‘İkizdere için bir şey yapın’

Rize’nin İkizdere ilçesinde taş ocağına karşı başlayan eylemlerin 42’nci gününde İkizdereliler Ankara’da siyasi parti liderleriyle yaptıkları görüşmelerin ardından basın toplantısı gerçekleştirdi.

Demet ARAN

ANKARA (Anayurt) - Rize’nin İkizdere ilçesinde taş ocağına karşı başlayan eylemlerin 42’nci gününde İkizdereliler Ankara’da siyasi parti liderleriyle yaptıkları görüşmelerin ardından basın toplantısı gerçekleştirdi. CHP, İYİ Parti, DEVA Partisi ve Saadet Partisi ile temaslarda bulunan İkizdere Dernekler Federasyonu (İDEF) adına açıklamayı yapan Nurdan Baş, taş ocağının durdurulması için tüm gayretleriyle mevcut alanda yöre halkı ile nöbet tutup yaşam alanlarını korumaya ant içtiklerini dile getirdi. Baş, ülkenin vicdanına seslenerek “Bir şey yapın” dedi.

İkizdere’de yapılanın doğa katliamı olduğunu ifade eden Baş, “Sadece bizlerin yaşam alanı değil, yaban hayatının da yok oluşudur. Havanın suyun yüzyıllık ağaçların yok oluşudur. Deli balın kayboluşudur. Tüm bunlar geri dönüşü olmayacak tahribattır. Bu yüzden taş ocağına sessiz kalmadık, kalamazdık! Haklı olduğumuzu kamuoyu da gördü, arkamızda durdu” şeklinde konuştu.

Başlarına gelenin şirketlerin sorgusuz, sualsiz, ayarsız, keyfi hak ve imtiyazlarla doğal yaşam alanlarına saldırmasının son örneği olduğunu dile getiren Baş, “Bu direnişin başından beri bizler, her türlü haksız ithamlara, yaftalamaya rağmen geri adım atmadık atmayacağız da. Çünkü, bu bizim haklı davamızdır. Küresel ısınma ile iklim değişikliğinin yaşandığı bu yüz yılda İkizdere vadisi gibi vadiler can suyu olacak vadilerdir. UNESCO'nun kesinlikle koruması gereken 53. Vadisi olan İkizdere'yi yok edecek bu projeye sonuna kadar karşı duracağız” dedi.

Direnişlerini bölmek için çeşitli gerçek dışı söylemlerle algı yaratıldığını ve bu söylemlerin kamuoyuna servis edildiğini dile getiren Baş, davalarının hak arayışı olduğunu söyledi ve kendilerine yapılan yakıştırmaların tamamını reddettiklerini belirtti.

STK’LARA YANIT

Rize Barosu Başkanlığı, Rize Sanayi ve Ticaret Odası Başkanlığı, Rize Ticaret Borsası, Rize Esnaf Ve Sanatkarlar Odaları Birliği, Rize Muhasebeciler Odası Başkanlığı, Rize Ziraat Mühendisleri Odası Başkanlığı, Rize Kent Konseyi, Rize Kent Gönüllüleri Konseyi, TÜMSİAD Rize Şubesi, MÜSİAD Rize Şubesi ile 53 Gazeteciler Derneği tarafından yapılan ve eylemleri karalama niteliği taşıyan açıklamayı hatırlatan Baş, şöyle konuştu:

“Yazık ki bu vicdanları soğumuş, haktan uzak insanlarla aynı havayı soluyoruz. Ama biliyoruz ki hak varsa hukukta vardır. Hukuk varsa akıl ve bilim de vardır. ‘Taş ocağı iyidir’ diyen sözde meslek örgütü ve STK'lar kendi sözleri ile kendilerini tarihe mühürlemişlerdir. Bu yapıların ettiği sözleri tarih kayıt altına almıştır.”

İkizdere’deki eylem yasağına da değinen Baş, “İkizdere’de Taş Ocağına Hayır” yazılı pankartı katlanılmaz bulanların ormana koyulan demir kapının üzerine kendi propaganda afişlerini koymaktan utanmadığını ifade etti ve şunları söyledi:

“17 günlük pandemi yasağında bizlere sokağa çıkma yasağı uygulayıp bir tarafta şirketi gece gündüz çalıştırdılar. Diğer tarafta ise yasaklara rağmen kapalı yer toplantıları düzenleyip halkı doğru olmayan bilgilerle ikna etmeye çalıştılar. Pandemi yasağı yetmedi, bizim yaşam alanımızda uygulamaya koydukları olağanüstü hal ile bizlerin bir araya gelmemizi engellemeye çalışanlar, halen şirketin gece gündüz çalışmasına, her gün daha fazla ağaç, daha fazla doğa alanını tahrip etmesine zemin hazırladılar. Halen kendi özel mülkümüze kimliklerle girip çıkmaktayız. Bağımıza bahçemize giderken kimlik sorgulamaları ile karşılaşmaktayız.”

Tüm yıldırma çabalarına rağmen haklı davalarını sürdüreceklerini vurgulayan baş İkizdere meselesinin sadece İkizderelilerin değil ülkenin meselesi olduğunu kaydetti.

İNSANLAR ŞANTİYEDE YAŞAMAYA MECBUR BIRAKILIYOR

Baş, İkizdere’de geri dönüşü olmayacak bir doğa tahribatıyla karşı karşıya olduklarını, taş ocağına karşılık bir köyün şantiye alanına çevrildiğini, insanların şantiye alanında yaşamaya mecbur bırakıldığını dile getirdi ve “Bugün susarsak, sessiz kalırsak yarın başka bir yer için aynı durum yaşanırsa konuşmaya savunmaya hakkımız olmayacak! O yüzden hem mahkemelerde hem de yıkmaya devam ettikleri alanda, hem de sesi olan her kentin her meydanında, sokağında hak arayışımızı sürdüreceğiz” dedi.

02 Haz 2021 - 17:33 - Yerel



göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Anayurt Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Anayurt Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Anayurt Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Anayurt Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.