Erdoğan, 'Ekonomi Reform Paketini' açıkladı: Esnafa vergi muafiyeti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan "Esnaf kardeşlerime müjde vermek istiyorum. Küçük esnafa yönelik vergi muafiyeti de yer alıyor. Kuaför, tesisatçı, tamirci, gibi yaklaşık 850 bin esnafımızı gelir vergisinden muaf tutuyor, beyan yükümlülüklerini de kaldırıyoruz." dedi.

Erdoğan, 'Ekonomi Reform Paketini' açıkladı: Esnafa vergi muafiyeti
Erdoğan, 'Ekonomi Reform Paketini' açıkladı: Esnafa vergi muafiyeti
+3
Haber albümü için resme tıklayın

Yatırımcıların merakla beklediği ekonomi reform paketi Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından açıklanıyor.Reformun şeffaflaşma ve mali disiplin olmak üzere iki önemli ayağı olacak. Cumhurbaşkanı Erdoğan "Esnaf kardeşlerime müjde vermek istiyorum. Küçük esnafa yönelik vergi muafiyeti de yer alıyor. Kuaför, tesisatçı, tamirci, gibi yaklaşık 850 bin esnafımızı gelir vergisinden muaf tutuyor, beyan yükümlülüklerini de kaldırıyoruz." dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi'nde, Ekonomi Reformları Tanıtım Toplantısı'nda kamuoyunda 'ekonomi reform paketi' olarak adlandırılan yeni düzenlemeleri açıkladı. Erdoğan, "Yeni dönem dört temelin üzerinde bina edilecek. Yatırım, istihdam, üretim, ihracat. Bu amaçla harcama disiplini, kamu borç yönetimi vergi düzenlemeleri kamu alım ihaleleri gibi hususları kapsayan yeni politikaları hayata geçiriyoruz" derken, faaliyete geçecek yeni uygulamalara ilişkin bilgi verdi.

Erdoğan, "Reform paketimizde dar gelirli küçük esnafımıza yönelik bir vergi muafiyeti de yer alıyor." dedi. Pakette 850 bin esnafa yönelik vergi muafiyetinin yer aldığını söyleyen Erdoğan, "Kuaför, tesisatçı, tamirci, gibi esnafımızı gelir vergisinden muaf tutuyor, beyan yükümlülüklerini de kaldırıyoruz" dedi. Tek haneli enflasyonu hedeflediklerini belirten Erdoğan, kamuda taşıt alımına sınır getirileceğini kaydetti. Cumhurbaşkanı Yardımcısı'na bağlı Ekonomi Koordinasyon Kurulu ve Hazine ve Maliye Bakanlığı'na bağlı Finansal İstikrar Komitesi adıyla iki yeni yapı oluşturulacağını söyleyen Erdoğan, TÜİK'in ilişkili kuruluşa dönüştürüleceğini duyurdu. Erdoğan, 3 ayda bir reform takip programı uygulanacağını da duyurdu.

Erdoğan, istihdamın desteklenmesi amacıyla likidite sıkıntısı çeken mikro ve küçük ölçekli firmalar için bir defaya mahsus, KGF kefaletiyle 24 ay vadeye yayılabilecek 6 ayı geri ödemesiz 100 bin TL'ye kadar kredi sağlanacağını açıkladı.

"YERLİ VE MİLLİ BİR EKONOMİ HEDEFLİYORUZ"

Erdoğan, 'Türkiye'yi dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri olma hedefine ulaştıracaklarını' söyledi. Erdoğan, "İthal girdi kullanımını azaltmış, katma değerli üretimle ihracatta yeni rekorlar kıran, yerli ve milli bir ekonomi hedefliyoruz" ifadesini kullanırken, reform paketinde yer alan maddeleri şöyle açıkladı:

"Makroekonomik istikrar kapsamında, kamu maliyesi, enflasyon, finansal sektör, cari açık ve istihdam alanlarına odaklandık. İstikrarı sürdürmek için makro politikalar yanında bir dizi yapısal tedbirin ve dönüşümün gerçekleştirilmesi şart. Harcama disiplini, kamu borç yönetimi, vergi düzenlemeleri, kamu alım ihaleleri, kamu-özel işbirlikleri ve kamu iktisadi teşebbüsleri gibi hususları kapsayan yeni politikaları hayata geçiriyoruz."

"İKİDE BİR FİYAT İSTİKRARI DİYORLAR YA, BİZ ONU BİR KENARA KOYDUK"

Mali disiplinin en temel öncelik olduğunu vurgulayan Erdoğan, "İkide bir fiyat istikrarı diyorlar ya biz onu bir kenara koyduk. Yeni dönem dört temelin üzerinde bina edilecek. Yatırım, istihdam, üretim, ihracat. Bu amaçla harcama disiplini, kamu borç yönetimi vergi düzenlemeleri kamu alım ihaleleri gibi hususları kapsayan yeni politikaları hayata geçiriyoruz" dedi.

Erdoğan, TBMM'nin bütçe hakkının kapsamının belirtirken, "Şeffaflık ve hesap verilebilirliği artırıyoruz. Bunun için iki önemli politika değişikliğine gidiyoruz. İlk olarak verimli olmayan döner sermayeyi kapatıyor, diğerlerini de kademeli şekilde merkezi yönetim bütçesine, Meclis denetimi kapsamına alıyoruz" şeklinde konuştu.

Konuşmasında enflasyondan gıda fiyatlarına büyümeden cari açığa birçok alanda atılacak adımları sıralayan Erdoğan, "Bu reformlar, bizim için ne ilktir, ne de son olacaktır. Dünyanın ve ülkemizin değişen şartlarına, milletimizin beklenti ve taleplerine göre ne gerekiyorsa yapmayı, hangi adımlara ihtiyaç varsa atmayı sürdüreceğiz" diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, enflasyonla mücadelenin devam edeceğini bildirdi. Bu noktada birçok tedbirin alınacağını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, gıda israfının önüne geçilmesi gerektiğini de belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan "Gıda sektöründe yaşanan israfı yüzde 2 azaltsak 10 milyar TL tasarruf elde etmiş olacağız." dedi.

7 GÜN 24 SAAT HİZMET VERECEK TÜRKİYE DİJİTAL VERGİ DAİRESİ

"Elbette, reform belgelerimizle ilgili tenkitler olacaktır. Biz, yapıcı her türlü eleştiriyi dikkate aldık, alırız" diyen Erdoğan, konuşmasında şu maddelere dikkat çekti:

7 gün 24 saat hizmet verecek Türkiye Dijital Vergi Dairesi uygulaması başlıyor.

Elektronik defter ve elektronik belge kullanımı uygulamasını kademeli olarak yaygınlaştırarak, vergi kayıp ve kaçağını azaltılacak

Kamu alım ihalelerinde yeni ve dijital bir sisteme geçiliyor

Risk primini düşürerek, borçlanma maliyetlerimizi aşağıya çekecek politikaları tahkim edilecek.

Basit usulde vergilendirilen kuaför, tesisatçı, tuhafiyeci, marangoz, tornacı, çay ocağı işletmecisi, terzi ve tamirci gibi yaklaşık 850 bin esnafımızı gelir vergisinden muaf tutuyor, beyan yükümlülükleri kaldırılıyor.

Ağırlıklı olarak TL ile borçlanacak, Türk Lirası cinsi senetler kullanılacak

Kamuda taşıt alımı ve kiralanması, temsil ve ağırlama gibi harcama alanlarına sınırlamalar getiriliyor

Öncelikli gündem maddelerimizden birisi de enflasyonla mücadele olacak. Hedef tek haneli düşük enflasyon oranlarına ulaşmak.

Gıda Komitesinin politika önerilerini şekillendirebilmesini ve piyasanın etkin çalışabilmesini temin için veri akışını sağlayacak bir erken uyarı sistemi kuruluyor

Dijital paranın ekonomik, teknolojik ve hukuki altyapısını oluşturacak adımları atılacak.

Erdoğan, reformları açıkladı:

Makroekonomik istikrar kapsamında, kamu maliyesi, enflasyon, finansal sektör, cari açık ve istihdam alanlarına odaklandık.

İstikrarı sürdürmek için makro politikalar yanında bir dizi yapısal tedbirin ve dönüşümün gerçekleştirilmesi şart.

Harcama disiplini, kamu borç yönetimi, vergi düzenlemeleri, kamu alım ihaleleri, kamu-özel işbirlikleri ve kamu iktisadi teşebbüsleri gibi hususları kapsayan yeni politikaları hayata geçiriyoruz.

İlk reform alanımız, risklere karşı daha güçlü bir kamu maliyesi yapısını oluşturmak olacaktır.

Yapısal politikalar tarafında ise kurumsal yapının güçlendirilmesi, yatırımların teşvik edilmesi, iç ticaretin kolaylaştırılması, rekabet politikaları, piyasa gözetimi ve denetimini reform kapsamımıza aldık.

Meclisin bütçe hakkının kapsamını genişletirken, şeffaflık ve hesap verebilirliği artırıyoruz. Bunun için 2 önemli politika değişikliğine gidiyoruz.

Döner sermayeleri gözden geçiriyor, verimli olmayanları kapatıyor ve diğerlerini de kademeli şekilde merkezi yönetim bütçesine, dolayısıyla Meclis denetimi kapsamına alıyoruz.

İsrafa kesinlikle tahammülümüz olmadığı için kamu idarelerinde tasarruf anlayışını yaygınlaştıracak önemli düzenlemeleri hayata geçiriyoruz

Kamu personeliyle ilgili iş ve işlemlerin tek bir idare tarafından yürütülmesini sağlıyoruz.

Kamu idaresinin bir bütün olduğu anlayışıyla, merkezi yönetimin yanı sıra yerel yönetimlerde de tasarrufçu bir bakış açısının oluşmasını hedefliyoruz.

Borç stokunun dış şoklara karşı duyarlılığını azaltabilmek için döviz cinsi borçların toplam borç stoku içerisindeki payını düşürüyoruz.

