zamlı. Nereden geliyor? Yem dahil olmak üzere dışarıdan geliyor. Dışarıdan gelince bedelini ne olarak ödüyorsun? Dolar karşılığı Türk lirası ödüyorsun. Her şeye zam geldi. Fiyatlar böyle çıkarsa her şeye zam gelir. Peki vatandaş nasıl geçinecek? Yeni bir stratejiye, yeni çözüm anlayışına ihtiyacımız var. Devleti bilgi ile yönetmeliyiz. Demokrasi içinde yönetmeliyiz. İnsanlar düşüncelerini rahatlıkla ifade edebilmeliler. Siyaset kurumu rahatlıkla eleştirilebilmeli. Gerekirse en sert eleştiriye siyasetçi tahammül edebilmeli. Yanlışının farkına varmalı, yanlışında ısrar etmemeli. Bunu yapmak bizim elimizde, beraber bunu yapmak zorundayız. Çocuklarımız, evlatlarımız için yapmak zorundayız, geleceğimiz için yapmak zorundayız, bayrağımız için yapmak zorundayız. En önemlisi, tarihimiz için yapmak zorundayız. Bunu yapmadığımız takdirde tek tek her birimizin sorumluluğu var."

Kılıçdaroğlu, siyasi partilerin futbol takımı gibi tutulan bir olgu veya devlet olmadığını, devlet gibi hareket edemeyeceklerini vurgulayarak bunu, tüm vatandaşların bilmesi gerektiğini söyledi.

Demokrasinin güçlendirilmesi gerektiğini, bunun ilk adımının ise muhtarların yetkisinin artırılmasıyla atılabileceğini belirten Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

"Pandemi dönemi, tarımın stratejik bir sektör olduğunu gösterdi. Arabanız olmayabilir, buzdolabınız olmayabilir ama günde üç sefer yemek yiyeceksiniz, çoluk çocuk beslenecek. Neyle beslenecek? Çiftçi üretmezse neyle besleneceğiz? Bana elinizi vicdanınıza koyup söyler misiniz? Yahu bu memlekette saman ithal edileceği hiç aklınıza gelir miydi? Yem ithal edileceği aklınıza gelir miydi? Canlı hayvan ithal edileceği, et ithal edileceği, mercimek ithal edileceği, nohut ithal edileceği aklınıza gelir miydi? Niye ithal ediyoruz? Hangi gerekçeyle ithal ediyoruz? 'Toprak' desem, var. 'Çiftçi yok' desem, var. 'Güneş yok' desem, güneş var. 'Su yok' desem, su var. Peki niye ithal ediyoruz? Samsun'u biliyorsunuz? Samsun sigarasını biliyorsunuz. Bafra'yı biliyorsunuz. Tütünü biliyorsunuz. Ne oldu Allah aşkına? Dışarıdan tütün ithal ediyoruz ve yabancı sigara içiyoruz. Niçin? Hangi gerekçeyle? Yahu biz uluslararası tekellere hizmet etmek için mi bu devleti kurduk. Yoksa bu devleti biz çiftçimiz kazansın diye mi kurduk? Sanayicimiz kazansın, esnaf kazansın, hepimiz kazanalım diye mi kurduk?"

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, devleti yönetenlere, "Bunlar devleti kötü yönetiyorlar, böyle bir yönetim olmaz." denilmesi gerektiğini, ön yargılarla hareketle edildiğini anlatarak "Sizden isteğim, ön yargılarınızı kırın. Ezin, atın çöp sepetine. Yeni bir Türkiye için güzel bir Türkiye için barışçı bir Türkiye için üreten bir Türkiye için alın terine değer veren bir Türkiye için hiçbir çocuğun yatağa aç girmediği bir Türkiye için yeni adımlar atmak zorundayız. Devletin akılla yönetildiği, mantıkla yönetildiği ve devleti yönetenlerin her kuruşun hesabını millete verdiği bir anlayışla bu devletin yönetilmesi lazım." diye konuştu.

Her vatandaşın devlete vergi verdiğini, toplanan paraların nereye gittiğinin sorulması gerektiğini ifade eden Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

"Şu soruyu defalarca sordum. Şehir hastaneleri yapıyorlar, eyvallah, kimsenin itiraz ettiği yok, yapın kardeşim. Kaça yapıyorsun bunu? Bilen var mı? Ben bilmiyorum. 83 milyon da bilmiyor, 600 milletvekili de bilmiyor ama parayı biz ödüyoruz. Parasını ben ödediysem kaça mal olduğunu bilmem lazım. Havaalanı... Güzel, yap kardeşim. Kaça yaptın bu havaalanını? Ben bilmiyorum. 600 milletvekili de bilmiyor. Merkez Bankasının kasasındaki 128 milyar dolar buharlaştı. Yahu kime sattın kardeşim? Hangi kurdan sattın? 'Bu soruyu soramazsınız'. Peki neyi soracağız o zaman? Sabah kahvaltı mı yaptın, onu mu soracağız? Akşam yemek yedin, onu mu soracağız? Hangi yemeği yedin? 128 milyar dolar bu milletin alın teri, 83 milyonun hakkı var orada. Kime sattığını bilmek zorundayım. Ne dedik? Devlette temiz ahlak gerekiyor. Devleti yönetenlerde asgari ahlaki temel kuralların olması lazım. Başkasının parasını harcıyor, milletin parasını harcıyorsun. Milletin parasını harcıyorsun, hesabını vereceksin millete. Siyaset hesap vermedir, hesap verme sanatıdır. Her kuruşun hesabını vereceksin. Bu kadar basit. Para senin paran değil. Senin paransa istediğin gibi harca."

Topluma örnek değilse kötü örnek olduğunu savunan Kılıçdaroğlu, "Toplumu yöneten nasıl topluma örnek olacak? Kendisiyle, yaşantısıyla, ailesiyle, çevresiyle topluma örnek olacak." ifadesini kullandı.

Dün tasarruf tedbirlerini içeren genelge yayımlandığını hatırlatan Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

"2021/14 numaralı genelge. Adı, tasarruf tedbirleri. Cumhurbaşkanlığından yayımlanmış. 'Herkes genelgeye dikkat edecek, ben hariç' diyor. 'Herkes tasarruf yapacak, ben hariç' diyor. 'İsraftan herkes kaçınacak, ben hariç' diyor. Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığı ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı Sekreterliği hariç. Bunlar her türlü israfı yapabilirler ama vatandaş yapmayacak. Böyle devlet yönetilir mi? Sizin vicdanınıza sesleniyorum. Devlet böyle yönetilir mi? Önce sen tasarruf yapacaksın ki vatandaş örnek alacak seni. Senin davranışın, oturman, kalkman, konuşman, aile yapısı, bunları örnek alacak. Vatandaş örnek alacak. Diyecek ki 'Devleti yöneten buna dikkat ediyor, benim de dikkat etmem lazım'. Ben dikkat etmeyeceğim, her türlü savurganlığı yapacağım. Genelge de çıkarıyorum. Ben bundan istisnayım. Aman ha, siz sakın ha yapmayın. Niye yapmasın? O da yapacak. Balık baştan kokar. Ona bakıyor zaten."

Devletin kaynaklarından nerelere ne kadar kullanıldığı, ödenen vergilerin nereye harcandığının bilinmediğini, buna karşın israfın görüldüğünden daha fazla olduğunu öne süren Kılıçdaroğlu, bir devlet başkanının 13 uçağının olmaması gerektiğini ifade etti.

Türkiye'de yatağa aç giren çocuklar ile 10 milyonu aşkın işsiz olduğunu iddia eden Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

"Baba ile işsiz çocuk yüz yüze bakamıyor. Baba çocuğuna harçlık veremiyor. Konteynerlerden beslenen milyonlar var bu ülkede. Yarın sandık kurulacak. Olmaz falan değil. Gelecek bu sandık. Sizden tek isteğim, sandığa giderken elinizi vicdanınıza koyarak oy kullanın kardeşim. Benim sorumluluğum var, doğru ama sizin de sorunluluğunuz var. Seçileni ben seçmiyorum, siz de seçiyorsunuz. Sadece ben oy kullanmıyorum, siz de oy kullanıyorsunuz. Ahlaktan yana, temiz siyasetten yana, alın terinden yana, istihdamdan yana, üretimden yana, ihracattan yana, onlardan yana oy kullanın. Bakın, şunu da rahatlıkla söyleyeyim. Eğer bir ülkeyi yöneten kişinin mal varlığı dolayısıyla egemen gücün lideri tarafından tehdit ediliyor ve karşılığında ses çıkarmıyorsa, burada bir sorunumuz var demektir."

