Tarım arazileri 30 yılda 4 milyon hektar azaldı

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Toprak Bayramı nedeniyle açıklama yaparak son 30 yılda tarım arazilerinin 27 milyon 856 bin hektardan 23 milyon 136 bin hektara gerilediğini ifade etti.

Demet Aran
Demet Aran Tüm Haberleri

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Toprak Bayramı nedeniyle açıklama yaparak son 30 yılda tarım arazilerinin 27 milyon 856 bin hektardan 23 milyon 136 bin hektara gerilediğini ifade etti. Pandemi sürecinde toprağın ve üretimin öneminin bir kez daha ortaya çıktığına değinen Bayraktar, “Toprağın önemini kavrayan ülkeler, artan gıda talebinin karşılanmasını, çevre ve tarımın sürdürülebilir olmasını sağlamak için tarım politikalarını buna göre şekillendirmektedir. Gıda fiyatlarının önümüzdeki yıllarda daha da artacağı göz önünde bulundurulduğunda tarım sektörü daha da stratejik hâle gelecektir” dedi.

Bir santimetre kalınlığındaki toprağın 100 yılda oluştuğunu hatırlatan Bayraktar, Türkiye topraklarının en önemli sorunlarının erozyon, tuzluluk-çoraklaşma, tarım arazilerinin yanlış ve amaç dışı kullanımı, arazilerin küçük, parçalı, dağınık ve çok hisseli olmasıyla toplulaştırmanın henüz bitirilememesi olduğunu ifade etti.

“HER YIL KIBRIS KADAR TOPRAK KAYBEDİYORUZ”

Türkiye topraklarının yüzde 63’ünde şiddetli ve çok şiddetli, yüzde 20’sinde orta, yüzde 7’sinde ise hafif derecede erozyon görüldüğünü vurgulayan Bayraktar, “Topraklarımızın yüzde 90’ında görülen erozyon nedeniyle yılda 1,4 milyar ton toprak kaybedilmektedir. Bu kadar toprak, su ve rüzgâr etkisiyle taşınmaktadır. Yani her yıl Kıbrıs kadar bir toprağı kaybediyoruz ve buna engel olamıyoruz” ifadelerini kullandı.

Tarım alanlarının azalması, çayır, mera alanlarının giderek daralması ve nüfusun artmasıyla birlikte tarımla uğraşan insanların geçim sıkıntısı çekerek göçe zorlandığına dikkat çeken Bayraktar, toprak kaybının bir nedeninin de amaç dışı kullanım olduğunu vurguladı. “Her yıl binlerce dekar verimli tarım arazisi; konut, sanayi, turizm yapılaşmaları, kara yolu yapımı ve hobi bahçeleri kurulması gibi nedenlerle elden çıkmaktadır” diyen Bayraktar, Türkiye topraklarının organik madde açısından yüzde 65’inin çok yetersiz, yüzde 25’inin orta, yüzde 7’sinin iyi ve yüzde 3’ünün ise çok iyi durumda olduğunu belirtti.

2014 yılında Türk Medeni Kanununda yapılan değişiklikle 1,7 milyon hektar tarım arazisinin bölünmesi ve hisselenmesinin engellendiğini hatırlatan Bayraktar, 14 milyon hektar tarım arazisinin bir an evvel toplulaştırılması gerektiğine dikkat çekti. “Verimli üretim denilince ülkemizde akla gelen en önemli konu arazi toplulaştırmasıdır. Ülkemizde toplulaştırma yapılabilecek 14 milyon hektar arazi vardır. Bunun 8,5 milyon hektarı sulanabilir, 5,5 milyon hektarı ise sulanamayan alandır. Verimli ve ekonomik üretimin önemi dikkate alınarak bu 14 milyon hektarlık alan bir an önce toplulaştırılarak üretime katılmalıdır” diyen Bayraktar büyük ovaların tarımsal SİT alanı olarak ilan edilmesini çok önemli bir adım olarak değerlendirerek bu adımı desteklediklerini dile getirdi.

“TOPRAKLARIMIZI KORUMAK İÇİN NELER YAPILMALIDIR?”

TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, toprağı korumaya yönelik alınması gereken tedbirleri de şöyle sıraladı:

“Tarım topraklarının ivedilikle arazi kullanım ve üretim planlaması yapılmalıdır.