Ağırlıklı olarak kendi paramızla borçlanacak, Türk Lirası cinsi senetleri kullanacağız.

Reform paketimizde dar gelirli küçük esnafımıza yönelik bir vergi muafiyeti de yer alıyor.

Hazine nakit yönetimini de daha güçlü hale getiriyoruz. Bunun için Hazine'nin kullanımı dışında kalan kurumların hesabını, Tek Hazine Kurumlar Hesabı Sisteminde toplayarak, nakit yönetiminde verimliliği sağlıyoruz.

Ülkemizin risk primini düşürerek, borçlanma maliyetlerimizi aşağıya çekecek politikaları tahkim ediyoruz.

Vergi Usul Kanunu'nu kayıt dışılığı azaltacak ve vergiye uyumu teşvik edecek şekilde güncelliyoruz.

Basit usulde vergilendirilen kuaför, tesisatçı, tuhafiyeci, marangoz, tornacı, çay ocağı işletmecisi, terzi ve tamirci gibi yaklaşık 850 bin esnafımızı gelir vergisinden muaf tutuyor, beyan yükümlülüklerini de kaldırıyoruz.

Elektronik defter ve elektronik belge kullanımı uygulamasını kademeli olarak yaygınlaştırarak, vergi kayıp ve kaçağını azaltıyoruz.

7 gün 24 saat hizmet verecek Türkiye Dijital Vergi Dairesi uygulamasını başlatıyoruz.

Uluslararası yatırımcıların vergi hususunda karşılaştıkları sorunları da reform kapsamına aldık.

Kamu alım ihalelerinde yeni ve dijital bir sisteme geçiyoruz.

Vergi denetiminde standart, öngörülebilir ve haksız rekabeti önleyen modellere geçiyoruz.

Kamunun ithal ürün kullanımını azaltmak için Sanayileşme İcra Komitemizin çatısı altında merkezi izleme sistemi kuruyoruz.

Öncelikli gündem maddelerimizden birisi de enflasyonla mücadele olacaktır. Hedefimiz tek haneli düşük enflasyon oranlarına ulaşmaktır.

Gıda Komitesinin politika önerilerini şekillendirebilmesini ve piyasanın etkin çalışabilmesini temin için veri akışını sağlayacak bir erken uyarı sistemi kuruyoruz.

Gıda tarafında kayıp ve israfın azaltılması için de harekete geçiyoruz. Tarlada ve hallerde kalan taze meyve ve sebzeleri piyasaya kazandıracak mekanizmalar geliştiriyoruz.

Erken uyarı sistemi üzerinden özellikle üretim, toptan ve perakende aşamasında gıda zincirinin tamamı anlık olarak takip edilerek raporlanacaktır. Sistemin getirdiği anlık veri akışı sayesinde karar alma hızımız artacaktır.

Tarımsal üretimde öngörülebilirliği artırmak ve fiyat dalgalanmalarının önüne geçmek için sözleşmeli tarım mekanizmaları geliştiriyoruz.

Yıllık cirosu 500 milyar lira olan gıda sektöründe yaşanan israfı sadece yüzde 2 azaltsak 10 milyar liralık bir tasarruf elde etmiş olacağız.

İşlenmemiş gıda fiyatlarında aracılık maliyetlerinin düşürülmesine katkı sağlayacak Hal Yasası ile ilgili çalışmaları da hızla tamamlıyoruz

Enflasyonda risk oluşturan yapısal şokları değerlendirmek, gerekli politikaları belirlemek ve yönetmek için Fiyat İstikrarı Komitesi'ni tesis ediyoruz.

Kamunun yönettiği ve yönlendirdiği fiyatlardaki artışlar, gerçekleşen enflasyon yerine hedef enflasyona göre yapılacaktır."

Finansal istikrarın sağlanması ve finans sektörünün geliştirilmesi de öncelikli konularımız arasındadır. Sektörün sahip olduğu gücü koruyup, bağışıklığını daha da kuvvetlendirmek istiyoruz.

Zorunlu kredilere yönelik girişim sermayeli fonlarının kurulması amacıyla mevzuat altyapısı oluşturuyoruz. Varlık yönetim şirketlerinin rekabetçi ve kurumsal bir yapıda faaliyet gösterebilmeleri için bu şirketlere uygulanan damga, harç ve kaynak kullanımını destekleme fonu kesintisi istisnasını süresiz hale getiriyoruz.

Salgının gecikmeli yansıyabilecek olumsuz etkilerini şimdiden bertaraf etmek ve bankacılık sektörünün aktif kalitesini daha da iyileştirmek üzere bazı tedbirler alıyoruz.

Katılım finans sektörünün gelişimini hızlandıracak yeknesak bir kanuni düzenleme hazırlıyoruz. Bu düzenlemeyle katılım finans sektörü tek çatı altında toplanırken, sektöre yönelik bir merkezi danışma kurulu da hayata geçiyor.

Uluslararası standartlarda bir katılım finans tahkim mekanizması kuruyoruz.

Finans sektörünün kurumsal altyapısını geliştirmek için de bir dizi adım atıyoruz. Bu maksatla ülkemizin tüm kredi ve risk verilerinin toplandığı Risk Merkezini yeniden yapılandırıyoruz.

Bireysel emeklilik sistemini çok daha geniş kesimlere yaygınlaştırıyoruz. Nüfusumuzun yüzde 25'ini oluşturan 18 yaş altındaki çocuklarımızın sisteme girebilmesinin önündeki engelleri kaldırıyoruz.

Dijital paranın ekonomik, teknolojik ve hukuki altyapısını oluşturacak adımları atıyoruz.

Reel sektör şirketlerimizin tahvil ihraçlarını özendirmek için Tahvil Garanti Fonu kuruyoruz.

Finansal sektörün sigortacılık ayağını da ihmal etmeyerek, bireysel emeklilik sisteminin derinleşmesine ve gelişmesine katkı sağlıyoruz.

Cari açıkla mücadelede 3 temel politikayı takip edeceğiz. İlk olarak, yapısal cari açığa odaklanıyoruz. İkinci önceliğimiz, ihracatın tabana yayılmasını sağlayarak, potansiyeli olup hiç ihracat yapmamış KOBİ'leri ihracata teşvik etmektir. Üçüncü ve son alanımız ise sanayide yeşil dönüşümü desteklemektir.

Sandık, vakıf ve dernek gibi kuruluşlardaki emeklilik birikimlerinin, 2023 sonuna kadar bireysel emeklilik sistemine aktarımına imkan veriyoruz.

Sanayimizde kapasite artışı sağlayacak ve rekabet gücümüzü bir üst basamağa taşıyacak adımlar atıyoruz.

Yenilikçi ve güçlü bir sağlık endüstrisinin geliştirilmesi amacıyla Cumhurbaşkanlığına bağlı Sağlık Endüstrileri Başkanlığı kuruyoruz.

Cumhurbaşkanlığı himayesinde Yazılım ve Donanım Endüstrileri Başkanlığı kuruyoruz.

Sanayimizde kapasite artışı sağlayacak ve rekabet gücümüzü bir üst basamağa taşıyacak adımlar atıyoruz. Özellikle Kredi Garanti Fonu teminatıyla 5. ve 6. bölgelerde yapılacak imalata dayalı ithal ikamesini sağlayan ve ihracatı önceleyen yatırımlara uzun vadeli cazip kredi destekleri veriyoruz.

Doğalgaz piyasasını yeniden yapılandırarak, bu alanı rekabetçi bir temelde geliştiriyoruz.

Enerji verimliliği desteklerinin kapsamını genişletiyoruz. Elektrik enerjisi depolama tesislerinin kurulmasına yönelik yasal altyapıyı tamamlıyoruz.

Enerjide dışa bağımlılığı azaltan politikaları etkin şekilde uygulamayı sürdüreceğiz. Enerji verimliliği desteklerinin kapsamını genişletiyoruz.

Mesleki eğitim merkezlerini gençler için cazip kılmak amacıyla çocuklarımızın kalfalık döneminde aldıkları ücretleri yükseltiyoruz."

Salgının istihdam piyasalarında oluşturduğu tahribatı gidermek için ilave İstihdama Finansman Desteği adıyla yeni destek modeli getiriyoruz.

Firmalar, istihdama kattıkları her bir ilave kişi için Kredi Garanti Fonu kefaletiyle 24 ay vadeli, ilk 6 ayı ödemesiz 100 bin liralık kredi kullanabilecektir.

Kamu görevlileri, kadrolarına bağlı pozisyonları dışında, en fazla bir kurumun yönetim veya denetim kurullarında görev alabileceklerdir.

Üretken yatırımların artmasını sağlamak için özel sektörde öngörülebilirliği güçlendirecek adımlar atıyoruz.

Ekonomideki tüm gelişmeleri yakından izlemek ve yönetmek amacıyla iki yeni yapı kuruyoruz. Bunlardan birincisi, Cumhurbaşkanı Yardımcımızın başkanlığında çalışacak Ekonomi Koordinasyon Kuruludur.

Devlet desteklerinde kamu kaynaklarının etkinliğini ve verimliliğini artırmak için tüm destek uygulamalarının ilke ve esaslarını belirleyen, etki değerlendirmesi yapılmasını mümkün kılan bir çatı mevzuat oluşturuyoruz.

Dijital pazar yeri platformlarında ürünlerini satışa sunan firmaların haklarını koruyacak düzenlemelere gidiyoruz.

Yurt dışına veri aktarılmasına yönelik AB düzenlemeleriyle uyumlu olarak Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'nda değişiklikler yapıyoruz.

"İç ticarette rekabetçiliği artıracak ve ticareti kolaylaştıracak uygulamaları da hızla hayata geçiriyoruz. Perakende ticarette haksız ticaret uygulamalarının ortadan kaldırılması amacıyla Avrupa Birliği mevzuatına uygun yeni düzenlemeler yapıyoruz.

Tüketicinin korunması, kayıtlılığın artması ve piyasada haksız rekabetin etkin bir biçimde önlenmesi amacıyla bağımsız bir Piyasa Gözetim ve Denetim Kurumu kuruyoruz.

Ekonomik reform paketimiz, Türkiye’yi geleceğe güvenle taşıyacak, somut ve çözüm odaklı politikalar içeriyor.

Her 3 ayda bir gerçekleştireceğimiz reform takip toplantılarıyla programın uygulama başarısını değerlendireceğiz.

Takvimlendirdiğimiz tüm reformları, belirlediğimiz sürelerde tamamlayacağız.

Paylaştığımız ekonomi reformları ve geçen hafta açıkladığımız İnsan Hakları Eylem Planı gibi belgeler, hedeflerimize ulaşmamızı kolaylaştıracak atılımlardır.

Bu reformlar, bizim için ne ilktir, ne de son olacaktır. Dünyanın ve ülkemizin değişen şartlarına, milletimizin beklenti ve taleplerine göre ne gerekiyorsa yapmayı, hangi adımlara ihtiyaç varsa atmayı sürdüreceğiz.

Elbette, reform belgelerimizle ilgili tenkitler olacaktır. Biz, yapıcı her türlü eleştiriyi dikkate aldık, alırız.

İşte Erdoğan’ın açıklamalarından öne çıkanla şöyle:

Sık sık ekibimle bir araya geldim ve değerlendirmeleri bu şekilde yaparak son şeklini verdik. Sizlere kitapçıklar dağıtacağız ayrıca ülkemizdeki büyükelçilere, uluslararası camiaya da dağıtacağımız kitapçıklar var. Ardından bakanlıklarımız ve partimizin ilgili tüm birimleriyle bu konular masaya yatırıldı. Bu süreci en başından itibaren takip ettik. Yönlendirdik ve nihai şeklini verdik. Türkiye'nin, bu üç kelimenin altını özellikle çiziyorum, istihsal mücadelesini istiklal ve istikbal mücadelesi kadar önemli görüyoruz. İnşallah bu yol haritasını kurumlarımızla, iş dünyasıyla tüm paydaşlar hep birlikte hayata geçireceğiz. Türkiye'yi dünyasının en büyük ilk 10 ekonomisi haline getirmek için gece gündüz çalışacağız. O günlerin çok yakın olduğuna yürekten inanıyoruz. Yakın tarihe baktığımızda ülkelerin ekonomilerinin en çok siyasi istikrarsızlıklardan ve güven ikliminin zarar görmesinden etkilendiğini görüyoruz. Biz de 2002 yılından beri Türkiye'yi istikrar ve güven esasına göre büyütüp geliştirmenin mücadelesini veriyoruz. Türkiye uzunca bir dönem koalisyonların yol açtığı istikrarsızlıkların terör ve kaos ortamının tetiklediği güvensizlik ikliminin ağır bedellerini ödemiştir. Bu tablo ülkemizin uluslararası siyasi ekonomik sosyal krizlere de hazırlıksız yakalanmasına yol açmıştır. Tek başımıza iktidarda bulunduğumuz dönemlerde de bu sıkıntıyı gördüğümüz için sürekli tetikte olduk. 2013 sonrasındaki pek çok siyasi sosyal ekonomik bütün bu sarsıntıları başarıyla göğüslemeyi ve ülkemizi 2023 hedefleri rotasında tutmayı başardık. Ülkemizin yönetim sistemini değiştirme talebimizin gerisindeki en önemli sebep eski yönetim sisteminin kırılganlıklara yol açtığı tehlikeleri yakından görmüş olmamızdır. Hamdolsun Cumhur İttifakı'nın anlayış birliği ve milletimin desteğiyle CHS'ne geçerek Türkiye'yi bu kırılgan siyasi iklimden kalıcı olarak kurtardık. Artık bu ülkede hiç kimse hiçbir kesim hiçbir odak millete rağmen devleti ve toplumu yönetme hevesine kapılamayacaktır. Siyasi istikrarı kurumsallaştırdık. Türkiye bölgesel ve küresel nice krize rağmen gücünü koruyor.

Hamdolsun sağlıktan üretime güvenlikten sosyal yaşantıya kadar bu sınamayı başlarıyla yaşadık. Elbette sıkıntılar yaşadık yaşıyoruz ama bunların hiçbiri de üstesinden gelinemeyecek hususlar değildir. Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerdeki tabloya baktığımızda Türkiye'nin bu kriz sürecinde olumlu yönde nasıl ayrıştığını daha iyi görebiliyoruz. Mesela 2020 yılından dünya ekonomisi yüzde 3,5 küçüldü, küresel ticaret yüzde 10'a yakın daraldı. küresel borç toplamı 282 trilyon dolara ulaşarak tarihin en yüksek seviyesini gördü. Gıda fiyatları dünya çağında son 6.5 yılın metal fiyatları ise son 9.5 yılın rekorunu kırdı. Salgının yıkıcı etkileri henüz sona ermediği gibi her geçen gün yeni tehditler ortaya çıkıyor. Aşı ve ilaç alanındaki gelişmelerde elbette umutları artırıyor. Bununla birlikte 100'ün üzerinde ülkenin hala aşıya erişememiş olmasını dünyadaki eşitsizliğin çarpıcı bir örneği olarak hafızalarımıza nakşediyoruz. Halbuki aşı ve ilaç adil bir şekilde tüm ülkelerin kullanımına açılmadıkça dünyanın zenginlerinin de huzur bulamayacağı büyük ekonomilerinin istikrar kazanacamayacağı ortadadır. Dünyada böyle bir şey yaşanırken Türkiye ne yaptı? Öncelikle hiçbir vatandaşımızın mağdur olmaması için devletimizin bütün imkanlarını seferber ettik. Elimizdeki imkanları kardeşlerimizle de birlikte paylaştık. Adil sosyal güvenlik sistemimiz sayesinde hiçbir insanımızı salgın karşısında çaresiz ve tek başına bırakmadık. CHP'nin sağladığı koordinasyon ve yönetim kapasitesiyle proaktif, esnek politikaları hayata geçirerek Türkiye'yi pek çok ülkeden olumlu yönde ayrıştırmayı başardık. Türkiye'nin her türlü farklı senaryoya hazırlıklı olduğunu ve hızlı hareket edebildiğini tüm dünyaya gösterdik. Salgına rağmen 2020 yılında yüzde 1,8 oranında büyüdük. G20 ülkeleri, arasında ekonomisini reel olarak büyütmeyi başaran iki ülkeden biri olduk. Çin'in ardından ikinci sırada yer aldık.

Özellikle yılın ikinci yarısında aldığımız tedbirler ve destek paketlerimiz sayesinde dünyada ekonomisi büyütebilen nadir ülkelerden biri olduk. Diğer yandan üzerine daha güçlü biçimde odaklanmamız gereken hususlar olduğunu b iliyoruz. Karşılaştığımız her türlü problemin üzerine nasıl çözüm odaklı bir şekilde ısrarla gittiysek bugün de aynısını yapıyoruz. Ülkemizi güçlendirecek reformları hayata geçirecek adımları hiç tereddüt etmeden atıyoruz. Reform programımızla güçlü yönlerimizi perçinlerken sorun gördüğümüz alanlar için de gerçekçi ve ayakları yere sağlam basan çözümler getiriyoruz.

Biz bugüne kadar hiçbir problemi halının altına süpürmedik. Gelişmenin, dönüşümün ve tekamülün hayatın bir gerçeği olduğuna inanıyoruz. Yıllardır hep bu anlayışla çalıştık.

Güçlü, sağlam ve her türlü şoklara dirençli bir ekonomiye giden yol makro ekonomik istikrarın tesisinden ve devamlılığından geçiyor. İstikrarı sürdürmek için makro politikalar yanında bir dizi yapısal tedbirin ve dönüşümün gerçekleştirilmesi şart. Bu sebeple açıklayacağımız reformların omurgasını makro ekonomik ve yapılar politikalar oluşturuyor. Makro ekonomik istikrar kapsamında kamu maliyesi, enflasyon, cari açık ve istihdam alanlarına odaklandık. Yapısal politikalar tarafında ise kurumsal yapının güçlendirilmesi, yatırımların teşvik edilmesi, rekabet politikaları, piyasa denetim ve gözetimini reform kapsamına aldık.

İlk reform alanımız risklere karşı daha güçlü bir kamu maliyesi yapısını oluşturmak olacaktır. Önümüzdeki dönemde de güven ve istikrara bağlı mali disiplin en temel önceliğimizdir. İkide bir fiyat istikrarı diyorlar ya biz onu bir kenara koyduk. Yeni dönem dört temelin üzerinde bina edilecek. Yatırım, istihdam, üretim, ihracat. Bu amaçla harcama disiplini, kamu borç yönetimi vergi düzenlemeleri kamu alım ihaleleri gibi hususları kapsayan yeni politikaları hayata geçiriyoruz.

Harcama disiplini konusunda önceliği bütçe politikalarına veriyoruz. Meclis'in bütçe hakkının kapsamını genişletirken şeffaflık ve hesap verilebilirliği artırıyoruz. Bunun için iki önemli politika değişikliğine gidiyoruz. İlk olarak verimli olmayan döner sermayeyi kapatıyor, diğerlerini de kademeli şekilde merkezi yönetim bütçesine, Meclis denetimi kapsamına alıyoruz.

İkinci olarak bütçe dışında gerçekleştirilen özel hesap uygulamalarını acil ve zorunlu olanlarla sınırlandırarak bu kriterleri karşılamayanları kademeli olarak kaldırıyoruz. Böylece bütçede birlik ilkesini güçlendirmiş oluyoruz. İsrafa kesinlikle tahammülümüz olmadığı için kamu idarelerinde tasarruf anlayışını yaygınlaştıracak önemli düzenlemeleri hayata geçiriyoruz.