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, ülkenin sorunlarının demokratik yollarla çözülmesi gerektiğini vurgulayarak Türkiye'nin büyük ve güzel bir ülke olduğunu, o yüzden kimsenin umutsuzluğa kapılmaması gerektiğini söyledi.

CHP'nin bugüne kadar iktidar olmadığı yönünde eleştiriler yapıldığını belirten Kılıçdaroğlu, "Doğrudur. Kabahat vatandaşta değil, kabahat bizde kardeşim. Sen vatandaşa gittin, çayını kahvesini içtin, derdini dinledin, ayağına gittin de sana oy mu vermedi? Oturdun, Ankara'da tumturaklı laflar ettin, 'Niye oyumuz artmıyor?'. Artmaz kardeşim." diye konuştu.

Şimdi mahalle mahalle, köy köy, sokak sokak gezdiklerine işaret eden Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Esnaftı, kapıcıydı, apartman görevlisiydi, minibüs şoförüydü, taksi şoförüydü, kamyon şoförüydü, sanayiciydi, tüccardı, esnaftı, her bir sosyal kimliğin sorunlarına eğiliyorum. O sorunları çözmek boynumun borcudur. Biz Millet İttifakı olarak bu ülkeye demokrasiyi getireceğiz, bu ülkeye huzuru getireceğiz, bu ülkeye barışı getireceğiz, bu ülkeye öğretimi getireceğiz, bu ülkede siyasetçi nasıl hesap verir, onun örneğini getireceğiz. Yeni bir süreci başlatacağız. Yeni bir süreç, ahlaklı bir süreç, adaletli bir süreç. Bu olmadığı takdirde devlette çürüme başlar. Liyakat önemlidir devlette. İşi ehline vereceksin. İşi ehline vermediğin takdirde olmaz, orada savurganlık olur. Devlet yönetiminde partizanlık olmaz."

CHP'nin yönettiği beldede bir çocuğun yatağa aç girmemesi için çaba gösterdiklerini, bu anlayışı tüm Türkiye için istediklerini dile getiren Kılıçdaroğlu, "Bizim devlet anlayışımız budur. Biz bunu Türkiye genelinde yapmak istiyoruz. İttifakın varlık nedeni de budur. Demokrasi. Beraber, birlikte yeniden inşa edeceğiz. Huzur içinde yaşayacağız, insanların siyasi görüşleri farklı olabilir, siz saygı duymak zorundasınız. İnsanlar sizi eleştirebilir, saygı duymak zorundasınız. Akıl akıldan üstündür, belki birisinin söylediği doğrudur, sizin aklınıza gelmemiştir. Vatandaş eleştirirken oradan ders çıkarırsınız. 'Demek bir yanlışım var' dersiniz. Her ağzını açanı yakalayıp hapse atarsanız, orada demokrasi olmaz. Düşünce özgürlüğü olmaz. Bunların sağlanması lazım. " diye konuştu.

Kılıçdaroğlu, Kocaeli Dilovası ve Mersin Limanı'nda kilolarca kokain ele geçirildiğini anlatarak "Birisinden 600, diğerinde 400 kilo kokainin kimler tarafından getirildiğini ve yakalandıktan sonra savcılar tarafından soruşturma dahi açılmadığını biliyor musunuz? O savcıların soruşturma açmaması ne demektir biliyor musunuz? Arkamda siyasi güç var. Soruşturma açarsam başım belaya girer. Bu yapılardan Türkiye'yi kurtaracağız." dedi.

01 Tem 2021 - 16:13 - Siyaset



göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Anayurt Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Anayurt Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Anayurt Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Anayurt Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.