Anayurt Gazetesi
SİYASET TÜRKİYE EKONOMİ DÜNYA SPOR MAGAZİN KÜLTÜR-SANAT FOTO GALERİ WEB TV YAZARLAR
Whatsapp İhbar Hattı

'OVP de, bütçe de kadük hale geldi'

'Fiyat istikrarı sağlamak için cari fazla verme' stratejisi yeni ekonomik modele girdi. Ancak Orta Vadeli Program'da dört yıl üst üste cari açık öngörüldü. OVP'ye göre, bu yıl 21 milyar, gelecek yıl 18,6 milyar dolar cari açık bekleniyor.

 OVP de, bütçe de kadük hale geldi
Facebook'ta Paylaş Twitte'da Paylaş Whatsapp'tan Gönder Haberi Yazdır Metni küçült Metni büyüt

Uğur DUYAN

ANKARA (Anayurt) - İktisat Profesörü Aziz Konukman, 'yüksek faiz sebep, enflasyon sonuçtur' görüşünün yanı sıra 'fiyat istikrarı sağlamak için cari fazla verme' tezinin de resmiyet kazandığını, böylece Resmi Gazete'de yayınlanan Orta Vadeli Program'ın da (OVP) ve OVP'ye göre hazırlanan 2022 bütçesinin de kadük hale geldiğini söyledi. OVP'ye göre, Türkiye'nin bu yıl 21 milyar, 2022'de 18,6 milyar, 2023'te 13,5 milyar 2024'te 10 milyar dolar cari açık vermesi öngörülürken; enflasyonun da bu yıl yüzde 16,2, 2022'de yüzde 9,8, 2023'te yüzde 8, 2024'te yüzde 7,6'ya kadar gerilemesi öngörülüyor.

Ekonomi yönetimi düşük faizle enflasyonu geriletme politikasının yanına ihracata ağırlık verip cari fazla oluşturma böylece enflasyonu düşürme stratejisini de ekledi. Mevcut ekonomi tezlerine göre bir ülkede enflasyon yükselirken, dengeleme aracı olarak politika faizinin de yükseltilmesi ve para birimine değer kazandırılması gerekiyor. Ancak ekonomi yönetimi yüksek faizin yüksek enflasyona neden olduğunu savunarak bu teze karşı çıkıyor.

Türkiye'de yıllık enflasyon, resmi verilere göre, kasım ayında yüzde 21,31 düzeyine ulaşırken, üretici enflasyonu da yüzde 54,62'ye çıktı. Üretici ve tüketici enflasyonları arasındaki makas farkı da yüzde 33,29 oldu. Bu enflasyonun önümüzdeki süreçte de artacağı anlamına geliyor.  Öte yandan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) belirlediği politika faizi yüzde 15 düzeyinde. Yani politika faiziyle enflasyon arasındaki makas 6,3 puana çıktı. TCMB'nin dikkate aldığı çekirdek enflasyonla politika faizi arasındaki fark ise 2,6 puan oldu.

Öte yandan Türkiye ekonomisi, üçüncü çeyrek verilerine göre, baz etkisiyle yüzde 7,4 oranında büyüdü. Bu da iktidarın yıl sonunda yüzde 10'luk büyüme beklentisini güçlendirdi. Büyümede ana kalemlere bakıldığında en hızlı büyüme ihracattan geldi. Buna göre, ihracat üçüncü çeyrekte yıllık yüzde 25,6 arttı. Bu veriye karşın işgücü ödemelerinin yani çalışanların paylaşım pastasından aldıkları pay, ikinci çeyrekte yüzde 32,7 iken yüzde 29,8'e kadar geriledi.

"KONUKMAN: GENİŞ HALK YIĞINLARI YOKSULLAŞIYOR"

Ekonomi Profesörü Aziz Konukman, "Üçüncü çeyrekte net karların payı yani sermayenin paylaşımdan aldığı pay artarken emeğin yoksullaşması, Türkiye'deki büyümenin sokağa yansımadığının en açık göstergesi" diyerek, Türkiye'de adil bir bölüşümün olmadığını söyledi. Resmi verilerde yalnız işgücü ödemlerinin yani emek girdilerinin görüldüğünü ifade eden Konukman, bu veri üzerinden yoksullaşmanın esnaflar başta olmak üzere geniş bir kesme sirayet ettiğini kaydederek, "Ekonomi büyürken başta emekçiler olmak üzere geniş halk yığınları yoksullaşıyor" diye konuştu.

'EKONOMİK TEDBİRİN MGK BİLDİRİSİNE GİRMESİ SIKINTILARA YOL AÇAR'

Türkiye'de ekonomi konuşulurken kişilerin ifadelerine bakmak gibi bir anlayışın oluşmaya başladığını vurgulayan Konukman, şöyle devam etti:

"Ben Cumhurbaşkanı ne dedi ya da Erdoğan ile Merkez Bankası arasında yaşanan gerilim gibi konulara bakmam. Resmî belgelere bakarım, Cumhurbaşkanı'nın 'faiz sebep, enflasyon sonuçtur' sözü artık resmiyet kazanmıştır. Erdoğan'ın görüşü olmaktan çıkarak, devletin resmi tezi haline gelmiştir. 11'inci Kalkınma Planı'nın 228 no'lu tedbiri olarak yerli yerinde durmaktadır ve daha bitmedi. Bu, aynı zamanda Milli Güvenlik Kurulu'nun da resmi görüşü oldu. Bu tarihimizde ilk defa oluyor, MGK ekonomik bir gerekçeyi milli güvenliğin içine aldı. Bu aslında sıkıntılı bir durum. Çünkü, bu modeli eleştirecek bir açıklamada bulunursanız, milli güvenliği de tehdit etmiş olursunuz, demek isteniyor."

11'İNCİ KALKINMA PLANI VE EKONOMİ YÖNETİMİNDEKİ ÇELİŞKİLER

11'inci Kalkınma Planı'nın resmiyet kazanmasından sonra Naci Ağbal'ın faizleri yüksek tutarak, aslında tedbire aykırı davrandığını kaydeden Konukman, faizleri yükselteceği belli olan Ağbal'ın Merkez Bankası başkanlığına atanmasının da resmi bir belgeye aykırı bir atama olduğunu ifade ederek, "İçsel tutarlılık bakımından doğru atmanın Ağbal'dan sonra yapılan atama olduğunu görüyoruz. Bu benim kişisel düşüncem değil, resmî belgeye uygun olan atama buydu. Cumhurbaşkanı'nın 'faizle işi olanlar bizimle aynı yolda yürüyemezler' demesi 228 no'lu tedbirin gereğidir ve doğru olan da yüksek faizden yana olan Merkez Bankası başkanın ve Maliye ve Hazine bakanın gönderilmesidir. Bunu ekonomik doğrular üzerinden söylemiyorum. Resmî belgeye uygunluk açısından doğru olan buysa, yapacak bir şey yoktur, demek için söylüyorum" açıklamasında bulundu.

Konukman, yeni Maliye ve Hazine Bakanı'nın (Nureddin Nebati) bir önceki bakan döneminde (Lütfi Elvan) bakan yardımcısı olarak görev aldığı için bakanlığın aldığı kararlarda sorumluluğunun bulunduğunu, bu durumunda ayrıca bir tutarsızlık olduığunu söyledi.

"OVP DE BÜTÇE DE KADÜK OLDU"

Konukman, Cumhurbaşkanı'nın faizi savunan bürokrat atamalarıyla kendisiyle çeliştiğinin farkında olduğunu bunu aşmak içinse, faiz karşıtı beyanlar vermeyi sürdürerek, faiz karşıtı çevrelere bir süreliğine Maliye ve Hazine Bakanı ile Merkez Bankası Başkanı üzerinden 'iyi polis-kötü polis' rollerini oynadığını söyledi. Konukman şunları kaydetti:

"Merkez Bankası Başkanı'nın (Şahap Kavcıoğlu) 'cari açık sebep enflasyon sonuçtur' önermesi de Cumhurbaşkanı tarafından yeni ekonomi modelinin duyurulmasıyla resmiyet kazandı. Ancak 5 Eylül'de açıklanan Orta Vadeli Program'da dört yıl üst üste cari açık var. Demek ki, 5 Eylül tarihinde, şu aşamada uygulamaya alınan cari fazla vererek, fiyat istikrarı yakalama planı yokmuş. O halde Sizin Orta Vadeli Programınız da kadük oldu. Bütçeniz de kadük oldu. Çünkü, bütçede OVP'ye bağlı olarak hazırlanıyor."

