Adı 'Mutlu' ama kendisi çok mutsuz

"Mutlu" anlamına gelen ismiyle Happy, 21'inci yüzyılın en önemli hayvan hakları davasının öznesi.

Annesinden ve kardeşlerinden ayrıldığında henüz bir bebekti. 51 yıllık hayatının neredeyse tamamını tutsaklık altında yaşadı. Çok mutsuz ve depresif olduğu için serbest bırakılması gerektiğini savunanlar mahkeme koridorlarını aşındırırken, "Hayır, efendim, keyfi gayet yerinde" diyenler de çok. Peki ne olacak? Bütün dünyanın merakla beklediği davaya sadece 2 gün kaldı...

Vietnam Savaşı sırasında Tayland'da doğdu. Henüz bir bebekken yakalandı ve bir kafese kapatıldı. Önce bir kamyona ardından kocaman bir Boeing 747'ye bindirildi. Pasifik Okyanusu'nu geçip ABD'ye indi. Hayatının ilk yıllarını Florida'da, Disney World yakınlarında geçirdi. Buradan Texas'a gönderildi. Henüz 5-6 yaşlarındayken bir grup adam tarafından bir başka kamyona bindirildi ve New York'a götürüldü. Nihayetinde de şehrin en işlek noktalarından biri olan Yankee Stadyumu'nun hemen yanı başında bir Yaşam alanına yerleştirildi.

Tayland'da henüz sütten bile kesilmemişken ayrılmak zorunda kalmıştı. Orada ailesiyle birlikte yaşıyordu; kız kardeşleri, kuzenleri, teyzeleri ve annesi vardı. Birbirlerine sarılıyor, hep beraber sohbet ediyor, oynuyorlardı. Yeni evinde ise kimsesi yoktu. Mavili siyahlı puantiyeli elbisesiyle ziyaretçilerine çeşitli gösteriler yapıyor, sırtına binen çocukları gezdiriyordu.

Bugün artık 50'li yaşlarında olduğundan emekliye ayrılmış durumda. Ancak hayatın tadını çıkarabildiğini söylemek zor. Halen aynı yerde yaşıyor. Bu hayata o kadar alışmış ki kendisine ayrılmış dört tarafı bambularla çevrili küçücük arazinin önünden geçen trenlere "el sallamayı" ihmal etmiyor. O sırada trendeki yolcuları bilgilendirmekle görevlinin ezberden söylediği şu cümleler duyuluyor:

"Burada tanışacağımız güzel hanımın adı Bayan Happy. Bayan Happy inanılmaz formunu yıllardır korumayı başardı. Biz de burada kendisine çok çok iyi bakıyoruz. Her hafta banyosunu yaptırıyor ve pedikürünü eksik etmiyoruz..."

Burası New York'ta bulunan Bronx Hayvanat Bahçesi'nin "Vahşi Asya" adı verilen bölümü, rehberin orta yaşlı bir kadınmışçasına bahsettiği Bayan Happy bir Asya fili, "eksik etmiyoruz" dediği pedikür seansları da aslında tutsaklık altındaki fillerde çok sık ortaya çıkan ve felce hatta ölüme yol açan bir ayak hastalığını önlemenin tek yolu. Zira vahşi yaşamda her gün kilometrelerce yol yürüyen Asya fillerinin ayakları belli bir alanda kapalı kalmaya ve sınırlı harekete uygun değil.

HAPPY'NİN KADERİNİ BELİRLEYECEK DAVAYA SAYILI GÜNLER KALDI

"Mutlu" anlamına gelen ismiyle Happy, 21'inci yüzyılın en önemli hayvan hakları davasının öznesi.

Onu temsil eden Nonhuman Rights Project (İnsan Olmayanların Hakları Projesi - NhRP) avukatları, 18 Mayıs günü, New York eyaletinin en üst düzey hukuk mercii olan New York Temyiz Mahkemesi'nin karşısına çıkacak, Happy'nin Bronx Hayvanat Bahçesi'nde yasa dışı bir biçimde tutulduğunu ve Tennessee ya da California'da bulunan bir Fil sığınağına gönderilmesi gerektiğini savunacak. (Bu sığınaklarda, filler, hayvanat bahçelerine kıyasla çok daha geniş arazilerde, doğal yaşam koşullarına yakın şartlarda yaşıyor ve başka fillerle sosyalleşme şansı elde edebiliyor.)

