Anayurt Gazetesi
  • Dolar
    3,9243
    Dolar
  • Euro
    4,6120
    Euro
  • Altın
    160,977
    Altın
  • Bist-100
    103,912
    Bist-100
  • ADANA
    13/17°
    ADANA
  • ANKARA
    6/12°
    ANKARA
  • ANTALYA
    8/18°
    ANTALYA
  • BURSA
    1/11°
    BURSA
  • ISTANBUL
    6/12°
    ISTANBUL
  • IZMIR
    8/18°
    IZMIR
  • KONYA
    5/12°
    KONYA
Facebook Twitter
ANA SAYFA TÜRKİYE DIŞ HABERLER EKONOMİ SPOR MAGAZİN KÜLTÜR-SANAT GÜNCEL-DİZİ DİĞER FOTO GALERİ WEB TV YAZARLAR
BUDO'dan sefer iptalleri
BUDO'dan sefer iptalleri
'Marsilya'yı yenecek güce sahibiz'
'Marsilya'yı yenecek güce sahibiz'
Kasımda çilek hasadı
Kasımda çilek hasadı
Beşiktaş tarihi maça çıkıyor
Beşiktaş tarihi maça çıkıyor
HABERLER>MAGAZİN
10 Kasım 2017 Cuma - 14:08

Rotamız; Karabük-Safranbolu

Demir Çelik ve kömür deyince akıllara Karabük, safran bitkisi deyince de Safranbolu ilçesi gelir. Rotamızı Karabük ve Safranbolu’ya çevirdik

Rotamız; Karabük-Safranbolu

ANKARA (Anayurt)- Yol arkadaşımız doğa sporları grubundan Aytekin Gültekin ile Zekeriya Korana’nın organize ettiği yürüyüş rotamız; Karabük- Safranbolu da bulunan Tokatlı Kanyonu, cam Teras, Mencilis (Bulak) mağarası ve  İncekaya su kemeriydi… Bütün yol arkadaşlarımızla birlikte gerçekleştirdiğimiz bu keyifli etkinlikte; gördüklerimiz ve öğrendiklerimizden bazılarını kısa da olsa paylaşmak istedim…

KARABÜK ve SAFRANBOLU: Tarihi evleri ve antik kentleri ile bir turizm cennetidir. Demir Çelik ve Kömür deyince akıllara Karabük, safran bitkisi deyince de adını bu bitkiden alan Safranbolu ilçesi gelir. Bunların dışında sahip olduğu o kadar çok yeraltı ve yerüstü değerleri var ki; saymakla anlatmakla bitmez. Devasa ağaçları ve vahşi yaşamı içinde barındıran Yenice ormanları bile tek başına sahip olunabilecek en önemli değerlerinden birisidir…

SAFRANBOLU: Karabük’ün en büyük ve en yakın ilçesidir. Nüfusu yaklaşık 60.000 civarı kadardır. 2000 yıllık bir tarihi vardır. Romalılardan, Bizanslılara, Osmanlılara kadar Anadolu da var olmuş bütün medeniyetleri barındırmış ve korumacılık anlayışıyla günümüze kadar bütün kültürler korunmuştur. 1994 yılında “UNESCO” tarafından tüm kent koruma altına alınmıştır. Yaklaşık 2500’ün üzerinde korunması gereken eser vardır ki; bu sayı ülkemizde en çok kültürel varlık barındıran İstanbul ve Bursa’dan sonra üçüncü sıradadır… Bu yıl kasım ayı içerisinde UNESCO WHC uluslararası toplantısına 2. defa ev sahipliği yapacaktır. Safranbolu UNESCO tarafından dünyada en iyi korunan 20 kent arasında gösterilmiştir. Ama o tabelanın önünde; “İsmet Paşa” yazan bir yön işaretinin de bulunduğu yerdeki göz alıcı köprüden aşağı baktığımızda şırıl şırıl akan suyun içerisine çöp yığınlarının atılmış olduğunu gördüm… Doğal güzelliği katletmişler. Saklı bir doğal güzelliği katletmişler. Bu nasıl bir korumadır. Safranbolu Belediyesi buna nasıl göz yumuyor sorusunu akıllara getiriyor. Koruma altına alınmış bir kent yazısının önündeki bu vurdumduymazlık gerçekten duyarsızlığın doruk noktası olmalıdır. Bu tür katliamlardan duyarsızlık gösteren her vatandaş sorumludur… Bu ilçemiz başta safranlı lokum olmak üzer bir çok yöresel yemek kültürüne de sahiptir…

TOKATLI KANYONU: Tarihi evlerinin yanı sıra kanyonlarıyla da ünlü olan Safranbolu’da çok sayıda kanyon var. Bu kanyonlardan en dikkat çekeni de dünyanın sayılı kanyonlarından Tokatlı kanyonudur. Bu kanyonun önemli özelliği doğal yaşamın korunmasıdır. Tokatlı Kanyon parkurunda karşınıza sincap, kaz ve atlar çıkabiliyor. Biz atları gördük. Diğerlerine rastlamadık. Yaklaşık 9 kilometre olan bu doğa harikası kanyon içinde muhteşem şelalelerinde olduğu gerçekten görülmesi gereken yerlerden birisidir. Kristal Terasta başlayan yürüyüşü Safranbolu’da tamamladık.

İNCEKAYA SU KEMERİ: Safranbolu’nun su sıkıntısını çözmek için yapılmış 2 metre kadar genişlik ve 116 metre kadar uzunluğu vardır.

İLK MENCİLİS (BULAK) MAĞARASI: Safranbolu merkezine yaklaşık 8 km mesafede Bulak köyü sınırları içerisinde yer alır. 15 milyon yaşındaki Mencilis Mağarası, hangi mevsim olursa olsun iç sıcaklığı 15 derece olan mağara Bulak Köyü’nün yakınlarında. Bulak Köyü’ne bağlı olması sebebiyle diğer bir adı da Bulak Mağarasıdır. Uzunluğu 6 km'ye varan mağaranın yalnızca ilk 400 metresi ziyarete açık olup ülkemizin 4. büyük mağarası niteliği taşıyan bünyesindeki dikitler, sarkıtlar, travertenler, göletler ve yer altı su kaynağı ile bir tabiat harikasıdır. Ziyaretçiler, girişin ardından dar bir bölümden geçerek ulaştıkları ana galeriye girdiklerinde mağaraya özgü muhteşem görüntü ile karşı karşıya kalırlar. Mağaranın içerisinde ilerledikçe de bu güzel görüntü etkisini arttırarak devam eder (Karabük, Valiliği, 2013: 23). Mağaranın ilerleyen bölümlerinde mağara içerisinde yer alan su kaynağı, yer yer 10-15 m'lik yükseklikten düşerek şelale oluşturduktan sonra sifon yaparak yer altında kaybolmaktadır. Daha sonra bu su, birinci giriş ağzının bulunduğu noktada tekrar yüzeye çıkarak, Mencilis kaynağı çıkış ağzını oluşturmaktadır.

Mağara çıkışında, mevcut bir su çıkış noktasını, bu su çıkışının önüne yapılmış küçük tahta köprüden izlemeniz mümkündür.  Mağaranın girişine ulaşmak için önce uzun olan yürüyüş yolunu geçmeniz gerekiyor. Ardından dik merdivenleri tırmanacaksınız. Sonra seyretmeye doyamayacağınız o doğa harikasına ulaşıyorsunuz…

SAFRAN: Yemek.com internet sitesinin bazı satırlarında “ Latince "crocus sativus" denilen sonbaharda çiçek açan ve 20-30 cm yüksekliğe ulaşabilen soğanlı bir bitkidir. Mor renkli bitkinin çiçeklerinde üç tepecik vardır ve şu her derde deva ve dünyanın en pahalısı olarak bilenen safran baharatı da işte bu üç tepeceğin kurutularak toz haline getirilmesiyle elde edilir.

Renklendirici ve tat verici olarak kullanılan bu baharatın elde edilmesi oldukça zahmetlidir. Her bir çiçeğin üzerindeki üç tepecik, sabah daha güneş doğmadan elle tek tek toplanır. Sadece yarım kilo kadar bir miktarda baharat elde etmek için 75 bin çiçeğin 225 bin tepeciği gerekir. Bu nedenle; 1 gramı en az 15-20 liradır. Bu fiyat yurt dışında 250 dolarlara kadar da çıkıyor.

Ana vatanı Güneybatı Asya olan safran, Hititler zamanından beri Anadolu topraklarında yetiştiriliyordu. Osmanlı döneminde de üretimine devam edilen safran, İngiltere gibi bazı Avrupa ülkelerine ihraç bile ediliyordu. Bizim topraklarımızda, özellikle Safranbolu ve Urfa'da yetiştirilen safranın üretimi, 20. yüzyılın başlarında ekonomik sebeplerle azalınca Fransa'dan ithal edilme yoluna gidildi. Türkiye'deki safran, büyük ölçüde İran ve dünyanın safran tedarikçisi konumundaki İspanya'dan alınıyor… İspanya da safranla 8. yüzyılda Müslümanlar sayesinde tanışmıştı. Tıpkı şeker ve pirinçle olduğu gibi...)

Safranın kuvvetli bir kokusu vardır. Keskin ve acımsı bir tada sahiptir. Ilık suyla karışınca turuncu-sarı arası bir altın rengi verir. Kendi ağırlığının tam 100 bin katı suyu altın sarısına boyayabilir. Zaten adı da Arapça'da "sarı" demek olan "asfar" kökünden türemiştir.

