Pestisite karşı en kırılgan grup çocuklar

Tüm nüfus grupları doğrudan veya dolaylı olarak pestisite maruz kalsa da bu zehirli maddeye karşı en kırılgan grup çocuklar. Buğday Derneği, halk sağlığını tehdit eden pestisitlerin 2030’a kadar tamamen yasaklanmasını istiyor.

Demet Aran
Demet Aran Tüm Haberleri

Buğday Derneğinin Zehirsiz Kentlere Doğru projesi kapsamında gerçekleştirilen “Pestisitler ve Halk Sağlığı” webinar’ında Biyosidal İş ve Çevre Sağlığı Derneği (BİYOSİDER) Başkanı Prof. Dr. Muhsin Akbaba, pestisitlere ilişkin bilgiler verdi. Pestisitlerin zararlı organizmalara karşı kullanılan ve onları ortadan kaldıran doğal ve sentetik maddelerin genel ismi olduğunu, daha çok tarımsal faaliyetlerde ürün kaybına neden olabilecek zararlıların azaltılması amacıyla kullanıldığını söyleyen Akbaba, erozyon, sanayi bölgeleri ve yeni yollar gibi nedenlerle tarımsal alanların daraldığını, tarımsal üretimde verimin sağlanması için kimyasal pestisitlerin kullanıldığını ifade etti.

Kullanılan pestisitin yalnızca yüzde 6’sının ürün kaybına neden olan zararlılara, hastalıklara ve yabancı otlara ulaşabildiğine dikkat çeken Akbaba, pestisitlerin geri kalan yüzde 94’ünün toprağa ulaştığını, çevredeki doğal ekosistemlere kimyasal kirleticiler olarak karıştığını, gıda ürünlerinde, toprak, su ve havada pestisitin kalabildiğini, hastalık ve erken ölümlere neden olabildiğini belirtti.

Toplumun tamamının doğrudan ya da dolaylı olarak pestisitlere maruz kaldığını ifade eden Akbaba, pestisitin üretim, taşıma, yükleme ve depolama alanlarında, pestisitin uygulanmasında, pestisit uygulanmış ürünün hasadında çalışanların doğrudan maruz kaldığını, ancak içme suyu, yiyecek ve hava yoluyla herkesin düşük dozda da olsa pestisite maruz kaldığını söyledi. Akbaba, pestisitlerin kanser dahil pek çok hastalığa sebep olabildiğine vurgu yaptı.

Webinar’da pestisitlerin etkilerine dair detaylı bilgiler veren BİYOSİDER Yönetim Kurulu Üyesi Uzm. Dr. Burak Kurt, pestisitlerin zika, lyme hastalığı, kuduz gibi vektörel hastalıklara, astım ve alerjilere, enfeksiyonlara neden olabildiğini, pestisitlere en çok dermal yolla maruz kalındığını, bunun dışında oral yolla ve solunum yoluyla da pestisite maruz kalınabildiğini anlattı.

Pestisitlerin insan sağlığına akut ve kronik etkileri olduğuna dikkat çeken Kurt, akut etkilerin kısa süreli maruziyette düşük konsantrasyonda bile ortaya çıkabildiğini, irritasyona, dermatite ve hatta ölüme bile sebep olabildiğini, kronik etkilerin ise uzun süreli düşük dozda kümülatif maruziyet sonucunda karaciğer hasarı, üreme bozuklukları, sinirsel hasar ve alerjik semptom olarak görülebildiğini açıkladı. Kurt, pestisitlerin kronik etkileri arasında karaciğer, testis, beyin, akciğer, prostat, pankreas, böbrek, tiroid ve meme kanserinin olduğunu, doğum defektine neden olabildiğini kaydetti.

Pestisitlerin otizm ve zekâ geriliği gibi nörogelişimsel bozukluklarla ilişkisine dair de araştırmaların olduğuna dikkat çeken Kurt, Hindistan, ABD, Tanzanya ve Fransa’da yapılan araştırmaların pestisit maruziyeti ile çeşitli kanser türleri arasındaki güçlü ilişkileri ortaya koyduğunu dile getirdi.

Webinar’da son olarak Buğday Derneği Genel Müdürü Batur Şehirlioğlu Zehirsiz Sofralar Platformunun taleplerini ve pestisitlere karşı neler yapılabileceğini anlattı. Şehirlioğlu, 2030 yılına kadar pestisitlerin tamamen yasaklanmasını, doğa dostu, zehirsiz yöntemlerle tarımsal üretim yapılması için Tarım ve Orman Bakanlığının gerekli adımları atmasını ve pestisit denetimlerinin artırılmasını talep ettiklerini söyledi.

ENDONEZYA YÜZDE 62 AZALTTI

Endonezya’nın Entegre Zararlı Yönetimi uygulaması ile sadece 6 yılda pirinçte pestisit kullanımının yüzde 62 oranında azalttığını, ürün veriminde ise yüzde 10 artış sağladığını, İsveç’in pestisit kullanımını yüzde 50 oranında azalttığını örnek veren Şehirlioğlu, Zehirsiz Kentlere Doğru projesi kapsamında belediyelerde pestisit kullanımına ilişkin bir durum analizi yaptıklarını, belediyelere yönelik eğitici materyaller ve internet sitesi hazırladıklarını, vatandaşlara yönelik bilgilendirici yayınlar yaptıklarını, belediyelerden zehirsiz uygulamalara geçiş konusunda taahhüt talep ettiklerini, dönüşüme niyetli belediyelerle Zehirsiz Kentler Ağı kurduklarını anlattı. Şehirlioğlu, 35 belediyenin zararlılar ile mücadelede kimyasal kullanımını azaltmak için bir uygulaması, 14 belediyenin zararlı canlılar ile ilgili bir risk haritası veya izleme çalışması, 14 belediyenin ise kimyasal kullanımını azaltmak için yol gösterici olarak başvurdukları bir dokümanı ya da strateji belgesi olduğunu söyledi.

Pestisitlerin zararları dendiğinde akla önce tarımsal faaliyetler gelse de giderek artan kentleşmeyle birlikte, yaşam alanlarında kullanılan pestisitler ile biyosidal ürünlerin kullanımının yaygınlaştığını, bu kimyasalların insan sağlığı, su kaynakları ve biyoçeşitliliğe yönelik zararlarının arttığına dikkat çeken Şehirlioğlu, kaldırımlar ve yollar gibi sert yüzeyli alanlarda yüzey püskürtme yolu ile uygulanan pestisitleri su kaynaklarına ulaşarak kirliliğe neden olduğunu, böylece omurgasızlar, amfibiler, balıklar, bunlarla beslenen memeli popülasyonlarının da pestisitten etkilendiğini kaydetti.

2017’de İnsan Hakları Konseyi’ne sunulan bir rapora göre gelişme çağındaki çocukların bedenleri küçük olduğu için pestisit tehlikesine en açık bireyler olduğuna dikkat çeken Şehirlioğlu, bu çocukların vücut ağırlığı birim başına daha yüksek doza maruz kaldığını söyledi. “Çocuk yaşta pestisitlere maruz kalmaya bağlı sağlık sorunları arasında zihinsel gelişim bozukluğu, davranış bozuklukları ve diğer gelişimsel anormallikler bulunmaktadır” diyen Şehirlioğlu, aynı miktardaki kimyasalların çocuklar için yetişkinlere oranlara 10 kat daha fazla toksik olması nedeniyle çocukların pestisit karşısında en kırılgan grubu oluşturduğunu ifade etti.

24 May 2022 - 17:12 - Sağlık

Muhabir  Demet Aran



göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Anayurt Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Anayurt Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Anayurt Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Anayurt Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.