Wall Street Journal'a konuşan NhRP Başkanı Steven Wise, "Happy, kendi iradesine aykırı bir şekilde hapsediliyor. 40 yıldan fazla süredir hapiste" dedi.

Happy'nin çok mutsuz ve depresif olduğunu savunan Wise, "Hayvanat bahçesindekiler Happy'i sevmiyor. Sevseler, Tennessee'deki barınağa gönderirlerdi" diyor.

Mahkemenin Happy lehinde karar vermesi çok zor görünüyor. Ancak Wise, New York Temyiz Mahkemesi'nin davayı görüşmeyi kabul etmesinin bile başlı başına bir hukuki zafer olduğunu belirterek, "Bu savaşı vermeye başlayalı henüz 9 yıl oldu. Biz dünyayı değiştirmeye çalışıyoruz" ifadelerini kullandı.

İLK DAVA 2018'DE AÇILDI

NhRP, Happy'nin hukuk savaşını 2018 yılında başlattı. Kurumun avukatları, New York'un kuzeyinde bulunan Orleans Bölge Mahkemesi'ne başvuruda bulunarak Happy'nin ABD yasaları kapsamında hakları olan bir birey olduğunu, bu şekilde muamele görmesi ve serbest bırakılması gerektiğini savundu.

Davalı taraf olan Bronx Hayvanat Bahçesi'nin avukatları ise hem Happy'nin bireylik argümanına karşı çıktı hem de olur da filin mahkemenin karşısına çıkarılması gerekirse 620 kilometre mesafe yol gitmesi gerekeceğini belirterek davanın Bronx'ta görülmesini talep etti.

Yargıç bu talebi kabul etti, dava Bronx Bölge Mahkemesi'ne taşındı. Önce alt mahkeme ardından da 2020 yılında Bronx Temyiz Mahkemesi, geçmişten emsal kararları gerekçe göstererek Happy'nin birey olduğu argümanını reddetti.

Yüksek Mahkeme Yargıcı Alison Tuitt, karar gerekçesinde, Happy'nin çilesine kesinlikle sempatiyle yaklaştığını belirterek, "Ama yasalar gereği Happy'nin bir 'birey' olmadığına ve yasa dışı hapis tutulmadığına karar vermek zorundayız. Ancak bu fil saygı ve haysiyetle muamele görmesi gereken akıllı ve otonom bir varlık ve özgür olma hakkına sahip olabilir" ifadelerini kullandı.

PEKİ HAPPY NEDEN MUTLU DEĞİL?

51 yaşındaki Happy, 1977 yılından beri Bronx Hayvanat Bahçesi'nde yaşıyor. Happy yaşam alanını 25 yıl boyunca arkadaşı Grumpy ile paylaştı. Ancak Patty ve Maxine isimli iki filin saldırdığı Grumpy yaraları nedeniyle uyutulunca Happy yalnız kaldı. Daha sonra eşleştirildiği Sammy de 2006'da hayatını kaybetti. Ardından Maxine de öldü.

Birkaç yıl evvel, Bronx Hayvanat Bahçesi fil programını kapattı ve yeni fil alımını durdurdu. Ancak eldeki filleri başka yerlere de göndermedi. Hayvanat bahçesinin direktörü James Breheny'nin yeminli ifadesinde dediğine göre, geçmişteki davranışlarıyla diğer fillerle iletişim kurmakta pek de başarılı olmadığını gösteren Happy ve Patty, bugün, yan yana yaşam alanlarında tek başlarına yaşıyor.

Bronx Hayvanat Bahçesi iki filin aralarındaki çit üzerinden temas kurduğunu belirtse de NhRP ve hayvan severler bu kadarcık iletişimin Happy ve Patty'nin sosyalleşme ihtiyaçlarını karşılamadığını öne sürüyor. Kurumun avukatları ise geçmişte yaptıkları savunmalarda, Happy'nin bulunduğu çok mutlu olduğunu belirterek "NhRP kendi yanlış felsefesini yaymak için Happy'i ve Bronx Hayvanat Bahçesi'nin adını sömürmektedir" ifadelerini kullanmıştı.