Cari fazla vermenin ön şartının yerli girdiyle üretim yapmaktan geçtiğini kaydeden Konukman, "Cari açık yabancıların tasarruflarını kullanmak demek. Yani bir ülkenin kendi tasarruf gücünün ötesine geçip, başka bir ülkeye yatırım yapması demek. Bu modele geçerseniz şunu söylemiş olursunuz: Türkiye tasarruf gücünün üstünde yatırım yaparak ekonomisini büyüttü ve cari fazla veriyor. Bu mümkün değil şu aşamada. Buradan şu noktaya geliyorum: Türkiye cari açık versin de varsın enflasyon bu düzeyde kalsın. Önce siz cari fazla verecek bir model değişikliğine gidin de enflasyon sonra çözeceğiniz sorun olsun. Ama yerli girdilerle üretim yapabileceğimize ilişkin bir projelendirme var mı? Yok. OVP'de böyle bir strateji var mı? O da yok. O zaman biz neyi tartışıyoruz!"

"RİSK PİRİMİ BU KADAR YÜKSEKKEN KİMSE DOLARDAN VAZGEÇMEZ"

Konukman, hükümetin karşılıksız ve fazladan para basmak suretiyle piyasaya enjeksiyonda bulunma olasılığının düşük olduğunu kaydetti. Konukman, Türkiye'nin kısa vadeli borcunun (bir yıl içinde ödenmesi gereken miktarın) 170 milyar doları geçtiğini ve ülke risk priminin de 500'ün üzerine çıktığını belirterek, bu şartlarda dış borçlanmanın da tercih edilmeyeceğini, iktidarın elinde sadece iç borçlanma seçeneğinin kaldığını söyledi. Konukman, "Merkez Bankası'nın rezervleri, yetersiz. Üstelik döviz kurunu dizginlemek için geçen hafta yapılan iki müdahalenin benzerleri gelse bile kendi paranızla değil, swap karşılığı aldığınız parayla bunu yaparsınız. Bu da ateşi söndürmeye yetmez. Türkiye'nin risk pirimi bu kadar yüksekken kimse dolardan vazgeçmez. Üstelik dolardaki yükseliş intibak süresi, yani geçiş tamamlandığında döviz üzerinden alınan girdilere de yansıyacak ve enflasyon daha da artacak" diye konuştu.

ÖNCEKİ HABER   SONRAKİ HABER
Yeni yaşını ilk kez sahnede kutladı
 
185 can kaybı, 19 bin 357 yeni vaka
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
Bu kısır döngü artık kırılmalıTürkiye
Bu kısır döngü artık kırılmalı
Motorine 52 kuruş zamEkonomi
Motorine 52 kuruş zam
Koca: 65 yaş üzeri büyüklerimiz risk altındaSiyaset
Koca: 65 yaş üzeri büyüklerimiz risk altında
Abdullah Avcı ile Taylan Antalyalı, PFDK'ye sevk edildiSpor
Abdullah Avcı ile Taylan Antalyalı, PFDK'ye sevk edildi
Beşiktaş 3 puanı tek golle aldıSpor
Beşiktaş 3 puanı tek golle aldı
İtalya'da en yüksek günlük vaka sayısı kaydedildiDünya
İtalya'da en yüksek günlük vaka sayısı kaydedildi
Zincir marketlerle ilgili kararının gerekçesi yayınladıEkonomi
Zincir marketlerle ilgili kararının gerekçesi yayınladı
Boru hattındaki patlama ulaşımı durdurduTürkiye
Boru hattındaki patlama ulaşımı durdurdu
31 ilde eğitime kar engeliTürkiye
31 ilde eğitime kar engeli
Dünya genelinde bir haftada 18 milyon omicron vakasıDünya
Dünya genelinde bir haftada 18 milyon omicron vakası
Anayurt Gazetesi
KünyeKünye İletişimİletişim ReklamReklam FacebookFacebook TwitterTwitter RSSRSS Günün HaberleriGünün Haberleri