Tarım arazilerinin miras yoluyla parçalanması önlenmeli, arazi bankacılığı uygulamaları arazi toplulaştırma çalışmalarıyla birlikte yürütülmelidir.

Alternatif marjinal tarım arazileri mevcutken, verimli tarım arazileri tarım dışı amaçlarla kullanılmamalıdır.

Birinci sınıf sulamaya uygun tarım arazilerinin imara açılmasına asla izin verilmemelidir.

Turizm, madencilik ve ulaştırma için verimli tarım arazilerimiz kullanılmamalı, meyve ağaçları, zeytinlikler kesilip buralara yazlıklar inşa edilmemelidir. Belediyeler faaliyet alanlarındaki tarım arazilerinin korunmasına daha fazla özen göstermelidir.

Valilikler ve belediyeler, verimli tarım arazilerinin korunması konusunda çok hassas hareket etmelidir. Toprak Koruma Kurulları verimli arazileri korumak için etkin bir şekilde çalıştırılmalıdır. Çiftçinin tek meslek örgütü olan Ziraat Odaları temsilcilerinin bu kurullarda görev yapması bir zorunluluk olmalı ve bu husus, valilerin takdirine bırakılmamalıdır.

Kırsalı kalkındırmak, yaşanılabilir yerler hâline getirmek insanımızı yerinde tutacak, şehirlerde yeni varoşların oluşmasının önüne geçecektir. Bunun öncelikli yolu kırsaldaki toprakları korumak, üreticilerin sürdürülebilir bir gelir elde ederek üretime devam etmelerini sağlamaktır. Tarım politikalarının temeli bu eksene oturtulmalıdır.

Toprağına sahip çıkabilen üreticilerimiz, toprağın değerlenmesiyle birlikte gelecekte ülkenin zenginleri olacaklardır. Bunu gören yabancı ve yerli şirketler özellikle Trakya Bölgesi’nde arazi toplamaya başladılar. Odalarımızdan aldığımız bilgilere göre son yıllarda zor durumdaki çiftçilere yüksek fiyat vererek arazilerini satın alma işlemleri hız kazanmış bulunmaktadır. Sektörde tekelleşmeye yol açabilecek bu gelişmeler karşısında aile işletmelerine sahip çıkılmalı, topraktan kopmaları önlenmelidir. Ülkemizin gıda güvencesini sağlamanın, aile işletmelerinin ayakta kalmasına ve desteklenmesine bağlı olduğu gerçeği unutulmamalıdır.

Ekilmedik bir karış arazimiz kalmamalıdır. Atıl durumda bekleyen 2 milyon hektar civarındaki hazine arazisi acil olarak tarımsal üretime kazandırılmalıdır.

Topraklarımızı daha verimli hâle getirmek için modern basınçlı sulama yatırımları hızla tamamlanmalıdır.

Gerek eğimli arazilerde erozyonu en aza indirmek gerekse sulamadan azami tasarruf etmek için bitkiler kendi şartlarına uygun yerlerde yetiştirilmelidir. Dolayısıyla taban ve düz arazilerde tek yıllık bitkilerin üretimi sürdürülmeli, eğimli arazilerde ise meyvecilik yapılmalıdır.

Çayır, mera, yaylak ve kışlak alanlarda yürütülen tespit, tahdit ve tahsis çalışmaları bir an önce tamamlanmalıdır.

Topraktaki organik maddeyi artıran, erozyon etkilerini azaltan, anız yangınlarını önleyen, toprağın su tutma kapasitesini artıran, toprak işleme maliyetlerini yüzde 75 azaltan ‘Korumalı Tarım’ desteklenerek yaygınlaştırılmalıdır.”

Çiftçiyi Topraklandırma Kanununun kabul edildiği 11 Haziran 1945 tarihini anmak için her yıl 11 Haziran’ı takip eden ilk pazar günü Toprak Bayramı olarak kutlanıyor ve bu bayramda erozyon, tarım arazilerinin korunması gibi konularda farkındalık etkinlikleri düzenleniyor.

13 Haz 2021 - 17:05 Ankara- Tarım - Hayvancılık

Muhabir  Demet Aran



göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Anayurt Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Anayurt Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Anayurt Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Anayurt Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.