NEDEN DİĞER FİLLER DEĞİL DE HAPPY?

Dünya genelindeki uzmanlar, fillerin çok sosyal hayvanlar olduğunu her fırsatta dile getiriyor. Araştırmalara göre, sosyal bağlar kuramamak, aile üyeleriyle birlikte kendi yiyeceğini aramak zorunda olmamak, fillerin zihinsel sağlıklarına zarar veriyor. Hatta bazıları üreme gibi basit hayati fonksiyonları bile yerine getirmiyor. Birbirlerine sık sık yardım ettikleri için empati duygusuna sahip oldukları düşünülen fillerin ölen aile üyeleri ve arkadaşları için yas tuttukları da biliniyor.

Ancak Happy, tüm bunların da ötesinde çok özel bir fil. Zira 2005 yılında yapılan bir çalışmada, Happy'nin o güne kadar sadece insanlara, şempanzelere ve yunuslara özgü kabul edilen bir özelliğe sahip olduğu ortaya çıktı: Happy ayna testini geçebilen ilk Asya fili oldu.

İngilizce "mirror self-recognition"ın kısaltmasıyla MSR olarak da bilinen ayna testi, bilim insanlarının bir canlının öz bilince sahip olup olmadığını tespit etmekteki en önemli aracı.

Hayvanlar genellikle aynadaki yansımalarını aynı türden başka bir hayvan zannediyor ve onunla konuşmaya, etkileşim kurmaya, arkadaş olmaya ya da kavga etmeye çalışıyor. MSR testini geçen canlılar ise aynadaki görüntünün kendilerine ait olduğunu biliyor ve ona göre davranıyor. (Örneğin dişimizde bir şey var mı diye bakıyor, makyajımızın bozulup bozulmadığını kontrol ediyor, saçımızı düzeltiyoruz.)

2005 yılında Emory Üniversitesi'nden Joshua Plotnik'in yürüttüğü çalışma kapsamında da Maxine, Patty ve Happy kafalarına beyaz boyayla çarpı çizildikten sonra yaşam alanlarına yerleştirilen aynaların karşısına geçirildi. Maxine ve Patty önce aynaya tırmanıp "Arkada başka bir fil mi var?" diye kontrol etmeye çalıştı, ardından kafalarını sağa sola sallayıp neden karşılarındaki filin de aynı şekilde davrandığını anlamaya çalıştı. Happy ise 12'den fazla kez kafasındaki çarpıya dokunarak aynadakinin "Happy'nin yansıması" olduğunu anladığını göstermiş oldu.

FİLDEN "BİREY" OLUR MU?

ABD hukukunda "birey" kurgusal bir olgu. Bir şirket ya da bir gemi birey kabul edilebiliyor. 1972 yılında Yüksek Mahkeme Yargıcı William O. Douglas, bir karar metninde vadilerin, alp çayırlarının, ırmakların, göllerin, plajların, ağaçlıkların, bataklıkların hatta havanın bile birey kabul edilmesi gerektiğini yazmıştı. Kürtaj karşıtları embriyo ve fetüsler için de aynı şeyi savunuyor. 2019 yılında California'nın kuzeyinde yaşayan Yurok kabilesi, Klamath Irmağı'nın bir birey olduğunu ilan etti. Hatta yapay zekanın da birey kabul edileceği günler fazla uzak gibi görünmüyor.

Üstelik bu konudaki tek dava da Happy'le ilgili değil. Örneğin Florida'da iki göl, bir bataklık, iki de dere, bir inşaat projesini durdurmak için bireylik davası açtı. Minnesota'da "manoomin" adı verilen bir tür yaban pirinci, bir petrol boru hattının inşasını engellemek için mahkemenin yolunu tuttu. NhRP avukatları da geçmişte Happy benzeri zihinsel kapasiteleri ve otonomileri olduğu gerekçesiyle balinaları, şempanzeleri ve yunusları savundu.

Hürriyet

17 May 2022 - 10:16 - Dünya



göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Anayurt Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Anayurt Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Anayurt Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Anayurt Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.