Safranın tarımı çok zahmetlidir. Sadece 100 gram safran elde etmek için 1 dönümlük alanda ekim yapmak gerekir. İçeriğinde 150'nin üzerinde uçucu yağ ve aroma barındıran safran; Gıda, parfümeri, ilaç ve tekstildeki endüstriyel kullanımları dışında safran ayrıca binlerce yıllardır şifa verici bitki olarak tüketilir. Safranın keskin ve acımsı tadına rağmen çok eski tarihlerden beridir iştah açıcı olarak kullanıldığı bilinmektedir.

Sinirleri uyarıcı etkisi sayesinde cinsel isteği ve performansı artırır, hamilelikte düşüğe sebep olabilir. Yatıştırıcı özelliği olan safran, serotonin düzeyini dengeleyerek depresyondan anksiyeteye kadar birçok psikolojik soruna çözüm olabilir. Karaciğere iyi geldiği, araştırmalarla kanıtlanmış olan safran, aynı zamanda kanserli tümörleri küçülttüğü ve yayılmalarını önlediği gözlemlenmiştir. Aşırı kullanımı, hayati tehlike yaratabilecek zehirlenmelere yol açabilir. Ayrıca böbreklere de zarar verebilir. Tabii, daha önce belirtmiş olduğumuz gibi hamilelikte de safran kullanımından kaçınmakta fayda var.” diye anlatılmaktadır.

Bir zamanlar safran satarken safran alır hale düşmüşüz. Bizden sonra safran bitkisiyle tanışanlar bugün safran ihracatını elinde bulunduran ülke konumuna gelmişler. Hadi ihracatı bırakalım da; birçok alanda kullanılan safranı kendi ülkemizin ihtiyacını karşılayabilecek kadar üretebilseydik. Yine de üretmek için çok geç değildir. Bunu istersek yapabiliriz. Safran bitkisinin o muhteşem lila rengi çiçeğinin cazibesi bile bu bitkiyi üretmek için sadece bir neden olabilir…

Elveda TANIK – Ferda PUCAK

 
Yıldız Asyalı büyülüyor
 
Ankara’yı kuşaklaraaktaracak
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
Yıldız Asyalı büyülüyor
Elif isimli günlük dizi filmin 4. Sezonunda kadroya dahil olan sevilen ...
Bebekoloji Buluşmaları
ebebek, konferans serisinin Ankara’daki ikinci yılında bebeveynlere keyifli ...
Yanlış Anlama Ata’ya armağan edildi
Yılın beklenen filmi Yanlış Anlama Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün ...
 
Kadınlar, iç şıklığı önemsiyor
Sonbahar'ın iyiden iyiye kendini hissettirdiği günleri yaşarken kadınlar ...
Türkiye’nin ilk insansı robot fabrikası
Konya'da, Akınsoft isimli yazılım firmasınca kurulan Türkiye'nin ilk insansı ...
Sera Geçmişin Gizemi
Yapımcılığını NZR Yapım’ın üstlendiği, yönetmenliğini Adem Uğur'un yaptığı ...
 
Dünya starı olmaya aday
Türkiye’nin dünya müzik piyasasındaki temsilcisi Serhat, Amerikalı ünlü ...
Birinciliğe Söz verdiler
SÖZ, tüm kategorilerin birincisi oldu. 
Rag’n’Bone Man’den yeni video
Rag'n'Bone Man, Youtube’da son albümü “Human”dan“Grace” şarkısını canlı olarak söyledi.
 
ANAYURT GAZETESİ
YAZARLAR
Cahit AKMAN
Cahit AKMAN
İttifak ve itilaf siyaseti
Özgür GÜVENÇ
Özgür GÜVENÇ
Teknoloji Bağımlılığı
Harika ÖREN
Harika ÖREN
İstikbal Göklededir!
Orhan SELEN
Orhan SELEN
Sahte kartla umre
M. Yahya EFE
M. Yahya EFE
Mazlum Nusret Kılıçkıran
M. Arif DEMİRER
M. Arif DEMİRER
NATO’nun KRONOLOJİSİ
Murat POLAT
Murat POLAT
Belediye Başkanı Mustafa Tuna’nın dikkatine!
Güran TATLIOĞLU
Güran TATLIOĞLU
Arjantin’de son tango
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
FACEBOOK'TA ANAYURT GAZETESİ
TWITTER'DA ANAYURT GAZETESİ
ARŞİV
Ana Sayfa Türkiye Dış Haberler Ekonomi Spor Magazin Kültür-Sanat Güncel-Dizi
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim KünyeReklam FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva