Anayurt Gazetesi
  • Dolar
    3,5224
    Dolar
  • Euro
    4,1480
    Euro
  • Altın
    145,470
    Altın
  • Bist-100
    107,202
    Bist-100
  • ADANA
    25/33°
    ADANA
  • ANKARA
    20/33°
    ANKARA
  • ANTALYA
    23/31°
    ANTALYA
  • BURSA
    15/28°
    BURSA
  • ISTANBUL
    22/29°
    ISTANBUL
  • IZMIR
    22/33°
    IZMIR
  • KONYA
    23/31°
    KONYA
Facebook Twitter
ANA SAYFA TÜRKİYE DIŞ HABERLER EKONOMİ SPOR MAGAZİN KÜLTÜR-SANAT GÜNCEL-DİZİ DİĞER FOTO GALERİ WEB TV YAZARLAR
Kars'ta FETÖ operasyonu
Kars'ta FETÖ operasyonu
SGK'dan kayıt dışına darbe
SGK'dan kayıt dışına darbe
Milyonluk atlar telef oldu
Milyonluk atlar telef oldu
4 kral dairesi kapattı
4 kral dairesi kapattı

Harika ÖREN

Ştoltz ve Oblomov
9 Ocak 2017 Pazartesi

Oblomov ve Gonçarov  yazımın konusu olan İvan Aleksandroviç Gonçarov’un eseri ‘’Oblomov’’da, Oblomov’un karşıt tipi olan Stoltz;  o dönemin Rusya’sı ve Rus aydınlarının psikolojisini anlamamızı kolaylaştıran bir figür olarak kurgulanıyor.

Oblomovluk hastalığına yakalanmış bir kesim var. Dünyada olup biten her şeye karşı ilgisizdirler. Bana dokunmayan bin yaşasın derler. Misyonları atalettir. Duyumsamazlar. Konumları ya da ahlaki gelişimlerinden kaynaklanan, sadece biçimsel isteklerin esiri olmuş; okumayan, gelişimi takip etmeyen, sadece konuşan, eyleme geçemeyen, neyin doğru neyin yanlış olduğunu bile ayıramayanlardan oluşurlar. İçlerinden gelerek değil, işlerine geldiği için, göze girmek amacıyla hareket ederler. Zorunlulukların dayatmasını yaşarlar. Şikayet ederler. Ama hiçbir şey yapmak için ellerini taşın altına sokmazlar. Zaten bir fikirleri de yoktur. ‘’Böyle gelmiş böyle gider’’ sözü, ağızlarının sakızıdır. Oblomovlar değişen hayat koşullarına ayak uyduramayan, eğitimsizliğin kurbanıdırlar.

1850’den beri dünyada pek bir değişiklik olmamış gibi görünüyor, değil mi? Yıl 2017 ve Goncarov’un Oblomov’un da  hala çağımızın toplumsal eğilimlerini bulabiliyoruz.

Yazarın romanını bir dram haline getiren bu iki ayrı insan, iki ayrı dünyanın karşılaşması ve karşılaştırmasıdır. Gonçarov kendinin ve ülkesinin yaşadığı bu dramı anlatırken bir iç dökme acılığına, bir kötüleme ya da öğüt verme tatsızlığına düşmez. Gözlemci  bir sanatçı olduğu için, romanın en acı yerlerinde bile sakince, babacan bir hikayeci gülümsemesini yitirmez.  Toplumsal gelişmenin sancılı kaderini yaşayan  Oblomov, kaçınılmaz bir uyuşma yaşar. Tembeldir. Mutluluğu işsizlikte bulur, işten kaçan adamdır.  Bazen, düştüğü durumun bilincine varan Oblomov, üstüne çöken, durgunluğa isyan ederse de içinden çıkacak gücü, donanımı edinemez. Üşengeçtir.

Eski Rusya’nın yıkıntıları üzerine yükselen yeni yaşam biçiminin kahramanı Ştoltz, Rus bile değildir. Yeni hayata çocukluğundan bu yana hazırlanmış olduğu için , doğmaya başlayan yeni bir hayat görüşünün, Rusya’yı Avrupalaşma yoluna götürecek insanların temsilcisidir. İşsizliği sevmez. Çalışmalı, koşturmalıdır. Alman insan tipi olarak Batı’yı temsil etmektedir. Çalışkan, işkolik, başarılı, iş bitirici, enerjik, düşündüğünü yapan, sürekli yükselen, kazanan, işbitirici, dolu dolu yaşayan Ştoltz; Oblomov uyuşukluğa gömüldükçe, yıldızı her gün biraz daha fazla parlayan karakterdir. Dünyanın daima Ştoltz gibi güçlü, çalışkan insanlara ihtiyacı vardır.

Stoltz, Oblomov’un dostudur. Onu hayata bağlamak ister. Kuzeni Olga ile tanıştırır ve arkadaşlıkla başlayan ilişkinin sonunda karşılıklı aşk doğar. Aşk, Oblomov’u son bir kez harekete geçirir gibi olur. Oblomov’a bir amaç sunar. İş ciddileşip evlilik gündeme gelince, sorumluluklar, onu korkutur ve “aşk” ateşiyle yanan son umut ışığıda söner. Oblomov, tekrar Oblomovluk limanına sığınır.

Gonçarov  Avrupalaşmış bir düşünceyle, Oblomov ‘u edebiyat dünyasına sokabilmiştir. Avrupa edebiyatında bu tipin benzerine rastlamak adeta imkansızdır. İşsizlikten bile iş çıkaran, sadece hayal etmekle kalmayıp, hayallerini  yaşamanın, hatta hayalleri uğrunda ölmenin yolunu bulan insanlar; Oblomov’a belki üzülürler ama onu  asla anlamazlar.

Sizce Oblomov”,  sadece yıkılmakta olan bir sınıfın temsilcisi olarak kentte tutunamayan, yeni düzene uyum sağlayamayan, değişime alışamayan bir soylu mu? Yoksa, Gonçarov’un, Rus batılılaşmasından yana bir aydın olarak “Doğulu insan tipi”ni dramatize etmesinin ötesinde; “Oblomov” hepimizin içinde biraz var olan ve bazılarımızda açığa çıkarak egemen olan bir kimlik mi?

Sınırsız hayal gücünün, kurulu bir saat gibi işlediğini  ama atalet içinde olanların hayallerinin hiçbir zaman gerçeğe dönüşmeyeceğini, tarih üzerinden anlatan, İvan Gonçarov’un ‘’Oblomov’’  adlı eseri, Everest Yayınları’ndan  2010 yılında , Sabri Gürses çevirisiyle yayınlandı.

Rus Edebiyatı’nın çok tanınan  ve bir davranışa isim olmuş karakterini tanıma zamanıdır.

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
ANAYURT GAZETESİ
YAZARLAR
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
FACEBOOK'TA ANAYURT GAZETESİ
TWITTER'DA ANAYURT GAZETESİ
ARŞİV
Ana Sayfa Türkiye Dış Haberler Ekonomi Spor Magazin Kültür-Sanat Güncel-Dizi
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim KünyeReklam FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva