Anayurt Gazetesi
  • Dolar
    3,6143
    Dolar
  • Euro
    3,9060
    Euro
  • Altın
    144,556
    Altın
  • Bist-100
    90,383
    Bist-100
  • ADANA
    13/19°
    ADANA
  • ANKARA
    6/15°
    ANKARA
  • ANTALYA
    9/17°
    ANTALYA
  • BURSA
    7/11°
    BURSA
  • ISTANBUL
    7/10°
    ISTANBUL
  • IZMIR
    10/16°
    IZMIR
  • KONYA
    6/15°
    KONYA
Facebook Twitter
ANA SAYFA TÜRKİYE DIŞ HABERLER EKONOMİ SPOR MAGAZİN KÜLTÜR-SANAT GÜNCEL-DİZİ DİĞER FOTO GALERİ WEB TV YAZARLAR
Kaçakları taşıyan bot battı
Kaçakları taşıyan bot battı
Mübarek serbest bırakıldı
Mübarek serbest bırakıldı
20 büyükbaş hayvan telef oldu
20 büyükbaş hayvan telef oldu
Doğalgazda tüketim rekoru kırıldı
Doğalgazda tüketim rekoru kırıldı

Günseli RUMELİOĞLU

Kadının Tarihsel Gelişiminden Satır Araları...
24 Aralık 2015 Perşembe

Meşrutiyet Döneminde (1908-1918) Kadınlara tanınan haklar basındaki gelişmeler ve kadınlar lehine yayın yapan dergilerle birlikte ilerledi.Kadınlar ilkkez devlet memuru olarak 1913 yılında çalışmaya başladı.1yıl sonra ise kadınlar tüccar ve esnaf olarak iş hayatında yerini aldılar. 1915’te açılan İnas Darülfünunu ile yüksek öğretim hakkını kazanan kızlar, söz konusu hürriyet ortamı ile sosyal hayatta da faaliyette bulunmaya başladılar.Daha çok yardım dernekleri şeklinde olsa da fikir hayatında yer alan kadınlar yayın faaliyetlerine giriştiler. Balkan Savaşları (1912-1913) ve 1. Dünya Savaşı (1914-1918)’nın getirdiği sıkıntı ve zorluklar erkeklerin savaşa katılmaları ile devlet dairelerinde ve değişik kademelerde görev aldılar.Kadınlar bilim dünyasında ilk kez 1922 yılında 7 cesur kız Tıp Fakültesine kaydolarak eğitimlerine başladılar.
18.mayıs 1919’a gelindiğinde İstanbul’da işgal kuvvetlerine  karşı ilk protesto mitingi Inas Darülfünün öğrencileri ve Asri Kadınlar Cemiyeti üyeleri tarafından düzenlendi.
Türk Kadınları  1. Dünya Savaşı ve Milli Mücadele Döneminde gerek cephede ve gerek cephe gerisinde yurt savunmasına katılarak üzerlerine düşen görevleri bi hakkın yerine getirdiklerinden ötürü Atatürk tarafından düzenlenen ve  5. Aralık 1934 de T.B. M.M.alınan kararla Seçme ve Seçilme haklarına  kavuşmuşlardır.
Eski Hint geleneğince kadın, erkeğin egemenliği altındaydı.İtaat ve sadakat göstermek zorundaydı.Kadının beşeri tercih hakkı yoktu. Kocası ölen kadın, coğu yerde kocası ile birlikte yakılıyordu. Mirası, akrabaları olan erkeklere yada din adamlarına bırakıyordu.Dönemin anlayışına göre kadın, kötünün sembolüydü.Eski Çin ve Japon geleneğinde kadının değeri kocasına ve akrabalarına hizmeti ile ölçülüyordu.Erkek mutlak hakimdi,kadın ıslah edilmesi gereken bir varlıktı.’’Madem karını sabah dövdün, öğleyin niçin dövmeyeceksin’’ atasözü bu dönemi anlatmaktadır.Eski Yunan, Roma geleneğinde kadın alınıp satılan ve devredilen bir eşya niteliğindeydi.Kötülüğün kaynağı,yaradılıştaeksik kalmış bir varlıktı.Kadının konumunu cinselliği tayin ediyordu.Afrodit ya da Roma’daki adıyla Venüs, cinselliğin tanrısal bir boyuta ulaştığının simgesidir.Freud ‘un ‘’Libido-Haz Prensibi’’ ni Yunan mitolojisi ile desteklemesi raslantı değildir.Kadının ruhlumu ruhsuz mu olduğu , şeytan olup olmadığı ortaçağ filozofları tarafından tartışılıyordu.
Cahiliye döneminde kadın, velayet ve miras hakkından mahrum bırakılmıştı.Kız çocukları diri diri gömülüyordu.Akrabalık erkeğin soyuna dayanıyordu. Hür ve soylu olmayan kadınlar cinsel meta olarak sömürülmekteydi.Türk Toplumunda kadın ailenin temelini oluşturduğu için, Türk destan ve efsanelerinde çok yüce mertebelere konmuştur.Türklerin Orta Asya’ da varlığından itibaren İslam  dininin kabul edildiği 8. yüzyılın ortalarına kadar , Türk Kadını toplumsal konum bakımından büyük ölçüde erkek ile eşitti.Hun hakimiyetinde hakan, eşi ile devleti temsil ederdi. Orhun Yazıtlarında Türk kadınından saygı ile bahsedilir.Devlet ve millet ile ilgili kararlarda kurultaylara kadınlarda katılırdı. Kadın ata biner, kılıç kullanırdı. Yine bu dönemde evli kadın kutsal sayılırdı.
Yaratılış destanında  Tanrı’ya insanlar ve dünyayı yaratması hakkında fikir veren ‘’Ak Ana’’dır.Oğuz Kaan ‘ın ilk eşi. Karanlığı yarıp gökten inen bir mavi nur.İkinci eşi kutsal bir ağaçtan doğmuş insan üstü bir varlıktır. Ak Oğlan ağacın içinden çıkan nurlu bir kadın tarafından emzirilmiştir. 
 

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
ANAYURT GAZETESİ
YAZARLAR
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
FACEBOOK'TA ANAYURT GAZETESİ
TWITTER'DA ANAYURT GAZETESİ
ANKET
Başkanlık sistemi öngören anayasa değişikliği için yapılacak olan referandumda nasıl oy kullanacaksınız?

EVET
HAYIR
ÇEKİMSER

Sonuçları göster Anket arşivi
ARŞİV
Ana Sayfa Türkiye Dış Haberler Ekonomi Spor Magazin Kültür-Sanat Güncel-Dizi
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva