Sözleşmeden sonra sıra 6284'te

Memur-Sen’in hazırladığı Aile ve Kadın Politikalarına Yeni Bir Paradigma raporunda 6284 sayılı Kanun ile CEDAW'ın feshedilmesi ve Kadının Statüsü Genel Müdürlüğünün tasfiye edilmesi istendi.

Demet Aran
Demet Aran Tüm Haberleri

Memur-Sen’in hazırladığı Aile ve Kadın Politikalarına Yeni Bir Paradigma raporunda İstanbul Sözleşmesi’nin feshedilmesi büyük bir memnuniyetle karşılanırken fesih kararının demokrasiyi perçinlediği öne sürüldü. Fesihle yetinmeyen Memur-Sen, sözleşmenin hayaletinin hukuk sisteminde dolaştığını, 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun, Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesine Dair Sözleşme (CEDAW), Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Ulusal Eylem Planı gibi hukuki metinlerin de feshedilmesini ve Kadının Statüsü Genel Müdürlüğünün tasfiye edilmesini istedi.

İstanbul Sözleşmesi’nin feshedilmesi kararı, kadınların yıllar süren mücadelelerle elde ettiği kazanımlara göz dikenleri cesaretlendirdi. Memur-Sen, İstanbul Sözleşmesi’nin feshedilmesi kararına dönük tepkilerin ardından hükümet yetkililerinin ve hükümete yakın kurum ve kuruluşların hep bir elden sarıldığı 6284 sayılı kanunun feshedilmesini istedi.

CEDAW DA HEDEFTE

6284 sayılı kanunun suç ve cezada kanunilik, lekelenmeme hakkı, iddia edenin ispat külfeti, masumiyet karinesi, hukuk düzeninin tekliği, hukuki dinlenilme hakkı, dürüst yargılanma ve savunma hakkı, kıyas yasağı, kanun önünde eşitlik ilkesi, hukuk devleti ilkesi ve bunun uzantısı olarak açıklık ve belirlilik ilkeleri, hak arama özgürlüğü gibi birçok hukuk prensibini zedelediği öne sürülen raporda bütün mevzuatın taranarak toplumsal cinsiyet eşitliğini içeren maddelerin ayıklanması istendi. Bu doğrultuda toplumsal cinsiyet eşitliğine dayalı ulusal ve uluslararası hukuki metinlerin incelendiği raporda CEDAW “CEDAW, 1970’li yıllardan itibaren ‘kadının insan hakları’ sloganıyla geliştirilen söylemin ve sakıncaları İstanbul Sözleşmesi’yle ifşa olan sürecin miladı olarak görülmelidir. CEDAW’la birlikte giderek anaakımlaştırılan feminist paradigma uluslararası sözleşmelerde kendisine yer bulmaya başlamış, ilerleyen dönemlerde daha baskın bir söyleme dönüşmüştür” ifadeleriyle hedef alındı.

İstanbul Sözleşmesi’nin feshedilmesinin “Türk hukukunun feminist işgalden kurtarılması ve cinsiyetle ilişkili toplumsal sorunlara yerli ve milli çözümler arama iradesinin geliştirilmesi açısından önemli bir adım” olarak nitelendiği raporda Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü, Eğitimde Toplumsal Cinsiyet Eşitliğinin Geliştirilmesi Projesi (ETCEP), YÖK Tutum Belgesi, 2018-2023 Kadının Güçlenmesi Strateji Belgesi ve Eylem Planı, Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Ulusal Eylem Planı (2008-2013) ve Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Ulusal Eylem Planları gibi kurum, proje ve planların tasfiye edilmesi istendi.

6284 sayılı kanunun detaylı bir şekilde ele alındığı raporda kanunun keyfi yoruma açık olduğu iddia edilerek şikayetçinin beyanının esas kabul edilmesine, önleyici tedbirlerde delil ve belge aranmamasına, re’sen soruşturma ve kovuşturma uygulamasına, uzlaştırma ve arabuluculuğun yasaklanmasına tepki gösterildi. Raporda “ebeveynin tedip hakkı” ifadesi kullanılarak terbiye adı altında uygulanan şiddetin şiddet kapsamında değerlendirilemeyeceği savunuldu. Tedbir kararının “ağır tahrik” olarak nitelendirildiği raporda kadınların şiddetten korunması için hiçbir öneride bulunulmazken şiddet faillerinin hakları gözetildi ve “Delil ve belge aranmaması ilkesinin önleyici kararlara da genişletilmesi, şiddet faili olduğu iddia edilen şahısların temel hak ve özgürlüklerinin ihlaline ve mağduriyetine, kanunun istismarına ve şiddetin artmasına/ ağırlaşmasına neden olabilmektedir” denildi. Kadını koruma amacıyla uygulanan uzaklaştırma tedbirinin şiddeti artırdığı öne sürülen raporda şöyle denildi:

“Failin ekonomik, sosyal ve sağlık durumunu dikkate almayan uzaklaştırma kararlarının; failin sokakta kalması, ailesinden ayrı düşmesi, kendi evine girememesi gibi nedenlerle öfkeyi büyütüp şiddeti artırdığı, eşlerin barışma ihtimalini azaltıp boşanmaları körüklediği şeklindeki tespitler kamuoyuna mal olmuş ve bazı raporlara yansımıştır.”

KADINI KORUYAN TÜM METİNLERİN FESHEDİLMESİNİ İSTİYORLAR

Raporda ayrıca Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri Hakkında Yönetmelik, Kadın Konukevlerinin Açılışı ve İşletilmesi Hakkında Yönetmelik, 5840 Sayılı Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu Kanunu, Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun, Çocuk ve Kadınlara Yönelik Şiddet Hareketiyle Töre ve Namus Cinayetlerinin Önlenmesi İçin Alınacak Tedbirler Genelgesi, 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunun Uygulanması Genelgesi ile Töre ve Namus Cinayetlerinin Önlenmesine Dair Tedbirlerin Koordinasyonu Genelgesi metinlerinin de feshedilmesi istendi.

04 Tem 2021 - 16:47 Ankara- Kadın

Mahreç  Demet Aran



göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Anayurt Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Anayurt Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Anayurt Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Anayurt Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.