‘Çocuk istismarı affından vazgeçin’

276 kadın örgütü ve birlik, federasyon ve sivil toplum örgütlerinin kadınlarla ilgili birimleri ile 100’e yakın karma örgüt çocuk istismarı affının yeniden Meclis gündemine getirilmemesi için bir araya gelerek TCK 103 Çocuk Cinsel İstismarı Affına Karşı Kadın Platformunu oluşturdu.

Salih Kaplan
ÖZEL HABER Salih Kaplan Tüm Haberleri

TCK 103 Çocuk Cinsel İstismarı Affına Karşı Kadın Platformu, çocuk istismarı affının yeniden Meclis gündemine getirilmemesi çağrısında bulundu. İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılması tartışmalarını da değerlendiren platform üyelerinden Hülya Gülbahar, siyasetçilere “Her iki girişimden de acilen vazgeçin” diye seslendi.

AK Parti Van Milletvekili Osman Nuri, 2016 yılında Meclis gündemine getirilmesine rağmen tepkiler nedeniyle geri çekilen çocuğun cinsel istismarı suçuna ilişkin değişiklik teklifinin yeniden Meclis gündemine getirileceğini açıklamıştı. 276 kadın örgütü ile 100’e yakın destekleyici örgütün oluşturduğu TCK 103 Çocuk Cinsel İstismarı Affına Karşı Kadın Platformu, teklifin yeniden Meclise sunulmaması ve kamuoyu gündeminden kaldırılması için basın açıklaması gerçekleştirdi.

Çocuklara yönelik cinsel istismar suçlarını düzenleyen Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 103. Maddesine ilişkin yapılan basın açıklamasında konuşan platform üyelerinden Hülya Gülbahar, süreçle ilgili bilgi verdi. “Yıllardır kadın hareketi olarak alarm halinde yaşıyoruz” diyen Gülbahar, “Her gün kazanılmış bir hakkın tehdit edildiği ortamda yaşamak çok zor. Özellikle kadın erkek eşitliğinin sağlanmasına yönelik devlet politikalarının terk edildiği günden beri belki de 200 yıllık kazanılmış haklar Türkiye’de tehdit altında. Bu tehdidin güncel konularından biri de çocuk cinsel istismarcılarına af getirilmesi girişimi” ifadelerini kullandı.

Teklifin daha önce 2016 yılının Kasım ayında hazırlanan teklif ile Meclis gündemine getirilmiş olduğunu ve kamuoyunun tepkileri üzerine yasa teklifin geri çekildiğini hatırlatan Gülbahar, “Teklife göre cinsel istismardan yargılanan ya da hüküm giyip cezaevine konulmuş olanlar içinden istismar ettiği çocuk ile resmi nikah yaptırmış olanlar o tarihte bekar ise ve mağdur 14 yaşına basmış, mağdur ile fail arasındaki fark da 15’ten az ise failler serbest bırakılacak ve 5 yıl süren bir evlilik gerçekleştiğinde cezadan kurtulacaktı. Bu teklif çocuk cinsel istismarına iştirak eden, yardım ve yataklık eden, yol gösteren, araç sağlayan yani suça karışan herkesin hakkında açılmış olan kamu davalarının da düşmesi anlamına geliyordu. Tecavüzcü ile evliliği af konusu haline getirmek cinsel istismar suçlarını cezasız bırakmak anlamına geliyordu” şeklinde konuştu.

Teklifin kadın örgütlerinin protestoları sonucunda geri çekildiğini dile getiren Gülbahar, teklifin geri çekilmesine rağmen hiçbir zaman gündemden kaldırılmadığını ve Nisan ayında Kovid-19 nedeniyle bazı hükümlü ve tutukluların serbest bırakılması görüşülürken bazı milletvekillerinin yeni bir taslak hazırladığını söyledi.

“HER İKİ GİRİŞİMDEN DE ACİLEN VAZGEÇİN”

“İnfaz yasası çıktıktan hemen sonra AK Partili siyasetçiler 15 Temmuz tarihinden önce bu affın çıkarılacağını ilan etmişti” diyen Gülbahar, şunları dile getirdi: “Değişikliğe karşı Türkiye’nin her yerinden her kesimden kadın bir araya gelerek bu platformu oluşturdu. Biz bu teklifi durdurmaya ve toplum gündeminden çıkarmaya yönelik bir çalışma içindeyken geçtiğimiz günlerde AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş, kadın haklarına yönelik yeni bir saldırı cephesi açtı. Kadınları ve kız çocuklarını şiddetten korumak için Türkiye’nin ve dünyanın en önemli mekanizmalarından biri olan İstanbul Sözleşmesi’nde imzanın çekilmesi gündeme getirildi. Buradan tüm siyasetçilere, özellikle de iktidar partisine her iki girişimden de acilen vazgeçin talebimizi iletmek istiyoruz.”

Af girişiminin dile getirildiği gibi sadece 264 mağdur aile ile ilgili bir konu olmadığını ifade eden Gülbahar, “Mesele çocuk yaşta evlendirmek, evlilik yaşını 9-12 gibi yaşlara indirip medeni kanunu devre dışı bırakmak, çocuklarla cinsel ilişki yaşını 12’ye kadar indirerek bu konuyu düzenleyen TCK maddelerini de devre dışı bırakmak. Yani paralel ikinci bir hukuku devreye sokmak. Sadece 264 kişilik aftan bahsetmiyoruz. Milyonlarca kız çocuğunun ve ülkenin geleceğinden bahsediyoruz. Affın çıkması değil af ihtimalinin gündemde tutulması bile tüm kadınlar ve kız çocukları için bir tehdit oluyor, tüm tecavüzcüler ve istismarcılar için de bir teşvik anlamına geliyor” dedi.

DEĞİŞİKLİK YASA VE SÖZLEŞMELERE AYKIRI

Platform üyelerinden Zelal Ayman ise, hazırlanan bilgi dosyasında yer alan başlıkları paylaştı. Türkiye’de kadınların yüzde 9’unun 15 yaşından önce cinsel istismara maruz kaldığı ve kadınların yüzde 33’ünün henüz kendisi çocuk iken anne olduğunu belirten Ayman, değişiklik teklifinin Anayasa’nın 10, 41 ve 42’inci maddeleri ile birlikte Türk Ceza Kanunu, Türk Medeni Kanunu, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununa ve uluslararası sözleşmelere aykırı olduğunu dile getirdi.

09 Tem 2020 - 16:32 - Gündem

Mahreç  Salih Kaplan



göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Anayurt Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Anayurt Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Anayurt Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Anayurt Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.