Kamuda taşıt alımı ve kiralanması temsil ve ağırlama gibi harcama alanlarına sınırlamalar getiriyoruz.

Kamu personeliyle ilgili iş ve işlemlerin tek bir idare tarafından yürütülmesini sağlıyoruz.

Merkezi ve yerel yönetimlerin sosyal yardım verilerini bütünleşik sosyal yardım bilgi sistemine entegre ederek veri paylaşımını sağlıyoruz.

Bütçe sonuçlarını, hedeflerimizi üç ayda bir kamu maliyesi raporuyla milletimizle paylaşıyoruz.

Halkımızın ödediği her bir kuruş verginin nerelere harcandığını görebilmesi için maliye politika uygulamalarını yakından takip edebilmesini temin ediyoruz.

Borç stokunun dış şoklara karşı duyarlılığını azaltabilmek için döviz cinsi borçların toplam borç stoku içindeki payını düşürüyoruz. Türk Ağırlıklı olarak Türk lirası cinsi senetleri kullanacağız.

Borçlanmanın ortalama vadesini piyasa şartlarıyla uyumlu olarak artırıyoruz.

Hazine'nin kullanımı dışında kalan kurumların hesabını tek hazine kurumlar hesabı sisteminde toplayarak nakit yönetiminde verimliliği sağlıyoruz.

Vergi politikalarını sadeleştirecek adımlar atıyoruz.

Reform paketimizde dar gelirli küçük esnafımıza yönelik bir vergi muafiyeti yer alıyor Basit usulde vergilendirilen yaklaşık 850 bin esnafımızı gelir vergisinden muaf tutuyor beyan yükümlülüklerini de kaldırıyoruz.

Vergi cezalarında uzlaşma kapsamını genişletiyoruz. Elektronik defter ve elektronik belge kullanımı uygulamasını yaygınlaştırarak vergi kayıp ve kaçağını azaltıyoruz.

Vatandaşlarımız vergi dairesine bizzat gitmeden işlemlerini dijital ortamda yapabilsinler diye Türkiye Dijital Vergi Dairesi uygulamasını başlatıyoruz.

Mükellef memnuniyetini sağlamak ve hizmet kalitesini artırmak için Dijital Vergi Asistanı Sistemi'ni devreye alıyoruz.

Uluslararası yatırımcıların vergi hususunda karşılaştıkları sorunları da reform kapsamına aldık. Çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmalarını revize ediyoruz. Vergi meselelerinde karşılıklı anlaşma yöntemini daha yoğun şekil kullanacağız.

Peşin fiyatlandırma anlaşmalarını yaygınlaştırıyoruz.

Kamuya süresinde ödenmeyen borçların tek bir idare tarafından tahsil edilmesini sağlayarak vatandaşlarımızın sıklıkla karşılaştıkları problemlerden birine daha çözüm getiriyoruz.

Vergi denetiminde standart, öngörülebilir ve haksız rekabeti önleyen modellere geçiyoruz. Bu sayede vergi incelemelerinde sektörler ve konular itibariyle ortaya çıkabilen farklı uygulamaları ortadan kaldırıyoruz.

Elektronik tebligat, Elektronik inceleme, Elektronik tutanak ve elektronik raporu içeren Dijital Vergi Sistemini genişleterek vergi, inceleme sürelerini kısaltıyoruz.

Kamu alım ihalelerinde yeni ve dijital bir sisteme geçiyoruz. Sektörel kamu alanları kanunu çıkarmak için de hazırlıklara başlıyoruz. Kamu ihalelerine katılacak firmaların liyakat ve yetkinliklerini ihaleden önce objektif şekilde tespit ederek kamuoyuyla paylaşıyoruz. Dijital olarak işletecek bu sertifikasyon sistemi herkese açık olacaktır. Bu sistem üzerinden yapılacak ihalelerin daha hızlı ve daha az maliyetle gerçekleştirilmesini temin ediyoruz.

Kamu alımlarını yerli ürünlere yönlendirerek yurt içi sanayinin gelişmesine katkı sağlıyoruz.

Stratejik sektörlerdeki ürünler için yerliliği artıracak ve teknoloji transferini sağlayacak alım garantilerinin önünü açıyoruz.

Kamunun ithal ürün kullanımını azaltmak için sanayileşme icra komitemizin çatısı altında merkezi izleme sistemi kuruyoruz.

Kamu özel iş birli kanunun çıkarılmasını sağlıyoruz. Bu sene için yüzde 4,3'ten yüzde 3,5'a revize ettiğimiz bütçe açığı hedefine mali disiplinden taviz vermeden ulaşacağız.

Hedefimiz tek haneli düşük enflasyon oranlarına ulaşmaktır. Yatırımlarda öngörülebilirliği azaltan vatandaşlarımızın günlük hayatına olumsuz etkileri olan enflasyonla mücadeleyi ilk kez vermiyoruz. Biz bir dönem yüzde 100’leri geçen enflasyonu son olarak yüzde 30’lar civarından alıp tek hanelere düşürmüş bir yönetimiz. Enflasyondaki yükselmenin hem yapısal hem de dönemsel sebepleri vardır.

Gıda tarafında kayıp ve israfın azaltılması için de harekete geçiyoruz. Büyük bir üzüntü ile belirtmek isterim ki ülkemizde yılda 19 milyon ton gıda israf ediliyor. Hizmet sektöründe işletme başına israf yılda dört tonun üzerindedir. Bu gidişata dur demek için harekete geçiyoruz. Hallerde kalan meyve ve sebzeleri piyasaya kazandıracak mekanizmalar geliştiriyoruz. Bu ürünleri dijital tarım pazarına dahil ederek hızla alıcılarla buluşmasını sağlıyoruz. Bu sayede her ölçekteki çiftçi ürünü için pazar bulabilecek. Sebze ve meyuvede zaiyatı azaltan soğuk zincirleri daha fazla destekliyoruz.

Gıda bankacılığı sistemini yaygınlaştırıyoruz. Sözleşmeli tarım mekanizmaları geliştiriyoruz.

İşlenmemiş gıda fiyatlarında aracılık maliyetlerinin düşürülmesine katkı sağlayacak hal yasası ile ilgili çalışmaları da hızla sağlıyoruz. İsrafı sadece yüzde 2 azaltsak 10 milyar liralık bir tasarruf elde etmiş olacağız. Bu gelişme suni fiyat dalgalanmalarının da önüne geçecektir.

Hiç şüphesiz. Enflasyonla mücadeleye sadece gıda fiyatları perspektifinden bakmıyoruz. Enflasyonda risk oluşturan yapısal şokları değerlendirmek gerekli politkaları belirlemek için fiyat istikrarı komitesini tesis ediyoruz. Bu komitenin enflasyonla mücadelede etkinliği artıracağına inanıyoruz. Beklentilerin yönetilmesi ve enflasyon ataletinin kırılması da özel bir öneme sahiptir. Bu amaçla kamunun yönettiği ve yönlendirdiği fiyatlardaki artışlar gerçekleşen enflasyon yerine hedef enflasyona göre yapılacaktır.

Bankacılık sektörünün aktif kalitesini daha da iyileştirmek üzere bazı tedbirler alıyoruz. Bu tedbirlerin başında sorunlu kredisi bulunsa da yaşama şansı olan şirketlerin doğru yönlendirilmesi geliyor. Bankacılık sektöründe operasyonel yeniden yapılandırma ve firma rehabilitasyon fonksiyonlarının oluşturulmasını teşvik ediyoruz.

Ayrıca sorunlu kredilere yönelik girişim sermayeli fonların kurulması amacıyla mevzuat altyapısı oluşturuyoruz.

Varlık yönetim şirketlerini kurumsal bir yapıda faaliyet gösterebilmek için bu şirketlere uygulanan damga harç ve kaynak kullanımını destekleme fonu kesintisi istisnasını süresiz hale getiriyoruz.

Katılım finans sektörünün gelişimini hızlandıracak yeknesak bir kanuni düzenleme hazırlıyoruz. Bununla beraber katılım finans sektörü tek çatı altında toplanırken sektöre yönelik bir merkezi danışma kurulu da hayata geçiyor. Katılım finans tahkim mekanizması kuruyoruz. Ülkemizin tüm kredi ve risk verilerinin toplandığı risk merkezini yeniden yapılandırıyoruz.

Katlı ödeme sistemleri alanında ülkemizin markası olan PRO'yu ayrı bir şirket çatısı altına alıyoruz. Amacımız muadilleriyle rekabet edebilecek güçlü yerli bir markanın oluşmasını sağlayarak dışarıya ödediğimiz komisyonları azaltmaktır.

Dijital paranın ekonomik, teknolojik altyapısını oluşturacak adımları atıyoruz.

Tüketiciyi koruyacak bir gözetim mekanizması tesis ederek bankalarla müşterileri arasındaki ilişkileri daha şeffaf bir yapıya kavuşturuyoruz.

Sermaye piyasaları alanında da önemli düzenlemelerimiz olacak. Şirketlerin finansman ihtiyaçlarını öz kaynakla yapmalarını teşvik ederek halka arz süreçlerini kolaylaştırıyoruz.

Sermaye piyasalarında ürün çeşitliliğini artırmak için proje finansmanı fonu ve projeye dayalı menkul kıymetlere ilişkin düzenlemeleri tamamlıyoruz.

Finansal sektörün sigortacılık ayağını da ihmal etmeyerek bireysel emeklilik sisteminin derinleşmesine ve gelişmesine katkı salıyoruz. Sektörün 18 senede gösterdiği performans sistemin halkımız nezdindeki konumunu güçlendirmiştir. Bireysel emeklilik sistemini çok daha geniş kesimlere yaygınlaştırıyoruz. Nüfusumuzun yüzde 25'ini oluşturan 18 yaş altındaki çocuklarımızın sisteme girebilmeleri önündeki engelleri kaldırıyoruz.

12 Mar 2021 - 09:44 - Siyaset



göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Anayurt Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Anayurt Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Anayurt Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Anayurt Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.