Anayurt Gazetesi
  • Dolar
    3,4921
    Dolar
  • Euro
    3,9125
    Euro
  • Altın
    140,828
    Altın
  • Bist-100
    99,639
    Bist-100
  • ADANA
    22/35°
    ADANA
  • ANKARA
    16/31°
    ANKARA
  • ANTALYA
    21/35°
    ANTALYA
  • BURSA
    17/28°
    BURSA
  • ISTANBUL
    21/27°
    ISTANBUL
  • IZMIR
    21/35°
    IZMIR
  • KONYA
    18/31°
    KONYA
Facebook Twitter
ANA SAYFA TÜRKİYE DIŞ HABERLER EKONOMİ SPOR MAGAZİN KÜLTÜR-SANAT GÜNCEL-DİZİ DİĞER FOTO GALERİ WEB TV YAZARLAR
BM'den saldırıya kınama
BM'den saldırıya kınama
Bosna'ya Srebrenitsa yolculuğu
Bosna'ya Srebrenitsa yolculuğu
Türk öğrencilerden konser
Türk öğrencilerden konser
Pakistanda bombalı saldırı
Pakistanda bombalı saldırı

Cahit AKMAN

Algıdan algılama çelişkileri
7 Ocak 2017 Cumartesi

İç ve dış terörün acılarıyla dolu bir yılı geride bırakmanın umutları yılbaşı gecesi Ortaköy’de Reina’ya yapılan silahlı saldırı yeniden gözyaşına yol açarken bunu Perşembe günü akşamüzeri İzmir adliyesine yapılan saldırı izledi.

Demokrasi güneşi gözyaşı bulutlarından giderek uzaklaşırken algı takdisyenlerinin toplumsal ölçümleme farkındalıklarından siyasal çıkar yaratma gayretleri çelişkileri de beraberinde getiriyor.

Diyanet İşleri Başkanının yılbaşı öncesi Cuma fetvası ve Ortaköy terör saldırısının ardından yaptığı açıklamalar ters görüşler olarak dikkati çekerken Zonguldak CHP Milletvekili Şerafettin Turpçu’nun iddiası gazetemizin orta manşetinde,” Bu kafayla olmaz”başlığıyla yayınlandı. Haberde Turpçu,”Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez’in, 25 Nisan 2013 tarihli kendi el yazısı ile Fethullah Gülen’e imzaladığı kitabının ilk sayfasında yazdığı methiyeleri unutmadık. Diyanet İşleri Başkanı'nın methiyeleri karşısında Fetullahçı örgütün bu noktaya gelmesine şaşırmamak lazım”şeklindeki iddiası Fetö/PDY mücadelesinde yeni bir tartışma yarattı.

Diyanet İşleri Başkanının Cuma fetvasında,”… Unutmayalım ki; ömür sermayesinden geçen bir yılın sonunda kendini ve yaratılış gayesini unutarak, değerlerimizle örtüşmeyen, insan hayatına katkısı olmayan gayr-i meşru tutum ve davranışlar sergilemek bir mümine asla yakışmaz. Yeni bir yılın ilk saatlerinin başka kültürlere, başka dünyalara ait yılbaşı eğlenceleriyle israfa dönüştürülmesi ne kadar da düşündürücüdür. Sevap-günah, hayır-şer konularında muhasebe yapılması gereken saatlerin, emek harcamadan zengin olmak arzusuyla kumar, piyango gibi şans oyunlarıyla heba edilmesi ne kadar da üzücüdür.” şeklinde ifade etmişti. Ancak bu ifadelerin üzerinden 48 saat geçmeden Reina saldırısından sonraki açıklamasında ise,“Bu bir vahşettir, dehşettir, cinayettir ve katliamdır. Bu insanlık dışı katliamın bir pazarda ve bir mabette yapılmasıyla eğlence yerinde yapılmasının her hangi bir farkı yoktur... Bu terörü diğer olaylardan ayıran tek fark toplumda fitne oluşturarak yaşam biçimlerine göre toplumu bölmek ve karşı karşıya getirmektir.Gün terörün her çeşidine karşı milletçe kenetlenme günüdür.” diyordu..

15 Temmuz 2016’da Fransa’nın Nice kentindeki terör olayına ilişkin açıklamasını kınarken,. “Bu tür bütün saldırılar, dini ne olursa olsun, bir dine inansın ya da inanmasın dünyanın barışa değer veren bütün insanlarına karşı yapılmış menfur terör saldırılarıdır…Yaşadığımız bu zor günlerde bütün insanlığı bu tür kötülüklerden korumasını, insanlığın her türlü cinnet halinden, nefretten, vahşetten ve şiddetten uzaklaşarak akl-ı selim ile hareket etmesini Cenab-ı Allah’tan niyaz ediyor, tekrar başta Fransız halkı olmak üzere tüm insanlık ailesinin acısını derinden paylaşıyorum.” Sözleriyle birlikte İstanbul’da 13-16 Ekim 2015 tarihlerinde yapılan, “1.Asya-Pasifik Ülkeleri Müslüman Dini Liderler Zirvesi” sonuç bildirgesinin,7.maddesinde,

“…İslâm başta olmak üzere dinlerin mukeddesatına yapılan hakaret, tezyif ve tahkir girişimleri uluslararası hukuk metinlerinde birer nefret suçu olarak nitelenmeli, bu hususta çatışmayı değil, barış ve çözümü esas alan çaba ve gayretler teşvik edilmelidir.” Şeklindeki imzasıyla Cuma fetvasındaki sözleri insanların yaşam tarzı özgürlüğü ve tercihleriyle bağdaşıyor mu ?

Yine bu ifadelere dayanarak yılbaşı akşamı Başbakan ve İçişleri Bakanları Gaziantep ve Hakkari’ye giderek askerlerimizle birlikte yemekte bir araya gelerek neyi kutladılar. ? Ne dileğinde bulundular. ! O zaman Resmi ve Ulusal tatil günlerinde yer alan yılbaşı tatil gününün yasadan çıkarılması fetvası veriver ! Tarihi bir anımsatmada bulunayım. Osmanlı İmparatorluğu'nda, Tanzimat'a kadar hafta sonu tatili yoktu.Resmi dairelerde Çarşamba günü tatildi. 1839 yılından itibaren Osmanlı Devleti tarafından Cuma tatil günü olarak seçilmişti. 2 Ocak 1924’de 14 maddeden oluşan 394 sayılı yasayla hafta tatili Cuma günü olarak, hatta peygamberimizin doğum yıldönümünde bayram yapılması kabul edilmişti. 27 Mayıs 1935’de

Bu yasa 2739 sayılı yasayla kaldırılmış ve hafta tatili Cuma’dan Pazar gününe alınmıştı. Günümüzde ise peygamberimizin doğumu ile kutlu doğum haftası ayrı tarihlerde kutlanıyor.

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
ANAYURT GAZETESİ
YAZARLAR
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
FACEBOOK'TA ANAYURT GAZETESİ
TWITTER'DA ANAYURT GAZETESİ
ARŞİV
Ana Sayfa Türkiye Dış Haberler Ekonomi Spor Magazin Kültür-Sanat Güncel-Dizi
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva